şeytan ve çağdaş takipçileri...

ebrar172

Talebe
Şeytan ve Çağdaş Takipçileri
Sızıntı


basyazi.jpg

Şeytan, Allah’ın rahmetinden uzak düşmüş, işi azgınlık ve azdırma; varlığını fitne, fesat, nifak ve şikak ekseninde sürdüren lanetlik bir tali’sizdir. Şeytânettir onun her işi ve şer peşinde koşar sürekli; koşar ve insanlarda kötülük duygularını tetikleyerek, onları iyilikten, güzellikten ve faziletten uzaklaştırarak âdeta kendine benzetip aveneleri hâline getirir.

Dinî emirlere başkaldırma, Allah ve Peygamber’in dediklerini tersine çevirme, menhiyât yollarına su serpip insanları bohemleştirme onun en çok üzerinde durduğu hususlardandır. O her zaman ve her yerde kanun ve kural tanımamazlığı yeğler atmosferine girenlere.. böylelerinin hırslarını şahlandırır, cismanî ve bedenî arzularını kamçılar, onlara sürekli çalma-çırpma yollarını gösterir, zevk u safâ ile başlarını döndürür ve pek çoğunu kendi gibi iblisleştirir.

Belli hikmet ve maslahatlar için insanın varlık atlasına yerleştirilmiş bulunan bir kısım insanî hisleri olumsuzluk istikametinde kullanmada onun eşi-menendi yoktur.. o, kirli atmosferine girme bahtsızlığına maruz kalanlara güzellikleri çirkin, çirkinlikleri de güzel göstermede fevkalâde mâhirdir. Avladığı tali’sizleri iğfal ve propagandalarıyla öylesine beden ve cismaniyetin kulları-köleleri hâline getirir ki, artık böylesi zavallıların bir daha da hakiki insan olma ufkuna yönelmeleri âdeta imkânsızlaşır...

İnsanoğlu bu muzır mahlûku ilk defa Hazreti Âdem’e secde hâdisesinde Allah’a başkaldırmasıyla tanısa da, bu bahtsızın sergüzeştisi, -Allahu a’lem- iç problemleri ve düşünce çelişkilerine bağlı olarak çok daha eskilere dayanmaktadır. O, tabiatındaki potansiyel kıskançlık hissi, aldatma cibilliyeti, benlik duygusu, isyan ruhu ve şöhret zaafıyla -bütün bunlarda iradesi bir şart-ı âdî- günümüzdeki takipçileri gibi isyan ahlâkıyla sürekli köpürüp duran, fesada kilitlenmiş, bayağılardan bayağı bir varlıktır.

Onun iç dünyasını ve mahiyetini teşkil eden esas unsurlarında sürekli kötülük duyguları kaynayıp durduğu için yörüngesine giren ins ve cinden herkese de aynı şeyleri mırıldanır. Hususiyle de bir kısım karakter problemi olanları kendine benzetmeye çalışır ve böylelerine mütemâdiyen şeytanî mülâhazalar üfler.. onların dem ve damarlarında dolaşır.. ve bu bahtsızlara hep negatif şeyler fısıldar. Bu zavallılar, iç dünyalarında şekillenen söz, beyan ya da yazıya dökülen düşünce şeklindeki olumsuzlukları kendi fikirleriymiş gibi sanırlar ama bütün bu menfîliklerin arkasında şeytanî dürtülerin olduğu açıktır.

Bu itibarla da, insanlara karşı ve hususiyle de ehl-i imana karşı kin ve nefret taşıyan, onları baştan çıkarmaya çalışan, yer yer bir kısım zayıfların hayvanî hislerini tetikleyerek bunları bohemliğe sürükleyen, kendi gibi düşünmeyenlere saldıran, yerinde kargaşa çıkarıp genel havayı geren ve değişik kesimleri karşı karşıya getiren, her zaman nifak ve şikak peşinde koşan, Kur’ân ifadesiyle, mü’minlerle bulunduklarında onlardan görünen, radikal küfür babalarının yanlarına döndüklerinde de gerçek düşüncelerini ortaya koyan bu tür fitne örgütleri ve şeytan aveneleri de mecazen şeytan kabul edilegelmiştir ki, Kur’ân’ın1 شَيَاطِينَ الْإِنْسِ وَالْجِنِّ ayetinde deşifre ettiği insî şeytanlar da işte bunlardır.

