Sevmek?

  • Konbuyu başlatan Tarihci19
  • Başlangıç tarihi

imported_mihrace

Active member
Sevmek;
Sevildiğini hissedebilmek,
Seninde onu sevdiğini söyleyebilmek.

Sevmek;
Yaşadığın her anında onu düşünebilmek,Sahip olunsun olunmasın sevebilmek,

Sevmek;
Cepteki son metelikle alınmış simidi ikiye bölebilmek,
Sevmek;
Her çirkinlikte bile bir güzellik görebilmek,

Sevmek;
Dünyaya kafa tutabilmek,
Kah bulutların üzerinde gezinmek,
Kah yeryüzünde sürünebilmek,

Sevmek;
"yetti gayrı" dememek,yorulmak, usanmak nedir bilmemek,

Sevmek;
Aşkın narında yanabilmek, yandıkça insan olduğunun farkına varabilmek,

Sevmek;
Gerektiğinde nefsine "DuR" diyebilmek,
Sevmek, herşeyden önce gururunu yenebilmek,

Sevmek;
Her karara saygı gösterebilmek, neden ne olursa olsun, kin beslememek, nefret etmemek
Ve sevmek; sanki hiçbir şey olmamışcasına, çarpıp gittiğin kapıdan dönebilmek,

Sevmek;
Konuşmadan anlaşabilmek,

Sevmek;
Soğuk kış gününde paylaşabilmek bir tek gocuğu,

Sevmek;
Nefes alabilmek,
Velhasıl sevmek;
yaşatabilmek içindeki çocuğu...!
 
T

Tarihci19

Misafir
ellerine sağlık mihrace çok hoş güzel bir yazı..

ravza25 bizde memnun olduk kardeşim, devamını bekliyoruz :)
 

molla_zehra

Well-known member
"Sevgi konuşulmaz, yaşanır. Sevgiyi konuşmak, sözün bittiği yerden konuşmaktır. İnsan ancak sevgiye dair konuşabilir.

Sevgi ışık gibidir, sevgisizlik karanlık. Karanlığın kaynağı olmaz. Karanlık ışığın yokluğu halidir. Fakat ışığın bir kaynağı olmak zorundadır. Kaynaksız ışık olmayacağı gibi, kaynaksız sevgi de olmaz.

Sevginin kaynağı Allah’tır. Sevgi ırmağı Allah’tan çağlar. Zira o el-Vedud olandır. Vedûd ismi, fe’ûl veznindendir. Bu veznin özelliği, hem fail hem mef’ul, hem etken hem edilgen olmasıdır. Bu yüzden Vedud ismi, hem “En çok seven”, hem de “En çok sevilen” anlamına gelir. Bir başka ifadeyle, hem “sonsuzca seven”, hem de “sevilmeyi isteyen” anlamını verir. Vedud ismini diğer birçok isimden ayıran fark da budur.

Allah Rezzak ismiyle “rızık verir”, Hallak ismiyle “yaratır”, Ğaffar ismiyle “bağışlar”, Rahman ismiyle “rahmet eder”. Bu ve bunun gibi isimler hep tek taraflıdır. Fakat Vedud’a gelince iş değişir, çift taraflı bir ilişki başlar: Hem sever, hem de sevgi ister. İşte bu, sevgi farkıdır.

Allah isminin mücerret hali “e-l-h”dir. Bu harflerin yer değiştirmesinden ancak 7 kompozisyon oluşturulabilir. Bunların tümü tek bir manaya delalet eder: Sevgi. Onun el-Esmau’l-Husna’sı, ondan neşet eden sevginin esma prizmasındaki yansımalarıdır. Besmele ile Müslüman diline pelesenk olan Rahman ve Rahîm, O’nun özünde ve işinde sevgiyle dolu olduğunu gösterir.

Allah’a nisbet edilen sevgi “hubb” ve “vudd” kelimeleriyle ifade edilir. Kur’an ve sünnet edebiyatında ‘aşk kelimesi ilahi sevgi için hiç kullanılmaz. Zira “sarmaşık”, “sarmaşık gibi sevdiğine sarılan ve onu esir alan” anlamına gelen ‘aşk, beşeri sevgiyi ifade eder. Hubb ise “tohum, çekirdek, öz” manasına gelir. “Hububat” buradan gelir. Sevgiye “muhabbet” denmesinin hikmeti bellidir: Sevgi, mahlûkat ağacının tohumudur. Mahlûkat ağacının en soylu meyvesi olan insan da, sevgi tohumunun kendi tohumunu içinde taşıyan meyvesidir.

Meyve, köküne olan sadakatini sevgiyle isbat eder. İnsanın Allah sevgisi de böyledir. Bu yüzden vahiy sevgide en büyük payın Allah’a ayrılmasını şart koşar: “İman edenler her şeyden daha çok Allah’ı severler”. Ve Hz. Peygamber’e şöyle söylemesi emredilir: “De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız beni izleyin ki, Allah da sizi sevsin.” Allah kul arasındaki bu karşılıklı sevgi, daha başka ayetlerde de vurgulanır: “O (hakiki müminler) Allah’ı severler, Allah da onları sever”.

Vudd, sevginin çok özel bir türünü ifade eder. Bu tür bir sevgi, bahşedilen bir sevgidir. Veren kaynaktan bir öz taşıdığı için de ölümsüzdür. Okuyun şu ayeti: “İman eden ve salih amel işleyenler için Rahmân (ölümsüz) bir sevgi (vudd) bahşedecek”. Bu yüzden olsa gerek ki, vahiy ilk yıllarda muhataplarını Cennetle müjdeleyip Cehennemle korkuturken, onların olgunlaştığı ileriki yıllarda “Allah sever-Allah sevmez” diye müjdeler ve uyarır. Bu, Allah-kul ilişkisinde sevginin nasıl yüksek bir mertebeyi ihraz ettiğini gösterir"

- Sami Hocaoğlu(Sevgiye Dair) -
 
T

Tarihci19

Misafir
bu sevgi konusu ne zaman açılsa çok su götürüyor :) katkılarınızdan ötürü teşekkür ederim.. :)
 
T

Tarihci19

Misafir
katremisal ' Alıntı:
bak bu nokta isabet olmuş bu konuya, bizim muhabbet kabiliyetimiz kemal sahibi bir zat için,, nefse verip su-i istimal bize yakışmaz

doğru katılıyorum nefse vermem ek gerek,, lakin bir mevlev i dergahına gitsen iz deseni zki Allah aşığı olmak istiyo rum size sorarl ar hiç bir kul a aşık oldunm u? hayır dersen iz derler ki: evvela git birine aşık ol sonra buraya gel.. çünki kul aşkı Allah aşkına bir basama k hukmun dedir. .
 
Üst