Ramazan ve Yalnızlık/Ekrem DUMANLI

Elif_Gibi

Well-known member
İnsanlar vardır Ramazan'da; yalnız, yapayalnız Bin bir çeşit sebebin bin bir çeşit yalnızlığına katlanılır bu muhteşem ayda Kalabalık içinde yaşamak, yalnızlığı alıp götürmüyor içimizden
Varlık içinde yokluk gibi bir şeydir bu Esbabı çeşit çeşit, esvabı türlü türlü Hepsinin de ortak bir özelliği var; yalnızlığı örtülüBirisi yapayalnızdır Ramazan boyunca Bomboş bir ev Ne iftarın tadı vardır, ne sahurun Ezanı bekler sofrasız Ezan, ba'sü badel mevttir her bir fert için, onu huşu içinde topluca beklerseniz mahşer dirilişine benzer; tek başına beklerseniz yalnızlık sizi ezer geçer Yalnızlık zordur; o yüzden "Allah'a mahsustur" demiştir halk Ramazan'da daha zordur bu yalnızlık Göz ucuyla seyreder yalnız adam iftar telaşını ve bir kez daha hisseder yalnızlığını Teravihte ayrı bir koşuşturmaya şahit olur Tatlı bir telaştır bu Heyhat! Yalnız adam, bir delilik edip karışsa bir Ramazan çadırına, yine de çare bulamaz yalnızlığına

Birisi, uzakta olmanın yakınlığını, yakında olmanın uzaklığına tercih eder Kendine rağmen yaşamaktır bu! Ne var ki bilmez, bilemez nâdân, gurbetteki adamın bağrında cayır cayır yanan bir ocaktır vatan Yanarsın yandım diyemeden, ağlarsın gözyaşlarını söyleyemeden Hüzünlü gurbetin sürgüne döndüğü demde, mehip ve vakur bir insan, dağların dayanamadığı yalnızlığa katlanır Başkaları için yaşamak, böyle bir şeydir Bazen mütemadiyen oruçlu olmayı şart koşar; ama hayatında açlık çekmemiş biri, anlamaz bu muhteşem tevekkülü

Birisi yapayalnızdır iftar vakti İlaç kokulu hastaneden uzaklara gönderir buruk sevgisini İster ki dua dua yükselen her bir cümlesi, bir üveyke dönüşsün de evinin penceresinden içeriye süzülsün Otursun masanın bir kenarına, bakmadan vefasız evlatlarına ve onların hoyratlığına; başlarını okşasın ve öylece beklesin iftar vaktini Hayaldir bunların hepsi Soğuk gerçeğin ta kendisi, gösteriyor ki yoktur aslında bu dünyada böyle adamların kimsesi

Birisi yetim kalmanın hüznünü yaşar ömür boyu Şefkat, ipeklerden daha yumuşak bir kalp ister Oysa kasvet, bizi karanlık dehlizlere iter Yetimlik vardır milletçe yaşanan Uzandıkça insanlar sonsuz bir şefkate, tamtam sesleri yükselir ve davetiye gönderilir şiddete Kalabalıklara yafta yafta isimler bulunur ve ardından kalabalıklar içinde her bir insan yalnızlığa soyunur Bu haliyle ne iftar kaynaşmayı temin eder ne teravih; farklı maskeler takmış güruhun çatışmasıdır bizde tarih

Bütün yalnızlıklar bir şeyler alıp götürür içimizden En derin yerimizden Nesiller kaybolur, miras yok olur Bu arada, biz olmadan farkında, yeni bir tekevvün belirir nârin ruhlarımızda Hatırlarız ki aslında yalnızlık, kaderimizin bir parçası Aldığımız son nefesin sonrası, Münker, Nekir ve tabii ki Sen! Yalnız, yapayalnız çekilirsin hesaba Ne mala güvenebilirsin artık; ne evlad ü iyale Makam bir hiçtir, şöhret bir kirdir; yalnızların elinden tutacak sadece O kimsedir Ramazan'da yalnızlık damla damla sürüklüyorsa seni O'na, üzülme; yalnız değilsin Aslında hiçbir zaman yalnız kalmadın Ne gurbette, ne uzlette seni seninle baş başa bırakmadı O Ne güzel söylemiş şair: Kimsesiz bir kimse yok, her kimsenin var kimsesi/ Kimsesiz kaldım meded ey kimsesizler kimsesi!

Belki kirlenmiş gündemlerin içinden sıyrılıp kendimize yönelmemiz, içimizi bir kere daha okumamız ve şöyle dememiz gerekiyor: Ey kimsesizler kimsesi! Bize bir şekilde yalnızlığı yaşattın Yalnızlığı yaşamayan kalmadı içimizde Dersler çıkardık kimsesizlikten Aczimiz kuvvetimiz oldu, fakrımız tesellimiz Ve anladık ki hayatın kendisi aslında mukaddes bir oruçmuş ve anladık ki asıl iftar, dudakların çatladığı o günde ab-ı kevserin sunulduğu anmış Senden dileğimiz o ki, Ramazan vesilesiyle bizlere kapılarını aç; Sen de biliyorsun gönüller Sana muhtaç

