Yokluğunun Ardından

sevdalizz

Member
sultanimtp0.jpg

[FONT=Lucida Handwriting, Cursive]YOKLUĞUNUN ARDINDAN[/FONT]

Bir veda hutbesiyle ayrıldın aramızdan
Sonra sahabelerin birer birer ardından
Bizimde bahtımıza acı ayrılık düştü
Anladım sensiz bülbül güle neden küstü
Sene 632
Ne hicranla yıkanmış bir yıl
Evrenin tüm saatleri ayrılığa kuruldu
Ashabın hıçkırıkları tüm şiirlerin sonuydu
Gökyüzüne dokunsan ağlayacak
Zira bulutlar grinin en koyu tonuydu
Bir tepeye tırmandı ağır ağır
Bu veda haberi duymaktansa ashab razı ebediyen olmaya sağır
Ümmetim ümmetim dedin
Belki bu size son seslenişim bilemem
Dedin ve yangın düştü kalbine yüzbin sahabenin takriben
Korkarım Ebu Bekir’in saçlarını beyazlatır bu veda
Korkarım Ömer’in yüzüne tebessüm uğramaz bir daha
Belde-i haram da hiç bir ayrılık böyle can yakmadı
Yusufların nur yüzüne hicran beni düştü
Mecnunların derdi büyük
Leyla’lar ağlamadı
Yetimlerin başını okşayan bir mübarek elin vardı
Sen yoksun!
O yetimlerin saçları tozlara bulandı
Bu ayrılık Yakupları tekrar kör edecek
Korkarım Yusuflar tekrar dönecek zindanlara
Ferhatların tırnakları dayanır mı bilmem
Sen gittin!
Yalancı güneş kaldı ufkumuzu aydınlatmaya çalışan
Tadı yok güllerin artık onlarda yalan
Sen yokken Mekke sokaklarında adım adım
Ardında gülden güzel kokun kalırdı
Rüzgarlar öpmeden geçemez saçlarını
Ceylanları bile kendinden geçiren güzel gözlerin vardı
Şimdi yoksun.
O güzel kokunuda bizden zalim bir rüzgar aldı
Anaları sütten kesti bu veda
Bebeklerin emdiğinin zehirden farkı yok
Ya seher kuşları kimin için şarkıları şimdi



Vefakar örümceğin yeni bir ağ örmeye takati yok
Ömer’in kanburu arttı diyorlar ardından
Ali’yi de dert saldı dertleşeceği sırdaşı yok
Bilal’inde boğazında düğüm düğüm nefesi
Zira çağırırken ümmeti namazı hayyalel fela hayyalel fela
Gelenlerin içinde ümmetinin efendisi yok
Şimdi anladım yıldızlar ardından birer birer etmekte firar
Anladım kırlangıçlar neden bu kadar kısa yaşar
Anladım kelebekleri ateşlere sürükleyen aşkının sırrını
Şimdi anladım bebekler neden ağlayarak doğar


Sen neden ağlarsın ey Osman
Zira senin vuslatın ancak ömrün kadar Ben yanayım halime bir kandil gibi usul usul Zira benim kavuşmam çok düşük bir ihtimal
 

sevdalizz

Member
gelişin ne can alıcı olurdu
gel gel gel

Gel gel dedik Nurunu gördük, tecellilere mazhar olduk
Yalniz sen ol, yalniz sen gel, yalniz sen sev bizi,
Karanliklardan aydinliga cevrilecek, gelecek Resulumuz
Karanliklar aydinlansin, Cana Canan geliyooor, sevinin
 

sevdalizz

Member
gel gel gel desem
Eminsin, en Emin en Güvenilir, en Sevgilisin,
Tahayyulumuz, Duamiz sensin, sen varsin heryerde
Gönüller hun olur, Kebab olur AŞkindan,
Karanliklar aydinlansin, Cana Canan geliyooor, sevinin

sgfsafsqb8.gif
 

sevdalizz

Member
Yaralandi Cigerimiz, kovulduk, taŞlandik, yandik,
Ciglik attik yollarda, tutmayin bizi, geliyor Sevgili,
Acin Kapilari, acin Camlari, geliyor Feyzin Kaynagi,
Karanliklar aydinlansin, Cana Canan geliyooor, sevinin
sgfsafsqb8.gif
 

sevdalizz

Member
Gitme, gitme bırakma ne olur, akan GözyaŞlarimizi sil,
Dermanim, Ayinem, Sevgilim, Ruhum, Canım, Cananim,
Gel gel, tut Elimden, gör Halimi, yak Cigerimi,
Karanliklar aydinlansin, Cana Canan geliyooor, sevinin

sgfsafsqb8.gif
 

sevdalizz

Member
Divane desinler, yanmiŞ desinler ne ki sen ol bana yeter,
Yandikca yak, duruldukca durult, paklandikca paklat,
Yanaklarimiza Gül rengini, Alnimiza Nur parlakligini ver.
Karanliklar aydinlansin, Cana Canan geliyooor, sevinin
 

sevdalizz

Member
Emanetimde, Sevgilerimde, Halimde, Hafimde, Canimda,
Pak Dersimde, Yüregimin derununda, Ruhumun Şarkisinda,
Güllerimde, Günlerimde, yürüdügümde, Uykumda,
Karanliklar aydinlansin, Cana Canan geliyooor, sevinin
 

sevdalizz

Member
Gel ey, konuşurken dudaklarına tebessümler karışan!..

Gel ey, yüzüne üzgünlerin üzüntüsünü dağıtmak yaraşan!..

Gel ey, ateş-i aşkına yanmak için âşıkları birbiriyle yarışan!..

Gel ey!..
Gel benim Efendim, bir kez olsun dokun yüreğime, yüreğime dokun bir kez olsun bir kez

 

sevdalizz

Member
muhammedbanner.JPG


Sen Gidince Efendim (S.A.V)

Sevgili!

Sen gitmiştin...
Koyup bir başımıza, bırakıp pak ellerimizi, gurbetlerine salmıştın bizi.
Yetim kaldık, öksüz kaldık ve ellerimiz kirlendi yokluğunda...
Sen gitmiştin...
Ayrılıkların dilini hece hece ağlıyoruz şimdi.
Akşamlar iniyor dağlara ve hasretimiz yankılanıyor yamaçlarda
Sevgili!
Nasıl iltica edelim sana ;
huzuruna nasıl varalım, yalvaralım?!.
Ve duyurabilsin mi sesini!?.
Efendim, duyar misin sesimizi?..

......................
.............
(İskender Pala)
 
Üst