topraktoprak
Talebe
Hemen insanın aklına geliveriyor. Sadık kimdir ? Sadıklarla nasıl beraber olunur ? diye. Önce Cenab’ı Allah’a bir kulak verelim. “Ey iman edenler ! Allah’dan korkun ve sadıklarla beraber olun. “ (Tevbe:119) Hitap; müminlere yapılıyor ve hayatlarına uygulamaları için de, Allah’ü Teala’ya sevgi ve saygıdan kaynaklanan bir korku ile gerekeni yerine getirirken, zahiri (açık, aleni) ve batini (gizemli, gizli) beraberliğin gerçekleşmesine zemin hazırlanması isteniyor.
Günde kırk defa namazlarımızda sadıklarla beraber olmanın iyi olacağını kalbimizde hissediyoruz. Fatiha:7 - “ nimet verdiklerinle birlikte olmayı bizlere nasip et. “ diyoruz. Bildiğimiz gibi Fatiha Suresi Kur’an’ı Kerim’in anahtarı, başka bir söyleyişle özeti. Ve diğer ayet’i kerimeler ise Fatiha’nın birer, birer açılımı. İşte yedinci ayetin açılımından bir tanesi; Nisa:69 “Allah ve Resulüne itaat edenler nebilerle, sıddıklarla, şehitlerle ve salihlerle birlikte olurlar. Bunlar ne güzel dostlardır. Bu lütuf Allah’ü Teala’dandır. Bilen olarak Allah yeter. “
SADIK KİMDİR ?
Kişi yapısı gereği, insanlardan, çevresinden ve rüyalarından etkilenir. Usta çırak ilişkisinde görüldüğü gibi örnek model aldığı ve taklit ettiği kimseler için de geçerlidir. Böyle olması da gayet doğaldır. Atalarımız ; “ üzüm, üzüme baka, baka kararır. At atın yanında dura dura ya huyundan ya suyundan etkilenir.” dememişler mi ? Yani genel ifadesiyle sadık; niyeti düzgün, sözünde durabilen ve yaşantısı güzel olan kişi demektir. Sadığın sergilediği bu davranışlar inançta, sosyal hayatta aranmalıdır. İşte yolumuzu aydınlatan kutlu söz: “Sizin en hayırlınız, görüldüğü zaman Allah’ın anıldığı kişilerdir.” (Hadis’i Şerif)
Ebu Abdullah Seczi; Evliyanın alameti üçtür. Mütevazidir, dünyaya değer vermez, merhametli ve insaflıdır. Bu konuda örnek modelimizin de duasına bir kulak verelim. “Ey Allah’ım, Bana kendi sevgini, seni sevenlerin sevgisini ve beni sana yaklaştıracak olanların sevgisini nasip eyle.” Günlük yaşantımızda uzmanlardan (sadıklardan) yararlanmak bizim lehimize olacaktır. “Bilmediklerinizi ehlinden (ulema, mürşid, sadık vb.) sorarak öğreniniz. “ (Nahl:43) Asr’ı Saadet’te Peygamberimiz Hz Muhammed (sav) efendimiz vardı, hep O’na sorarlardı, O’ndan çözüm ararlardı. Peki ya bugün, O ve O’nunla birlikte manevi varisleri. “Alimler Peygamberlerin varislerdir.” ( Hadis’i Şerif )
USTA, ÇIRAK İLİŞKİSİ
Kişi sevdiği ile beraberdir. Hadis’i Şerif’inde de bir beraberlikten bahsediliyor. Yani; davranışların taklit edilmesi, karakter transferinin yapılması. Dikkat edilirse, Ebu Cehil Peygamberimizle doğum tarihleri aynı olduğu halde onunla görüşmüş, konuşmuş, aynı atmosferi solumuştur. Ancak beraberlik bir türlü oluşamamıştır, gerçekleşememiştir. Bu inceliği yakalamak beraberliğin açılımını yapmada bize bir kolaylık sağlayacaktır.
Nasıl ki, antrenör gerçek anlamda sadık ise, oyuncu ile aralarında bir bağ kurulur ve sevgi oluşur, onun için futbolcu çileye dahi razı olur. Sonuçta stadyuma çıkınca dış çevreden hiç etkilenmez. Siz bu örneği manevi liderlere bir taşıyın, gönül sultanlarına, kanaat önderlerine, mürşid’i kamillere bir adepte edin. O sadıklar topluma ayna olmuşlar, feyz vermişler, toplumun bozulmaması (dejenere) için de tuz olmuşlardır, toplumun kokmasını önlemek için.
SADIKLARLA BERABER OLANLAR KAZANIR.
