Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
tatlı dil
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="HAYA" data-source="post: 169334" data-attributes="member: 6309"><p style="text-align: center"><strong><span style="color: #336633"><img src="http://img03.blogcu.com/v2/images/editor/c/e/n/cennetkokusu/836257896559048_1258239687.jpg" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></span></strong></p> <p style="text-align: center"></p> <p style="text-align: center"><strong><span style="font-size: 18px"><span style="color: #336633"><u>Tatlı Dil</u></span></span></strong></p><p><span style="color: #33cc33">Kamil Efendi , at bakıcısıdır. Bir cuma günü, camiye gelir. Bakar ki, hiç kimse yok! Vaaza hazırlanan hoca, cemaat olmadığını görünce, Kamil Efendi'ye sorar:</span></p><p><span style="color: #33cc33"></span></p><p><span style="color: #33cc33"></span> </p><p><span style="color: #33cc33">"Senden başka kimse yok.Ne dersin? Vaaz edeyim mi, yoksa etmeyeyim mi?"</span></p><p> </p><p><span style="color: #33cc33">Kamil Efendi, "Ben seyisim, bu işlerden anlamam. Benim yirmi atım var. Hepsi kaçıp gitse biri kalsa, onu ihmal etmem, yine bakarım" der.</span></p><p> </p><p><span style="color: #33cc33">Bunun üzerine hoca, uzun uzun vaaz eder.Namaz sonrası Kamil Efendi'ye sorar:</span></p><p><span style="color: #33cc33"></span></p><p><span style="color: #33cc33">"Nasıl, vaazımı beğendin mi?"</span></p><p><span style="color: #33cc33"></span></p><p><span style="color: #33cc33">Kamil Efendi şöyle der:</span></p><p><span style="color: #33cc33"></span></p><p><span style="color: #33cc33">"Ben seyisim, vaazdan anlamam. Ancak brn, yirmi atın suyunu ve yemini bir ata verip onu çatlatmam."</span></p><p><span style="color: #33cc33"></span></p><p> </p><p><span style="color: #33cc33">Hz.Musa Firavun'a dini anlatmakla, Beni İsrail'i esaretten kurtarmakla görevlendirilir. Kardeşi Harun, kendisine yardımcı olarak verilir. Cenab-ı Hak , kardeş iki peygambere şöyle emreder:</span></p><p><span style="color: #33cc33"></span></p><p><span style="color: #33cc33">"Firavun'a gidin. Çünkü o iyice azdı. Varın da ona 'kavl-i leyyin'le (yumuşak bir dille ) anlatın. Olurki, öğüt alır veya korkar.</span></p><p> </p><p><span style="color: #33cc33">Ayette yer alan "olur ki" ifadesi, şüphesiz Haz. Musa ve Harun'la alakalıdır. Cenab-ı Hak, onun iman etmeyeceğini elbette bilmektedir. " Firavun'a, onun öğüt alacağını umar olduğunuz bir halde gidin" denmektedir. Yoksa tebliğin neticesiz kalacağını bilen birisi şevkle anlatamaz.</span></p><p><span style="color: #33cc33"></span></p><p> </p><p><span style="color: #33cc33">Demek "Ben Rabbim!" diyen Firavun gibi birisine de gidilse, kabul edeceğini ümit eder bir halde gidilmelidir.</span></p><p><span style="color: #33cc33"></span></p><p><span style="color: #33cc33">Ve anlatırken "kavl-i leyyin" ile anlatılmalıdır.</span></p><p> </p><p><span style="color: #33cc33">Hz.Musa'nın Firavun'a gönderilmesi ve tebliğ şekliyle ilgili hususlar, maalesef pek çok müslüman tarafından henüz layıkıyla anlaşılmamaıştır.