Üzülme.

SaYa

Well-known member
Üzüntü zihnimizi kaplayan yıkıcı bir duygudur.
İçimize bir defa yerleşti mi bütün zihnimiz artık onunla meşgul olur.


Üzüntü alışkanlığından kurtulmak için atacağınız ilk adım,
ben bu alışkanlıktan kurtulabilirim, bu alışkanlığı yenebilirim?
diyebilme inancına sahip olmaktır.


Bir şeyi yapabileceğinize inanırsanız o şeyi gerçekten yapabilmenizi
engelleyen şeyleri bir şekilde aşarsınız.



Uzmanlar üzüntüden kurtulmak için aşağıdaki yedi maddeyi kullanmanın yararlı olacağını belirtmekteler;



- Her güne Yaratanın sizinle beraber olduğuna ve size yardım edeceğine inanarak başlayın.


- Kendi kendinize üzülmek çok kötü bir alışkanlıktır deyin.

- Olumsuz saydığınız her şeyin olumlu yönlerini düşünün ve konuşmalarınızda bunları belirtin.


- Olumsuz hiçbir konuşmaya katılmayın ve bütün konuşmalara olumlu bir hava vermeye çalışın.


- Kendinize iyimserlik aşılayan kitaplar okuyun. Bunları defalarca okuyup bilinçaltına yerleştirin. Sonra bilinçaltınız bunları size geri gönderip karamsar ve üzüntülü olmaktan kurtaracaktır.


- Umut dolu, ileriye ümitle bakan insanlarla dostluk kurun. Bu atmosfer sizi ümitli bir insan yapacak, karamsarlığa düşmenizi engelleyecektir.


- Üzülme alışkanlığına yakalanmış insanlara yardım edin. Böylece, sizin üzülme alışkanlığınız da azalacak zamanla kaybolacaktır.



Üzülme:

Dünya ve ahiret huzuru için Peygamber Efendimizin amcası Abbasa öğrettiği duayı dilinden düşürme çünkü bu dua iki dünya saadeti için iyi bir fırsattır.
"ALLAHümme innî es'elüke afve vel âfiyete fiddînî veddünyâ ve âhırete" Yarabbi senden dünya ve ahirette mağfiret ve afiyet istiyorum



Üzülme :


Dünya, ne seçim, ne geçim dünyasıdır; dünya, bugün var yarın yok, imtihan dünyasıdır.


Üzülme :


Altın, ateş ile; iyi kul da belâ ve musibet ile tecrübe edilir. (Hz. Ali r.a.)


Üzülme :


İnsanlar, başlarına gelen belâ ve musibetleri ondan daha büyükleriyle kıyas etselerdi, şüphesiz belâların bazısını âfiyet kabul ederlerdi


Üzülme :

İyi bir yemek günün mutluluğudur. İyi bir gezi haftanın, iyi bir evlilik ayların, mal-mülk senenin mutluluğudur. Sağlam bir imana sahip olmak ise dünya ahiret mutluluğu demektir.


Üzülme :

Hastaneleri ziyaret etki ALLAH'ın sana verdiği sağlık afiyetin kıymetini bilesin. Hapishaneleri ziyaret et ki özgürlük nimetinin farkına varasın.


Üzülme :


Mümin bir kul giden dünyalığın ardından üzülmez. Çünkü o kalıcı olan değildir.


Üzülme :

Rahmanın sonsuz merhametini bir düşün. Ki O bir köpeğe su veren cimrilerin cimrisini, yüz kişiyi katletmiş olanı dahi affedebilendir. Yeter ki nasuh bir tövbe ile O'na dönülebilinsin.


Üzülme:


Hayrın nerede olduğu bilinmez. Hayır çoğu kez sevinilen şeyin ardından değil üzünülen şeyin ardından gelir.


Üzülme,

Mutluluk ağacının yaşaması için ihtiyacı olan su, hava, gıda, ışık ALLAH'a ve ahiret gününe imandır.


Üzülme:

"Mükâfatın büyüklüğü belanın büyüğü ile beraberdir. ALLAH bir kavmi severse onları (bir derde) uğratır. Kim kadere razı olursa, ona ALLAH'ın rızasına erişmek vardır. Kim öfkelenirse ona ALLAH'ın gazabı vardır." (Tirmizî)


Üzülme:

Eğer ALLAH'tan bir şey isterseniz ve O size başka bir şey verirse O'na güvenin. O'nun her zaman size ihtiyaç duyduğunuz şeyi uygun zamanda vereceğine emin olabilirsiniz. İstekleriniz her zaman ihtiyacınız olan şeyler değildir. ALLAH dileklerinizi her zaman yerine getirir, o yüzden kuşkulanmadan veya şikayet etmeden O'na inanmaya devam edin. ALLAH seçimi O'na bırakanlara en iyisini verir.


Üzülme:

Bir kimse istiğfârı dilinden düşürmezse, ALLAHü Teâlâ ona her darlıktan bir çıkış, her üzüntüden bir kurtuluş yolu gösterir ve ona beklemediği yerden rızık verir. (Hadis-i Şerif)...

Alıntı...
 

Aks_i_NuR

Well-known member
Üzülme...!..‏

Üzülme...!
Üzülebiliyorsan bir kalbin var demektir. Kalpsizler üzül(e)mezler ki. Ne mutlu sana ki, üzülebiliyorsun. Dokunan var demek ki kalbine. Ya dokunulmasaydı kalbine. Ya hüznün gönül toprağını karmasına izin verilmeseydi. Demek ki gözden çıkarılmadın. Demek ki sen hâlâ bir umut tarlasısın.
533i86.png

Üzülme...!
Üzülüyorsan, Biri var ki cılız varlığını düştüğü çamurdan kaldırmak istiyor. Onun için dokunuyor kalbine. Kıymetini bil ki, üzmeye değer görüyor seni. Hüzünlerin kalbinin toprağını allak bullak ediyorsa, sen ekilmeye layık bir topraksın demektir. Kaygıların vuruşuyla tuz buz oluyorsa taş katılığında büyüttüğün güvencelerin, yarılan göğsüne umut fidanları dikiliyor demektir. ​

Üzülme...!
Yüzün yerde geziyorsan, ellerin boynuna sarılı ise, içini ısıtacak haberlerin mürekkebi damlıyor olmalı ömrünün defterine. Kar yağıyorsa güvendiğin dağlara, yarının ovalarında rengârenk çiçeklerin olacak demektir. Hırçın fırtınalar sarsıyorsa sevinçlerinin zirvesini, rüzgârlar dövüyorsa umudunun yamaçlarını, bir yüce dağsın sen demek ki, az bekle, eteğinden serin pınarlar akmaya başlayacak demek ki... ​


30ixdlx.gif

Üzülme...!
Üzülüyorsan, şımaramazsın. Kibrin kirli tuzağına düşemezsin. Kendini beğenmişliğin çamuruna dolaşmaz ayakların. Uzak geçersin isyanlı yollardan. Heveslerinin ardı sıra düşüp nisyan uçurumlarının başına sürüklenmezsin. Seni Biri yakınlığına çağırıyor demek ki... Gözden çıkarmamış olmalı seni. ​

20jn6ed.jpg

Üzülme...!
Üzülüyorsan, bir kutlu teselli kapısının önünde bekletiliyorsun demektir. Gözlerini kaldır vefasız dünyanın eşiğinden. Gönlünün elinden çıkar sebeplerin boş avuntularını. Umudunu kes sahte doymalardan. Yüreğini küstür coşkulardan. Kapı açıldı açılıyor demektir. ​



e81es0.jpg

Üzülme...!
Üzülüyorsan, kaybedeceğin bir şeyler var demek ki... Kaybedeceği bir şeyi olanlar çoktan kazanmışlardır. Eline geçmeyenleri saymakla tüketme nefesini, elindekileri saymaya başla. Hepsini saysan bile, nefesini saymaya nefesin yetmeyecek demektir. Bak işte zenginsin.. ​

10x6frr.gif

Üzülme...!
Seni bir "İşiten" var. Seni senin kendini bile sevmenden önce O sevdi seni. Senin kendini bile bilmediğin unutuş kuyularından çekip çıkardı seni. Çektiğin acılara habire meşgul çalan telefonlar gibi kör ve sağır değil O. Yüreğinin her yangınına O yetişiyor. Ayrılıklarına ve sıkıntılarına metal soğukluğundaki plazalar gibi umursamaz değil O. Yitirdiklerinin hepsini sana iade edeceğine söz veriyor. Sevdalarına ve özlemlerine çok seçenekli sınav kâğıtları gibi tatsız ve tuzsuz formüller sunmuyor. Seni herkesten çok anlıyor, seni senin kendini düşündüğünden çok düşünüyor. Gözyaşlarınla imzalayasın istiyor yakarışlarını. Bir ebedî çerçevenin içinde, gösterişsiz bir kullukla fotoğraflamak istiyor seni. Dağılıp giden ömür kırıntılarının arasından sıcacık bir kardelen ümidi devşiresin istiyor. Keyfinin çatlak kabuklarının arasından sonsuz teselli pınarları akıtmak istiyor. ​

