[ Yüzdeki ÇizgiLeR ] YaşLıLar

SaYa

Well-known member
--------------------------------------------------------------------------------


Yaşlandık...
Yürüyorum...
Yol mu uzun, yoksa kısa mı ayaklarım...
Düşünceler belirsiz
Yürüyorum... Belki de anlamsızca, manasızca...

Yolda ansızın düşen ben olmayayım dünkü adam gibi?
Ne farkım var ki ondan...
Belki birkaç nefes daha fazla, birkaç adım
Ve sonra... Son söz, gençliğime doyamadım...

O derin kuyu,
Ben de düşmeyecek miyim herkes gibi...
İki metre mi? Nasıl dururum ben orada?
Sığamazken dünyada...

Ölüm, benim tek bekleyenim
Ben yürüdükçe o koşar
O koştukça ben yürürüm...
Buluşacağız bir zaman...

Yürüdüğümün farkında değilken
Gönlüm nerelerde koşuyor nasıl anlarım?
Dostlarım, canlarım...

Rüzgâr okşar, saçlarımı
Bilmiyordum ellerinin bu kadar sıcak olduğunu...
Rüzgâr...
Senin gibi de değilim,
Savrulamıyor, savuramıyorum...
Seviyorum ama biliyorsun söyleyemiyorum
Sevdiğimin bile farkında değilmişim
Çiçeğim ama biliyorum gül değilmişim...

Karanlık koyu...
Üç insan boyu...
İçimde yanmayı bekleyen bir ışık
Olamaz! yüzüm ne kadar da kırışık...
Dünya...
Olmamalısın bu kadar karışık...

Aynı yol...
Farksız...
Taksi yine aynı yerde...
Duraktaki insanlar da aynı ama
Değiller on sene öncesi gibi
Ağaran saçları mı?
Kırışan yanakları mı?
Eğilen dudakları mı? Çözemiyorum...
Yok, yok on sene önceki ben ben değilim şimdi...
Omzum çökmüş genç değilim ben şimdi...
Ben, ben değilim şimdi...


alıntı
 

SaYa

Well-known member
HuSRaN ' Alıntı:
saya tesekkurler abi ayni beni tarif ettin yaslandim kirisikliklarimda meydanda gizleyemiyorum artikin ;D

ilk sırada ben varım ardımdanda sen ama senin kırırşıklar az be husran benimkinin yanında denizde kum tanesi
 

Sergerdan

Well-known member
Yine bir vakit hayatım çok ağır şeraitle sarsıldı, nazar-ı dikkatimi ömre ve hayata çevirdi. Gördüm:

Ömrüm koşarak gidiyor; âhire yakınlaşmış hayatım dahi tazyikat altında sönmeye yüz tutmuş. Halbuki Hayy ismine dair risalede izah edilen hayatın mühim vazifeleri ve büyük meziyetleri ve kıymettar faydaları, böyle çabuk sönmeye değil, belki pek uzun yaşamaya lâyıktır diye müteellimâne düşündüm. Yine üstadım olan?..... âyetine müracaat ettim. Dedi:

"Sana hayatı veren Zât-ı Hayy-ı Kayyûma göre hayata bak"

Ben de baktım, gördüm ki hayatımın bana bakması bir ise, Zât-ı Hayy ve Muhyîye bakması yüzdür. Bana ait neticesi bir ise, Hâlıkıma ait bindir.O cihet uzun zaman, belki zaman istemez; bir an yaşaması yeter. Bu hakikat Risale-i Nur'un risalelerinde bürhanlar ile izah edildiğinden, burada dört mesele içinde kısa bir hülâsası beyan edilecek.
 

SaYa

Well-known member
Ömrüm koşarak gidiyo r; çok hızlı koşuyor be abi...........................yetişemiyorum.............
 

SaYa

Well-known member
Sergerdan ' Alıntı:
"Sana hayatı veren Zât-ı Hayy-ı Kayyûma göre hayata bak" :laugh:


Ben de baktım, gördüm ki hayatımın bana bakması bir ise, Zât-ı Hayy ve Muhyîye bakması yüzdür. Bana ait netice si bir ise, Hâlıkıma ait bindir .O cihet uzun zaman, belki zaman isteme z; bir an yaşaması yeter. :)
 

Eyvàh!

Talebe
agacin neticesi meyve oldugu gibi meyvenin de cekirdegi vasitasi ile neticesi gelecek bir agactir en bizde rabbin izni ile agac olmaya doru yol aldik
sukur , muhabbet, hamd ve ibadet ile

insallah basaranlardan oluruz ama gunde 15 dakika laklakla olacak iste degil dimi sergerdan ;D
 

Sergerdan

Well-known member
HuSRaN ' Alıntı:
insallah basaranlardan oluruz ama gunde 15 dakika laklakla olacak iste degil dimi sergerdan ;D
Doktorum bilir ben bilmem Hüsran abi :angel:

Hem o şuur-u imanı ile, ebedî bir beka ve daimî bir hayat veren Bâki-i Zülcelâlin bekasına ve vücuduna İmân ve imanın amâl-i saliha gibi neticeleri, bu fâni hayatın bâki meyveleri ve ebedî bir bekanın vesileleri olduğunu bildim. Meyvedar bir ağaca inkılâp etmek için kabuğunu terk eden bir çekirdek gibi, ben de o bâki meyveleri vermek için bu beka-i dünyevînin kabuğunu bırakmaya nefsimi kandırdım. Nefsimle beraber "Onun bekası bize yeter" dedim.
 
Üst