</span></p><p><span style="color: #33cc33"></span></p><p> </p><p><span style="color: #33cc33">İçimizden bazıları, "Allah'ın mühürlediği kalbe, sen ne yapabilirsin?" diyerek tebliğden kaçmaktadırlar. Halbuki Hz. Peygamber(a.s.m.) "Bu ümmetin Firavun'u dediği Ebu Cehil'e defalarca gitmiş, anlatmıştır.</span></p><p><span style="color: #33cc33"></span></p><p> </p><p><span style="color: #33cc33">İnsan yüz kapılı saraya benzer. Bu kapılardan doksan dokuzu kapalı olsa yine de tek açık kapıdan o saraya girmek mümkündür. Kavl-i leyyin, insan sarayına girmek hususunda çok kapıları açabilen, iyi bir anahtardır.</span></p><p><span style="color: #33cc33"></span></p><p> </p><p><span style="color: #33cc33">Bir kısım vaizlerimiz, sadece bayram namazlarına gelenleri, doğrudan tenkit ederler. Halbuki doğrudan tenkit, çoğu kere zarar verir. Bir berber bile, sakalı doğrudan traş etmez. Önce sabunlar sonra keser.</span></p><p><span style="color: #33cc33"></span></p><p> </p><p><span style="color: #33cc33">İşte bu sırrı yakalamış vaizlerimizden biri, bir bayram vaazında şunları anlatır: </span></p><p><span style="color: #33cc33"></span></p><p><span style="color: #33cc33">"Efendim, evvelki bayram namazından sonra, camide bir ceketin unutulduğunu fark ettik. 'Herhalde, vakit namazına gelir, ceketini alır' diye düşündük, Vakit namazlarına gelmeyince' Herhalde cuma namazına gelir' diye bekledik.</span></p><p><span style="color: #33cc33"></span></p><p> </p><p><span style="color: #33cc33">"Aradan aylar geçtiği halde ceketi soran olmayınca, zayi olmasın diye muhtaç birisine verdik. Ancak diğer bayram namazında sahibi yanımıza geldi ve 'Ben geçen seneki bayram namazında ceketimi burada unutmuşum. Sizdeyse almaya geldim' dedi.</span></p><p><span style="color: #33cc33"></span></p><p> </p><p><span style="color: #33cc33">"Biz de durumu kendisine anlattık, geç kaldığını söyledik. Siz de şayet ceketinizi unutursanız, sakın diğer bayrama kadar beklemeyin, hemen gelin ceketinizi alın."</span></p><p><span style="color: #33cc33"></span></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="HAYA, post: 169334, member: 6309"] [CENTER][B][COLOR=#336633][IMG]http://img03.blogcu.com/v2/images/editor/c/e/n/cennetkokusu/836257896559048_1258239687.jpg[/IMG][/COLOR][/B] [B][COLOR=#336633][/COLOR][/B] [B][SIZE=5][COLOR=#336633][U]Tatlı Dil[/U][/COLOR][/SIZE][/B][/CENTER] [COLOR=#33cc33]Kamil Efendi , at bakıcısıdır. Bir cuma günü, camiye gelir. Bakar ki, hiç kimse yok! Vaaza hazırlanan hoca, cemaat olmadığını görünce, Kamil Efendi'ye sorar: [/COLOR] [COLOR=#33cc33]"Senden başka kimse yok.Ne dersin? Vaaz edeyim mi, yoksa etmeyeyim mi?"[/COLOR] [COLOR=#33cc33]Kamil Efendi, "Ben seyisim, bu işlerden anlamam. Benim yirmi atım var. Hepsi kaçıp gitse biri kalsa, onu ihmal etmem, yine bakarım" der.[/COLOR] [B][FONT=trebuchet ms][COLOR=#33cc33][/COLOR][/FONT][/B] [COLOR=#33cc33]Bunun üzerine hoca, uzun uzun vaaz eder.Namaz sonrası Kamil Efendi'ye sorar: [/COLOR] [COLOR=#33cc33]"Nasıl, vaazımı beğendin mi?" [/COLOR] [COLOR=#33cc33]Kamil Efendi şöyle der: [/COLOR] [COLOR=#33cc33]"Ben seyisim, vaazdan anlamam. Ancak brn, yirmi atın suyunu ve yemini bir ata verip onu çatlatmam." [/COLOR] [COLOR=#33cc33]Hz.Musa Firavun'a dini anlatmakla, Beni İsrail'i esaretten kurtarmakla görevlendirilir. Kardeşi Harun, kendisine yardımcı olarak verilir. Cenab-ı Hak , kardeş iki peygambere şöyle emreder: [/COLOR] [COLOR=#33cc33]"Firavun'a gidin. Çünkü o iyice azdı. Varın da ona 'kavl-i leyyin'le (yumuşak bir dille ) anlatın. Olurki, öğüt alır veya korkar.[/COLOR] [B][FONT=trebuchet ms][COLOR=#33cc33][/COLOR][/FONT][/B] [COLOR=#33cc33]Ayette yer alan "olur ki" ifadesi, şüphesiz Haz. Musa ve Harun'la alakalıdır. Cenab-ı Hak, onun iman etmeyeceğini elbette bilmektedir. " Firavun'a, onun öğüt alacağını umar olduğunuz bir halde gidin" denmektedir. Yoksa tebliğin neticesiz kalacağını bilen birisi şevkle anlatamaz. [/COLOR] [COLOR=#33cc33]Demek "Ben Rabbim!" diyen Firavun gibi birisine de gidilse, kabul edeceğini ümit eder bir halde gidilmelidir. [/COLOR] [COLOR=#33cc33]Ve anlatırken "kavl-i leyyin" ile anlatılmalıdır.[/COLOR] [COLOR=#33cc33]Hz.Musa'nın Firavun'a gönderilmesi ve tebliğ şekliyle ilgili hususlar, maalesef pek çok müslüman tarafından henüz layıkıyla anlaşılmamaıştır. [/COLOR] [COLOR=#33cc33]İçimizden bazıları, "Allah'ın mühürlediği kalbe, sen ne yapabilirsin?" diyerek tebliğden kaçmaktadırlar. Halbuki Hz. Peygamber(a.s.m.) "Bu ümmetin Firavun'u dediği Ebu Cehil'e defalarca gitmiş, anlatmıştır. [/COLOR] [COLOR=#33cc33]İnsan yüz kapılı saraya benzer. Bu kapılardan doksan dokuzu kapalı olsa yine de tek açık kapıdan o saraya girmek mümkündür. Kavl-i leyyin, insan sarayına girmek hususunda çok kapıları açabilen, iyi bir anahtardır. [/COLOR] [COLOR=#33cc33]Bir kısım vaizlerimiz, sadece bayram namazlarına gelenleri, doğrudan tenkit ederler. Halbuki doğrudan tenkit, çoğu kere zarar verir. Bir berber bile, sakalı doğrudan traş etmez. Önce sabunlar sonra keser. [/COLOR] [COLOR=#33cc33]İşte bu sırrı yakalamış vaizlerimizden biri, bir bayram vaazında şunları anlatır: [/COLOR] [COLOR=#33cc33]"Efendim, evvelki bayram namazından sonra, camide bir ceketin unutulduğunu fark ettik. 'Herhalde, vakit namazına gelir, ceketini alır' diye düşündük, Vakit namazlarına gelmeyince' Herhalde cuma namazına gelir' diye bekledik. [/COLOR] [COLOR=#33cc33]"Aradan aylar geçtiği halde ceketi soran olmayınca, zayi olmasın diye muhtaç birisine verdik. Ancak diğer bayram namazında sahibi yanımıza geldi ve 'Ben geçen seneki bayram namazında ceketimi burada unutmuşum. Sizdeyse almaya geldim' dedi. [/COLOR] [COLOR=#33cc33]"Biz de durumu kendisine anlattık, geç kaldığını söyledik. Siz de şayet ceketinizi unutursanız, sakın diğer bayrama kadar beklemeyin, hemen gelin ceketinizi alın." [/COLOR] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
tatlı dil
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst