topraktoprak
Talebe
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Mehmet Ali BİÇER[/FONT]
Tevbe; kulun büyük-küçük kusurlarını Cenab’ı Hakk’a götürmesi, günahlarını itiraf etmesi, pişmanlığını açıklaması ve O’na sığınmasıdır. Yani, yanlıştan dönmesi, kötüyü terk etmesi, çirkinliklerine pişmanlık duymasıdır.
Tevbe; kendine gelmek, özüne dönmektir. Kimliğini bulmak, yeni bir başlangıca adım atmaktır. Kararlı ve kesin bir dönüş yapmaktır. İnsanın yenden doğuşudur.
Tevbe; günahlardan vazgeçip iyi davranışlara yönelmek, Yüce Allah’a isyanı terk edip itaate başlamak, batıldan uzaklaşıp Hakk’a dönmek, Allah’ü Teala’ya tam tamına teslim olmaktır.
GÖNÜL; GÖZYAŞIYLA, TEVBEYLE TEMİZLENİR.
Beden nasıl su ile yıkanır temizlenir ise, gönül de gözyaşıyla yıkanır, tevbeyle temizlenir. Rab’bimizin rahmet ve mağfiret kapısı her zaman açıktır. İçinde bulunduğumuz üç ayların faziletinden yararlanmak akıl sahiplerinin işi olmalıdır. Yalvarma, yakarma ve tevbe, Allah (cc) ile kul arasında aracısız olarak cereyan eder. Tevbe, Cehennem azabının endişesi içerisinde değil, sevap kazanıp Cennete girme arzusuyla değil, yanlıca, ama yalnızca Yaratıcı’nın hoşnutluğunu kazanmak için yapılır ve sonuç olarak dünya, ahiret saadetine kavuşulur.
NASUH GİBİ KESİN DÖNÜŞ
Kur’an’ı Kerim Tahrim Suresi, 8. Ayet’i kerimesi: ” Ey iman edenler ! Allah’a tevbe’i nasuh ile tevbe edin.Olur ki, Rabbiniz kötülüklerinizi örter ve sizi, ağaçları altından nehirler akan Cennetlere koyar. Bugün, Allah Peygamberini ve onunla birlikte iman edenleri zelil etmez. Onların nurları önlerinde ve sağ taraflarında yürür. Ve ey Rabb’imiz bizim nurumuzu tamamla, bizi mağfiret et. Muhakkak ki, sen her şeye kadirsin derler. “
Nasuh tevbesini, Hz. Mevlana (ks) şöyle anlatılıyor: “Nasuh diye bir adam vardı. Röntgencilik hastalığına tutulmuştu. Bunu gerçekleştirmek için de, en iyi ye¬rin kadınlar hamamı olduğuna karar verdi. Yüzündeki kılları aldırdı, kadın el¬bisesi giydi ve tellak olarak kadınlar hamamına girdi. Hamamda tellaklık yaparken, o gün şehrin valisinin hanımı çok değerli yüzüğünü kaybetmişti. Her taraf arandı, tarandı ama bir türlü yüzük bulunamamıştı. Bu sefer hamamcı bütün kapıları kapattı, her¬kesin elbiselerini aradı yine yoktu yüsük. Dedi ki; hamamdaki herkesin peştemallerinin içine dahi bakılacak. Bütün hamamdakileri sıraya dizildi. Birinci, ikinci hanım arandı yok. O anda yedinci sıradaki Nasuh diyordu ki: "Ya Rabbi Yüzümü kara çıkarma. Bu gün benim ayıbımı ortaya dökmezsen, bir daha mı? Asla böyle bir suçu işle¬mem. Derken dördüncü sıradaki kadında yüzük bulundu. Nasuh'un ayıbı ortaya çıkmamış oldu. Ancak Nasııh da oradan çıktıktan sonra bir daha hiçbir harama yaklaşmadı." diyor.
TEVBE BİR İBADETTİR, KULLUĞUN DA BİR GEREĞİDİR.
İsmet (günahsız) sıfatına sahip olan, örnek modelimiz Hz. Muhammed (sav)’e kulak verelim. “Ey insanler ! Allah’a tevbe edin ve O’ndan af dileyin. Çünkü ben günde yüz kere tevbe ederim. Ve, Günahlardan tevbe eden, hiç günah işlememiş gibidir. “
Tevbenin şartları: 1)- Geçmiş günahlardan dolayı pişmanlık duymak. 2)- Hal’i hazırdaki günahları terk etmek. 3)- Bir daha günah işlememeye azmetmek. 4)- İnsanların haklarını korumak, onlara reva görülen haksızlığı önlemek. 5)- Geçmiş farzları kaza etmek. 6)- Haramdan kaçınmak, nefsle mücadeleye devam etmek. 7)- Yiyecek, içecek, giyecek vb. geçimini helal yoldan temin etmek. 8)- Hırs, haset, kibir gibi kalp hastalıklarından temizlemek. Tevvab (Tevbeyi çok, çok kabul eden) sıfatına sahip Cenab’ı Allah, kendisie şirk koşma ile kul hakkını yemeği af kapsamı dışında tutmaktadır. bunu da çok iyi özümsemek durumundayız ki, bu iki kavramı da ayrıca öğrenmek zorundayız. Tevbe etmenin yaşı ve zamanı yoktur. Günahların çeşitliliği ve çokluğu hiçbir zaman tevbe kapısını kapatmaz. Ölüm anındaki (sekaret) tevbe geçerli değildir. Çünkü; kişi bazı sırlara vakıf olmuştur. Her an ölüme hazırlıklı olmalı, bir an evvel, hemen şimdi tevbe etmelidir.
ENGELLERE ALDIRMA, İSTİKAMETTEN AYRILMA.
Tercihimizi İslam’dan yana karar verdiğimiz an, önümüze nefsimizin engelleri, şeytanın vesvesesi ve çevremizdeki beyinsizlerin çelmeleri çıkacaktır. Ama siz hiç aldırmadan istikamet yolunun giriş kapısı olan tevbeye yanaşarak en akıllı işi yapmak lazım. Tercih için; parmak izi, suyun bileşimi (H2O), Dünya’nın 23,5 derece eğik oluşu yetmez mi ?
ÖZE DÖNÜŞ, KENDİNE GELMEKTİR.
Geniş bilgi için, Kur’an’ı Kerim’e bakınız. Nur:31, Hud:52 - 90, Bakara:22, Zümer:53, Tevbe:104, En’am:54, Şura:25, Tahrim:8 Ayet’i kerime’leri.
Hamd olsun Alemlerin Rabb’i olan Cenab’ı Allah’a
Alıntı MEHMET Ali Biçer
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Çukurova Merhaba Gazetesi[/FONT]
Tevbe; kulun büyük-küçük kusurlarını Cenab’ı Hakk’a götürmesi, günahlarını itiraf etmesi, pişmanlığını açıklaması ve O’na sığınmasıdır. Yani, yanlıştan dönmesi, kötüyü terk etmesi, çirkinliklerine pişmanlık duymasıdır.
Tevbe; kendine gelmek, özüne dönmektir. Kimliğini bulmak, yeni bir başlangıca adım atmaktır. Kararlı ve kesin bir dönüş yapmaktır. İnsanın yenden doğuşudur.
Tevbe; günahlardan vazgeçip iyi davranışlara yönelmek, Yüce Allah’a isyanı terk edip itaate başlamak, batıldan uzaklaşıp Hakk’a dönmek, Allah’ü Teala’ya tam tamına teslim olmaktır.
GÖNÜL; GÖZYAŞIYLA, TEVBEYLE TEMİZLENİR.
Beden nasıl su ile yıkanır temizlenir ise, gönül de gözyaşıyla yıkanır, tevbeyle temizlenir. Rab’bimizin rahmet ve mağfiret kapısı her zaman açıktır. İçinde bulunduğumuz üç ayların faziletinden yararlanmak akıl sahiplerinin işi olmalıdır. Yalvarma, yakarma ve tevbe, Allah (cc) ile kul arasında aracısız olarak cereyan eder. Tevbe, Cehennem azabının endişesi içerisinde değil, sevap kazanıp Cennete girme arzusuyla değil, yanlıca, ama yalnızca Yaratıcı’nın hoşnutluğunu kazanmak için yapılır ve sonuç olarak dünya, ahiret saadetine kavuşulur.
NASUH GİBİ KESİN DÖNÜŞ
Kur’an’ı Kerim Tahrim Suresi, 8. Ayet’i kerimesi: ” Ey iman edenler ! Allah’a tevbe’i nasuh ile tevbe edin.Olur ki, Rabbiniz kötülüklerinizi örter ve sizi, ağaçları altından nehirler akan Cennetlere koyar. Bugün, Allah Peygamberini ve onunla birlikte iman edenleri zelil etmez. Onların nurları önlerinde ve sağ taraflarında yürür. Ve ey Rabb’imiz bizim nurumuzu tamamla, bizi mağfiret et. Muhakkak ki, sen her şeye kadirsin derler. “
Nasuh tevbesini, Hz. Mevlana (ks) şöyle anlatılıyor: “Nasuh diye bir adam vardı. Röntgencilik hastalığına tutulmuştu. Bunu gerçekleştirmek için de, en iyi ye¬rin kadınlar hamamı olduğuna karar verdi. Yüzündeki kılları aldırdı, kadın el¬bisesi giydi ve tellak olarak kadınlar hamamına girdi. Hamamda tellaklık yaparken, o gün şehrin valisinin hanımı çok değerli yüzüğünü kaybetmişti. Her taraf arandı, tarandı ama bir türlü yüzük bulunamamıştı. Bu sefer hamamcı bütün kapıları kapattı, her¬kesin elbiselerini aradı yine yoktu yüsük. Dedi ki; hamamdaki herkesin peştemallerinin içine dahi bakılacak. Bütün hamamdakileri sıraya dizildi. Birinci, ikinci hanım arandı yok. O anda yedinci sıradaki Nasuh diyordu ki: "Ya Rabbi Yüzümü kara çıkarma. Bu gün benim ayıbımı ortaya dökmezsen, bir daha mı? Asla böyle bir suçu işle¬mem. Derken dördüncü sıradaki kadında yüzük bulundu. Nasuh'un ayıbı ortaya çıkmamış oldu. Ancak Nasııh da oradan çıktıktan sonra bir daha hiçbir harama yaklaşmadı." diyor.
TEVBE BİR İBADETTİR, KULLUĞUN DA BİR GEREĞİDİR.
İsmet (günahsız) sıfatına sahip olan, örnek modelimiz Hz. Muhammed (sav)’e kulak verelim. “Ey insanler ! Allah’a tevbe edin ve O’ndan af dileyin. Çünkü ben günde yüz kere tevbe ederim. Ve, Günahlardan tevbe eden, hiç günah işlememiş gibidir. “
Tevbenin şartları: 1)- Geçmiş günahlardan dolayı pişmanlık duymak. 2)- Hal’i hazırdaki günahları terk etmek. 3)- Bir daha günah işlememeye azmetmek. 4)- İnsanların haklarını korumak, onlara reva görülen haksızlığı önlemek. 5)- Geçmiş farzları kaza etmek. 6)- Haramdan kaçınmak, nefsle mücadeleye devam etmek. 7)- Yiyecek, içecek, giyecek vb. geçimini helal yoldan temin etmek. 8)- Hırs, haset, kibir gibi kalp hastalıklarından temizlemek. Tevvab (Tevbeyi çok, çok kabul eden) sıfatına sahip Cenab’ı Allah, kendisie şirk koşma ile kul hakkını yemeği af kapsamı dışında tutmaktadır. bunu da çok iyi özümsemek durumundayız ki, bu iki kavramı da ayrıca öğrenmek zorundayız. Tevbe etmenin yaşı ve zamanı yoktur. Günahların çeşitliliği ve çokluğu hiçbir zaman tevbe kapısını kapatmaz. Ölüm anındaki (sekaret) tevbe geçerli değildir. Çünkü; kişi bazı sırlara vakıf olmuştur. Her an ölüme hazırlıklı olmalı, bir an evvel, hemen şimdi tevbe etmelidir.
ENGELLERE ALDIRMA, İSTİKAMETTEN AYRILMA.
Tercihimizi İslam’dan yana karar verdiğimiz an, önümüze nefsimizin engelleri, şeytanın vesvesesi ve çevremizdeki beyinsizlerin çelmeleri çıkacaktır. Ama siz hiç aldırmadan istikamet yolunun giriş kapısı olan tevbeye yanaşarak en akıllı işi yapmak lazım. Tercih için; parmak izi, suyun bileşimi (H2O), Dünya’nın 23,5 derece eğik oluşu yetmez mi ?
ÖZE DÖNÜŞ, KENDİNE GELMEKTİR.
Geniş bilgi için, Kur’an’ı Kerim’e bakınız. Nur:31, Hud:52 - 90, Bakara:22, Zümer:53, Tevbe:104, En’am:54, Şura:25, Tahrim:8 Ayet’i kerime’leri.
Hamd olsun Alemlerin Rabb’i olan Cenab’ı Allah’a
Alıntı MEHMET Ali Biçer