• Bu konu 48 yanıt içerir, 14 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 16 ile 30 arası (toplam 50)
  • Yazar
    Yazılar
  • #794265
    Anonim

      @Yorgun 256288 wrote:

      Ve Aleyküm selam hocam… Allah (c.c.) Razı olsun güzel bir konuya değinmişsiniz.

      Bende dualarım kabul olmuyormu diye kuruntuya kapılıyorum bir çok kez bazen sıkıntılar öylesine üst üste geliyorki boğulacak gibi oluyor insan, O an Rabbime sığınıyorum saatlerce yalvardığımı bilirim.

      Ansızın öyle şeyler aklıma gelmeye başlıyorki dua ederken kendimi bir anda kötü birisiymiş görmeye başlıyorum ve senin gibi adamın duası niye kabul olsun diye düşüncelere kapıldığımda işte o zaman Rabbim affetsin beni ölümü dahi defalarca düşünmedim değil sanki kurtuluşmuş gibi hissediyordum. Hatta çocuklarıma dahi kaç defa veda mektubu yazdım, Rabbim beni affetsin ansızın aklımı başıma öyle bir getiriyorduki ettiğim tevbenin haddi hesabı yok beni affet Rabbim yasak ettiğin intiharı düşündüğüm için diye yalvarıyordum.

      Ne zaman sizlerin arasına katıldım,bu düşüncelerimden sıyrıldım, bana vermiş olduğunuz teselliler olsun sorularıma verdiğiniz değerli yanıtlarınız olsun, dualarımda yardım istememde verdiğiniz katkılarınız benim için büyük bir nimet oldu.

      Dualarımda sizler hep varsınız.Rabbime dua derim hep beni hayırlı dostlarla tanıştır Rabbim’de sizler gibi güzel Allah’ın dostlarıyla tanışmayı nasip etti şükürler olsun.

      Benimde soracaklarım vardı tam denk geldi.

      1-Ben bazen namazlarımdan sonra genellikle hep aynı duaları istiyorum Rabbimden aynı duaları istedğimde hatamı yapıyorum ?

      2-Birde namazımı eda ediyorum,tesbihatıda bitirdikten sonra duamızı devamlı kıbleye doğrumu yapmam gerekiyor ?

      3-Kıble harici bir yönde dua ediyorsam kabul olunurmu ?

      4-Yolda yürürken ellerimi açmadan dua ediyorum , acaba yanlışmı yapıyorum ? Ve kabul olurmu bu şekilde dua etmem.

      Rabbim sizlerden razı olsun. Rabbim cümlemizin dualarını kabul buyursun..

      Selam ve dua ile

      Cenabı Hakk sizdende razı olsun inşl;Dualarınıza bizleride dahil etmeniz bizleri ziyadesiyle memnun eder kardeş..Rabbim sizleride darda bırakmasın ne bu dünyada ne mahşerde inşl;

      Sorularınıza gelince ;

      ilk sorunuz ;Israrla aynı duayı istemenin dinimizce hiç bir sakıncası yoktur;o kul ki müşkil durumunu Alemlerin Rabbine beyan ediyor ,ihtiyacını derdini alatıyor..Derdi veren dermanıda kendi hazinesinde saklamıştır..dileyene verir dileyene vermez..kendi hükmü iradesindedir amenna!!!;Elbette ondan isteyecek ona yalvaracağız ısrarla;Fatiha suresinde güzel bir ayet vardır kardeşim ;İYYAKE NA’BÜDÜ VE İYYAKE NASTAĞIN..işte biz bu ayeti celilenin arkasına sığınır acziyetimizi sunarız Rabb Tealaya;

      2.sorunuz..Kıbele yani Beytullah ..Cenabı Hakkın güzel evi;müslümanların dünyanın neresinde olursa olsun secde anında döndükleri nurlu mekan;Çok mecbur kalmazsak ,dualarımızda da Kıbleyi Atike dönmek usulu adabtandır;Şayet dua anında kıblenin yönünü bilmiyorsak o mekanda sakıncası yoktur;Duada bir nevi bir manevi esintidir..nerde ve ne zaman kalpler mahsunlaşır bilinmez;Resullullah (as) buyurduğu gibi Cenabı Hakk mahsun kalpleri sever ve oraya gider buyurdular;Böyle anlarımızı yakaladığımızda o kapının eşiğinde duralım edeble inşl..;

      3.sorunuz bu sorunuzda kısmen ikinci sorunuz gibidir;duanın yeri ve zaman kısıtlaması kural olarak yoktur..Fakat EFDAL olarak bazı hususlar fıkıh olarak bizlere tebliğ edilmiştir..bunlardan biride KABEDE dua etmek dua ederken oraya yönelmek edeb ve usuldandır..diye biliyorum ..

      4.sorunuzu okuyunca aklıma bir ayet geldi ;hangi surede geçtiğini şu anda hatırlayamadım ama ;

      hani vardırya;

      Cenabı Hakk buyuruyor;kullarım yan yatarken sağa dönerken,sola dönerken uzanırken beni ansın;

      diye ( bu ayeti hatırlayan arkadaşlarımız hangi surede geçtiğini yazarlarsa seviniriz

      demem o ki kardeşim ;Ne mutlu o kula hayatının her anında Rabbini ansın ona yüreğini açsın ;isterse yolda yürürse bile;

      benim diyeceklerim bunlar inşl faydalı olmuşuzdur

      Zerre kadar hatadan Allah ‘a (c.c) sığınırım..Doğrular İslam’ın yanlışlar bizimdir

      kıymeti kardeşimiz..selametle

      #794274
      Anonim

        @Ukbaa 256333 wrote:


        vazife-i asliye-i fıtriyesi, îmândan sonra « dua » dır.

        [/SIZE]

        imanın akabinde gerçekleştiğini söylüyor Üstad duanın.

        Ama her mahlukun potansiyelinin icrası ile duayı yapmış olduğunu da 1. tür duada yine kendisi söylüyor.

        O halde kafirlerin sebeplere yapışması sonucu aldıkları neticeyi, fiili dua nevinden sayamaz mıyız?

        #794282
        Anonim

          @mevt 256279 wrote:

          Allah sevdiği kullarının duasını hemen kabul etmezmiş onalrın daha çok dua etmesi hoşuna gidermiş.

          bu durumda Aklıma hep şu şüphe geliyor.dua ediyorum bazen bu dualarım kabul oluyor yani çoğunlukla kabul oluyor.
          bu sefer korkuyorum Rabbim beni sevmiyor mu da hemen istediğimi veriyor çok fazla dua ettiğimde acaba etrafa pis koku yayılıyoırda dileğim hemen gerçekleştiriliyor. günahlarım beni böyle şeylere sürüklüyor.
          her şeye şüpheyle bakıyorum.dualarım kabul olmasada üzülüyorum olsa da…:/
          nedir dua boyutunda bunun izahı?
          aydınlatırsanız çook sevinirim. bu kuruntu beni öldürecek..:/

          İlk cümlenin kaynağı nedir bilmiyorum ancak öyle dahi olsa kesin bir kaide olmadığını söyleyebiliriz. Mesela Peygamber efendimiz aleyhissalatü vesselamın sayısız duaları vardır ki Allah cc. o dualarını hemen kabul etmiştir. (Ebu Hureyre radıyallahu anhın annesinin müslüman olması için ettiği dua gibi.) Allah’a Ondan daha sevgili biri mi var ki ?

          Kul olarak bize düşen dua etmektir. İstediğimiz verilmediği zaman dua kabul olmadı değil, duanın vakti bitmedi diye itikad etmek gerekir.

          #794285
          Anonim

            @elfaz 256369 wrote:

            imanın akabinde gerçekleştiğini söylüyor Üstad duanın.

            Ama her mahlukun potansiyelinin icrası ile duayı yapmış olduğunu da 1. tür duada yine kendisi söylüyor.

            O halde kafirlerin sebeplere yapışması sonucu aldıkları neticeyi, fiili dua nevinden sayamaz mıyız?

            “Eğer ıztırar derecesine gelse veya ihtiyac-ı fıtrîye tam münasebettar ise veya lisan-ı istidada yakınlaşmışsa veya sâfi, hâlis kalbin lisanıyla ise, ekseriyet-i mutlaka ile makbuldür. Terakkiyât-ı beşeriyenin kısm-ı âzamı ve keşfiyatları, bir nevi dua neticesidir. Havârık-ı medeniyet dedikleri şeyler ve keşfiyatlarına medar-ı iftihar zannettikleri emirler, mânevî bir dua neticesidir. Hâlis bir lisan-ı istidatla istenilmiş, onlara verilmiştir. Lisan-ı istidatla ve lisan-ı ihtiyac-ı fıtrî ile olan dualar dahi, bir mâni olmazsa ve şerâit dahilinde ise, daima makbuldürler.”

            Yirmi Dördüncü Mektub

            #794286
            Anonim

              @tebliğ 256274 wrote:

              ..Duanın ehemmiyeti nedir ?

              “Hattâ denilebilir ki, sebeb-i hilkat-i âlemin birisi de duadır.
              Yani, kâinatın hilkatinden sonra, başta nev-i beşer ve onun başında âlem-i İslâm
              ve onun başında Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâmın muazzam olan duası,
              bir sebeb-i hilkat-i âlemdir.

              Yani, Hâlık-ı Âlem, istikbalde o zâtı, nev-i beşer namına, belki mevcudat hesabına bir saadet-i ebediye, bir mazhariyet-i esmâ-i İlâhiye isteyecek bilmiş, o gelecek duayı kabul etmiş, kâinatı halk etmiş.”

              Yirmi Dördüncü Mektup

              #794287
              Anonim

                @tebliğ 256356 wrote:

                Cenabı Hakk sizdende razı olsun inşl;Dualarınıza bizleride dahil etmeniz bizleri ziyadesiyle memnun eder kardeş..Rabbim sizleride darda bırakmasın ne bu dünyada ne mahşerde inşl;

                Sorularınıza gelince ;

                ilk sorunuz ;Israrla aynı duayı istemenin dinimizce hiç bir sakıncası yoktur;o kul ki müşkil durumunu Alemlerin Rabbine beyan ediyor ,ihtiyacını derdini alatıyor..Derdi veren dermanıda kendi hazinesinde saklamıştır..dileyene verir dileyene vermez..kendi hükmü iradesindedir amenna!!!;Elbette ondan isteyecek ona yalvaracağız ısrarla;Fatiha suresinde güzel bir ayet vardır kardeşim ;İYYAKE NA’BÜDÜ VE İYYAKE NASTAĞIN..işte biz bu ayeti celilenin arkasına sığınır acziyetimizi sunarız Rabb Tealaya;

                2.sorunuz..Kıbele yani Beytullah ..Cenabı Hakkın güzel evi;müslümanların dünyanın neresinde olursa olsun secde anında döndükleri nurlu mekan;Çok mecbur kalmazsak ,dualarımızda da Kıbleyi Atike dönmek usulu adabtandır;Şayet dua anında kıblenin yönünü bilmiyorsak o mekanda sakıncası yoktur;Duada bir nevi bir manevi esintidir..nerde ve ne zaman kalpler mahsunlaşır bilinmez;Resullullah (as) buyurduğu gibi Cenabı Hakk mahsun kalpleri sever ve oraya gider buyurdular;Böyle anlarımızı yakaladığımızda o kapının eşiğinde duralım edeble inşl..;

                3.sorunuz bu sorunuzda kısmen ikinci sorunuz gibidir;duanın yeri ve zaman kısıtlaması kural olarak yoktur..Fakat EFDAL olarak bazı hususlar fıkıh olarak bizlere tebliğ edilmiştir..bunlardan biride KABEDE dua etmek dua ederken oraya yönelmek edeb ve usuldandır..diye biliyorum ..

                4.sorunuzu okuyunca aklıma bir ayet geldi ;hangi surede geçtiğini şu anda hatırlayamadım ama ;

                hani vardırya;

                Cenabı Hakk buyuruyor;kullarım yan yatarken sağa dönerken,sola dönerken uzanırken beni ansın;

                diye ( bu ayeti hatırlayan arkadaşlarımız hangi surede geçtiğini yazarlarsa seviniriz

                demem o ki kardeşim ;Ne mutlu o kula hayatının her anında Rabbini ansın ona yüreğini açsın ;isterse yolda yürürse bile;

                benim diyeceklerim bunlar inşl faydalı olmuşuzdur

                Zerre kadar hatadan Allah ‘a (c.c) sığınırım..Doğrular İslam’ın yanlışlar bizimdir

                kıymeti kardeşimiz..selametle

                Tebliğ hocam çok teşekkür ederim. Rabbim sizlerden razı olsun…

                Faydalı olmazmı hocam yüreğimi ferhlattınız.Rabbim sizlerinde yar yar yardımcısı olsun..

                Rabbim cümlemizin dualarını kabul buyursun.

                Selam ve dua ile

                #794289
                Anonim

                  @HuSeYni 256384 wrote:

                  “Eğer ıztırar derecesine gelse veya ihtiyac-ı fıtrîye tam münasebettar ise veya lisan-ı istidada yakınlaşmışsa veya sâfi, hâlis kalbin lisanıyla ise, ekseriyet-i mutlaka ile makbuldür. Terakkiyât-ı beşeriyenin kısm-ı âzamı ve keşfiyatları, bir nevi dua neticesidir. Havârık-ı medeniyet dedikleri şeyler ve keşfiyatlarına medar-ı iftihar zannettikleri emirler, mânevî bir dua neticesidir. Hâlis bir lisan-ı istidatla istenilmiş, onlara verilmiştir. Lisan-ı istidatla ve lisan-ı ihtiyac-ı fıtrî ile olan dualar dahi, bir mâni olmazsa ve şerâit dahilinde ise, daima makbuldürler.”

                  Yirmi Dördüncü Mektub

                  Yani ? 🙂

                  #794290
                  Anonim

                    @elfaz 256369 wrote:

                    imanın akabinde gerçekleştiğini söylüyor Üstad duanın.

                    Ama her mahlukun potansiyelinin icrası ile duayı yapmış olduğunu da 1. tür duada yine kendisi söylüyor.

                    O halde kafirlerin sebeplere yapışması sonucu aldıkları neticeyi, fiili dua nevinden sayamaz mıyız?

                    evet sayabiliriz. onların sebeplere başvurması fiili dua hükmündedir. sebeplere başvurma noktasında inananla inanmayan arasında fark yok. yanlız sonuç noktasında fark var. mesela; inanan ve inanmayan 2 çiftçinin sebepler dairesinde yaptıkları işler aynıdır. her ikiside toprağı sürer, eker, ilaçlar vs… fakat sonuç olarak inanan neticeyi Rezzak-ı Mutlak’tan beklerken, inanmayan topraktan, tohumdan vs.. bekler. Fakat her ikisi de yaptıkları işin yani fiili duanın gerekliliğini yerine getirdiği için genellikle kabule mazhardır.

                    Üstad 23. Sözün 5. noktasında da bu konuya ışık tutuyor.

                    Dördüncü nevi ki; en meşhurudur, bizim duamızdır.

                    Bu da iki kısımdır; Biri, fiilî ve hâlî; diğeri, kalbî ve kâlîdir.

                    Meselâ: Esbaba teşebbüs, bir dua-yı fiilîdir. Esbabın içtimaı; müsebbebi îcad etmek için değil, belki lisan-ı hal ile müsebbebi Cenâb-ı Hak’tan istemek için bir vaziyyet-i marziyye almaktır. Hattâ çift sürmek hazine-i rahmet kapısını çalmaktır. Bu nevi dua-yı fiilî, Cevvad-ı Mutlak’ın isim ve ünvanına müteveccih olduğundan, kabûle mazhariyyeti ekseriyyet-i mutlakadır.

                    #794291
                    Anonim

                      Allah razı olsun çok faydalı elleriniz dert görmesin kardeşler…

                      #794302
                      Anonim

                        Ben bir kaç soru daha sorsam umarım kızmazsınız ?

                        1-Peki dünya hayatının güzelliklerine düşkün olan kişilerin duaları kabul oluyor mu ?

