Sözler 3. Ders - Vahidiyet İçinde Ehadiyet

Huseyni

Müdavim
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

Esselamün aleyküm kardeşlerim.


Besmelenin sırlarından İkinci Sır ile açıklamalı derslerimize devam ediyoruz.

Bilgi
İKİNCİ SIR


Bilgi


Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan, hadsiz kesret-i mahlûkatta tezahür eden vâhidiyet içinde ukulü boğmamak için, daima o vâhidiyet içinde ehadiyet cilvesini gösteriyor. Yani, meselâ, nasıl ki güneş ziyasıyla hadsiz eşyayı ihata ediyor. Mecmu-u ziyasındaki güneşin zâtını mülâhaza etmek için gayet geniş bir tasavvur ve ihatalı bir nazar lâzım olduğundan, güneşin zâtını unutturmamak için, herbir parlak şeyde güneşin zâtını, aksi vasıtasıyla gösteriyor. Ve her parlak şey kendi kabiliyetince güneşin cilve-i zâtîsiyle beraber, ziyası, harareti gibi hassalarını gösteriyor. Ve her parlak şey, güneşi bütün sıfâtıyla, kabiliyetine göre gösterdiği gibi, güneşin ziya ve hararet ve ziyadaki elvân-ı seb’a gibi keyfiyatlarının herbirisi dahi umum mukabilindeki şeyleri ihata ediyor.

Öyle de, 1 وَ ِللهِ الْمَثَلُ اْلاَعْلٰى temsilde hata olmasın, ehadiyet ve samediyet-i İlâhiye, herbir şeyde, hususan zîhayatta, hususan insanın mahiyet âyinesinde bütün esmâsıyla bir cilvesi olduğu gibi, vahdet ve vâhidiyet cihetiyle dahi, mevcudatla alâkadar herbir ismi, bütün mevcudatı ihata ediyor. İşte, vâhidiyet içinde ukulü boğmamak ve kalbler Zât-ı Akdesi unutmamak için, daima vâhidiyetteki sikke-i ehadiyeti nazara veriyor ki, o sikkenin üç mühim ukdesini irâe eden, Bismillâhirrahmânirrahîm’dir.


1 : “En yüce sıfatlar Allah’a aittir.” Nahl Sûresi, 16:60.


Sözler



 
Son düzenleme:
Cevap: Açıklamalı Risale Dersleri 41 - Vahidiyet İçinde Ehadiyet

Ve Aleyküm Selam Ağabeyim,


Not
Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan, hadsiz kesret-i mahlûkatta tezahür eden vâhidiyet içinde ukulü boğmamak için, daima o vâhidiyet içinde ehadiyet cilvesini gösteriyor.



Kainatın bütününü görebilmemiz mümkün olmadığı gibi hadsiz sayıda yaratılan mahlukatın hikmetlerini ve Rahmetlerini anlayabilmemiz oldukça zordur.Allah (c.c) 'nin sıfatlarının tecelli ettiği bütünü görmekte zorlanmadan görebilmemiz ve anlayabilmemiz için Cenab-ı Hak Vahidiyeti içinde Ehadiyetini göstermiştir.

Bu bizim Engin Rahmet Okyanusunda boğulmadan seyre devam etmemizi sağlar.

Bir sineğin kanadının yaratılış hikmetini anlayan ayın,güneşin,yıldızların da hikmetlerini o küçücük sineğin kanadındaki gördüğü Allah'ın esmasını,ehadiyetini görür ve bütünü kavraması daha kolay olur.Bu çok büyük bir lütuftur bizim için...

Elhamdülillah...


Bugün devam ettiğim kitabımda şöyle bir pasajı alıntı yapayım istedim bu konuya binaen;

Tavsiye
Allah,insanı dış/zahir/görünen suretini alemin gerçek suretine,

iç/batın/görünmez suretini de kendi suretine göre yarattı.

Bu nedenle,Yüce Hak onun hakkında " Ben onun işitme ve görme duyusu olurum " dedi;

"Ben onun gözü ve kulağı olurum" demedi .

Böylece görünür görünmez suretleri birbirinden ayırdı.Şayet Hak,alemlere sureti ile tecelli etmeseydi onların var olması imkansızdı.
 

teblið

Vefasýz
Cevap: Açıklamalı Risale Dersleri 41 - Vahidiyet İçinde Ehadiyet

Vahidiyetin hüküm sürdüğü kesret ve kainat arkasında Allah’ın Zat-ı Akdesini mülahaza etmek, yani fikir ile görmek çok zordur. Bu yüzden Allah’ı mülahaza etmek ve akılları kesrette boğdurmamak için, ehadiyete ve cüzde tecelliye ihtiyaç vardır. Besmelenin içindeki isimler sırası ile büyükten küçüğe, yani vahidiyetten ehediyete bir intikal, bir geliştir
 
Cevap: Açıklamalı Risale Dersleri 41 - Vahidiyet İçinde Ehadiyet

Not
Yani, meselâ, nasıl ki güneş ziyasıyla hadsiz eşyayı ihata ediyor. Mecmu-u ziyasındaki güneşin zâtını mülâhaza etmek için gayet geniş bir tasavvur ve ihatalı bir nazar lâzım olduğundan, güneşin zâtını unutturmamak için, herbir parlak şeyde güneşin zâtını, aksi vasıtasıyla gösteriyor.


Misal olarak güneş verilmiş.Güneş aydınlığı ile hadsiz sayıda eşyaya ulaştırılabiliyor.Aydınlığının tamamı ile güneşin zatını hayal ederek düşünmek mümkündür.

Güneşin bir cam parçasından yansıması,karanlığı tesettür edip aydınlatması,ışığı,ısısı vs.binlerce faydası ile çevrelediği sahayı görüp düşünmek bu bir bir olan özelliklerinden yani ehadiyetinden zatı olan vahidiyete çıkartır.

Yaratılan mahlukatta isim ve sıfatların tecelliyatını görmeden Herşeyin Sahibi Olan Allah'ın büyüklüğünü de hakkıyla kavrayabilmek zordur.

Bu sebeple Cenab-ı Hak ;

" Ben gizli bir hazineydim, bilinmeyi istedim ve mahlûkatı yarattım" demiştir.

Asıl gaye de O'nu tanıyabilmektir.

(bk Keşfu'l-hafâ, II, 132, hadis: 2016)





 
Cevap: Açıklamalı Risale Dersleri 41 - Vahidiyet İçinde Ehadiyet


Önceki derslerimizde
Vahidiyet ve Ehadiyet Arasındaki Farklardan bahsetmiştik.Bu yüzden kısaca yine bir bilgi olarak bu derste de görmemiz adına alıntı olarak eklemek istiyorum.



Dikkat
Vahidiyet ve Ehadiyet'in Farkı nedir?

Dikkat



Vahidiyet, külli tecelliyattır; Ehadiyet ise, cüzi tecelliyattır. Buna, şöyle bir temsil ile bakabiliriz.Mesela, büyük bir denizin üstüne, denizi ihata edecek kadar büyük harflerle kelime-i tevhit yazılsa, bu yazıyı okuyabilmek için, denizi kuşbakışı ihata edecek bir mevkie çıkmak lazımdır.

Ama buna herkes tam güç yetiremeyeceği için, o yazıyı yazan zat, aynı manayı ve şekli ifade eden o yazıyı, denizin damlalarına da yazıyor. Böylece her nazar sahibi o denizin umumu üstündeki yazıyı damlalar vasıtası ile okuyor. Sonra o denizin üstündeki haşmetli yazıya intikal ediyor. Yoksa, damla olmasa, o yazıyı okuması mümkün değildir.

İşte, deniz kainattır, o yazı ise Allah’ın isim ve sıfatlarının tecellisidir. Damla ve üstündeki aynı yazı ise, kainatın umumundaki o tecellilerin cüzündeki, yani her bir parçadaki, her bir fertteki tecellisidir. Deniz, Vahidiyeti; damla ise Ehadiyeti temsil ediyor.Bütün nebatat veya umum çiçekler, Vahidiyeti gösterir. Küçük ve tek bir çiçek ise, Ehadiyeti gösterir.Vahidiyet, azamet ve kibriyayı temsil eder; Ehadiyet ise, cemal ve şefkati temsil eder.




[video=vimeo;25897428]http://vimeo.com/25897428[/video]​
 

pendüender

Talebe
Cevap: Açıklamalı Risale Dersleri 41 - Vahidiyet İçinde Ehadiyet



Her bir canlı varlığın hayat diliyle “Kul hüve’llâhü ehad” âyetini okuduğunu kaydeden Bedîüzzaman; Ehadiyyet mührünün her canlıda gözle göründüğünü, çünkü her canlının ekser kâinâtta cilveleri görünen Esmâyı birden kendi aynasında ve vücudunda gösterdiğini; yani hayatın bir merkezî nokta hükmünde ekser Esmâyı kendisinde gösterdiğini; yani her hayat sahibinin, Allah’ın Ehadiyetinin bir gölgesini, Muhyî ismi perdesi altında taşıdığını beyan eder.
 
Cevap: Açıklamalı Risale Dersleri 41 - Vahidiyet İçinde Ehadiyet

Not
Ve her parlak şey kendi kabiliyetince güneşin cilve-i zâtîsiyle beraber, ziyası, harareti gibi hassalarını gösteriyor.

Ve her parlak şey, güneşi bütün sıfâtıyla, kabiliyetine göre gösterdiği gibi, güneşin ziya ve hararet ve ziyadaki elvân-ı seb’a gibi keyfiyatlarının herbirisi dahi umum mukabilindeki şeyleri ihata ediyor.



Bizler mahlukatın ardındaki Varlık Alemini daha iyi tanıyabilmek için; mahlukatın sıfatlarına nazar ederiz.Çünkü Allah yarattıkları üzerinde Esma-i İlahiyesi ile tecelli etmiştir.Bizler ise kısmen tarafda görmekte ve anlamaktayız.Cüzi akıl ibaret olduğundan kısmendir.


Yoksa Allah her alemde Varlığını mükemmel eserleriyle donatmıştır.

Güneşin ziyası yani aydınlığı milyarlarca mesafelerden en karanlık noktalara dahi ulaşabiliyorsa,sıcaklığı ile hissetiriliyorsa kendisine o kabiliyeti Vereni düşündürtmeye sevk eder.

İşte bu daireler;ısı,sıcaklık ve ışık hepsi birer ehadiyettir.Vahidiyete ayinedarlık vazifesi ile bütüne doğru seyyah eyler cümle alemi...

Güneş ışığı saydam ortamda ışık prizmasından geçirildiğinde yedi farklı rengin ahengi görünür.Her rengin farklı farklı ihata yani çepeçevre kuşattığı keyfiyet ile ki vazifeleri ile;genelinde karşılıklı kapsadığı görülür.

Hepsi ince ince bir yoldan ehadiyetin birliğin yani " Ehad " sırrını Vahidiyete madden ve manen ilim ile,tefekkür ile gidişatına delillerdir.
 
Cevap: Açıklamalı Risale Dersleri 41 - Vahidiyet İçinde Ehadiyet

Not
Öyle de, 1وَ ِللهِ الْمَثَلُ اْلاَعْلٰى temsilde hata olmasın, ehadiyet ve samediyet-i İlâhiye, herbir şeyde, hususan zîhayatta, hususan insanın mahiyet âyinesinde bütün esmâsıyla bir cilvesi olduğu gibi, vahdet ve vâhidiyet cihetiyle dahi, mevcudatla alâkadar herbir ismi, bütün mevcudatı ihata ediyor.

İşte, vâhidiyet içinde ukulü boğmamak ve kalbler Zât-ı Akdesi unutmamak için, daima vâhidiyetteki sikke-i ehadiyeti nazara veriyor ki, o sikkenin üç mühim ukdesini irâe eden, Bismillâhirrahmânirrahîm’dir.



1 : “En yüce sıfatlar Allah’a aittir.” Nahl Sûresi, 16:60.