9ivbmg.jpg

Üzülme...!
Varlığının tenine çiziktir her hüzün. Varlığından haber verir üzüntün. Hatırlar mısın, bir zamanlar hatırlanmaya değer bir şey bile değildin? Hiç umursanmadan çöpe atılabilecek kirli bir su iken sen, yüzüne bir tek O baktı. Kimselerin arayıp sormadığı, önemseyip adını bir kenara yazmadığı o günlerde, senin adını ilk O andı. Hatırını bildi. Seni yanına aldı. Hep yanında oldu. Sen seni unutup da başını yastığa koyduğunda bile, seni her defasında sabaha çıkardı. Sen Onu defalarca unuttun ama O seni asla unutmadı. ​

21djrme.jpg

Üzülme...!
O'nun en sevdiği kulu da yalnız kaldı. Taşlandı. Sürüldü. Yaralandı. Aç susuz kaldı. Yuvasına uzaktan gözleri yaşlar içinde baktı. Mağarada yapayalnız ve korunmasızdı. Senin gibi üzülen yol arkadaşına sonsuz müjdeler veren tebessümüyle fısıldadı: "Lâ tahzen, innAllahe meânâ." ​

359adkw.jpg

Üzülme...!
Kaldır yüzünü yerden. Omuzlarından sarsıp kendine getirmek istiyor seni Sevgili. "Rabbin sana küsmedi ki..." Gözlerinin içine içine bak sevdiklerinin. "Rabbin seni unutup yalnız bırakmadı ki..."​
288bb6w.gif
 

NuruAhsen

Sonsuz Temâþâ
Üzülme!

2811003288_1a835ca359.jpg


Üzülme!

Üzülebiliyorsan bir kalbin var demektir. Kalpsizler üzül(e)mezler ki. Ne mutlu sana ki, üzülebiliyorsun. Dokunan var demek ki kalbine. Ya dokunulmasaydı kalbine. Ya hüznün gönül toprağını karmasına izin verilmeseydi. Demek ki gözden çıkarılmadın. Demek ki sen hâlâ bir umut tarlasısın.

Üzülme!

Üzülüyorsan, Biri var ki cılız varlığını düştüğü çamurdan kaldırmak istiyor. Onun için dokunuyor kalbine. Kıymetini bil ki, üzmeye değer görüyor seni. Hüzünlerin kalbinin toprağını allak bullak ediyorsa, sen ekilmeye layık bir topraksın demektir. Kaygıların vuruşuyla tuz buz oluyorsa taş katılığında büyüttüğün güvencelerin, yarılan göğsüne umut fidanları dikiliyor demektir.

Üzülme!

Yüzün yerde geziyorsan, ellerin boynuna sarılı ise, içini ısıtacak haberlerin mürekkebi damlıyor olmalı ömrünün defterine. Kar yağıyorsa güvendiğin dağlara, yarının ovalarında rengârenk çiçeklerin olacak demektir. Hırçın fırtınalar sarsıyorsa sevinçlerinin zirvesini, rüzgârlar dövüyorsa umudunun yamaçlarını, bir yüce dağsın sen demek ki, az bekle, eteğinden serin pınarlar akmaya başlayacak demek ki...

Üzülme!

Üzülüyorsan, şımaramazsın. Kibrin kirli tuzağına düşemezsin. Kendini beğenmişliğin çamuruna dolaşmaz ayakların. Uzak geçersin isyanlı yollardan. Heveslerinin ardı sıra düşüp nisyan uçurumlarının başına sürüklenmezsin. Seni Biri yakınlığına çağırıyor demek ki... Gözden çıkarmamış olmalı seni.

Üzülme!

Üzülüyorsan, bir kutlu teselli kapısının önünde bekletiliyorsun demektir. Gözlerini kaldır vefasız dünyanın eşiğinden. Gönlünün elinden çıkar sebeplerin boş avuntularını. Umudunu kes sahte doymalardan. Yüreğini küstür coşkulardan. Kapı açıldı açılıyor demektir.

Üzülme!

Üzülüyorsan, kaybedeceğin bir şeyler var demek ki... Kaybedeceği bir şeyi olanlar çoktan kazanmışlardır. Eline geçmeyenleri saymakla tüketme nefesini, elindekileri saymaya başla. Hepsini saysan bile, nefesini saymaya nefesin yetmeyecek demektir. Bak işte zenginsin.

Üzülme!

Seni bir "İşiten" var. Seni senin kendini bile sevmenden önce O sevdi seni. Senin kendini bile bilmediğin unutuş kuyularından çekip çıkardı seni. Çektiğin acılara habire meşgul çalan telefonlar gibi kör ve sağır değil O. Yüreğinin her yangınına O yetişiyor. Ayrılıklarına ve sıkıntılarına metal soğukluğundaki plazalar gibi umursamaz değil O. Yitirdiklerinin hepsini sana iade edeceğine söz veriyor. Sevdalarına ve özlemlerine çok seçenekli sınav kâğıtları gibi tatsız ve tuzsuz formüller sunmuyor. Seni herkesten çok anlıyor, seni senin kendini düşündüğünden çok düşünüyor. Gözyaşlarınla imzalayasın istiyor yakarışlarını. Bir ebedî çerçevenin içinde, gösterişsiz bir kullukla fotoğraflamak istiyor seni. Dağılıp giden ömür kırıntılarının arasından sıcacık bir kardelen ümidi devşiresin istiyor. Keyfinin çatlak kabuklarının arasından sonsuz teselli pınarları akıtmak istiyor.

Üzülme!

Varlığının tenine çiziktir her hüzün. Varlığından haber verir üzüntün. Hatırlar mısın, bir zamanlar hatırlanmaya değer bir şey bile değildin? Hiç umursanmadan çöpe atılabilecek kirli bir su iken sen, yüzüne bir tek O baktı. Kimselerin arayıp sormadığı, önemseyip adını bir kenara yazmadığı o günlerde, senin adını ilk O andı. Hatırını bildi. Seni yanına aldı. Hep yanında oldu. Sen seni unutup da başını yastığa koyduğunda bile, seni her defasında sabaha çıkardı. Sen Onu defalarca unuttun ama O seni asla unutmadı.

Üzülme!

O'nun en sevdiği kulu da yalnız kaldı. Taşlandı. Sürüldü. Yaralandı. Aç susuz kaldı. Yuvasına uzaktan gözleri yaşlar içinde baktı. Mağarada yapayalnız ve korunmasızdı. Senin gibi üzülen yol arkadaşına sonsuz müjdeler veren tebessümüyle fısıldadı: "Lâ tahzen, innAllahe meânâ."

Üzülme!

Kaldır yüzünü yerden. Omuzlarından sarsıp kendine getirmek istiyor seni Sevgili. "Rabbin sana küsmedi ki..." Gözlerinin içine içine bak sevdiklerinin. "Rabbin seni unutup yalnız bırakmadı ki..."

Senai Demirci

fotoğraf:Bidûni Ta'lîk
​
 

ARİF

Well-known member
Cevap: Üzülme!

insan başına gelen bir dert için ALLAH diyor onu zikrediyorsa.Allah ona kendini zikrettirmek için bu derdi vermiştir.gaye seni kendisiyle meşgul etmektir vesselam...

Allah razı ve hoşnut olsun inş.
 

memluk

Hatim Sorumlusu
Üzüntü zihnimizi kaplayan yıkıcı bir duygudur.
İçimize bir defa yerleşti mi bütün zihnimiz artık onunla meşgul olur.


Üzüntü alışkanlığından kurtulmak için atacağınız ilk adım,
ben bu alışkanlıktan kurtulabilirim, bu alışkanlığı yenebilirim?
diyebilme inancına sahip olmaktır.


Bir şeyi yapabileceğinize inanırsanız o şeyi gerçekten yapabilmenizi
engelleyen şeyleri bir şekilde aşarsınız.



Uzmanlar üzüntüden kurtulmak için aşağıdaki yedi maddeyi kullanmanın yararlı olacağını belirtmekteler;



- Her güne Yaratanın sizinle beraber olduğuna ve size yardım edeceğine inanarak başlayın.


- Kendi kendinize üzülmek çok kötü bir alışkanlıktır deyin.

- Olumsuz saydığınız her şeyin olumlu yönlerini düşünün ve konuşmalarınızda bunları belirtin.


- Olumsuz hiçbir konuşmaya katılmayın ve bütün konuşmalara olumlu bir hava vermeye çalışın.


- Kendinize iyimserlik aşılayan kitaplar okuyun. Bunları defalarca okuyup bilinçaltına yerleştirin. Sonra bilinçaltınız bunları size geri gönderip karamsar ve üzüntülü olmaktan kurtaracaktır.


- Umut dolu, ileriye ümitle bakan insanlarla dostluk kurun. Bu atmosfer sizi ümitli bir insan yapacak, karamsarlığa düşmenizi engelleyecektir.


