Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Yükü Ağir Insanin
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="SaYa" data-source="post: 15874" data-attributes="member: 5"><p><span style="color: red">YÜKÜ AĞIR İNSANIN</span></p><p></p><p><span style="color: blue">Güzel yaratılmış olmak yetmiyor; güzel kalmak için çaba gerekiyor. Bu yüzden yükü ağırdır insanın.</span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue">Hayat mayınlarla dolu…</span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue">Bu mayınlar insanın güzel kalmasına engel oluyor.</span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue">Mesela bütün çeşitleriyle mücadele dünyasındaki mayınlar…</span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue">Etrafınızda fır dönen ve sizi “sen önemlisin abi, mutlaka şu makama sen gelmelisin” diyen kişinin bizzat kendisi sizinle ilgili mesele ciddiye binince, “yok olmaz, onun sizin bilmediğiniz yönleri var, başımızı ağrıtır diyor.”</span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue">Adamın yaptığı sizin “toplumsal albeninizi” kullanıp tanınmaktan ibaret…</span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue">Derdi sizin bir yerlere gelmeniz değil, sizin güven dolu sayfanızdan kendisine bir destek devşirmek.</span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue">İşte bu mücadele dünyasındaki güzelliği yok eden çeşitlerden bir tanesi.</span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue">Bir diğeri, yüzünüze gülüyor, etrafınızda güya pervane ama sizdeki yeteneklerden ürküyor. “nerden buluyor bu adam bu enerjiyi” diye içinden konuşuyor ve “mutlaka engel olmalıyım, yoksa yol bize kapanır” derken, sizin yüzünüze “azizim size hayranım, ülkenin sizin gibi, enerjisini kullananlara ihtiyacı var” diye güya samimiyet satıyor.</span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue">Yetenekleriyle değil yükseklerde ayarladığı adamlarıyla yarışa katılıyor.</span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue">Siz yarışa bile girmemişken o sizi en korkulacak rakip olarak görüyor.</span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue">“Ya o da, söylentiler doğruysa eğer, benim elde etmek istediğimi istiyorsa…”</span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue">Cidden korkulacak bir durum(!) değil mi?</span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue">Siz ne yapıyorsunuz, etrafınızda güya samimiyet dansı yapan bu şahsa açılıyorsunuz. Ciddi teklif ve eleştirilerinizden bahsediyorsunuz.</span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue">Bakla dilde ıslanmıyor tabi, hemen koşuyor vatandaş… </span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue">Bir yerlere ulaşıyor.</span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue">“Siz falan şahsı övün durun, o sizinle ilgili neler diyor neler…”</span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue">Bire üç katarak konuşuyor.</span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue">Sizin samimi teklif ve eleştirileriniz güme gittiği gibi, bir gün sonra “soğuk yüzlerle” karşılaşıyorsunuz.</span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue">Bütün bunlar etkiliyor sizi… Aslında bırakmalıyım şu işleri diyorsunuz içinizden…</span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue">Sizin tabii yeteneklerinizden ürküp, zoraki yer kapma oyunlarına giren şahıs/şahıslar bir kişiyi daha devre dışı bırakmanın hazzını paylaşıyor: </span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue">Bu da gitti, başka kim var ayaklarımıza dolanabilecek?</span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue">Siz gülüyorsunuz tabi… Benim gözüm nerdeymiş ki devre dışı kalmışım, ayaklara dolanmaktan çıkmışım!</span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue">Siyaseti bu tarz yürütenler, cilalı bedenlerle etrafa “parlaklık” yayarken, ışık kayboluyor. Ve o insanlar parlarken, yüklerini ağırlaştırdıklarını anlamıyorlar ama siz “işimiz gerçekten zormuş” diyerek yükünüzün daha da ağırlaştığını anlıyorsunuz.</span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue">Ülkeye, dünyaya, insana ve hayata hizmet ağır bir yük olarak önümüzdedir.</span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue">İnsanın yaratılan güzelliğini sürdürmek ağır bir yük olarak bizi bekler.</span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue">Kendisine tapan insanların varlığı bir gerçek olarak işinizi zorlaştırmaktadır.</span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue">Fedakârlığın “F” sini bile taşımayanlar, ortalıkta kendilerine duyurulan “ne kadar fedakâr görüyor musun” sesleriyle koltuk kabartmaktadır.</span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue">Samimiyetin “S” sini taşımayanlar bir samimiyet testinden geçmişçesine kibir büyütmektedir.</span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue">Ve siz bunları görerek, yürüyüşünüzü sürdürmek zorunda olduğunuzu anlayıp “zor olanı” bir kez daha fark edersiniz.</span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue">“İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal; Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal.” Böyle demiş şair; rütbe ve mal telaşına kapılmadan “mukaddes yükü” yüklenecek insanları beklerken…</span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue">Bütün olumsuzluklara rağmen, ağır yükü yüklenecek özellikte insanlar elbette yetişecek ve bütün oyunlara rağmen ayakta dimdik duracaklardır. Şairin dediği gibi: “Sen bir devsin, yükü ağırdır devin! Kalk ayağa, dimdik doğrul ve sevin!”</span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue">Cüceliği tercih edenler cüceliklerine devam ederken sen yoluna devam et.</span></p><p><span style="color: blue"></span></p><p><span style="color: blue">İnsan olmanın ve insan kalmanın yükü ağırdır.</span></p><p></p><p>Necip CENGİL</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="SaYa, post: 15874, member: 5"] [COLOR=red]YÜKÜ AĞIR İNSANIN[/COLOR] [COLOR=blue]Güzel yaratılmış olmak yetmiyor; güzel kalmak için çaba gerekiyor. Bu yüzden yükü ağırdır insanın. Hayat mayınlarla dolu… Bu mayınlar insanın güzel kalmasına engel oluyor. Mesela bütün çeşitleriyle mücadele dünyasındaki mayınlar… Etrafınızda fır dönen ve sizi “sen önemlisin abi, mutlaka şu makama sen gelmelisin” diyen kişinin bizzat kendisi sizinle ilgili mesele ciddiye binince, “yok olmaz, onun sizin bilmediğiniz yönleri var, başımızı ağrıtır diyor.” Adamın yaptığı sizin “toplumsal albeninizi” kullanıp tanınmaktan ibaret… Derdi sizin bir yerlere gelmeniz değil, sizin güven dolu sayfanızdan kendisine bir destek devşirmek. İşte bu mücadele dünyasındaki güzelliği yok eden çeşitlerden bir tanesi. Bir diğeri, yüzünüze gülüyor, etrafınızda güya pervane ama sizdeki yeteneklerden ürküyor. “nerden buluyor bu adam bu enerjiyi” diye içinden konuşuyor ve “mutlaka engel olmalıyım, yoksa yol bize kapanır” derken, sizin yüzünüze “azizim size hayranım, ülkenin sizin gibi, enerjisini kullananlara ihtiyacı var” diye güya samimiyet satıyor. Yetenekleriyle değil yükseklerde ayarladığı adamlarıyla yarışa katılıyor. Siz yarışa bile girmemişken o sizi en korkulacak rakip olarak görüyor. “Ya o da, söylentiler doğruysa eğer, benim elde etmek istediğimi istiyorsa…” Cidden korkulacak bir durum(!) değil mi? Siz ne yapıyorsunuz, etrafınızda güya samimiyet dansı yapan bu şahsa açılıyorsunuz. Ciddi teklif ve eleştirilerinizden bahsediyorsunuz. Bakla dilde ıslanmıyor tabi, hemen koşuyor vatandaş… Bir yerlere ulaşıyor. “Siz falan şahsı övün durun, o sizinle ilgili neler diyor neler…” Bire üç katarak konuşuyor. Sizin samimi teklif ve eleştirileriniz güme gittiği gibi, bir gün sonra “soğuk yüzlerle” karşılaşıyorsunuz. Bütün bunlar etkiliyor sizi… Aslında bırakmalıyım şu işleri diyorsunuz içinizden… Sizin tabii yeteneklerinizden ürküp, zoraki yer kapma oyunlarına giren şahıs/şahıslar bir kişiyi daha devre dışı bırakmanın hazzını paylaşıyor: Bu da gitti, başka kim var ayaklarımıza dolanabilecek? Siz gülüyorsunuz tabi… Benim gözüm nerdeymiş ki devre dışı kalmışım, ayaklara dolanmaktan çıkmışım! Siyaseti bu tarz yürütenler, cilalı bedenlerle etrafa “parlaklık” yayarken, ışık kayboluyor. Ve o insanlar parlarken, yüklerini ağırlaştırdıklarını anlamıyorlar ama siz “işimiz gerçekten zormuş” diyerek yükünüzün daha da ağırlaştığını anlıyorsunuz. Ülkeye, dünyaya, insana ve hayata hizmet ağır bir yük olarak önümüzdedir. İnsanın yaratılan güzelliğini sürdürmek ağır bir yük olarak bizi bekler. Kendisine tapan insanların varlığı bir gerçek olarak işinizi zorlaştırmaktadır. Fedakârlığın “F” sini bile taşımayanlar, ortalıkta kendilerine duyurulan “ne kadar fedakâr görüyor musun” sesleriyle koltuk kabartmaktadır. Samimiyetin “S” sini taşımayanlar bir samimiyet testinden geçmişçesine kibir büyütmektedir. Ve siz bunları görerek, yürüyüşünüzü sürdürmek zorunda olduğunuzu anlayıp “zor olanı” bir kez daha fark edersiniz. “İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal; Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal.” Böyle demiş şair; rütbe ve mal telaşına kapılmadan “mukaddes yükü” yüklenecek insanları beklerken… Bütün olumsuzluklara rağmen, ağır yükü yüklenecek özellikte insanlar elbette yetişecek ve bütün oyunlara rağmen ayakta dimdik duracaklardır. Şairin dediği gibi: “Sen bir devsin, yükü ağırdır devin! Kalk ayağa, dimdik doğrul ve sevin!” Cüceliği tercih edenler cüceliklerine devam ederken sen yoluna devam et. İnsan olmanın ve insan kalmanın yükü ağırdır.[/COLOR] Necip CENGİL [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
Eğitim ve Kültür
Kütüphane
Makale - Menkıbe ve Denemeler
Yükü Ağir Insanin
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst