Vücudumuzdan 15 Muhteşem Görüntü

nurul reþha

Well-known member
68330572.jpg


Vücudumuzun Elektron Mikroskopu ile çekilmiş ve detayların 1 - 5nm (nanometre) arası değişen boyutlarda olduğu muhteşem fotoğrafları.


91143773.jpg


Kırmızı Kan Hücreleri 1 kubik milimetrede, Kadınlarda 4-5 milyon, Erkeklerde 5-6 milyon adet Kırmızı Kan Hücreleri bulunyor. Görevleri tüm vücuda oksijen taşımak.... Eğer oksijeni düşük bir çevrede yaşıyorsanız bu değerlerinizde artış oluyor...


74510388.jpg


Kırık uçlu saç Bu kırılmalardan kurtulmanın tek yolu saçınıza iyi bakmak...


68253286.jpg


Purkinje Sinir Hücreleri Beyindeki 100 milyar Sinir Hücrelerinden olan Purkinje Sinir Hücreleri diğer Sinir Hücrelerine göre daha büyük boyutlarda. Beynimizde motor görevini gören en önemli yapıtaşımız. Alkol ve Lityum gibi toksikler bu Sinir Hücrelerini negatif yönde etkiliyorlar.


81199542.jpg


Kulak içindeki Saç Hücreleri Ses vibrasyonlarındaki mekanik hareketileri algılama görevleri var...

38585780.jpg


Dil ve yüzeyindeki Tad tomurcuğu İnsan dili 10.000 tad tomurcuğu içeriyor. Bunların görevi, Tuzlu, Ekşi, Acı, Tatlı ve İştah açıcı tadları ayırmak. Uzak Doğu İnsanlarının devamlı baharatlı yemek yemelerinden ötürü bu tomurcuk sayısı onlarda daha az...

15663541.jpg


Diş Taşı Dişlerin düzgün fırçalanmaması sonucu oluşan Diş taşı böyle bir şey...
12668987.jpg


Optik Sinirlerde gelişen Kan Damarları Ortadaki siyah nokta göz bebeği, burada sanılanın aksine hiç bir ışık algılama hücresi yer almıyor.

42885086.jpg


Kan Pıhtısı En baştaki Sağlıklı, Kırmızı Kan Hücrelerinin aksine burada yapışkan bir ağ tarafından çevrelenen Kırmızı Kan Hücrelerini görüyorsunuz... Ortada çiçek gibi duran Hücre ise Beyaz Kan Hücresi...

v10.jpg


Akciğerdeki Alveoller Akciğer içindeki yüzeyi görüyorsunuz. Boşluklar ise Alveoller, burada oksijen - kan alışverişi yapılıyor..

v11k.jpg


Akciğer Kanser Hücreleri Yukarıdaki Sağlıklı Akciğer ile Kansere yakalanmış bir Akciğeri karşılaştırabilirsiniz...

v12v.jpg


İnce Bağısaktaki Villi Villi çıkıntıları Bağırsak yüzeyinin daha fazla olmasını sağlıyor ve yemeklerin öğütülmesini sağlıyor. Yakından baktığınızda yüzeye yapışmış yemek artığını görebilirsiniz...

v13g.jpg


Koronal Hücreleri ile İnsan Yumurtası Fotoğrafta bir iğnenin üzerinde konmuş İnsan Yumurtasını görüyorsunuz. Yumurta hem Sperme tuzak kurup tutunmasını sağlayan hemde onu koruyan ağımsı bir yapıyla örtülü. İki Koronal Hücresinin Yumurtaya yapıştığı görülüyor...

v14j.jpg


İnsan Yumartası üzerinde Sperm Spermler Yumurtaya girmeye çalışıyor...


v15s.jpg


İnsan Embriosu ve Sperm Bir Dünya Savaşını andıran bu görüntü bir Spermin Yumurtaya ulaşmasından 5 gün sonraki hali... Kalan Spermler hala Yumurta etrafında takılmaya devam ediyor.

v16r.jpg


Sarı renkli görüntü 6 günlük İnsan Embriyosu rahim duvarında...
 

nurul reþha

Well-known member
Otuz Birinci Pencere
Ey kendini insan bilen insan, kendini oku!
“Muhakkak ki Biz insanı en güzel bir şekilde yarattık.” (Tîn Sûresi: 4.)
“Kesin olarak imân edenler için yeryüzünde nice deliller vardır. • Kendi nefislerinizde de böyle deliller vardır. Hâlâ görmez misiniz?” (Zâriyât Sûresi: 20-21.)

On Birinci Sözde beyân edildiği gibi, "İnsan öyle bir nüsha-i câmiadır ki, Cenâb-ı Hak bütün esmâsını insanın nefsi ile insana ihsâs ediyor." Tafsilâtını başka Sözlere havale edip yalnız üç noktayı göstereceğiz.

BİRİNCİ NOKTA: İnsan üç cihetle esmâ-i İlâhiyeye bir aynadır. Birinci vecih: Gecede zulümât, nasıl nuru gösterir; öyle de, insan zaaf ve acziyle, fakr ve hâcâtıyla, naks ve kusuruyla bir Kadîr-i Zülcelâlin kudretini, kuvvetini, gınâsını, rahmetini bildiriyor ve hâkezâ, pekçok evsâf-ı İlâhiyeye bu sûretle âyinedarlık ediyor. Hattâ, hadsiz aczinde ve nihayetsiz zaafında, hadsiz a’dâsına karşı bir nokta-i istinad aramakla, vicdan, dâimâ Vâcibü’l-Vücuda bakar. Hem, nihayetsiz fakrında, nihayetsiz hâcâtı içinde, nihayetsiz maksadlara karşı bir nokta-i istimdâd aramaya mecbur olduğundan, vicdan, daima o noktadan bir Ganî-i Rahîmin dergâhına dayanır, duâ ile el açar. Demek, her vicdanda şu nokta-i istinad ve nokta-i istimdâd cihetinde iki küçük pencere Kadîr-i Rahîmin bârigâh-ı Rahmetine açılır; her vakit onunla bakabilir.
İkinci vecih âyinedarlık ise: İnsana verilen numûneler nevinden cüz’î ilim, kudret, basar, sem’, mâlikiyet, hâkimiyet gibi cüz’iyât ile Kâinat Mâlikinin ilmine ve kudretine, basarına, sem’ine, hâkimiyet-i rubûbiyetine âyinedarlık eder; onları anlar, bildirir. Meselâ, ben nasıl bu evi yaptım ve yapmasını biliyorum ve görüyorum ve onun mâlikiyim ve idare ediyorum; öyle de, şu koca kâinat sarayının bir ustası var, o usta onu bilir, görür, yapar, idare eder ve hâkezâ.
Üçüncü vecih âyinedarlık ise: İnsan, üstünde nakışları görünen esmâ-i İlâhiyeye âyinedarlık eder. "Otuz İkinci Sözün Üçüncü Mevkıfı"nın başında bir nebze izah edilen, insanın mahiyet-i câmiasında nakışları zâhir olan yetmişten ziyâde esmâ vardır. Meselâ, yaratılışından Sâni’, Hàlık ismini ve hüsn-ü takvîminden Rahmân ve Rahîm isimlerini ve hüsn-ü terbiyesinden Kerîm, Latîf isimlerini ve hâkezâ, bütün âzâ ve âlâtı ile, cihazât ve cevârihi ile, letâif ve mâneviyâtı ile, havâss ve hissiyâtı ile ayrı ayrı esmânın ayrı ayrı nakışlarını gösteriyor. Demek, nasıl esmâda bir İsm-i âzam var; öyle de, o esmânın nukuşunda dahi bir nakş-ı âzam var ki, o da insandır.
Ey kendini insan bilen insan! Kendini oku. Yoksa, hayvan ve câmid hükmünde insan olmak ihtimâli var.


İKİNCİ NOKTA: Mühim bir sırr-ı ehadiyete işaret eder. Şöyle ki:
İnsanın, nasıl, ruhu bütün cesedine öyle bir münâsebeti var ki, bütün âzâsını ve eczâsını birbirine yardım ettirir. Yani, irâde-i İlâhiye cilvesi olan evâmir-i tekviniyeye ve o emirden vücud-u haricî giydirilmiş bir kanun-u emrî ve latîfe-i Rabbâniye olan ruh, onların idaresinde, onların mânevî seslerini hissetmesinde ve hâcâtlarını görmesinde birbirine mâni olmaz; ruhu şaşırtmaz, ruha nisbeten uzak yakın bir hükmünde, birbirine perde olmaz. İsterse çoğunu birinin imdadına yetiştirir, isterse bedenin her cüz’ü ile bilebilir, hissedebilir, idare edebilir. Hatta çok nurâniyet kesb etmiş ise, herbir cüz’ü ile görebilir ve işitebilir.

Öyle de, En yüce sıfatlar Allah’ındır. (Nahl Sûresi: 60.), Cenâb-ı Hakkın mâdem Onun bir kanun-u emri olan ruh küçük bir âlem olan insan cisminde ve âzâsında bu vaziyeti gösteriyor, elbette âlem-i ekber olan kâinatta o Zât-ı Vâcibü’l-Vücudun irâde-i külliyesine ve kudret-i mutlakasına hadsiz fiiller, hadsiz sadâlar, hadsiz duâlar, hadsiz işler, hiçbir cihette Ona ağır gelmez, birbirine mâni olmaz, o Hàlık-ı Zülcelâli meşgul etmez, şaşırtmaz. Bütününü birden görür, bütün sesleri birden işitir. Yakın, uzak birdir. İsterse bütününü birinin imdadına gönderir. Her şey ile her şeyi görebilir, seslerini işitebilir ve her şey ile her şeyi bilir., ve hâkezâ.

Üçüncü nokta: Hayatın pek mühim bir mahiyeti ve ehemmiyetli bir vazifesi var. Fakat, o bahis hayat Penceresinde ve Yirminci Mektubun Sekizinci Kelimesinde tafsilî geçtiğinden ona havale edip, yalnız bunu ihtar ederiz ki:
Hayatta hissiyât sûretinde kaynayan memzûc nakışlar, pek çok esmâ ve şuûnât-ı zâtiyeye işaret eder. Gayet parlak bir sûrette Hayy-ı Kayyûmun şuûnât-ı zâtiyesine âyinedarlık eder. Şu sırrın izahı, Allah’ı tanımayanlara ve daha tam tasdik etmeyenlere karşı, zamanı olmadığından kapıyı kapıyoruz.

Bediüzzaman Said Nursî, Sözler, s.627–29
 

GÖNÜLSIZIM

Well-known member
Süphanallah...Allah razı olsun delailin-nur...
Cenab-ı Hak, insanı ve tüm diğer canlıları kusursuzca işleyen sistemlerle yaratmıştır. İnsan vücudunda herşey mükemmel bir düzende yaratılmıştır. Kuran'da da bildirdiği gibi Allah "herşeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, belli bir ölçüyle takdir etmiş"tir. (Furkan Suresi, 2)
 
Üst