- Üzülme alışkanlığına yakalanmış insanlara yardım edin. Böylece, sizin üzülme alışkanlığınız da azalacak zamanla kaybolacaktır.



Üzülme:

Dünya ve ahiret huzuru için Peygamber Efendimizin amcası Abbasa öğrettiği duayı dilinden düşürme çünkü bu dua iki dünya saadeti için iyi bir fırsattır.
"ALLAHümme innî es'elüke afve vel âfiyete fiddînî veddünyâ ve âhırete" Yarabbi senden dünya ve ahirette mağfiret ve afiyet istiyorum



Üzülme :


Dünya, ne seçim, ne geçim dünyasıdır; dünya, bugün var yarın yok, imtihan dünyasıdır.


Üzülme :


Altın, ateş ile; iyi kul da belâ ve musibet ile tecrübe edilir. (Hz. Ali r.a.)


Üzülme :


İnsanlar, başlarına gelen belâ ve musibetleri ondan daha büyükleriyle kıyas etselerdi, şüphesiz belâların bazısını âfiyet kabul ederlerdi


Üzülme :

İyi bir yemek günün mutluluğudur. İyi bir gezi haftanın, iyi bir evlilik ayların, mal-mülk senenin mutluluğudur. Sağlam bir imana sahip olmak ise dünya ahiret mutluluğu demektir.


Üzülme :

Hastaneleri ziyaret etki ALLAH'ın sana verdiği sağlık afiyetin kıymetini bilesin. Hapishaneleri ziyaret et ki özgürlük nimetinin farkına varasın.


Üzülme :


Mümin bir kul giden dünyalığın ardından üzülmez. Çünkü o kalıcı olan değildir.


Üzülme :

Rahmanın sonsuz merhametini bir düşün. Ki O bir köpeğe su veren cimrilerin cimrisini, yüz kişiyi katletmiş olanı dahi affedebilendir. Yeter ki nasuh bir tövbe ile O'na dönülebilinsin.


Üzülme:


Hayrın nerede olduğu bilinmez. Hayır çoğu kez sevinilen şeyin ardından değil üzünülen şeyin ardından gelir.


Üzülme,

Mutluluk ağacının yaşaması için ihtiyacı olan su, hava, gıda, ışık ALLAH'a ve ahiret gününe imandır.


Üzülme:

"Mükâfatın büyüklüğü belanın büyüğü ile beraberdir. ALLAH bir kavmi severse onları (bir derde) uğratır. Kim kadere razı olursa, ona ALLAH'ın rızasına erişmek vardır. Kim öfkelenirse ona ALLAH'ın gazabı vardır." (Tirmizî)


Üzülme:

Eğer ALLAH'tan bir şey isterseniz ve O size başka bir şey verirse O'na güvenin. O'nun her zaman size ihtiyaç duyduğunuz şeyi uygun zamanda vereceğine emin olabilirsiniz. İstekleriniz her zaman ihtiyacınız olan şeyler değildir. ALLAH dileklerinizi her zaman yerine getirir, o yüzden kuşkulanmadan veya şikayet etmeden O'na inanmaya devam edin. ALLAH seçimi O'na bırakanlara en iyisini verir.


Üzülme:

Bir kimse istiğfârı dilinden düşürmezse, ALLAHü Teâlâ ona her darlıktan bir çıkış, her üzüntüden bir kurtuluş yolu gösterir ve ona beklemediği yerden rızık verir. (Hadis-i Şerif)...

Alıntı...


Üzülme!

Üzülebiliyorsan bir kalbin var demektir. Kalpsizler üzül(e)mezler ki. Ne mutlu sana ki, üzülebiliyorsun. Dokunan var demek ki kalbine. Ya dokunulmasaydı kalbine. Ya hüznün gönül toprağını karmasına izin verilmeseydi. Demek ki gözden çıkarılmadın. Demek ki sen hâlâ bir umut tarlasısın.

Üzülme!

Üzülüyorsan, Biri var ki cılız varlığını düştüğü çamurdan kaldırmak istiyor. Onun için dokunuyor kalbine. Kıymetini bil ki, üzmeye değer görüyor seni. Hüzünlerin kalbinin toprağını allak bullak ediyorsa, sen ekilmeye layık bir topraksın demektir. Kaygıların vuruşuyla tuz buz oluyorsa taş katılığında büyüttüğün güvencelerin, yarılan göğsüne umut fidanları dikiliyor demektir.

Üzülme!