Bismillahirrahmanirrahim 'e dair ;

Allah isminin tüm kainatı ( aynı bütün isimlerini kapsaması gibi )

Rahman isminin ise dünyayı ;

daire görünürde küçülse de insan için halen fikir olarak anlaşılması bizler için zor olduğundan

Rahim ismi ile giderek cüzileşen daha insani boyuta indirilerek Cenab-ı Hak tarafından fikren tefekkür aleminin manaları aralanmaya başlar.

Kainat = Dünya =İnsan

Bütünü anlamaya çalışmak isteyen, hangi aleme inerse veya çıkarsa çıksın O'nun Mührünü görecektir mutlaka..

Her biri birbirine birer Ustadın da dediği gibi ayinedarlık etmektedir yani ayna vazifesi görmektedir.

Allah (c.c) 'nin Azameti ve Kibriyası Sınırsızlıkta olduğundan insanın tamamı görmesi ve fikren kavrayabilmesi oldukça bizim gibi sıradan insanlar için zordur.

İşte Cenab-ı Hak Kendi Azameti ve Kibriyasında kullarının fikren ve kalben boğulmaması için bizlere Esma-i İlahisi ile Tecelli ettiği mahlukat dairesini her saniye göstermektedir.

Evrendeki gezegenler arasındaki düzenli iş bölümü vazife vahyi ile ; güneşin doğu batışı ve İnsan hayatına dair yerleşke düzen ve çevresindeki her türlü bitki ve hayvanların onlara birer hizmet vazifesi ile göstermektedir.

Zatı ile anlayamayacağımız kadar Kudret,İlim ve Rahmet Sahibi olan Allah (c.c) kullarına bu şekilde kendisini tanıttırmak istiyor.

Bizler her ne söylersek söyleyelim mutlaka eksiğimiz O'nun En Yüce Sıfatlarını tanıtma yanında damla bile sayılamayacak kadar küçük olacağından ;

“En yüce sıfatlar Allah’a aittir.”

Nahl Sûresi, 16:60.
 
Son düzenleme:

pendüender

Talebe
Cevap: Açıklamalı Risale Dersleri 41 - Vahidiyet İçinde Ehadiyet

“Bismillah” cümlesini Vâhidiyet ve Ehadiyet tecellileri açısından da ele alan Bedîüzzaman, Cenâb-ı Hakk’ın bütün isimleri Vâhidiyet itibariyle bütün kâinatı kuşatmıştır; Ehadiyet itibariyle de her zerrede, her küçük şeyde, her çiçekte, her hayat sahibinde, her insanda yine ekser isimleri tecelli halindedir. İnsan aklı koca kâinatı havsalasına sığdıramaz ve Bir Yaratıcısı olduğunu kavramaktan aciz kalır ise, Kur’ân’a göre çözüm, küçük varlıkları insanın dikkatine arz etmektir. Kur’ân, aklın boğulmasını önlemek için insan aklının kavrayabileceği küçük varlıklar üzerinde Allah’ın isimlerinin ehadiyet cilvelerini, yani Allah’ın birliğinin küçük şeyler üzerindeki tezahürlerini gösterir. İşte “Bismillah” kelâmındaki Celâl lafzı olan “Allah” ismi Vâhidiyet’e, yani Allah’ın isimlerinin bütün kâinat üzerindeki nüfuzuna ve hâkimiyetine; “Rahman ve Rahîm” isimleri de Ehadiyet’e, yani Cenâb-ı Hakk’ın isimlerinin küçük parçacıklardaki, yani bitki, ağaç, hayvan, insan... vs. bütün hayat sahiplerindeki birlik, şefkat ve rahmet tecellilerine işaret eder/Sözler//
 
Son düzenleme:

faris

Gerçek bir hikayeden uyarlanmıştır.
Yönetici
Cevap: Açıklamalı Risale Dersleri 41 - Vahidiyet İçinde Ehadiyet

Vahidiyet ve ehadiyet meselesi olduğu için değil midir, bir zerreyi inkar etmekle bütün kainatı inkar etmek aynıdır ve yine Allahın varlığının ispatı için bütün kainatı dolaşmaya gerek olmadığı sadece bir zerre ile Allahın varlığının ispatı mümkün değilmidir?
 
Üst