O darağacı ise ölüm ve zeval ve firaktır ki, gece-gündüzün dönmesinde...

Ali Said

Well-known member
O darağacı ise ölüm ve zeval ve firaktır ki, gece-gündüzün dönmesinde her dost veda eder, kaybolur.

Nerede dedelerimiz, ananelerimiz? Nerede annelerimiz ve babalarımız? Nerede dostlarımız ve arkadaşlarımız?

Bilhassa yaşı ihtiyarlamış olanlar, şimdi ellerine fotoğraf albümlerini alsalar ve baksalar; görürler ki resimlerine baktıkları birçok dostları çoktan toprak olmuş, kabirde yatıyorlar. Onlardan geriye sadece fotoğrafları kalmış; isimleri unutulmuş, cisimleri çürümüş, zikirleri kesilmiş ve belki de birçoğunun kabirleri kaybolmuş.

Evet, bu dünya öyle bir misafirhanedir ki her gün bir kafile gelir, bir kafile gider; gelen gider, giden gelmez; daima dolar, boşalır.

Bu makamda, ibret olması için şu kıssayı nakletmek istiyoruz:

İbrahim Ethem Hazretleri bir gün kabristandan geçerken, bir kabrin başında durmuş hüngür hüngür ağlayan birisini görür. Ona sorar: "Niçin ağlıyorsun?" O der ki: "Dostumu kaybettim, burada yatan benim dostumdu, öldü ve şimdi burada yatıyor." Bunun üzerine İbrahim Ethem Hazretleri şöyle buyurur: "SEN DE ÖLÜMSÜZ BİR DOST TUTSAYDIN YA!"

Evet, madem her dost veda ediyor ve bir "Allah'a ısmarladık" demeden gidiyor; o hâlde insana düşen en büyük vazife, ölümsüz bir dostu ve baki bir sevgiliyi bulmak ve onunla ünsiyet etmektir. Ne mutlu o baki sevgiliyi bulanlara!
 

Livza

Well-known member
Cevap: O darağacı ise ölüm ve zeval ve firaktır ki, gece-gündüzün dönmesind

ALLAH razı olsun...
 

Ali Said

Well-known member
Cevap: O darağacı ise ölüm ve zeval ve firaktır ki, gece-gündüzün dönmesind

ALLAH razı olsun...
cümlemizden
Evet, madem her dost veda ediyor ve bir "Allah'a ısmarladık" demeden gidiyor; o hâlde insana düşen en büyük vazife, ölümsüz bir dostu ve baki bir sevgiliyi bulmak ve onunla ünsiyet etmektir. Ne mutlu o baki sevgiliyi bulanlara!
 

Nurist

Well-known member
Cevap: O darağacı ise ölüm ve zeval ve firaktır ki, gece-gündüzün dönmesind

İbrahim Ethem Hazretleri bir gün kabristandan geçerken, bir kabrin başında durmuş hüngür hüngür ağlayan birisini görür. Ona sorar: "Niçin ağlıyorsun?" O der ki: "Dostumu kaybettim, burada yatan benim dostumdu, öldü ve şimdi burada yatıyor." Bunun üzerine İbrahim Ethem Hazretleri şöyle buyurur: "SEN DE ÖLÜMSÜZ BİR DOST TUTSAYDIN YA!"

Evet, madem her dost veda ediyor ve bir "Allah'a ısmarladık" demeden gidiyor; o hâlde insana düşen en büyük vazife, ölümsüz bir dostu ve baki bir sevgiliyi bulmak ve onunla ünsiyet etmektir. Ne mutlu o baki sevgiliyi bulanlara!

Bulanlardan oluruz inşallah



etkileyici bir paylaşım idi,ALLAH c.c. razı olsun.
 

ReþHa2

Well-known member
Cevap: O darağacı ise ölüm ve zeval ve firaktır ki, gece-gündüzün dönmesind

Evet, bu dünya öyle bir misafirhanedir ki her gün bir kafile gelir, bir kafile gider; gelen gider, giden gelmez; daima dolar, boşalır.



Evet, madem her dost veda ediyor ve bir "Allah'a ısmarladık" demeden gidiyor; o hâlde insana düşen en büyük vazife, ölümsüz bir dostu ve baki bir sevgiliyi bulmak ve onunla ünsiyet etmektir. Ne mutlu o baki sevgiliyi bulanlara!


Yorum yapmaya gerek var mı??
Allah razı olsun...
 

nurhadimi

üye Sorumlusu
Cevap: O darağacı ise ölüm ve zeval ve firaktır ki, gece-gündüzün dönmesind

ALLAH razı olsun


ihtiyaca binaen çok güzel geldi
 
Üst