Yüzün yerde geziyorsan, ellerin boynuna sarılı ise, içini ısıtacak haberlerin mürekkebi damlıyor olmalı ömrünün defterine. Kar yağıyorsa güvendiğin dağlara, yarının ovalarında rengârenk lerin olacak demektir. Hırçın fırtınalar sarsıyorsa sevinçlerinin zirvesini, rüzgârlar dövüyorsa umudunun yamaçlarını, bir yüce dağsın sen demek ki, az bekle, eteğinden serin pınarlar akmaya başlayacak demek ki

Üzülme!

Üzülüyorsan, şımaramazsın. Kibrin kirli tuzağına düşemezsin. Kendini beğenmişliğin çamuruna dolaşmaz ayakların. Uzak geçersin isyanlı yollardan. Heveslerinin ardı sıra düşüp nisyan uçurumlarının başına sürüklenmezsin. Seni Biri yakınlığına çağırıyor demek ki Gözden çıkarmamış olmalı seni.

Üzülme!

Üzülüyorsan, bir kutlu teselli kapısının önünde bekletiliyorsun demektir. Gözlerini kaldır vefasız dünyanın eşiğinden. Gönlünün elinden çıkar sebeplerin boş avuntularını. Umudunu kes sahte doymalardan. Yüreğini küstür coşkulardan. Kapı açıldı açılıyor demektir.

Üzülme!

Üzülüyorsan, kaybedeceğin bir şeyler var demek ki Kaybedeceği bir şeyi olanlar çoktan kazanmışlardır. Eline geçmeyenleri saymakla tüketme nefesini, elindekileri saymaya başla. Hepsini saysan bile, nefesini saymaya nefesin yetmeyecek demektir. Bak işte zenginsin.

Üzülme!

Seni bir İşiten var. Seni, senin kendini bile sevmenden önce O sevdi. Senin kendini bile bilmediğin unutuş kuyularından çekip çıkardı seni. Çektiğin acılara habire meşgul çalan telefonlar gibi kör ve sağır değil O. Yüreğinin her yangınına O yetişiyor. Ayrılıklarına ve sıkıntılarına metal soğukluğundaki plazalar gibi umursamaz değil O. Yitirdiklerinin hepsini sana iade edeceğine söz veriyor. Sevdalarına ve özlemlerine çok seçenekli sınav kâğıtları gibi tatsız ve tuzsuz formüller sunmuyor. Seni herkesten çok anlıyor, seni senin kendini düşündüğünden çok düşünüyor. Gözyaşlarınla imzalayasın istiyor yakarışlarını. Bir ebedî çerçevenin içinde, gösterişsiz bir kullukla fotoğraflamak istiyor seni. Dağılıp giden ömür kırıntılarının arasından sıcacık bir kardelen ümidi devşiresin istiyor. Keyfinin çatlak kabuklarının arasından sonsuz teselli pınarları akıtmak istiyor.

Üzülme!

Varlığının tenine çiziktir her hüzün. Varlığından haber verir üzüntün. Hatırlar mısın, bir zamanlar hatırlanmaya değer bir şey bile değildin. Hiç umursanmadan çöpe atılabilecek kirli bir su iken sen, yüzüne bir tek O baktı. Kimselerin arayıp sormadığı, önemseyip adını bir kenara yazmadığı o günlerde, Senin adını ilk O andı. Hatırını bildi. Seni yanına aldı. Hep yanında oldu. Sen seni unutup da başını yastığa koyduğunda bile, seni her defasında sabaha çıkardı. Sen Onu defalarca unuttun ama O seni asla unutmadı.

Üzülme!

Onun en sevdiği kulu da yalnız kaldı. Taşlandı. Sürüldü. Yaralandı. Aç susuz kaldı. Yuvasına uzaktan göz yaşları içinde baktı. Mağarada yapayalnız ve korunmasızdı. Senin gibi üzülen yol arkadaşına sonsuz müjdeler veren tebessümüyle fısıldadı: Lâ tahzen, inne meânâ.

Üzülme!

Kaldır yüzünü yerden. Omuzlarından sarsıp kendine getirmek istiyor seni Sevgili. Rabbin sana küsmedi ki Gözlerinin içine içine bak sevdiklerinin. Rabbin seni unutup yalnız bırakmadı ki..

Senai Demirci

__________________
 

memluk

Hatim Sorumlusu
Lâ tahzen...

