Sizinkini Bilmem, Ama Bizim Cami Ağzına Kadar Doldu !

Huseyni

Müdavim
Ramazan-ı mübareğin ilk alâmeti olan teravih namazını kılmak için mahalle camiimize gittik.

Ezan okunuyordu o anda. İçeri bir girdik ki, aman Allah’ım! Cami lebaleb, ağzına kadar doluydu, şaşırmıştık. Bir an kendimizi Bayram namazına geldik zannettik, zor yer bulduk. “Elhamdülillah” dedik, çok sevinmiştik.

Aziz milletimizi yıllardır, dinden, dinî değerlerden uzak tutmak için elinden gelen her türlü hokkabazlığı, baskıyı, zulmü, fitne ve fesadı yapan devrimbaz-düzenbazların oyunları tutmamıştı. Milletimizin saflarını bozamamışlardı. Cemaate bir baktım, her yaştan kimse olduğu gibi, özellikle de genç ve çocuklar göze batacak sayıdaydı. Öyle tahmin ediyorum ki, sizin camilerinizdeki manzara da farklı değil.

Zaten mübarek Ramazan ayı geldiğinde aziz milletimiz hep birden bir ordu gibi hizaya geçer, oruç ve teravih başta olmak üzere diğer ibadetlerini de îfâ ederek, Rablerinin şâkir, zâkir, hâmid bir abdi, kulu olduklarını gösterirler, isbat ederler. Her ne kadar milletin gözünün içine baka baka, adeta millete hakaret edercesine sigara dumanını yüzlerine üfleyen, terbiye noksanı, utanmaz güruh varsa da, bunlara aldırmadan bu ibadetlerini yapar milletimiz.

Memlekette baştan başa bir umumî şenlik vardır, daha bayram gelmeden bayram havası yaşanır adeta. Kızıma Mısır’dan bir arkadaşı mâil yollamış: “Bayramınız mübarek olsun” diye. Yani bu mânâ kastedilmiştir her halde. Gerçekten âlem-i İslâmda olduğu gibi, bizim memleketimizde de Ramazanlar bayram gibidir. Zaten bayramlar umumun ortak olarak sevindiği, paylaştığı bir şeyin neticesi değil midir?

Yani her ne kadar uğraşsalar, didişseler de, bu millet dininden, dinî değerlerinden ve onun emirlerinden vazgeçecek değil İnşaallah!

OSMAN ZENGİN
Ramazan/Yeniasya
08/2009
 
Üst