Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Blog
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Forumlar
İslamiyet
Kuran-i Kerim
Zârihât Sûresi: 56.57.58. Âyet
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="Ahmet.1" data-source="post: 477672" data-attributes="member: 1040028"><p><span style="color: #B22222"><span style="font-size: 18px">ﻭَﻣَﺎ ﺧَﻠَﻘْﺖُ ﺍﻟْﺠِﻦَّ ﻭَﺍْﻻ ِﻧْﺲَ ﺍِﻻ َّ ﻟِﻴَﻌْﺒُﺪُﻭﻥِ ٭</span></span></p><p><u>Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.</u></p><p></p><p><span style="color: #B22222"><span style="font-size: 18px">ﻣَﺎ ﺍُﺭِﻳﺪُ ﻣِﻨْﻬُﻢْ ﻣِﻦْ ﺭِﺯْﻕٍ</span></span></p><p><u>Onlardan bir rızık istemiyorum,</u></p><p></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #B22222">ﻭَﻣَﺎ ﺍُﺭِﻳﺪُ ﺍَﻥْ ﻳُﻄْﻌِﻤُﻮﻥِ ٭</span></span></p><p><u>Beni doyurmalarını da istemiyorum.</u></p><p></p><p><span style="color: #B22222"><span style="font-size: 18px">ﺍِﻥَّ ﺍﻟﻠَّﻪَ</span></span></p><p><u>Şüphesiz Allah</u></p><p></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #B22222">ﻫُﻮَ ﺍﻟﺮَّﺯَّﺍﻕُ</span></span></p><p><u>Rızık veren odur, </u></p><p></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #B22222">ﺫُﻭ ﺍﻟْﻘُﻮَّﺓِ ﺍﻟْﻤَﺘِﻴﻦُ</span></span></p><p><u>O, kuvvet sahibi ve Metindir.</u></p><p></p><p>------------------</p><p></p><p><strong>Yirmisekizinci Lema'dan</strong></p><p></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #B22222">ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣِﻴﻢِ</span></span></p><p><span style="font-size: 18px"><span style="color: #B22222">ﻭَﻣَﺎ ﺧَﻠَﻘْﺖُ ﺍﻟْﺠِﻦَّ ﻭَﺍْﻻ ِﻧْﺲَ ﺍِﻻ َّ ﻟِﻴَﻌْﺒُﺪُﻭﻥِ ٭ ﻣَﺎ ﺍُﺭِﻳﺪُ ﻣِﻨْﻬُﻢْ ﻣِﻦْ ﺭِﺯْﻕٍ ﻭَﻣَﺎ ﺍُﺭِﻳﺪُ ﺍَﻥْ ﻳُﻄْﻌِﻤُﻮﻥِ ٭ ﺍِﻥَّ ﺍﻟﻠَّﻪَ ﻫُﻮَ ﺍﻟﺮَّﺯَّﺍﻕُ ﺫُﻭ ﺍﻟْﻘُﻮَّﺓِ ﺍﻟْﻤَﺘِﻴﻦُ</span></span></p><p><em><span style="font-size: 12px">Şu âyet-i kerimenin zahir manası çok tefsirlerin beyanına göre yüksek i'caz-ı Kur'anîyi göstermediğinden, çok zaman zihnime ilişiyordu. Kur'anın feyzinden gelen gayet güzel ve yüksek manalarından üç vechini icmalen beyan edeceğiz.</span></em></p><p></p><p><strong><em><span style="font-size: 12px">Birincisi: </span></em></strong></p><p><em><span style="font-size: 12px">Cenab-ı Hak, Resulüne ait olabilecek bazı halleri, Resulünü tekrim ve teşrif noktasında bazan kendine isnad eder.