Esas olan, geçerli sayılan, Rahmet Peygamberi’nin getirdiği açılımlar olmalıdır. “ Onlar görüldüğü zaman Allah (cc) hatıra gelir. Kişi sevdiği ile beraberdir. Kişi dostunun dini-huyu üzerinedir. “ Bu güzel kutlu özdeyişlere şu örneği de ekleyebiliriz. Mağara arkadaşları (Ashabu’l kehf) yanında bulunan köpekleri kıtmir mağara ortamını paylaşmanın ödülüne kavuşmuş ve Cennet’e uçurulmuşlardır. İşte çarpıcı nokta, “İyi bilin ki, Allah’ın veli kulları için hiçbir korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır. “ (Yunus:62) “ Biz kimi dilersek, onu derece, derece yükseltiriz.” (En’am:83) Başka ne diyebiliriz ki, “Arife tarif gerekmez. “
Cenab’ı Allah iki sınıf insanla harb ilan ettiğini beyan ediyor. Birisi, faiz yiyenler, (Bakara:279) ikincisi Allah dostlarına düşmanlık edenler. “Veli kuluma düşmanlık eden, benimle harb etmiş gibidir.” (Hadis’i Kudsi) Bir hatırlayalım, Nuretdin Topçu Abdulaziz Bekkine (ks) ile, Necip Fazıl Kısakürek Abdulhakim Arvasi ile tanışmışlar, beraber olmuşlar, birlikte olmuşlar ve hayatlarında kırılma noktasını yakalamışlar, bu birlikteliği dönüm noktası saymışlardır. Daha niceleri !… Asıl olan, “Bir olalım, iri olalım, diri olalım.” mantığını yakalayabilmek.
TAKLİTLERİNDEN KAÇININ !...
Her kıymetli varlığın zamanla bir sahtesi, bir taklidi çıkabilir, tarih sahtekarlara şahitlik etmiştir. Nemrut, Firavun, Meseyleme’i Kezzab ve diğerleri gibi. Kısaca, Cenab’ı Allah’ın, Peygamberlerin ve sadıkların vasıflarını, özelliklerini tanımak lazım ki, akıntıya kürek çekilmesin. Bu konuda mihenk (denek) taşı iyi bilinsin. Her alim denilen kişinin dizinin dibine oturur da sadıkla beraber olduğunu zannedenler, hemen onu test etmelidirler, aynen Selman’i Farisi (ra)’ın
SAV Efendimizi test ettiği gibi. İşte kriteri; “ Allah’a isyan edilen yerde kula itaat yoktur. Mümin bir delikten iki defa ısırılmaz. Mümin ferasetlidir o baktığı zaman Allah’ın nuruyla bakar onun ferasetinden çekinin. “ Hadis’i Şerif’lerin bilinciyle bileylenmek.
Hamd olsun, Alemlerin Rabb’ı olan Cenab’ı Allah’a…
Alıntı Mehmet Ali Biçer
Günde kırk defa namazlarımızda sadıklarla beraber olmanın iyi olacağını kalbimizde hissediyoruz. Fatiha:7 - “ nimet verdiklerinle birlikte olmayı bizlere nasip et. “ diyoruz. Bildiğimiz gibi Fatiha Suresi Kur’an’ı Kerim’in anahtarı, başka bir söyleyişle özeti. Ve diğer ayet’i kerimeler ise Fatiha’nın birer, birer açılımı. İşte yedinci ayetin açılımından bir tanesi; Nisa:69 “Allah ve Resulüne itaat edenler nebilerle, sıddıklarla, şehitlerle ve salihlerle birlikte olurlar. Bunlar ne güzel dostlardır. Bu lütuf Allah’ü Teala’dandır. Bilen olarak Allah yeter. “
SADIK KİMDİR ?
Kişi yapısı gereği, insanlardan, çevresinden ve rüyalarından etkilenir. Usta çırak ilişkisinde görüldüğü gibi örnek model aldığı ve taklit ettiği kimseler için de geçerlidir. Böyle olması da gayet doğaldır. Atalarımız ; “ üzüm, üzüme baka, baka kararır. At atın yanında dura dura ya huyundan ya suyundan etkilenir.” dememişler mi ? Yani genel ifadesiyle sadık; niyeti düzgün, sözünde durabilen ve yaşantısı güzel olan kişi demektir. Sadığın sergilediği bu davranışlar inançta, sosyal hayatta aranmalıdır. İşte yolumuzu aydınlatan kutlu söz: “Sizin en hayırlınız, görüldüğü zaman Allah’ın anıldığı kişilerdir.” (Hadis’i Şerif)
Ebu Abdullah Seczi; Evliyanın alameti üçtür. Mütevazidir, dünyaya değer vermez, merhametli ve insaflıdır. Bu konuda örnek modelimizin de duasına bir kulak verelim. “Ey Allah’ım, Bana kendi sevgini, seni sevenlerin sevgisini ve beni sana yaklaştıracak olanların sevgisini nasip eyle.” Günlük yaşantımızda uzmanlardan (sadıklardan) yararlanmak bizim lehimize olacaktır. “Bilmediklerinizi ehlinden (ulema, mürşid, sadık vb.) sorarak öğreniniz. “ (Nahl:43) Asr’ı Saadet’te Peygamberimiz Hz Muhammed (sav) efendimiz vardı, hep O’na sorarlardı, O’ndan çözüm ararlardı. Peki ya bugün, O ve O’nunla birlikte manevi varisleri. “Alimler Peygamberlerin varislerdir.” ( Hadis’i Şerif )
USTA, ÇIRAK İLİŞKİSİ
Kişi sevdiği ile beraberdir. Hadis’i Şerif’inde de bir beraberlikten bahsediliyor. Yani; davranışların taklit edilmesi, karakter transferinin yapılması. Dikkat edilirse, Ebu Cehil Peygamberimizle doğum tarihleri aynı olduğu halde onunla görüşmüş, konuşmuş, aynı atmosferi solumuştur. Ancak beraberlik bir türlü oluşamamıştır, gerçekleşememiştir. Bu inceliği yakalamak beraberliğin açılımını yapmada bize bir kolaylık sağlayacaktır.
Nasıl ki, antrenör gerçek anlamda sadık ise, oyuncu ile aralarında bir bağ kurulur ve sevgi oluşur, onun için futbolcu çileye dahi razı olur. Sonuçta stadyuma çıkınca dış çevreden hiç etkilenmez. Siz bu örneği manevi liderlere bir taşıyın, gönül sultanlarına, kanaat önderlerine, mürşid’i kamillere bir adepte edin. O sadıklar topluma ayna olmuşlar, feyz vermişler, toplumun bozulmaması (dejenere) için de tuz olmuşlardır, toplumun kokmasını önlemek için.
SADIKLARLA BERABER OLANLAR KAZANIR.
Esas olan, geçerli sayılan, Rahmet Peygamberi’nin getirdiği açılımlar olmalıdır. “ Onlar görüldüğü zaman Allah (cc) hatıra gelir. Kişi sevdiği ile beraberdir. Kişi dostunun dini-huyu üzerinedir. “ Bu güzel kutlu özdeyişlere şu örneği de ekleyebiliriz. Mağara arkadaşları (Ashabu’l kehf) yanında bulunan köpekleri kıtmir mağara ortamını paylaşmanın ödülüne kavuşmuş ve Cennet’e uçurulmuşlardır. İşte çarpıcı nokta, “İyi bilin ki, Allah’ın veli kulları için hiçbir korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır. “ (Yunus:62) “ Biz kimi dilersek, onu derece, derece yükseltiriz.” (En’am:83) Başka ne diyebiliriz ki, “Arife tarif gerekmez. “
Cenab’ı Allah iki sınıf insanla harb ilan ettiğini beyan ediyor. Birisi, faiz yiyenler, (Bakara:279) ikincisi Allah dostlarına düşmanlık edenler. “Veli kuluma düşmanlık eden, benimle harb etmiş gibidir.” (Hadis’i Kudsi) Bir hatırlayalım, Nuretdin Topçu Abdulaziz Bekkine (ks) ile, Necip Fazıl Kısakürek Abdulhakim Arvasi ile tanışmışlar, beraber olmuşlar, birlikte olmuşlar ve hayatlarında kırılma noktasını yakalamışlar, bu birlikteliği dönüm noktası saymışlardır. Daha niceleri !… Asıl olan, “Bir olalım, iri olalım, diri olalım.” mantığını yakalayabilmek.
TAKLİTLERİNDEN KAÇININ !...
Her kıymetli varlığın zamanla bir sahtesi, bir taklidi çıkabilir, tarih sahtekarlara şahitlik etmiştir. Nemrut, Firavun, Meseyleme’i Kezzab ve diğerleri gibi. Kısaca, Cenab’ı Allah’ın, Peygamberlerin ve sadıkların vasıflarını, özelliklerini tanımak lazım ki, akıntıya kürek çekilmesin. Bu konuda mihenk (denek) taşı iyi bilinsin. Her alim denilen kişinin dizinin dibine oturur da sadıkla beraber olduğunu zannedenler, hemen onu test etmelidirler, aynen Selman’i Farisi (ra)’ın
SAV Efendimizi test ettiği gibi. İşte kriteri; “ Allah’a isyan edilen yerde kula itaat yoktur. Mümin bir delikten iki defa ısırılmaz. Mümin ferasetlidir o baktığı zaman Allah’ın nuruyla bakar onun ferasetinden çekinin. “ Hadis’i Şerif’lerin bilinciyle bileylenmek.
Hamd olsun, Alemlerin Rabb’ı olan Cenab’ı Allah’a…
Alıntı Mehmet Ali Biçer