Lâ tahzen...​
http://hercaikelebek.blogcu.com/uzulme/5104672


Lâ tahzen...Üzülme!Üzülebiliyorsan bir kalbin var demektir. Kalpsizler üzül(e)mezler ki. Ne mutlu sana ki, üzülebiliyorsun

Lâ tahzen...
1131808284uzulme10pa.gif

Üzülme!Üzülebiliyorsan bir kalbin var demektir. Kalpsizler üzül(e)mezler ki. Ne mutlu sana ki, üzülebiliyorsun. Dokunan var demek ki kalbine. Ya dokunulmasaydı kalbine. Ya hüznün gönül toprağını karmasına izin verilmeseydi. Demek ki gözden çıkarılmadın. Demek ki sen hâlâ bir umut tarlasısın.
penyez_kalbim9yb.png

Üzülme!
Üzülüyorsan, Biri var ki cılız varlığını düştüğü çamurdan kaldırmak istiyor. Onun için dokunuyor kalbine. Kıymetini bil ki, üzmeye değer görüyor seni. Hüzünlerin kalbinin toprağını allak bullak ediyorsa, sen ekilmeye layık bir topraksın demektir. Kaygıların vuruşuyla tuz buz oluyorsa taş katılığında büyüttüğün güvencelerin, yarılan göğsüne umut fidanları dikiliyor demektir.

Üzülme!
Yüzün yerde geziyorsan, ellerin boynuna sarılı ise, içini ısıtacak haberlerin mürekkebi damlıyor olmalı ömrünün defterine. Kar yağıyorsa güvendiğin dağlara, yarının ovalarında rengârenk çiçeklerin olacak demektir. Hırçın fırtınalar sarsıyorsa sevinçlerinin zirvesini, rüzgârlar dövüyorsa umudunun yamaçlarını, bir yüce dağsın sen demek ki, az bekle, eteğinden serin pınarlar akmaya başlayacak demek ki...
yakamozgd9.gif

Üzülme!
Üzülüyorsan, şımaramazsın. Kibrin kirli tuzağına düşemezsin. Kendini beğenmişliğin çamuruna dolaşmaz ayakların. Uzak geçersin isyanlı yollardan. Heveslerinin ardı sıra düşüp nisyan uçurumlarının başına sürüklenmezsin. Seni Biri yakınlığına çağırıyor demek ki... Gözden çıkarmamış olmalı seni.
49sxzr8.jpg

Üzülme!
Üzülüyorsan, bir kutlu teselli kapısının önünde bekletiliyorsun demektir. Gözlerini kaldır vefasız dünyanın eşiğinden. Gönlünün elinden çıkar sebeplerin boş avuntularını. Umudunu kes sahte doymalardan. Yüreğini küstür coşkulardan. Kapı açıldı açılıyor demektir.
sevmekdua.jpg

Üzülme!
Üzülüyorsan, kaybedeceğin bir şeyler var demek ki... Kaybedeceği bir şeyi olanlar çoktan kazanmışlardır. Eline geçmeyenleri saymakla tüketme nefesini, elindekileri saymaya başla. Hepsini saysan bile, nefesini saymaya nefesin yetmeyecek demektir. Bak işte zenginsin.
84dqxowy.gif

Üzülme!
Seni bir "İşiten" var. Seni senin kendini bile sevmenden önce O sevdi seni. Senin kendini bile bilmediğin unutuş kuyularından çekip çıkardı seni. Çektiğin acılara habire meşgul çalan telefonlar gibi kör ve sağır değil O. Yüreğinin her yangınına O yetişiyor. Ayrılıklarına ve sıkıntılarına metal soğukluğundaki plazalar gibi umursamaz değil O. Yitirdiklerinin hepsini sana iade edeceğine söz veriyor. Sevdalarına ve özlemlerine çok seçenekli sınav kâğıtları gibi tatsız ve tuzsuz formüller sunmuyor. Seni herkesten çok anlıyor, seni senin kendini düşündüğünden çok düşünüyor. Gözyaşlarınla imzalayasın istiyor yakarışlarını. Bir ebedî çerçevenin içinde, gösterişsiz bir kullukla fotoğraflamak istiyor seni. Dağılıp giden ömür kırıntılarının arasından sıcacık bir kardelen ümidi devşiresin istiyor. Keyfinin çatlak kabuklarının arasından sonsuz teselli pınarları akıtmak istiyor.
schneegloeckchen2.jpg