</span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px">İşte burada da: "Resulüm size vazife-i risalet ve tebliğ-i ubudiyet hizmetine mukabil sizden bir ecr ve ücret ve mükâfat, bir it'am istemez." manasında, "Ben sizi ibadet için halketmişim; bana rızk vermek ve it'am etmek için değil." mealindeki âyet, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'a ait it'am ve irzakı murad etmek gerektir. Yoksa gayet bedihî bir malûmu i'lam kabîlinden olur; i'caz-ı Kur'anın belâgatına uygun gelmez. </span></em></p><p></p><p><em><strong><span style="font-size: 12px">İkinci Vecih: </span></strong></em></p><p><em><span style="font-size: 12px">İnsan rızka çok mübtela olduğu için, rızka çalışmak bahanesi, ubudiyete mani tevehhüm edip, kendine bir özür bulmamak için âyet-i kerime diyor ki: "Siz ubudiyet için halkolunmuşsunuz. Netice-i hilkatiniz ubudiyettir. Rızka çalışmak, emr-i İlahî noktasında bir nevi ubudiyettir. Benim mahlukatım ve rızıklarını deruhde ettiğim nefisleriniz ve iyaliniz ve hayvanatınızın rızkını tedarik etmek, âdeta bana ait rızk ve it'amı ihzar etmek için yaratılmamışsınız. Çünki Rezzak benim. Sizin müteallikatınız olan ibadımın rızkını ben veriyorum. Siz bunu bahane edip ubudiyeti terketmeyiniz!"</span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px">Eğer bu mana olmazsa Cenab-ı Hakk'a rızık vermek ve it'am etmek muhaliyeti bedihî ve malûm olduğundan, i'lam-ı malûm kabîlinden olur. İlm-i Belâgat'ta bir kaide-i mukarreredir ki: Bir kelâmın manası malûm ve bedihî ise, o mana murad değil, onun bir lâzımı, bir tâbii muraddır. Meselâ, sen birisine desen: "Sen hâfızsın." O, malûmunu i'lam kabîlinden olur. Demek maksud manası budur ki: "Ben senin hâfız olduğunu biliyorum." Bildiğimi bilmediği için ona bildiriyorum.</span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px"></span></em></p><p><em><span style="font-size: 12px">İşte bu kaideye binaen, âyet Cenab-ı Hakk'a rızık vermeyi ve it'am etmeyi nefyetmekten kinaye olan mana şudur: "Bana ait olup ve rızıklarını taahhüd ettiğim mahlukatıma rızık yetiştirmek için halkolunmamışsınız. Belki asıl vazifeniz ubudiyettir. Evamirime göre rızka çabalamak da bir nevi ibadettir."</span></em></p><p></p><p><strong><em><span style="font-size: 12px">Üçüncü Vecih: </span></em></strong></p><p><em><span style="font-size: 12px">Sure-i İhlas'ta nasılki</span></em><span style="color: #B22222"><span style="font-size: 18px">ﻟَﻢْ ﻳَﻠِﺪْ ﻭَ ﻟَﻢْ ﻳُﻮﻟَﺪْ</span></span> <u>"O doğmamış ve doğurulmamıştır." İhlâs Sûresi, 112:3.)</u></p><p><em><span style="font-size: 12px">zahir manası malûm ve bedihî olduğundan, o mananın bir lâzımı muraddır. Yani: "Vâlide ve veledi bulunanlar, ilah olamazlar." manasında ve Hazret-i İsa (A.S.) ve Üzeyr (A.S.) ve melaike ve nücumların ve gayr-ı hak mabudların uluhiyetlerini nefyetmek kasdıyla, ezelî ve ebedî manasında Cenab-ı Hakk'ın</span></em> <span style="color: #B22222"><span style="font-size: 18px">ﻟَﻢْ ﻳَﻠِﺪْ ﻭَ ﻟَﻢْ ﻳُﻮﻟَﺪْ</span></span> <em><span style="font-size: 12px">gayet bedihî ve malûm hükmettiği gibi, aynen onun gibi, bu misalimizde de "Rızk ve it'am kabiliyeti olan eşya, ilah ve mabud olamazlar" manasında, Mabudunuz olan Rezzak-ı Zülcelal sizden kendine rızık istemez ve siz onu it'am için yaratılmamışsınız mealindeki âyet; rızka muhtaç ve it'am edilen mevcudat, mabudiyete lâyık değiller, demektir.</span></em></p><p></p><p><strong><em><span style="font-size: 12px"><p style="text-align: right">Said Nursî</p><p></span></em></strong></p></blockquote><p></p>
[QUOTE="Ahmet.1, post: 477672, member: 1040028"] [COLOR="#B22222"][SIZE=5]ﻭَﻣَﺎ ﺧَﻠَﻘْﺖُ ﺍﻟْﺠِﻦَّ ﻭَﺍْﻻ ِﻧْﺲَ ﺍِﻻ َّ ﻟِﻴَﻌْﺒُﺪُﻭﻥِ ٭[/SIZE][/COLOR] [U]Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.[/U] [COLOR="#B22222"][SIZE=5]ﻣَﺎ ﺍُﺭِﻳﺪُ ﻣِﻨْﻬُﻢْ ﻣِﻦْ ﺭِﺯْﻕٍ[/SIZE][/COLOR] [U]Onlardan bir rızık istemiyorum,[/U] [SIZE=5][COLOR="#B22222"]ﻭَﻣَﺎ ﺍُﺭِﻳﺪُ ﺍَﻥْ ﻳُﻄْﻌِﻤُﻮﻥِ ٭[/COLOR][/SIZE] [U]Beni doyurmalarını da istemiyorum.[/U] [COLOR="#B22222"][SIZE=5]ﺍِﻥَّ ﺍﻟﻠَّﻪَ[/SIZE][/COLOR] [U]Şüphesiz Allah[/U] [SIZE=5][COLOR="#B22222"]ﻫُﻮَ ﺍﻟﺮَّﺯَّﺍﻕُ[/COLOR][/SIZE] [U]Rızık veren odur, [/U] [SIZE=5][COLOR="#B22222"]ﺫُﻭ ﺍﻟْﻘُﻮَّﺓِ ﺍﻟْﻤَﺘِﻴﻦُ[/COLOR][/SIZE] [U]O, kuvvet sahibi ve Metindir.[/U] ------------------ [B]Yirmisekizinci Lema'dan[/B] [SIZE=5][COLOR="#B22222"]ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣِﻴﻢِ ﻭَﻣَﺎ ﺧَﻠَﻘْﺖُ ﺍﻟْﺠِﻦَّ ﻭَﺍْﻻ ِﻧْﺲَ ﺍِﻻ َّ ﻟِﻴَﻌْﺒُﺪُﻭﻥِ ٭ ﻣَﺎ ﺍُﺭِﻳﺪُ ﻣِﻨْﻬُﻢْ ﻣِﻦْ ﺭِﺯْﻕٍ ﻭَﻣَﺎ ﺍُﺭِﻳﺪُ ﺍَﻥْ ﻳُﻄْﻌِﻤُﻮﻥِ ٭ ﺍِﻥَّ ﺍﻟﻠَّﻪَ ﻫُﻮَ ﺍﻟﺮَّﺯَّﺍﻕُ ﺫُﻭ ﺍﻟْﻘُﻮَّﺓِ ﺍﻟْﻤَﺘِﻴﻦُ[/COLOR][/SIZE] [I][SIZE=3]Şu âyet-i kerimenin zahir manası çok tefsirlerin beyanına göre yüksek i'caz-ı Kur'anîyi göstermediğinden, çok zaman zihnime ilişiyordu. Kur'anın feyzinden gelen gayet güzel ve yüksek manalarından üç vechini icmalen beyan edeceğiz.[/SIZE][/I] [B][I][SIZE=3]Birincisi: [/SIZE][/I][/B] [I][SIZE=3]Cenab-ı Hak, Resulüne ait olabilecek bazı halleri, Resulünü tekrim ve teşrif noktasında bazan kendine isnad eder. [/SIZE][/I] [I][SIZE=3]İşte burada da: "Resulüm size vazife-i risalet ve tebliğ-i ubudiyet hizmetine mukabil sizden bir ecr ve ücret ve mükâfat, bir it'am istemez." manasında, "Ben sizi ibadet için halketmişim; bana rızk vermek ve it'am etmek için değil." mealindeki âyet, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'a ait it'am ve irzakı murad etmek gerektir. Yoksa gayet bedihî bir malûmu i'lam kabîlinden olur; i'caz-ı Kur'anın belâgatına uygun gelmez. [/SIZE][/I] [I][B][SIZE=3]İkinci Vecih: [/SIZE][/B][/I] [I][SIZE=3]İnsan rızka çok mübtela olduğu için, rızka çalışmak bahanesi, ubudiyete mani tevehhüm edip, kendine bir özür bulmamak için âyet-i kerime diyor ki: "Siz ubudiyet için halkolunmuşsunuz. Netice-i hilkatiniz ubudiyettir. Rızka çalışmak, emr-i İlahî noktasında bir nevi ubudiyettir. Benim mahlukatım ve rızıklarını deruhde ettiğim nefisleriniz ve iyaliniz ve hayvanatınızın rızkını tedarik etmek, âdeta bana ait rızk ve it'amı ihzar etmek için yaratılmamışsınız. Çünki Rezzak benim. Sizin müteallikatınız olan ibadımın rızkını ben veriyorum. Siz bunu bahane edip ubudiyeti terketmeyiniz!" Eğer bu mana olmazsa Cenab-ı Hakk'a rızık vermek ve it'am etmek muhaliyeti bedihî ve malûm olduğundan, i'lam-ı malûm kabîlinden olur. İlm-i Belâgat'ta bir kaide-i mukarreredir ki: Bir kelâmın manası malûm ve bedihî ise, o mana murad değil, onun bir lâzımı, bir tâbii muraddır. Meselâ, sen birisine desen: "Sen hâfızsın." O, malûmunu i'lam kabîlinden olur. Demek maksud manası budur ki: "Ben senin hâfız olduğunu biliyorum." Bildiğimi bilmediği için ona bildiriyorum. İşte bu kaideye binaen, âyet Cenab-ı Hakk'a rızık vermeyi ve it'am etmeyi nefyetmekten kinaye olan mana şudur: "Bana ait olup ve rızıklarını taahhüd ettiğim mahlukatıma rızık yetiştirmek için halkolunmamışsınız. Belki asıl vazifeniz ubudiyettir. Evamirime göre rızka çabalamak da bir nevi ibadettir."[/SIZE][/I] [B][I][SIZE=3]Üçüncü Vecih: [/SIZE][/I][/B] [I][SIZE=3]Sure-i İhlas'ta nasılki[/SIZE][/I][COLOR="#B22222"][SIZE=5]ﻟَﻢْ ﻳَﻠِﺪْ ﻭَ ﻟَﻢْ ﻳُﻮﻟَﺪْ[/SIZE][/COLOR] [U]"O doğmamış ve doğurulmamıştır." İhlâs Sûresi, 112:3.)[/U] [I][SIZE=3]zahir manası malûm ve bedihî olduğundan, o mananın bir lâzımı muraddır. Yani: "Vâlide ve veledi bulunanlar, ilah olamazlar." manasında ve Hazret-i İsa (A.S.) ve Üzeyr (A.S.) ve melaike ve nücumların ve gayr-ı hak mabudların uluhiyetlerini nefyetmek kasdıyla, ezelî ve ebedî manasında Cenab-ı Hakk'ın[/SIZE][/I] [COLOR="#B22222"][SIZE=5]ﻟَﻢْ ﻳَﻠِﺪْ ﻭَ ﻟَﻢْ ﻳُﻮﻟَﺪْ[/SIZE][/COLOR] [I][SIZE=3]gayet bedihî ve malûm hükmettiği gibi, aynen onun gibi, bu misalimizde de "Rızk ve it'am kabiliyeti olan eşya, ilah ve mabud olamazlar" manasında, Mabudunuz olan Rezzak-ı Zülcelal sizden kendine rızık istemez ve siz onu it'am için yaratılmamışsınız mealindeki âyet; rızka muhtaç ve it'am edilen mevcudat, mabudiyete lâyık değiller, demektir.[/SIZE][/I] [B][I][SIZE=3][RIGHT]Said Nursî[/RIGHT][/SIZE][/I][/B] [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Peygamber Efendimiz a.s.v.'ın kabri nerededir? (Sadece şehir adını küçük harfler ile giriniz)
Cevap yaz
Forumlar
İslamiyet
Kuran-i Kerim
Zârihât Sûresi: 56.57.58. Âyet
Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz.
Accept
Daha fazla bilgi edin.…
Üst