Hazreti Âdem’e secde emrine “hayır” diyerek isyan bayrağı açan, hatta daha da ileri giderek Hakk’a karşı diyalektik ve cedele girişen şeytan ne ise, günümüzün modern Mefisto’ları da onun izinde hemen her zaman sürekli iyiye-güzele başkaldırmakta, Allah’ı, Peygamber’i unutturmaya çalışmakta ve şeytanî mülâhazaların gelişip güçlenmesine zemin hazırlamaktadırlar. Goethe’nin de Faust kitabında ifade ettiği gibi, dünden bugüne şeytan ve insan mücadelesi, küfür ve iman retleşmesi hiç dinmemiştir ve dinmeyecektir de...

Bu mücadele çerçevesinde bazen zemin küfür ve ilhada müsait hâle getirilmiş ve mülhidler bütün bütün küstahlaştırılmış, bazen mü’min gönüller kaba kuvvetle sindirilmiş, bazen bir kısım şımarık ruhlar kendilerinden başka kimseye hakk-ı hayat tanımama despotizmasına girmiş, bazen de günümüzde pek çok emsaliyle ürperdiğimiz türden ne zulümler ne zulümler işlenmiş ve işlettirilmiştir!.. Düşünmemişlerdir bu tiranlar kendilerinden daha güçlü bir “Kudret-i Kahire”nin mevcudiyetini.. düşünmemişlerdir zâlimin zulmü varsa mazlumun da Allah’ı olduğunu, bugün insanlara cevr u cefâda bulunanların yarın sürüm sürüm hâle gelip inleyeceklerini.

Bundan daha acısı da, hayatlarını zâlim ve müstebitlerin güdümünde sürdüren tali’sizler, olup bitenlerden hiç mi hiç bir şey anlamamışlardır; anlamamış ve hep başlarındaki tiranların emellerine hizmet etmişlerdir. Fark edememişlerdir ne duruma düştüklerini ve ne bayağı işlere itildiklerini. Böyleleri için ne hoş söyler Namık Kemal: “Muîni zâlimin dünyada erbâb-ı denâettir / Köpektir zevk alan sayyâd-ı bîinsâfa hizmetten.” İşin doğrusu, böylelerinin sonu da her zaman çok acı olmuştur ve olmaktadır. Atalarımız, “Şeytanın dostluğu darağacına kadardır!” derler. Bunların akıbeti de işte hep böyle noktalanmıştır. Bunlar dünyada hiç gülmedikleri gibi geleceklerinden de asla emin olamamışlardır; olamazlardı da, zira insî-cinnî şeytanlar onların ruhlarını çarpmıştı.. evet, onlar bir kere daha Mefisto’nun o sinsi oyununa gelmişlerdi.. aldanmışlardı dost görünen düşmanlara ve kendilerinden sandıkları yabancılaşmış ruhlara.

Şimdilerde bu gariplerden garip dünyaya musallat olan mülhidler, münkirler, bohemler, şehvet simsarları, hak ve adalet bilmez tiranlar; tali’siz yığınlara şeytanların yapmadıklarını, yapamadıklarını yapmaktadırlar. Öyle ki, düşünceleri olabildiğine kirli, ağızları bozuk, içleri kin ve nefretle köpürüp duran bu şer şebekeleri, kendileri gibi düşünmeyenlere sürekli saldırmakta, herkese bir çeşit kara çalmakta, istediklerini göklere çıkarırken istemediklerini de rahatlıkla yerin dibine batırmaktadırlar.

Âkif merhum, lanetle anılan bu müstağriblerden bazıları hakkında ağır bir üslupla da olsa şunları söyler: “Üdebâmız ana-avrat sövüyor birbirine / Türlü adlarla çıkan nâmütenâhi gazete / Ayrılık tohumları saçıyor bol bol memlekete…” Evet bu, evvelki gün öyle olmuştu.. dün de öyleydi.. şimdi de öyle...

Allah, bizleri, “Şeytanın arkasına takılıp gitmeyin; o sizin için apaçık bir düşmandır ve sizi hep hayâsızlık ve çirkin işler yapmaya teşvik etmektedir.”2 diyerek ondan uzak durmaya çağırmış..

“(O lanetlik küstah, Allah’ın kendisini kovmasına karşılık) Ben de Senin kullarından bir kısmını kendime râm ederek her zaman onları saptıracak ve çeşit çeşit kuruntularla avutacağım.”3 beyanıyla bu mel’ûnun hıncını hatırlatarak bizi teyakkuza sevk etmiş..

