Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Lem'alar
Yirmi Dokuzuncu Lem'a
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ukbaa" data-source="post: 275156" data-attributes="member: 15165"><p><strong>Cevap: Yirmi Dokuzuncu Lem'a - Sayfa 524</strong></p><p></p><p><style media="all" type="text/css">body { font-family: 'Trebuchet MS',Arial,serif; font-size: 12pt; }</style><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 22px"><span style="font-family: 'trebuchet ms'">أَصْبَحْناَ<span style="font-size: 10px"><strong><u>1</u></strong></span></span></span><span style="font-size: 22px"><span style="font-family: 'trebuchet ms'"><strong><u><img src="http://erisale.com/images/blank.gif" alt="" class="fr-fic fr-dii fr-draggable " style="" /></u></strong></span></span><span style="font-size: 22px"><span style="font-family: 'trebuchet ms'"> <span style="font-size: 10px"><strong><u><strong><u>HAŞİYE-1</u></strong></u></strong> </span>وَأَصْبَحَ اَلْمُلِكُ ِللهِ شَهِيدٌ وَالْكِبْرِيَاءُ عَلَى اللهِ دَلِيلٌ </span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 22px"><span style="font-family: 'trebuchet ms'"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 22px"><span style="font-family: 'trebuchet ms'">وَالْعَظَمَةُ ِللهِ شَهِيدٌ. وَالْهَيْبَةُ عَلَى اللهِ دَلِيلٌ</span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 22px"><span style="font-family: 'trebuchet ms'"></span></span></span><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 22px"><span style="font-family: 'trebuchet ms'"></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-size: 22px"><span style="font-family: 'trebuchet ms'">وَالْقُوَّةُ ِللهِ شَهِيدٌ. وَالْقُدْرَةُ عَلَى اللهِ دَلِيلٌ <span style="font-size: 10px"><strong><u>1</u></strong></span></span></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span></p><p></p><p>[NOT]</p><p><span style="font-family: 'tahoma'">Dipnot-1</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'tahoma'"> Biz sabaha girdik.<strong>HAŞİYE</strong> Mülk Allah’a şahit, kibriya (büyüklük) Allah’a delildir.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'tahoma'"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"><span style="font-family: 'tahoma'"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Trebuchet MS'"></span><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'tahoma'">Azamet (büyüklük) Allah’a şahit, heybet Allah’a delildir.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'tahoma'"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'tahoma'"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'tahoma'">Kuvvet Allah’a şahit, kudret Allah’a delildir.</span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'tahoma'"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"><span style="font-family: 'tahoma'"></span></span></p><p><span style="font-family: 'Arial'"></span><span style="font-family: 'tahoma'">Haşiye-1</span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span><span style="font-family: 'tahoma'"> Asbahnâ: Biz sabaha girdik. Bu sabahın mülkü de Allah’a şahittir. Bu babda iki nükte var. Birinci nükte şudur ki: Herşey, hal-i hazır vücuduyla Cenâb-ı Hakkın vücuduna ve vahdetine şehadet ettikleri gibi, muntazaman tebeddül edip arkasında emsallerine yer vermek için gitmesiyle bir teceddüd sureti altında azîm bir silsileyi göstermekle, Cenâb-ı Hakkın vücud ve vahdaniyetine delil demektir. Elhasıl, şehîdün fıkrasıyla hal-i hazır vücudunu ve delîlün cümlesiyle de gelip geçen emsallerinin terkibinden teşekkül eden silsilesini gösterir. İkinci nükte: Kaide-i nahviye ile, el-âlâü lillâhi şehîdetün demek lâzım gelirken, lillâhi şehîdün deniliyor. Çünkü, herbir âlâ’ tek başıyla bir şahittir. Şehîdün mezkûr lâfzıyla, herbir ferdi şehadet ediyor mânâsını ifade ediyor. Eğer şehîdetün denilseydi, cemaatin mânâsını ifade ederdi. Meselâ, ve’r-rubûbiyyetü lillâhi şehîdün deniliyor. Çünkü rububiyetten murad, Cenâb-ı Hakkın rububiyetiyle ettiği terbiyeler, tedbirler şehadet ediyor demektir. Nefs-i rububiyet görünmüyor; fakat onun eseri olan terbiyeler ve tedbirler görünüyor ki, görünen şeyleri şahit yapmak için şehîdün denilmiş. Eğer şehîdetün denilseydi, doğrudan doğruya rububiyete râci olurdu. “İnne rahmetallâhi karîbun mine’l-muhsinîne” âyetinin dahi, rahmete, müennes iken karîbetün denmeyip karîbün denmesinin nüktesi, güneş hükmündeki âli, küllî rahmetin yakınlığını ifade etmekten ziyade, o güneşin şuaları olan hususî ihsanlar murad edildiğinden, herbir muhsine yakın bir ihsan görülür. İhsan lâfzı ise müzekkerdir; onun hakkı karîbün’dür. Hem Cenâb-ı Hakkın muhsinlere rahmetiyle karîb olduğunu ifade içindir ki, karîbetün denilmedi.