Ekrem DUMANLI
 

bizar

Well-known member
Ramazan ve yalnızlık

Ramazan ve yalnızlık​


İnsanlar vardır Ramazan'da; yalnız, yapayalnız.
Bin bir çeşit sebebin bin bir çeşit yalnızlığına katlanılır bu muhteşem
ayda. Kalabalık içinde yaşamak, yalnızlığı alıp götürmüyor içimizden.
Varlık içinde yokluk gibi bir şeydir bu.
Esbabı çeşit çeşit, esvabı türlü türlü. Hepsinin de ortak bir özelliği
var; yalnızlığı örtülü...Birisi yapayalnızdır Ramazan boyunca. Bomboş
bir ev. Ne iftarın tadı vardır, ne sahurun. Ezanı bekler sofrasız. Ezan,
ba'sü badel mevttir her bir fert için, onu huşu içinde topluca beklerseniz
mahşer dirilişine benzer; tek başına beklerseniz yalnızlık sizi ezer
geçer. Yalnızlık zordur; o yüzden "Allah'a mahsustur" demiştir
halk. Ramazan'da daha zordur bu yalnızlık. Göz ucuyla seyreder yalnız adam
iftar telaşını ve bir kez daha hisseder yalnızlığını. Teravihte ayrı
bir koşuşturmaya şahit olur. Tatlı bir telaştır bu. Heyhat! Yalnız
adam, bir delilik edip karışsa bir Ramazan çadırına, yine de çare bulamaz
yalnızlığına...
Birisi, uzakta olmanın yakınlığını, yakında ​

olmanın uzaklığına tercih eder. Kendine rağmen yaşamaktır bu! Ne var
ki bilmez, bilemez nâdân, gurbetteki adamın bağrında cayır cayır yanan
bir ocaktır vatan. Yanarsın yandım diyemeden, ağlarsın gözyaşlarını söyleyemeden.
Hüzünlü gurbetin sürgüne döndüğü demde, mehip ve vakur bir insan, dağların
dayanamadığı yalnızlığa katlanır. Başkaları için yaşamak, böyle bir
şeydir. Bazen mütemadiyen oruçlu olmayı şart koşar; ama hayatında açlık
çekmemiş biri, anlamaz bu muhteşem tevekkülü.
Birisi yapayalnızdır iftar vakti. İlaç ​

kokulu hastaneden uzaklara gönderir buruk sevgisini. İster ki dua dua
yükselen her bir cümlesi, bir üveyke dönüşsün de evinin penceresinden
içeriye süzülsün. Otursun masanın bir kenarına, bakmadan vefasız evlatlarına
ve onların hoyratlığına; başlarını okşasın ve öylece beklesin iftar
vaktini. Hayaldir bunların hepsi. Soğuk gerçeğin ta kendisi, gösteriyor
ki yoktur aslında bu dünyada böyle adamların kimsesi...
Birisi yetim kalmanın hüznünü yaşar ömür ​

boyu. Şefkat, ipeklerden daha yumuşak bir kalp ister. Oysa kasvet, bizi
karanlık dehlizlere iter. Yetimlik vardır milletçe yaşanan. Uzandıkça
insanlar sonsuz bir şefkate, tamtam sesleri yükselir ve davetiye gönderilir
şiddete. Kalabalıklara yafta yafta isimler bulunur ve ardından kalabalıklar
içinde her bir insan yalnızlığa soyunur. Bu haliyle ne iftar kaynaşmayı
temin eder ne teravih; farklı maskeler takmış güruhun çatışmasıdır bizde
tarih...
Bütün yalnızlıklar bir şeyler alıp götürür ​

içimizden. En derin yerimizden. Nesiller kaybolur, miras yok olur... Bu
arada, biz olmadan farkında, yeni bir tekevvün belirir nârin ruhlarımızda.
Hatırlarız ki aslında yalnızlık, kaderimizin bir parçası. Aldığımız son
nefesin sonrası, Münker, Nekir ve tabii ki Sen! Yalnız, yapayalnız çekilirsin
hesaba. Ne mala güvenebilirsin artık; ne evlad ü iyale. Makam bir hiçtir,
şöhret bir kirdir; yalnızların elinden tutacak sadece O kimsedir. Ramazan'da
yalnızlık damla damla sürüklüyorsa seni O'na, üzülme; yalnız değilsin.
Aslında hiçbir zaman yalnız kalmadın. Ne gurbette, ne uzlette seni seninle
baş başa bırakmadı O. Ne güzel söylemiş şair: Kimsesiz bir kimse yok,
her kimsenin var kimsesi/ Kimsesiz kaldım meded ey kimsesizler kimsesi!
Belki kirlenmiş gündemlerin içinden sıyrılıp ​

kendimize yönelmemiz, içimizi bir kere daha okumamız ve şöyle dememiz
gerekiyor: Ey kimsesizler kimsesi! Bize bir şekilde yalnızlığı yaşattın.
Yalnızlığı yaşamayan kalmadı içimizde. Dersler çıkardık kimsesizlikten.
Aczimiz kuvvetimiz oldu, fakrımız tesellimiz. Ve anladık ki hayatın kendisi
aslında mukaddes bir oruçmuş ve anladık ki asıl iftar, dudakların çatladığı
o günde ab-ı kevserin sunulduğu anmış. Senden dileğimiz o ki, Ramazan
vesilesiyle bizlere kapılarını aç; Sen de biliyorsun gönüller Sana muhtaç​
 

Niçün

Member
Evet müslümanlar için kutsal olan bu ayda insanın yalnız olması zordur. Bunu biliyorum. Bir arkadaşım vardı, geçtiğimiz ramazanda o tam iftar vakti eve geldiği için ben ona sürekli yemek yapardım ama tabii ben oruç olmazdım, o da bundan çok mutluluk duyardı:)
 
Üst