özgürlüğe Doğru

NuruAhsen

Sonsuz Temâþâ
Bırakıyor ardından belalara beni

Tedbirim öldü gövdemin binası geçti



Göğsümde ince gergin çelik bağcık

Tenimi bastıran içerilere



Bağırıyor leylaklarım ağlıyor ağlıyor duvarlar

Çatlayacak gibi susuz düzgün ve biçimli sanatlar



Çocuk yığılıyor kalp kalp üstüne konuyor

Bir baba damarı vuruyor sökülen nabzım



Şimdi batar birkaç nesil azdıran bozgun

Simsiyah aklım ve beyaz bir nokta kalbim



Kader akışı alkışlanıyor her kârım

Nazlı buluş git git kabarıyor dalgalar



Çare yok gür gür bağıracağım yoksa bu sefil

İsyan yüklü gemi zor kayalıklarında gönlün



Harp. Ezilen etim söğülen köpekliğin için değil

Güzel ölçülü zulmetmeden yeterince öldürüşüm



Harp geliyor bir güzel bilendin mi kardeşim

Binlerce cilt tutuyor kılıçların hançerin



I believe in you believe in we believe in

In la ilahe illallah la ilahe illallah



Şimdi halk yüceldin guslet suyun götürmesiyle kuşan

Yüzün kolların ateş yakmaz başın ince ayakların



Dünya bir konak bir konuk ölümsüz hayat içre

Geçildikçe hor öpüldükçe soyunur şehvete



Şehvet ahırı değil yeryüzü

Domuz ahırı değil yer toprak



İki bakışımın arasında bulduğun toprak

Dört köşe duvarlar siyah örtü ve göç sesleri



Kapanıyorum kabul et öyle buyur

Bin açılı örtüye daha sar beni



Bin yıl bin daha

Dursam kapında



Sayısız perdeden bir perdecik kalksın için

Başım yüzüm kızarır haddim olmaz aslında



Sakin ve gövdemin mızraklarını döken bir geliş

Vara gele ancak birkaç ağaç alıyor göğsüm



Sakin ve daha sakin mızraklarım dökülsün daha

Aniden çıkıp havlayan köpekte emanet bugün



Binbir helak ve Allah selamıyla girilen ovada

Bir dağ gibi diz çök kendine ırmak ol tut tut bırak yıldırımları



Sakin daha sakin kımıltı yok bakışında

Bırak toprak altında göl olsun gözyaşın



Bir çeşit isyandın gönül ağlaması ilacın

Destur. Nice uzlet makamından geçersin şimdi



Şimdi çağırıyor o güzel aşka beni yalvarıyor beni

Duruyorum ve çeşit çeşit ölüm omuzumun binileri



Bu ova cennet olmalı sayımızca bir cennet safı

Bu çukur ateş olmalı sayımızca bir cehennem safı



Ya bu yol. Ayağın sahibi gövdeden habersiz yürüdüğü

Gövdenin ayağa merbut ayağa dönük ayak kesildiği



Sen gönlünü yukarıya bil



Bir dağ nasıl söylerse öyle söyle

Bir dağ nasıl inlerse başla öyle



Ey zarif sen de ata yoluna meylettin

Korkarım binbir belaya dayanmaz sıkletin


 
Üst