Üzülme!
Varlığının tenine çiziktir her hüzün. Varlığından haber verir üzüntün. Hatırlar mısın, bir zamanlar hatırlanmaya değer bir şey bile değildin? Hiç umursanmadan çöpe atılabilecek kirli bir su iken sen, yüzüne bir tek O baktı. Kimselerin arayıp sormadığı, önemseyip adını bir kenara yazmadığı o günlerde, senin adını ilk O andı. Hatırını bildi. Seni yanına aldı. Hep yanında oldu. Sen seni unutup da başını yastığa koyduğunda bile, seni her defasında sabaha çıkardı. Sen Onu defalarca unuttun ama O seni asla unutmadı.
2060203411040e320b4aojt9.jpg

Üzülme!
O'nun en sevdiği kulu da yalnız kaldı. Taşlandı. Sürüldü. Yaralandı. Aç susuz kaldı. Yuvasına uzaktan gözleri yaşlar içinde baktı. Mağarada yapayalnız ve korunmasızdı. Senin gibi üzülen yol arkadaşına sonsuz müjdeler veren tebessümüyle fısıldadı: "Lâ tahzen, innAllahe meânâ."
eyinsan_latahzen.jpg

Üzülme!
Kaldır yüzünü yerden. Omuzlarından sarsıp kendine getirmek istiyor seni Sevgili. "Rabbin sana küsmedi ki..." Gözlerinin içine içine bak sevdiklerinin. "Rabbin seni unutup yalnız bırakmadı ki..."​
 
Üzülme

Dünya ve ahiret huzuru için Peygamber Efendimizin amcası Abbas'a öğrettiği duayı dilinden düşürme çünkü bu dua iki dünya saadeti için iyi bir fırsattır.
"Allahümme innî es'elüke afve vel âfiyete fiddînî veddünyâ ve âhırete"
"Yarabbi senden dünya ve ahirette mağfiret ve afiyet istiyorum"

Üzülme :
Dünya, ne seçim, ne geçim dünyasıdır; dünya, bugün var yarın yok, imtihan dünyasıdır.

Üzülme :
Hakk'ın rızâsına uygun düşen belâ, kulun sevgisini artırır

Üzülme :
Altın, ateş ile; iyi kul da belâ ve musibet ile tecrübe edilir. (Hz. Ali r.a.)

Üzülme :
İnsanlar, başlarına gelen belâ ve musibetleri ondan daha büyükleriyle kıyas etselerdi, şüphesiz belâların bazısını âfiyet kabul ederlerdi.

Üzülme :
İyi bir yemek günün mutluluğudur. İyi bir gezi haftanın, iyi bir evlilik ayların, mal-mülk senenin mutluluğudur. Sağlam bir imana sahip olmak ise dünya ahiret mutluluğu demektir.

Üzülme :
Hastaneleri ziyaret etki Allah'ın sana verdiği sağlık afiyetin kıymetini bilesin. Hapishaneleri ziyaret et ki özgürlük nimetinin farkına varasın.

Üzülme :
Mümin bir kul giden dünyalığın ardından üzülmez. Çünkü o kalıcı olan değildir.

Üzülme :
Rahman'ın sonsuz merhametini bir düşün. Ki O bir köpeğe su veren cimrilerin cimrisini, yüz kişiyi katletmiş olanı dahi affedebilendir. Yeter ki nasuh bir tövbe ile O'na dönülebilinsin.

Üzülme :
Hayrın nerede olduğu bilinmez. Hayır çoğu kez sevinilen şeyin ardından değil üzünülen şeyin ardından gelir.

Üzülme :
Üzülme, mutluluk ağacının yaşaması için ihtiyacı olan su, hava, gıda, ışık Allah'a ve ahiret gününe imandır.

Üzülme :
"Mükâfatın büyüklüğü belanın büyüğü ile beraberdir. Allah bir kavmi severse onları (bir derde) uğratır. Kim kadere razı olursa, ona Allah'ın rızasına erişmek vardır. Kim öfkelenirse ona Allah'ın gazabı vardır." (Tirmizî)

Üzülme :
Eğer Allah'tan bir şey isterseniz ve O size başka bir şey verirse O'na güvenin. O'nun her zaman size ihtiyaç duyduğunuz şeyi uygun zamanda vereceğine emin olabilirsiniz.
İstekleriniz her zaman ihtiyacınız olan şeyler değildir. Allah dileklerinizi her zaman yerine getirir, o yüzden kuşkulanmadan veya şikayet etmeden O'na inanmaya devam edin. Allah seçimi O'na bırakanlara en iyisini verir.

Üzülme :
"Bir kimse istiğfârı dilinden düşürmezse, Allah Teâlâ ona her darlıktan bir çıkış, her üzüntüden bir kurtuluş yolu gösterir ve ona beklemediği yerden rızık verir." (Hadis-i Şerif)
Alıntı...
 
Üst