</span>[/NOT]</p><p></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span></p><p><span style="font-family: 'tahoma'"></span> <table style='width: 100%'><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>Cenâb-ı Hak</strong>: Hakkın tâ kendisi olan, şeref ve yücelik sahibi Allah </span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>Kaide-i nahviye</strong>: Arapça gramer kaidesi</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>azîm</strong>: büyük, yüce </span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>bab</strong>: kısım, bölüm</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>cemaat</strong>: topluluk </span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>delîlün</strong>: “delildir” anlamına gelen kelime</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>el-âlâü lillâhi şehîdetün</strong>: “Allah’ın verdiği nimetler” Allah için şâhiddir ( “şehîdetün” kelimesi dişilik kipidir) </span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>elhasıl</strong>: kısaca, özetle</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>emsal</strong>: benzer </span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>ferd</strong>: kişi, şahıs </span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>fıkra</strong>: bölüm, ifade </span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>hal-i hazır</strong>: içinde yaşanılan zaman dilimi </span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>haşiye</strong>: dipnot; açıklayıcı not</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>hususî</strong>: özel</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>hüküm</strong>: karar, yargı </span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>ihsan</strong>: bağış, ikram, lütuf </span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>karîb</strong>: yakın </span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>karîbetün</strong>: yakındır (kadınlar için kullanılır) </span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>karîbün</strong>: yakındır (erkekler için kullanılır) </span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>küllî</strong>: büyük ve kapsamlı </span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>lillâhi şehîdün</strong>: “Allah’a şahittir” (buradaki “şehîdün” erkekler için kullanılır) </span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>lâfız</strong>: söz, kelime</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>mezkûr</strong>: adı geçen</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>muhsin</strong>: bağış ve iyilikte bulunan </span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>muntazaman</strong>: düzenli olarak </span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>murad</strong>: irade edilen, istenen </span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>müennes</strong>: dişi; Arapçada dişiler için kullanılan kelime</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>mülk</strong>: sahip olunan şey, hükmedilen yer </span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>müzekker</strong>: Arapçada erkekler için kullanılan kelime</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>nefs-i rububiyet</strong>: rububiyetin kendisi </span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>nükte</strong>: ince ve derin anlamlı söz</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>rahmet</strong>: İlâhî şefkat, merhamet ve ihsan </span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>rububiyet</strong>: Allah’ın bütün varlık âlemini kuşatan mâlikiyeti, yaratıcılığı ve terbiyesi </span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>râci</strong>: ait, dönük</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>silsile</strong>: peş peşe gelen sıra</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>suret</strong>: biçim, şekil </span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>tebeddül</strong>: başkalaşma, değişme</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>teceddüt</strong>: yenileme</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>tedbir</strong>: idare </span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>terbiye</strong>: belli bir amaca erişecek şekilde geliştirme, olgunlaştırma </span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>terkip</strong>: birleşme, sentez</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>teşekkül eden</strong>: oluşan</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>vahdet</strong>: birlik </span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>vahdâniyet</strong>: Allah’ın benzersiz ve bir oluşu ve ortağının bulunmayışı </span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>ve'r-rubûbiyyetü