MuhammedRidvan
Member
Modern dünya, insan ruhunun ve bedeninin dengesini tehdit eden sayısız unsurla doludur. Teknolojik gelişmeler ve yaşam koşullarındaki değişimler, insanın doğayla ve maneviyatıyla olan bağını zayıflatmıştır. Bunun sonucu olarak, psikolojik rahatsızlıklar ve fiziksel hastalıklar giderek artmaktadır. Ancak, bu durumun kökenini yalnızca modern yaşamın zorluklarına indirgemek yetersizdir. İnsan psikolojisinin derinliklerinde yatan manevî boşluk ve vesveselerle mücadele edememe hali, bu sürecin temel taşlarını oluşturur. Kur'an'dan öğrendiğimiz kadarıyla, vesveseler ve cinlerin negatif etkileri, insan psikolojisini bozan önemli faktörlerden biridir. İblis'in insanı doğrudan fizyolojik olarak hasta edememesi, fakat psikolojisini bozarak dolaylı bir şekilde bedensel rahatsızlıklara yol açması, bu ilahi öğretinin bir parçasıdır. Kur'an-ı Kerim'de Eyyup Resul'un kıssasında (Sâd Suresi, 41. Ayet) bahsedilen vesveselerin insan üzerindeki etkisi, önemli bir gerçeği gözler önüne seriyor. İblis, insanın manevi zayıflıklarından faydalanarak vesvese verir ve insanı ruhsal anlamda sarsar. Bu sarsıntı, depresyon, anksiyete bozukluğu, sosyal fobi ve panik atak gibi psikolojik rahatsızlıkları tetikleyebilir. Psikolojideki bu bozulma ise, zamanla fizyolojik rahatsızlıklara zemin hazırlar. Modern tıpta "psikosomatik hastalıklar" olarak adlandırılan bu durum, Kur'an'ın bu ayetinde manevi bir perspektifle açıklanır. Kur'an'a göre cinler, "maric" yani dalgalı ateşten yaratılmıştır. Nitekim ayette söyle geçmektedir: "Ve canları, dalgalı ateşten yarattı." (Rahman Suresi, 15. ayet)
مَارِجٍ kelimesi, kökü م-ر-ج (m-r-j) olan bir isimdir ve şu anlamlara gelir:
Karışık, düzensiz, istikrarsız hale gelmiş şey
Kıvılcımlı, dumanlı, yalın alev (özellikle ateş için)
Şaşkınlık verici şekilde hareketli veya düzensiz bir form
Kur’an’daki kullanımı bağlamında özellikle:
> "şekilsiz enerji/alev, saf olmayan, karışık ve hareketli ateş" anlamındadır.
Yani cinlerin yaratıldığı ateş, sıradan bir ısı kaynağı değil, şekilsiz ve enerjik bir alev formudur. Kök fiil olan مَرَجَ (maraja), "karıştırmak, iç içe geçirmek, birbirine karışmak" anlamlarını taşır.
Aynı kökten gelen başka ayetlerde (örneğin Furkan 53) tatlı ve tuzlu suyun karışmasına da işaret edilir:
"مَرَجَ الْبَحْرَيْنِ..."Bu da kelimenin "karışım", "birbirine geçiş", "dalgalı/akışkan hareket" gibi çağrışımlar yaptığını gösterir. Bu, onların enerji ve elektromanyetik özelliklere sahip varlıklar olduğunu düşündürmektedir. Nitekim Hicr Suresi 27. ayetinde de şöyle geçmektedir: >"Ve daha önce cinleri zehirli rüzgarın ateşinden yarattı."(Hicr Suresi 27. ayet) Elektrik bölümünü okuyan üniversite mezunlarınında bildiği üzere alternatif akım zehirli rüzgardır. Osiloskop görüntüsü izlenince de dalgalı frekans ve periyotlardan oluştuğu gözükür. Bu durumda zehirli rüzgarın ateşi denilerek alternatif akımın kast edilmiş olması ihtimalini düşündürmektedir. Kur’an’da bazı kavimlerin helakıyla ilişkilendirilen bu rüzgarlar: Çok hızlı, sürekli dalgalanan (esip duran), soğuk, yakıcı ya da boğucu etkili, tahrip gücü yüksek, görünmez bir kuvvet olarak tasvir edilir. Alternatif Akım (AC) sabit yönde değil, dönüşümlü (salınımlı) şekilde akan elektriktir. Frekansı vardır (örneğin 50 Hz – saniyede 50 kez yön değiştirir). Görünmez ama yüksek enerji taşır, ölümcül olabilir. Alan etkisi oluşturur (elektromanyetik dalgalar). Doğada da alternatif akım (AC) oluşur, ancak insan yapımı sistemlerdeki gibi düzenli ve sabit frekansta değildir. Doğadaki bazı örnekler şunlardır:
1. Yıldırımlar: Elektriksel boşalmalardır ve zamanla değişen, yani alternatif bileşenler içerebilen karmaşık akım dalgaları oluşturabilirler. Ancak bunlar genellikle düzensiz ve ani deşarjlardır.
2. Manyetik alan değişimleri (doğal elektromanyetik dalgalar): Dünya’nın manyetik alanı ve iyonosferdeki değişimler, doğal radyo dalgaları (örneğin "sferik"ler) oluşturur. Bu dalgalar alternatif akım prensibine benzer şekilde salınımlı elektrik ve manyetik alanlar içerir.
3. Hayvanların ürettiği elektrik (örneğin elektrikli yılanbalığı): Bazı hayvanlar elektrik üretir, bu elektrik hem doğru akım (DC) hem de alternatif akım (AC) bileşenleri içerebilir.
Doğada alternatif akım benzeri olaylar vardır, ancak bunlar genellikle düzensiz, doğal süreçlerin bir parçası olan geçici salınımlardır. Düzenli ve sabit frekansta AC üretimi ise insan yapımı jeneratörlerle sağlanır. Cinlerin yaydığı negatif elektrik ve elektromanyetik dalgalar, insanın ruh halini etkileyebilir. Bu durum, sürekli vesveseye maruz kalan bireylerde yoğun stres ve yorgunluk gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Zira cinler insan zihninde vesveseye sebep olur; vesvesenin zihinsel süreçleri bozması da beyin kimyasını (nörotransmitterler) etkiler; bu süreç, beyinde elektriksel dengesizlik gibi bir tabloya yol açabilir. Negatif elektrik birikimi, insanı manevi bir kabuk gibi sararak hem psikolojik hem de fizyolojik sıkıntılara neden olabilir. Allah, Elçi Eyyub'a gönderdiği ilahi vahiyde şifayı şu şekilde sunar:
Yürüyüş Yapmak: Fiziksel aktivite, hem bedenin hem de ruhun üzerindeki negatif yükü atmada etkili bir yöntemdir. Yürüyüş sırasında vücut doğal bir şekilde elektrik yükünü boşaltır ve sinir sistemi rahatlar.
Banyo Yapmak ve Su İçmek: Su, insan bedenindeki elektrik yükünü dengeler. Banyo yapmak, dışarıdan gelen negatif elektrik yüklerini vücuttan uzaklaştırır. Su içmek ise, iç organların elektriksel yükünü düzenler ve iç huzuru artırır.
Topraklama: İnsan, topraktan yaratılmıştır ve toprakla temas etmek, doğal bir şifa kaynağıdır. Toprağa çıplak ayakla basmak, vücuttaki fazla elektrik yükünü boşaltır ve insanı dünyayla uyumlu bir hale getirir. Bu nedenle, Nebimiz Musa'ya ayakkabılarını çıkarması emredilmiş ve toprağın sakinleştirici etkisinden faydalanması sağlanmıştır (Tâ-Hâ Suresi, 12).
Allah’ın şifa reçetesi sadece fiziksel aktivitelerle sınırlı değildir. İnsan ruhunun asıl huzuru, Allah’a tevekkül etmek, O’nu zikretmek ve O’nun hükümlerine sarılmakla mümkündür. Kur’an, insanın kalbinin yalnızca Allah’ın zikriyle mutmain olacağını vurgular (Ra’d Suresi, 28). Bu nedenle, manevi dünyasını İblis’ten koruyan, vesveselere kulak asmayan bir insan, hem ruhsal hem de bedensel anlamda sağlıklı bir yaşam sürebilir. İnsan, fiziksel ve ruhsal bir bütünlük içinde yaratılmıştır. Psikolojik sorunlar, zamanla fiziksel rahatsızlıklara yol açabilirken, bedensel rahatsızlıklar da psikolojik dengeyi bozabilir. Allah, insanlara sunduğu vahiy ile hem manevi hem de fiziksel sağlığın anahtarlarını vermiştir. Negatif elektrikten arınmak, vesveselerden korunmak ve ruhun huzurunu sağlamak için Allah’ın şifa reçetesine sarılmak gereklidir. Modern bilimin ancak altın çağda tam anlamıyla kavrayabileceği bu ilahi gerçekler, insanın psikolojisini ve bedenini korumak için eşsiz bir rehber sunmaktadır. Allah’ın zikriyle huzura eren kalpler, bu dünyada da ahirette de sükûnet ve mutluluğun kapısını aralayacaktır.
مَارِجٍ kelimesi, kökü م-ر-ج (m-r-j) olan bir isimdir ve şu anlamlara gelir:
Karışık, düzensiz, istikrarsız hale gelmiş şey
Kıvılcımlı, dumanlı, yalın alev (özellikle ateş için)
Şaşkınlık verici şekilde hareketli veya düzensiz bir form
Kur’an’daki kullanımı bağlamında özellikle:
> "şekilsiz enerji/alev, saf olmayan, karışık ve hareketli ateş" anlamındadır.
Yani cinlerin yaratıldığı ateş, sıradan bir ısı kaynağı değil, şekilsiz ve enerjik bir alev formudur. Kök fiil olan مَرَجَ (maraja), "karıştırmak, iç içe geçirmek, birbirine karışmak" anlamlarını taşır.
Aynı kökten gelen başka ayetlerde (örneğin Furkan 53) tatlı ve tuzlu suyun karışmasına da işaret edilir:
"مَرَجَ الْبَحْرَيْنِ..."Bu da kelimenin "karışım", "birbirine geçiş", "dalgalı/akışkan hareket" gibi çağrışımlar yaptığını gösterir. Bu, onların enerji ve elektromanyetik özelliklere sahip varlıklar olduğunu düşündürmektedir. Nitekim Hicr Suresi 27. ayetinde de şöyle geçmektedir: >"Ve daha önce cinleri zehirli rüzgarın ateşinden yarattı."(Hicr Suresi 27. ayet) Elektrik bölümünü okuyan üniversite mezunlarınında bildiği üzere alternatif akım zehirli rüzgardır. Osiloskop görüntüsü izlenince de dalgalı frekans ve periyotlardan oluştuğu gözükür. Bu durumda zehirli rüzgarın ateşi denilerek alternatif akımın kast edilmiş olması ihtimalini düşündürmektedir. Kur’an’da bazı kavimlerin helakıyla ilişkilendirilen bu rüzgarlar: Çok hızlı, sürekli dalgalanan (esip duran), soğuk, yakıcı ya da boğucu etkili, tahrip gücü yüksek, görünmez bir kuvvet olarak tasvir edilir. Alternatif Akım (AC) sabit yönde değil, dönüşümlü (salınımlı) şekilde akan elektriktir. Frekansı vardır (örneğin 50 Hz – saniyede 50 kez yön değiştirir). Görünmez ama yüksek enerji taşır, ölümcül olabilir. Alan etkisi oluşturur (elektromanyetik dalgalar). Doğada da alternatif akım (AC) oluşur, ancak insan yapımı sistemlerdeki gibi düzenli ve sabit frekansta değildir. Doğadaki bazı örnekler şunlardır:
1. Yıldırımlar: Elektriksel boşalmalardır ve zamanla değişen, yani alternatif bileşenler içerebilen karmaşık akım dalgaları oluşturabilirler. Ancak bunlar genellikle düzensiz ve ani deşarjlardır.
2. Manyetik alan değişimleri (doğal elektromanyetik dalgalar): Dünya’nın manyetik alanı ve iyonosferdeki değişimler, doğal radyo dalgaları (örneğin "sferik"ler) oluşturur. Bu dalgalar alternatif akım prensibine benzer şekilde salınımlı elektrik ve manyetik alanlar içerir.
3. Hayvanların ürettiği elektrik (örneğin elektrikli yılanbalığı): Bazı hayvanlar elektrik üretir, bu elektrik hem doğru akım (DC) hem de alternatif akım (AC) bileşenleri içerebilir.
Doğada alternatif akım benzeri olaylar vardır, ancak bunlar genellikle düzensiz, doğal süreçlerin bir parçası olan geçici salınımlardır. Düzenli ve sabit frekansta AC üretimi ise insan yapımı jeneratörlerle sağlanır. Cinlerin yaydığı negatif elektrik ve elektromanyetik dalgalar, insanın ruh halini etkileyebilir. Bu durum, sürekli vesveseye maruz kalan bireylerde yoğun stres ve yorgunluk gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Zira cinler insan zihninde vesveseye sebep olur; vesvesenin zihinsel süreçleri bozması da beyin kimyasını (nörotransmitterler) etkiler; bu süreç, beyinde elektriksel dengesizlik gibi bir tabloya yol açabilir. Negatif elektrik birikimi, insanı manevi bir kabuk gibi sararak hem psikolojik hem de fizyolojik sıkıntılara neden olabilir. Allah, Elçi Eyyub'a gönderdiği ilahi vahiyde şifayı şu şekilde sunar:
Yürüyüş Yapmak: Fiziksel aktivite, hem bedenin hem de ruhun üzerindeki negatif yükü atmada etkili bir yöntemdir. Yürüyüş sırasında vücut doğal bir şekilde elektrik yükünü boşaltır ve sinir sistemi rahatlar.
Banyo Yapmak ve Su İçmek: Su, insan bedenindeki elektrik yükünü dengeler. Banyo yapmak, dışarıdan gelen negatif elektrik yüklerini vücuttan uzaklaştırır. Su içmek ise, iç organların elektriksel yükünü düzenler ve iç huzuru artırır.
Topraklama: İnsan, topraktan yaratılmıştır ve toprakla temas etmek, doğal bir şifa kaynağıdır. Toprağa çıplak ayakla basmak, vücuttaki fazla elektrik yükünü boşaltır ve insanı dünyayla uyumlu bir hale getirir. Bu nedenle, Nebimiz Musa'ya ayakkabılarını çıkarması emredilmiş ve toprağın sakinleştirici etkisinden faydalanması sağlanmıştır (Tâ-Hâ Suresi, 12).
Allah’ın şifa reçetesi sadece fiziksel aktivitelerle sınırlı değildir. İnsan ruhunun asıl huzuru, Allah’a tevekkül etmek, O’nu zikretmek ve O’nun hükümlerine sarılmakla mümkündür. Kur’an, insanın kalbinin yalnızca Allah’ın zikriyle mutmain olacağını vurgular (Ra’d Suresi, 28). Bu nedenle, manevi dünyasını İblis’ten koruyan, vesveselere kulak asmayan bir insan, hem ruhsal hem de bedensel anlamda sağlıklı bir yaşam sürebilir. İnsan, fiziksel ve ruhsal bir bütünlük içinde yaratılmıştır. Psikolojik sorunlar, zamanla fiziksel rahatsızlıklara yol açabilirken, bedensel rahatsızlıklar da psikolojik dengeyi bozabilir. Allah, insanlara sunduğu vahiy ile hem manevi hem de fiziksel sağlığın anahtarlarını vermiştir. Negatif elektrikten arınmak, vesveselerden korunmak ve ruhun huzurunu sağlamak için Allah’ın şifa reçetesine sarılmak gereklidir. Modern bilimin ancak altın çağda tam anlamıyla kavrayabileceği bu ilahi gerçekler, insanın psikolojisini ve bedenini korumak için eşsiz bir rehber sunmaktadır. Allah’ın zikriyle huzura eren kalpler, bu dünyada da ahirette de sükûnet ve mutluluğun kapısını aralayacaktır.