“Sen beni lânetlediğin için ben de Senin kullarının yolunu keserek sürekli onları gözlemeye koyulacağım; onlara pusular kuracak, sonra da kâh önlerinden, kâh arkalarından, kâh sağlarından, kâh sollarından gelerek onları ifsat edeceğim.”4 fermanıyla, ortaya konan şeytanî kine ve nefrete karşı da temkinli ve sağduyulu olmaya davet etmiştir. Keşke bütün bunları anlayabilseydik!..
 

nurhadimi

üye Sorumlusu
Allahümme ecirna minen-nar
Allahümme ecirna min külli nar
Allahümme ecirna min fitnetid-diniyyeti ved-dünyeviyyeh
Allahümme ecirna min fitneti ahiriz-zaman
Allahümme ecirnamin fitnetil Mseihid-Deccali ves-Süfyan
Allahümme ecirna mined-dalaleti vel-bidiyyati vel-beliyyat
Allahümme ecirna min şerrin-nefsil emmarah
Allahümme ecirna min şürurin-nefüsil emmaratil-firavniyyeh
Allahümme ecirna min şerrin-nisa
Allahümme ecirna min belain-nisa
Allahümme ecirna min fitnetin-nisa
Allahümme ecirna min azabil kabir
Allahümme ecirna min azabi yevmil-kıyameh
Allahümme ecirna min azabi Cehennem
Allahümme ecirne min azabi kahrik
Allahümme ecirna min-nari kahrik
Allahümme ecirna min azabil-kabri ven-naran
Allahümme ecirna miner-riyai ves-sümati vel-ucubi vel-fahr
Allahümme ecirna min tecavüzil-mülhidin
Allahümme ecirna min şerril-münafıkin
Allahümme ecirna min fitnetil-fasıkın
Allahümme ecirna ve ecir fi hidmetil-Kur'an-i vel-iman.Ve ahbabenel mü'mininel muhlisine ve akribaena ve ecdadena minen-nar
Bi afvike ya Mücir,bifadlike ya Ğaffar
Allahümme edhılnel-Cennete meal ebrar
Allahümme'd-hılnel-Cennete meal ebrar
Allahümme edhılna ve edhıl üstadena ve valideyna ve talebete Resailin-Nuris-sadıkıne ve ihvanena ve ehavatena ve akribaena ve ecdadene ve ahbabenel-mü'mininel-muhlisine fi hidmetil-imani vel-Kur'an
El-Cennete meal ebrar,bi şefaati Nebiyyikel-Muhtar ve alihil-ethar ve eshabihil-ahyar ve sellim madamel-leylü ne'n-enhar.Amin,velhamdü lillahi Rabbil-alemin


ECİRNA DUASININ ANLAMI

Allah'ım bizi cehennemden muhafaza eyle
Allah'ım bizi bütün ateşlerden muhafaza eyle
Allah'ım bizi dini ve dünyevi fitnelerden muhafaza eyle
Allah'ım bizi ahir zaman fitnesinden muhafaza eyle
Allah'ım bizi Mesih-i Deccal ve Süfyan'ın fitnesinden muhafaza eyle
Allah'ım bizisapıklıklardan,bid'atlardan ve belalardan muhafaza eyle
Allah'ım bizi kötülükleri şiddetle emreden nefsin şerrinden muhafaza eyle
Allah'ım bizi firavunlaşmış nefsi emmarelerin şerrinden muhafaza eyle
Allah'ım bizi kötü kadınların şerrinden muhafaza eyle
Allah'ım bizi kötü kadınların belasından muhafaza eyle
Allah'ım bizi kötü kadınların fitnesinden muhafaza eyle
Allah'ım bizi kabir azabından muhafaza eyle
Allah'ım bizi kıyamet gününün azabından muhafaza eyle
Allah'ım bizi kahrının azabından muhafaza eyle
Allah'ım bizi kahrının ateşinden muhafaza eyle
Allah'ım bizi gösterişten ve işitsinler diye amel etmekten,kendini beğenmekten ve öğünmekten muhafaza eyle
Allah'ım bizi din düşmanlarının tacavüzünden muhafaza eyle
Allah'ım bizi münafıkların şerrinden muhafaza eyle
Allah'ım bizi fasıkların fitnesindan muhafaza eyle
Allah'ım mü'min ve mıhlis dostlarımızı,akrabalarımızı ve ecdadımızı cehennemden muhafaza eyle.Affınla muamele eyle ey kurtaran Mücir. Fazlınla muamele eyle ,ey bütün günahları bağışlayan Ğaffar.
Allah'ım bizi iyilerle beraber cennete idhal eyle
Allah'ım bizi iyilerle birlikte cennete girdir
Allah'ım bizi,anne-babamızı,erkek ve kız kardeşlerimizi,akrabalarımızı,ecdadımızı,iman ve Kur'an hizmetindeki muhlis mü'min dostlarımızı seçkin peygamberinin,onun pek ali ve hayırlı sahabilerinin sefaati ile,iyilerle beraber cennete idhal eyle.Gece ve gündüz devam ettikçe onlara selam eyle,dualarımızı kabul eyle.
Alemlerin Rabbi olan Allah'a hamd olsun
 
Üst