lillâhi şehîdün</strong>: Allah’ın rububiyeti Ona şahittir </span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>vücud</strong>: varlık, beden </span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>ziyade</strong>: çok, fazla</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>âli</strong>: yüce</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>âlâ'</strong>: nimet</span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>âyet</strong>: Kur’ân’ın her bir cümlesi</span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>şahit</strong>: tanık, delil </span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>şehadet</strong>: şahitlik, tanıklık </span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>şehîdetün</strong>: şahittir (kadınlar için kullanılır) </span></td><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>şehîdün</strong>: “şahittir” (erkekler için kullanılır) </span></td></tr><tr><td><span style="font-family: 'tahoma'"><strong>şua</strong>: ışık, parıltı</span></td><td></td></tr></table><p><br /> <tbody> <br /> </tbody></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ukbaa, post: 275156, member: 15165"] [b]Cevap: Yirmi Dokuzuncu Lem'a - Sayfa 524[/b] <style media="all" type="text/css">body { font-family: 'Trebuchet MS',Arial,serif; font-size: 12pt; }</style>[FONT=Trebuchet MS][SIZE=6][FONT=trebuchet ms]أَصْبَحْناَ[SIZE=2][B][U]1[/U][/B][/SIZE][/FONT][/SIZE][SIZE=6][FONT=trebuchet ms][B][U][IMG]http://erisale.com/images/blank.gif[/IMG][/U][/B][/FONT][/SIZE][SIZE=6][FONT=trebuchet ms][B][U][/U][/B] [SIZE=2][B][U][B][U]HAŞİYE-1[/U][/B][/U][/B] [/SIZE]وَأَصْبَحَ اَلْمُلِكُ ِللهِ شَهِيدٌ وَالْكِبْرِيَاءُ عَلَى اللهِ دَلِيلٌ وَالْعَظَمَةُ ِللهِ شَهِيدٌ. وَالْهَيْبَةُ عَلَى اللهِ دَلِيلٌ [/FONT][/SIZE][/FONT][FONT=Trebuchet MS][SIZE=6][FONT=trebuchet ms] وَالْقُوَّةُ ِللهِ شَهِيدٌ. وَالْقُدْرَةُ عَلَى اللهِ دَلِيلٌ [SIZE=2][B][U]1[/U][/B][/SIZE][/FONT][/SIZE] [/FONT] [FONT=tahoma][/FONT][FONT=tahoma][/FONT][NOT] [FONT=tahoma]Dipnot-1 [/FONT][FONT=Trebuchet MS][FONT=tahoma] Biz sabaha girdik.[B]HAŞİYE[/B] Mülk Allah’a şahit, kibriya (büyüklük) Allah’a delildir. [/FONT] [/FONT][FONT=Arial][FONT=tahoma]Azamet (büyüklük) Allah’a şahit, heybet Allah’a delildir. [/FONT] [/FONT][FONT=Arial][FONT=tahoma]Kuvvet Allah’a şahit, kudret Allah’a delildir. [/FONT] [/FONT][FONT=tahoma]Haşiye-1 [/FONT][FONT=tahoma] Asbahnâ: Biz sabaha girdik. Bu sabahın mülkü de Allah’a şahittir. Bu babda iki nükte var. Birinci nükte şudur ki: Herşey, hal-i hazır vücuduyla Cenâb-ı Hakkın vücuduna ve vahdetine şehadet ettikleri gibi, muntazaman tebeddül edip arkasında emsallerine yer vermek için gitmesiyle bir teceddüd sureti altında azîm bir silsileyi göstermekle, Cenâb-ı Hakkın vücud ve vahdaniyetine delil demektir. Elhasıl, şehîdün fıkrasıyla hal-i hazır vücudunu ve delîlün cümlesiyle de gelip geçen emsallerinin terkibinden teşekkül eden silsilesini gösterir. İkinci nükte: Kaide-i nahviye ile, el-âlâü lillâhi şehîdetün demek lâzım gelirken, lillâhi şehîdün deniliyor. Çünkü, herbir âlâ’ tek başıyla bir şahittir. Şehîdün mezkûr lâfzıyla, herbir ferdi şehadet ediyor mânâsını ifade ediyor. Eğer şehîdetün denilseydi, cemaatin mânâsını ifade ederdi. Meselâ, ve’r-rubûbiyyetü lillâhi şehîdün deniliyor. Çünkü rububiyetten murad, Cenâb-ı Hakkın rububiyetiyle ettiği terbiyeler, tedbirler şehadet ediyor demektir. Nefs-i rububiyet görünmüyor; fakat onun eseri olan terbiyeler ve tedbirler görünüyor ki, görünen şeyleri şahit yapmak için şehîdün denilmiş. Eğer şehîdetün denilseydi, doğrudan doğruya rububiyete râci olurdu. “İnne rahmetallâhi karîbun mine’l-muhsinîne” âyetinin dahi, rahmete, müennes iken karîbetün denmeyip karîbün denmesinin nüktesi, güneş hükmündeki âli, küllî rahmetin yakınlığını ifade etmekten ziyade, o güneşin şuaları olan hususî ihsanlar murad edildiğinden, herbir muhsine yakın bir ihsan görülür. İhsan lâfzı ise müzekkerdir; onun hakkı karîbün’dür. Hem Cenâb-ı Hakkın muhsinlere rahmetiyle karîb olduğunu ifade içindir ki, karîbetün denilmedi.[/FONT][/NOT] [FONT=tahoma] [/FONT][TABLE] <tbody>[TR] [TD][FONT=tahoma][B]Cenâb-ı Hak[/B]: Hakkın tâ kendisi olan, şeref ve yücelik sahibi Allah [/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]Kaide-i nahviye[/B]: Arapça gramer kaidesi[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]azîm[/B]: büyük, yüce [/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]bab[/B]: kısım, bölüm[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]cemaat[/B]: topluluk [/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]delîlün[/B]: “delildir” anlamına gelen kelime[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]el-âlâü lillâhi şehîdetün[/B]: “Allah’ın verdiği nimetler” Allah için şâhiddir ( “şehîdetün” kelimesi dişilik kipidir) [/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]elhasıl[/B]: kısaca, özetle[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]emsal[/B]: benzer [/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]ferd[/B]: kişi, şahıs [/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]fıkra[/B]: bölüm, ifade [/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]hal-i hazır[/B]: içinde yaşanılan zaman dilimi [/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]haşiye[/B]: dipnot; açıklayıcı not[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]hususî[/B]: özel[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]hüküm[/B]: karar, yargı [/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]ihsan[/B]: bağış, ikram, lütuf [/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]karîb[/B]: yakın [/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]karîbetün[/B]: yakındır (kadınlar için kullanılır) [/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]karîbün[/B]: yakındır (erkekler için kullanılır) [/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]küllî[/B]: büyük ve kapsamlı [/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]lillâhi şehîdün[/B]: “Allah’a şahittir” (buradaki “şehîdün” erkekler için kullanılır) [/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]lâfız[/B]: söz, kelime[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]mezkûr[/B]: adı geçen[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]muhsin[/B]: bağış ve iyilikte bulunan [/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]muntazaman[/B]: düzenli olarak [/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]murad[/B]: irade edilen, istenen [/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]müennes[/B]: dişi; Arapçada dişiler için kullanılan kelime[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]mülk[/B]: sahip olunan şey, hükmedilen yer [/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]müzekker[/B]: Arapçada erkekler için kullanılan kelime[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]nefs-i rububiyet[/B]: rububiyetin kendisi [/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]nükte[/B]: ince ve derin anlamlı söz[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]rahmet[/B]: İlâhî şefkat, merhamet ve ihsan [/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]rububiyet[/B]: Allah’ın bütün varlık âlemini kuşatan mâlikiyeti, yaratıcılığı ve terbiyesi [/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]râci[/B]: ait, dönük[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]silsile[/B]: peş peşe gelen sıra[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]suret[/B]: biçim, şekil [/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]tebeddül[/B]: başkalaşma, değişme[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]teceddüt[/B]: yenileme[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]tedbir[/B]: idare [/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]terbiye[/B]: belli bir amaca erişecek şekilde geliştirme, olgunlaştırma [/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]terkip[/B]: birleşme, sentez[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]teşekkül eden[/B]: oluşan[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]vahdet[/B]: birlik [/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]vahdâniyet[/B]: Allah’ın benzersiz ve bir oluşu ve ortağının bulunmayışı [/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]ve'r-rubûbiyyetü lillâhi şehîdün[/B]: Allah’ın rububiyeti Ona şahittir [/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]vücud[/B]: varlık, beden [/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]ziyade[/B]: çok, fazla[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]âli[/B]: yüce[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]âlâ'[/B]: nimet[/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]âyet[/B]: Kur’ân’ın her bir cümlesi[/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]şahit[/B]: tanık, delil [/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]şehadet[/B]: şahitlik, tanıklık [/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]şehîdetün[/B]: şahittir (kadınlar için kullanılır) [/FONT][/TD] [TD][FONT=tahoma][B]şehîdün[/B]: “şahittir” (erkekler için kullanılır) [/FONT][/TD] [/TR] [TR] [TD][FONT=tahoma][B]şua[/B]: ışık, parıltı[/FONT][/TD] [/TR] </tbody>[/TABLE] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Risale-i Nur Okuma ve Anlama
Risale-i Nur Külliyatı
Lem'alar
Yirmi Dokuzuncu Lem'a
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst