Tefeül...

uður1

Well-known member
. . . : Kur'an'dan Bir Mesaj : . . .
"Allah sizin yükünüzü hafifletmek ister, çünkü insan hilkatçe zayıf yaratılmıştır." [Nisa Suresi 4,28]
Haramlar, insan hürriyetini engelleme gibi görünür. Fakat unutmayalım ki kendi haline bırakılmış nefis, kötülüğe meyleder. Hem insanın ferdî hayatını koruyup iyileştirmek, hem de toplum içindeki diğer insanların hak ve hürriyetlerini, can, mal ve namuslarını korumak için Allah bu sınırlamaları getirmiştir.

DİVAN-I HARB-İ ÖRFÎ 2.9.İKİ MEKTEB-İ MUSİBETİN ŞEHADETNAMESİ(DEVAMI)
MUKADDİME(DEVAMI)
Ben zahiren buna teşebbüs ettim, iki maksad-ı azîm için:

Birincisi: O ismi tahdit ve tahsisten halâs etmek ve umum mü’minlere şümulünü ilân etmek. Ta ki tefrika düşmesin ve evham çıkmasın.

İkincisi: Bu geçen musibet-i azîmeye sebebiyet veren fırkaların iftirakının, tevhid ile önüne set olmaktı. Vâ esefâ ki, zaman fırsat vermedi. Sel geldi, beni de yıktı. Hem derdim: Bir yangın olsa, bir parçasını söndüreceğim. Fakat hocalık elbisem de yandı. Ve uhdesinden gelemediğim bir yalancı şöhret de maalmemnuniye ref’ oldu.

Ben ki âdi bir adamım. Böyle meclis-i meb’usan ve a’yan ve vükelânın en mühim vazifelerini düşündürecek bir emri uhdeme aldım. Demek cinayet ettim.

SEKİZİNCİ CİNAYET: Ben işittim ki, askerler bazı cemiyetlere intisap ediyorlar. Yeniçerilerin hâdise-i müthişesi hatırıma geldi. Gayet telâş ettim. Bir gazetede yazdım ki:

Şimdi en mukaddes cemiyet, ehl-i iman askerlerinin cemiyetidir. Umum mü’min ve fedakâr askerlerin mesleğine girenler, neferden seraskere kadar dahildir. Zira, ittihad, uhuvvet, itaat, muhabbet ve ilâ-yı kelimetullah, dünyanın en mukaddes cemiyetinin maksadıdır. Umum mü’min askerler tamamıyla bu maksada mazhardırlar. Askerler merkezdir. Millet ve cemiyet onlara intisap etmek lâzımdır. Sair cemiyetler, milleti, asker gibi mazhar-ı muhabbet ve uhuvvet etmek içindir.

Amma ittihad-ı Muhammedî (a.s.m.) ki, umum mü’minlere şâmildir, cemiyet ve fırka değildir. Merkezi ve saff-ı evveli gaziler, şehidler, âlimler, mürşidler teşkil ediyor. Hiçbir mü’min ve fedakâr asker-zâbit olsun, nefer olsun-hariç değil ki, ta intisaba lüzum kalsın. Lâkin bazı cemiyet-i hayriye, kendine ittihad-ı Muhammedî diyebilir. Buna karışmam.

Ben ki âdi bir talebeyim. Böyle büyük ulemanın vazifelerini gasp ettim. Demek cinayet ettim.
Lügatler :
a’yan : senato üyeleri
âdi : basit, sıradan
âlim : bilen, ilim sahibi
cemiyet ve fırka : siyasî parti, grup ve topluluk
cemiyet : topluluk; siyasi grup, örgüt, dernek
cemiyet-i hayriye : hayır cemiyeti, hayır kurumu
ehl-i iman : Allah’a ve Allah’tan gelen herşeye inanan kimseler, mü’minler
evham : kuruntular, şüpheler
fırka : grup, parti
hâdise-i müthişe : dehşet veren olay
halâs etme : kurtarma
i’lâ-yı kelimetullah : Allah’ın kelâmını, Kur’ân ve iman hakikatlerini yüceltme, bildirme ve duyurma
iftirak : ayrılık
intisap : bağlanma, mensup olma
itaat : emre uyma
ittihad : birlik
ittihad-ı Muhammedî : Resul-i Ekrem Efendimizin (a.s.m.) sünnetine bağlı olan Müslümanların oluşturduğu birlik
maalmemnuniye : memnuniyetle
maksad : gaye
maksad-ı azîm : büyük gaye
mazhar : erişmiş, elde etmiş
mazhar-ı muhabbet ve uhuvvet : sevgi ve kardeşliği gösterme, onlara ayna olma
meclis-i meb’usan : Osmanlı Devletinde iki meclisten, üyeleri halk tarafından seçilmiş olanı; Osmanlı Millet Meclisi
muhabbet : sevgi
mukaddes : yüce, kutsal
musibet-i azîme : büyük musibet
mürşid : doğru ve hak yolu gösteren
nefer : asker, er
ref’ olma : ortadan kalkma
saff-ı evvel : ilk saf, en öndeki sıra
sebebiyet : sebep olma
serasker : ordu komutanı
şâmil : içine alan, kapsamlı
şümul : kapsamlılık
tahdit : sınırlama
tahsis : birşeye özel duruma getirme, ayırma
tefrika : bölünme, ayrılık
teşebbüs : başvurma, girişme
teşkil : oluşturma, meydana getirme
tevhid : birleştirme, birliği temin etme
uhde : üstlenilen görev, üzerine alınan vazife, yük
uhdeye alma : yüklenme, sorumluluğunu üstlenme
uhuvvet : kardeşlik
umum : bütün
vâ esefâ : “Yazıklar olsun, ne yazık ki” anlamında bir ifade
vükelâ : Osmanlı Devletinde bakanlar, vekiller
zâbit : rütbeli asker, subay
zahiren : görünüşte

 
Üst