Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
On Dördüncü Söz
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="TaLHa" data-source="post: 248471" data-attributes="member: 1"><p><strong>On Dördüncü Söz - Sayfa 238</strong></p><p></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: red"><strong><em>İkinci temsil:</em> </strong></span>Meselâ, cesîm bir sefine-i sultaniyede, âdi bir adam cüz’î vazifesini terk etmesiyle, bütün gemideki vazifedarların netâic-i hidematına halel getirdiğinden ve bazı da mahvettiğinden, bütün o vazifedarlar namına gemi sahibi ondan şedit şikâyet eder. Kusur sahibi ise diyemez ki, “Ben bir âdi adamım; ehemmiyetsiz ihmalimden şu şiddete müstehak değilim.” Çünkü, tek bir adem, hadsiz ademleri intaç eder. Fakat vücut kendine göre semere verir. Çünkü birşeyin vücudu bütün şerâit ve esbabın vücuduna mütevakkıf olduğu halde, o şeyin ademi ve intifâsı, tek bir şartın intıfâsıyla ve tek bir cüz’ün ademiyle, netice itibarıyla mün’adim olur. Bundandır ki, “tahrip, tamirden pek çok defa eshel olduğu” bir düstur-u müteârife hükmüne geçmiştir.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">Madem küfür ve dalâlet, tuğyan ve mâsiyet, esasları inkârdır ve reddir, terktir ve adem-i kabuldür. Suret-i zahiriyede ne kadar müsbet ve vücutlu görünse de, hakikatte intıfâdır, ademdir. Öyle ise cinayet-i sâriyedir. Sair mevcudatın netâic‑i amellerine halel verdiği gibi, esmâ-i İlâhiyenin cilve-i cemâllerine perde çeker.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <span style="font-family: 'Tahoma'">İşte bu hadsiz şikâyete hakları olan mevcudat namına, o mevcudatın Sultanı, şu âsi beşerden azîm şikâyet eder. Ve etmesi ayn-ı hikmettir. Ve o âsi, şiddetli tehdidata elbette müstehaktır ve dehşetli vaidlere, bilâşüphe sezâdır.</span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <p style="text-align: center"><span style="font-family: 'Tahoma'"><span style="color: #000000"><img src="http://www.erisale.com/images/endOfSection.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /><img src="http://www.erisale.com/images/endOfSection.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'Tahoma'"></span> <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="2"><tbody><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>adem</strong>: yokluk</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>adem-i kabul</strong>: kabul etmeme</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ayn-ı hikmet</strong>: hikmetin kendisi (bk. ḥ-k-m)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>azîm</strong>: büyük (bk. a-ẓ-m)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>beşer</strong>: insan</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>bilâşüphe</strong>: şüphesiz</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>cesîm</strong>: büyük</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>cilve-i cemâl</strong>: güzelliğin görüntüsü (bk. c-l-y; c-m-l) </span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>cinayet-i sâriye</strong>: bulaşıcı, salgın cinayet</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>cüz’î</strong>: küçük (bk. c-z-e)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>dalâlet</strong>: hak yoldan sapkınlık, inançsızlık (bk. ḍ-l-l)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>düstur-u müteârife</strong>: bilinen bir kural (bk. a-r-f)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>ehemmiyetsiz</strong>: önemsiz</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>esbab</strong>: sebepler (bk. s-b-b)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>eshel</strong>: daha kolay</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>esmâ-i İlâhiye</strong>: Allah’ın isimleri (bk. s-m-v; e-l-h)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hadsiz</strong>: sayısız</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>hakikat</strong>: gerçek, doğru (bk. ḥ-ḳ-ḳ)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>halel</strong>: eksiklik, zarar</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>icad</strong>: var etme, yoktan yaratma (bk. v-c-d)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>intaç</strong>: netice verme</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>intifâ</strong>: yok olma, bitme</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mahvetmek</strong>: yok etmek</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mevcudat</strong>: varlıklar (bk. v-c-d)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mâsiyet</strong>: günah, isyan</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mün’adim</strong>: yok olma</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>müsbet</strong>: olumlu, pozitif</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>müstehak</strong>: layık, hak etmiş (bk. ḥ-ḳ-ḳ)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>mütevakkıf</strong>: bağlı</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>netâic-i amel</strong>: yapılan işin neticeleri</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>netâic-i hidemat</strong>: hizmetlerin neticesi</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>sair</strong>: diğer</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>sefine-i sultaniye</strong>: hükümdarlık gemisi (bk. s-l-ṭ)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>semere</strong>: meyve, netice</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>sezâ</strong>: layık</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>suret-i zahiriye</strong>: dış görünüş (bk. ṣ-v-r; ẓ-h-r) </span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tahrip</strong>: yıkma, yok etme</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tehdidat</strong>: tehditler</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>temsil</strong>: kıyaslama tarzında benzetme, analoji (bk. m-s̱-l)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>tuğyan</strong>: azgınlık, isyan ve inançsızlıkta çok ileri gitme (bk. ṭ-ğ-y)</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>vaid</strong>: korkutma, tehdit etme (bk. v-a-d)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>vazifedar</strong>: görevli</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>vücut</strong>: varlık (bk. v-c-d)</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>âdi</strong>: basit, sıradan</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>âsi</strong>: isyan eden</span></td><td><span style="font-family: 'Tahoma'"><strong>şerâit</strong>: şartlar</span></td></tr></tbody></table></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="TaLHa, post: 248471, member: 1"] [b]On Dördüncü Söz - Sayfa 238[/b] [FONT=Tahoma][COLOR=red][B][I]İkinci temsil:[/I] [/B][/COLOR]Meselâ, cesîm bir sefine-i sultaniyede, âdi bir adam cüz’î vazifesini terk etmesiyle, bütün gemideki vazifedarların netâic-i hidematına halel getirdiğinden ve bazı da mahvettiğinden, bütün o vazifedarlar namına gemi sahibi ondan şedit şikâyet eder. Kusur sahibi ise diyemez ki, “Ben bir âdi adamım; ehemmiyetsiz ihmalimden şu şiddete müstehak değilim.” Çünkü, tek bir adem, hadsiz ademleri intaç eder. Fakat vücut kendine göre semere verir. Çünkü birşeyin vücudu bütün şerâit ve esbabın vücuduna mütevakkıf olduğu halde, o şeyin ademi ve intifâsı, tek bir şartın intıfâsıyla ve tek bir cüz’ün ademiyle, netice itibarıyla mün’adim olur. Bundandır ki, “tahrip, tamirden pek çok defa eshel olduğu” bir düstur-u müteârife hükmüne geçmiştir. [/FONT] [FONT=Tahoma]Madem küfür ve dalâlet, tuğyan ve mâsiyet, esasları inkârdır ve reddir, terktir ve adem-i kabuldür. Suret-i zahiriyede ne kadar müsbet ve vücutlu görünse de, hakikatte intıfâdır, ademdir. Öyle ise cinayet-i sâriyedir. Sair mevcudatın netâic‑i amellerine halel verdiği gibi, esmâ-i İlâhiyenin cilve-i cemâllerine perde çeker. [/FONT] [FONT=Tahoma]İşte bu hadsiz şikâyete hakları olan mevcudat namına, o mevcudatın Sultanı, şu âsi beşerden azîm şikâyet eder. Ve etmesi ayn-ı hikmettir. Ve o âsi, şiddetli tehdidata elbette müstehaktır ve dehşetli vaidlere, bilâşüphe sezâdır. [/FONT] [CENTER][FONT=Tahoma][COLOR=#000000][IMG]http://www.erisale.com/images/endOfSection.gif[/IMG][IMG]http://www.erisale.com/images/endOfSection.gif[/IMG][/COLOR][/FONT][/CENTER] [FONT=Tahoma] [/FONT] <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="2"><tbody><tr><td>[FONT=Tahoma][B]adem[/B]: yokluk[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]adem-i kabul[/B]: kabul etmeme[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]ayn-ı hikmet[/B]: hikmetin kendisi (bk. ḥ-k-m)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]azîm[/B]: büyük (bk. a-ẓ-m)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]beşer[/B]: insan[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]bilâşüphe[/B]: şüphesiz[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]cesîm[/B]: büyük[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]cilve-i cemâl[/B]: güzelliğin görüntüsü (bk. c-l-y; c-m-l) [/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]cinayet-i sâriye[/B]: bulaşıcı, salgın cinayet[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]cüz’î[/B]: küçük (bk. c-z-e)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]dalâlet[/B]: hak yoldan sapkınlık, inançsızlık (bk. ḍ-l-l)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]düstur-u müteârife[/B]: bilinen bir kural (bk. a-r-f)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]ehemmiyetsiz[/B]: önemsiz[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]esbab[/B]: sebepler (bk. s-b-b)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]eshel[/B]: daha kolay[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]esmâ-i İlâhiye[/B]: Allah’ın isimleri (bk. s-m-v; e-l-h)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]hadsiz[/B]: sayısız[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]hakikat[/B]: gerçek, doğru (bk. ḥ-ḳ-ḳ)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]halel[/B]: eksiklik, zarar[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]icad[/B]: var etme, yoktan yaratma (bk. v-c-d)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]intaç[/B]: netice verme[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]intifâ[/B]: yok olma, bitme[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]mahvetmek[/B]: yok etmek[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]mevcudat[/B]: varlıklar (bk. v-c-d)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]mâsiyet[/B]: günah, isyan[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]mün’adim[/B]: yok olma[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]müsbet[/B]: olumlu, pozitif[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]müstehak[/B]: layık, hak etmiş (bk. ḥ-ḳ-ḳ)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]mütevakkıf[/B]: bağlı[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]netâic-i amel[/B]: yapılan işin neticeleri[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]netâic-i hidemat[/B]: hizmetlerin neticesi[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]sair[/B]: diğer[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]sefine-i sultaniye[/B]: hükümdarlık gemisi (bk. s-l-ṭ)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]semere[/B]: meyve, netice[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]sezâ[/B]: layık[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]suret-i zahiriye[/B]: dış görünüş (bk. ṣ-v-r; ẓ-h-r) [/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]tahrip[/B]: yıkma, yok etme[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]tehdidat[/B]: tehditler[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]temsil[/B]: kıyaslama tarzında benzetme, analoji (bk. m-s̱-l)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]tuğyan[/B]: azgınlık, isyan ve inançsızlıkta çok ileri gitme (bk. ṭ-ğ-y)[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]vaid[/B]: korkutma, tehdit etme (bk. v-a-d)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]vazifedar[/B]: görevli[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]vücut[/B]: varlık (bk. v-c-d)[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]âdi[/B]: basit, sıradan[/FONT]</td></tr><tr><td>[FONT=Tahoma][B]âsi[/B]: isyan eden[/FONT]</td><td>[FONT=Tahoma][B]şerâit[/B]: şartlar[/FONT]</td></tr></tbody></table> [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Sözler
On Dördüncü Söz
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst