Hep iyilikler çalıyor kapısını düşlerimin
ve sert bir yel gibi kesip biçiyor duygularımı
kanayan anıları geçip giden günlerimin,
Oturup yineliyorum bazan beynimin kitabına
boşluğunda bir anlık zaman diliminin
zeminsiz bir uğranışın sonunda
ürkek bakınışlarını coşku ve tedirginliğin,
Zorunlu başlayan bir gidişin gerisindeki
sinede zehir gibi saklanan ağlayışları,
Ve ardında çırpınışı kanayan ellerin
çam dalı gibi umarsızca
yürekleri yorulmadan ölüme gidenlerin
Sevdalı ve coşkun olundukça yaşanıyor güzellikler,
o yüzdendir gözlerinde yerleşmemin sırrı hep,
Veya gidilir bir ağıt gibi sızım sızım şafak öncesi
ve gelinir bir müjde habercisince geç vakitler
Yaşamı sürdüren ne ekmektir yalnızca ve ne de su,
Parlak ve ışıltılı
ve sevdalı gözler gibi
bir ülke uzanır senden bana
gönlün saltanat kurduğu.
Sıcaktır toprak ve bereket fışkırır
Bahardır çiçekli bayırlarda oylumlanan
Ve tüm bir ömrün sevgi sarhoşluğunda susuzluğu
Hangi durgun sulara sürükleyebilir benim
yorgun ve yaşlı teknemi,
Bu öfke deryasından
bu azgın dalgalardan
sevdalı gönüllerin esintileri.
Ve kuytu bir koy gibi durgunlaştırabilir mi yüreğimi
günü karartarak gelen küstahlığından,
eksoz dumanıylan karartılan yarınların
ve küfür gibi inen onurumuza
televizyon haberlerinden
kanlı kuzgun gagalarının
Hep güzelliklerden yana atıyor yüreğim,
Bir dalga vuruyor efil efil çocuksu sevgilerden
bir dalga okşayan, büyülü, ürpertili,
Martı kuşları mıdır süzülen
yanan ufkun üstünden
bu akşam vakti,
yoksa sevdamız yine
dalga mı kaptı deli gönlümüzden
Gün batımı gözlerime oturan hüzün
gitmez bir türlü bakışlarımdan
kovulmadan karanlıklar kanatılarak şafakta,
Oysa gecede açılır bahtı yarasaların,
Ava çıkar bütün çakallar
ve cengaver kesilir tüm korkak kurtları piyasanın
Çın çın öten sessizlik terkedilmişliği anımsatır bana
Gökte yıldızlar bırakılmış bir bebeği izbe köşelerde,
Karanlıklar postal ve palet zırıltısıdır tankların.
Ve geleceğimi kanatan aymazlıklar
mezar taşlarıdır
kötürümleşmiş bir toplumsal yaşamın Şimdi silbaştan yüklüyorum kendimi
gözlerde alevlenen o ilk coşkunluklara,
Ve her nasılsa
baskın çıkıyor çok daha fazla
yeni tutkularım eskilerden,
Gönül kanat vurmak isteminde dalgalı sulara
Ve ben başlıyorum yeniden
hiç olmamış gibi gönlün yollarında kaza bela,
saplanmamış gibi yüreğime dost hançerleri,
bitimsiz bir sevdaya başlar gibi derinden.
Bir destan tadında renkli ve fırtınalı,
Bir kara sevda kutsallığında acı ve ızdıraplı.
Bir yanımda sen varsın
gün doğuyor gözlerimden,
bir yanımda kalabalıkların haykırışları
dilek_80 den alıntı
ve sert bir yel gibi kesip biçiyor duygularımı
kanayan anıları geçip giden günlerimin,
Oturup yineliyorum bazan beynimin kitabına
boşluğunda bir anlık zaman diliminin
zeminsiz bir uğranışın sonunda
ürkek bakınışlarını coşku ve tedirginliğin,
Zorunlu başlayan bir gidişin gerisindeki
sinede zehir gibi saklanan ağlayışları,
Ve ardında çırpınışı kanayan ellerin
çam dalı gibi umarsızca
yürekleri yorulmadan ölüme gidenlerin
Sevdalı ve coşkun olundukça yaşanıyor güzellikler,
o yüzdendir gözlerinde yerleşmemin sırrı hep,
Veya gidilir bir ağıt gibi sızım sızım şafak öncesi
ve gelinir bir müjde habercisince geç vakitler
Yaşamı sürdüren ne ekmektir yalnızca ve ne de su,
Parlak ve ışıltılı
ve sevdalı gözler gibi
bir ülke uzanır senden bana
gönlün saltanat kurduğu.
Sıcaktır toprak ve bereket fışkırır
Bahardır çiçekli bayırlarda oylumlanan
Ve tüm bir ömrün sevgi sarhoşluğunda susuzluğu
Hangi durgun sulara sürükleyebilir benim
yorgun ve yaşlı teknemi,
Bu öfke deryasından
bu azgın dalgalardan
sevdalı gönüllerin esintileri.
Ve kuytu bir koy gibi durgunlaştırabilir mi yüreğimi
günü karartarak gelen küstahlığından,
eksoz dumanıylan karartılan yarınların
ve küfür gibi inen onurumuza
televizyon haberlerinden
kanlı kuzgun gagalarının
Hep güzelliklerden yana atıyor yüreğim,
Bir dalga vuruyor efil efil çocuksu sevgilerden
bir dalga okşayan, büyülü, ürpertili,
Martı kuşları mıdır süzülen
yanan ufkun üstünden
bu akşam vakti,
yoksa sevdamız yine
dalga mı kaptı deli gönlümüzden
Gün batımı gözlerime oturan hüzün
gitmez bir türlü bakışlarımdan
kovulmadan karanlıklar kanatılarak şafakta,
Oysa gecede açılır bahtı yarasaların,
Ava çıkar bütün çakallar
ve cengaver kesilir tüm korkak kurtları piyasanın
Çın çın öten sessizlik terkedilmişliği anımsatır bana
Gökte yıldızlar bırakılmış bir bebeği izbe köşelerde,
Karanlıklar postal ve palet zırıltısıdır tankların.
Ve geleceğimi kanatan aymazlıklar
mezar taşlarıdır
kötürümleşmiş bir toplumsal yaşamın Şimdi silbaştan yüklüyorum kendimi
gözlerde alevlenen o ilk coşkunluklara,
Ve her nasılsa
baskın çıkıyor çok daha fazla
yeni tutkularım eskilerden,
Gönül kanat vurmak isteminde dalgalı sulara
Ve ben başlıyorum yeniden
hiç olmamış gibi gönlün yollarında kaza bela,
saplanmamış gibi yüreğime dost hançerleri,
bitimsiz bir sevdaya başlar gibi derinden.
Bir destan tadında renkli ve fırtınalı,
Bir kara sevda kutsallığında acı ve ızdıraplı.
Bir yanımda sen varsın
gün doğuyor gözlerimden,
bir yanımda kalabalıkların haykırışları
dilek_80 den alıntı