                        Örneğin alkol,zina,uyuşturucu vs vs.. kullananlar…

                        2-Videolarda sunulan dualardan yararlanırken herhangi bir niyette bulunmamız gerekiyormu ? Örneğin Dursun Ali Erzincanlı İnşirah Duasını okuyor ama kendisi dua ediyormuş gibi okuyor,kendisi okurken bizde Amin diyoruz kabul olurmu ?

                        3-Kıldığımız beş vakit namazlardan sonra mutlaka dua etmemiz gerekiyormu ? Bu sorum garip gelebilir, Çünkü Allah (c.c.) kalbimizdeki amele yada nasıl diyim yürekten ettiğimiz dualar kabul oluyor değilmi ? Her vakit yürekten gelerek dua edemiyecem diye hisse kapılıp bazı vakit namazlarında dua etmiyorum.Hata mı yapıyorum ? Yoksa vesvesemi ?

                        #794318
                        Anonim

                          @Yorgun 256412 wrote:

                          Ben bir kaç soru daha sorsam umarım kızmazsınız ?

                          1-Peki dünya hayatının güzelliklerine düşkün olan kişilerin duaları kabul oluyor mu ?

                          Örneğin alkol,zina,uyuşturucu vs vs.. kullananlar…

                          2-Videolarda sunulan dualardan yararlanırken herhangi bir niyette bulunmamız gerekiyormu ? Örneğin Dursun Ali Erzincanlı İnşirah Duasını okuyor ama kendisi dua ediyormuş gibi okuyor,kendisi okurken bizde Amin diyoruz kabul olurmu ?

                          3-Kıldığımız beş vakit namazlardan sonra mutlaka dua etmemiz gerekiyormu ? Bu sorum garip gelebilir, Çünkü Allah (c.c.) kalbimizdeki amele yada nasıl diyim yürekten ettiğimiz dualar kabul oluyor değilmi ? Her vakit yürekten gelerek dua edemiyecem diye hisse kapılıp bazı vakit namazlarında dua etmiyorum.Hata mı yapıyorum ? Yoksa vesvesemi ?

                          Peki sorlarınıza karşı bende şöyle diyeyim muhterem kardeşimiz;

                          Söylermisiniz fıtrattan gelen bir özellik değilmidir dünyaya düşkünlüğümüz ve günahlara meylimiz;şayet günah işlemeseydik ve bize nefis verilmeseydi imtihanın ne anlamı kalırdı ?bizde semada melek olurduk öyle değil mi?

                          Yani şunu demek istiyorum ,hangi ademoğlu günah işlemezki ??

                          Elbette günahkarız ;hiç birimiz masum değiliz;Kuranı kerimde bile insanoğlunun hududları çizilmiştir;

                          Esefele safilin ve Ahseni takvim arasında gidip gelir ademoğlu hayatı boyunca;

                          Zaten tevbelerimizin ve dualarımızın güzelliği ve önemi buradadır kardeşim;Tabiri caizsse işin sırrı burda yatar;her günahın ardından dönüşün yanlız ve yanlız Yüce Allah’ın (c.c) rahmani kapısına sığınmasıdır..İşte müslüman budur kardeşim;İman budur tevekkü
                          l ve teslimiyet budur kardeşim;

                          Velhasıla günah batağına batsakta dualarımızı ve tevbelerimizi terk etmeyelim ta ki sekaretül mevte kadar inşl;hani güzel bir hadis vardır ya;(günahın Uhud dağı kadar da olsa tevbe ediniz )

                          Havf ve reca dairesinde acziyetimiz her an her lahza sunmak gerek Rabb Tealaya inşl..

                          Toplu dualarda amin dememiz tabiki hayırdır efdaldir;mevlid kandilleri dinleriz tv’lerden nasıl ki ordada duaların sonunda amin diyorsak sorunuzda sorduğunuzda bunun gibi;işin özü kardeş;AMİN diyebilirsiniz,bunda bir sakınca yoktur bilakis ecir vardır inşl;SON SORUNUZDA İSE;

                          KARDEŞİM dua etmek istemiyorsak ki nefsi duaya etmeye zorlamak gerek ;yok olmuyor derseniz gene şöyle bakalım bu olayada dilerseniz ;

                          Kardeşim NAMAZDA bir duadır ,bir teslimiyettir;hali durumu beyandır inşl..

                          Allah (c.c) yardımcınız olsun kardeşim

                          #794319
                          Anonim

                            @tebliğ 256443 wrote:

                            Peki sorlarınıza karşı bende şöyle diyeyim muhterem kardeşimiz;

                            Söylermisiniz fıtrattan gelen bir özellik değilmidir dünyaya düşkünlüğümüz ve günahlara meylimiz;şayet günah işlemeseydik ve bize nefis verilmeseydi imtihanın ne anlamı kalırdı ?bizde semada melek olurduk öyle değil mi?

                            Yani şunu demek istiyorum ,hangi ademoğlu günah işlemezki ??

                            Elbette günahkarız ;hiç birimiz masum değiliz;Kuranı kerimde bile insanoğlunun hududları çizilmiştir;

                            Esefele safilin ve Ahseni takvim arasında gidip gelir ademoğlu hayatı boyunca;

                            Zaten tevbelerimizin ve dualarımızın güzelliği ve önemi buradadır kardeşim;Tabiri caizsse işin sırrı burda yatar;her günahın ardından dönüşün yanlız ve yanlız Yüce Allah’ın (c.c) rahmani kapısına sığınmasıdır..İşte müslüman budur kardeşim;İman budur tevekkü
                            l ve teslimiyet budur kardeşim;

                            Velhasıla günah batağına batsakta dualarımızı ve tevbelerimizi terk etmeyelim ta ki sekaretül mevte kadar inşl;hani güzel bir hadis vardır ya;(günahın Uhud dağı kadar da olsa tevbe ediniz )

                            Havf ve reca dairesinde acziyetimiz her an her lahza sunmak gerek Rabb Tealaya inşl..

                            Toplu dualarda amin dememiz tabiki hayırdır efdaldir;mevlid kandilleri dinleriz tv’lerden nasıl ki ordada duaların sonunda amin diyorsak sorunuzda sorduğunuzda bunun gibi;işin özü kardeş;AMİN diyebilirsiniz,bunda bir sakınca yoktur bilakis ecir vardır inşl;SON SORUNUZDA İSE;

                            KARDEŞİM dua etmek istemiyorsak ki nefsi duaya etmeye zorlamak gerek ;yok olmuyor derseniz gene şöyle bakalım bu olayada dilerseniz ;

                            Kardeşim NAMAZDA bir duadır ,bir teslimiyettir;hali durumu beyandır inşl..

                            Allah (c.c) yardımcınız olsun kardeşim

                            Amin.. Rabbim cümlemizin yardımcısı olsun…

                            Verdiğiniz faydalı bilgiler için teşekkür ederim hocam. Dua etmek istemiyorsak derken hocam bazen namazımı kılıyorum o an sanki yürekten gelerek dua etmiyecekmişim gibi hiisse kapılıyorum ve tesbihatı bitirip kalkıyorum.Yani o ruh haliyle dua edersem kabul bulunmaz diye düşünüyorum bilmiyorum belki bu düşüncemde yanlıştır. Aradan zaman geçiyor ansızın dua etmeye başlıyorum kimi zaman gözyaşlarına boğularak dua ettiğimi biliyorum.

                            Allah (c.c.) sizlerden razı olsun

                            #794322
                            Anonim

                              @iyinesil 256304 wrote:

                              konu güzel…katılımlar olursa iyi olur…

                              Teşekkür ederiz hocam;Allah (c.c) razı olsun sizdende ;Lakin sizin gibi kıymetli hocalarımızında katılımını bekliyoruz ve bilgilerinizden nasibimizi almak isteriz inşl..

                              #794323
                              Anonim

                                @tebliğ 256356 wrote:

                                hani vardırya;

                                Cenabı Hakk buyuruyor;kullarım yan yatarken sağa dönerken,sola dönerken uzanırken beni ansın;

                                diye ( bu ayeti hatırlayan arkadaşlarımız hangi surede geçtiğini yazarlarsa seviniriz )

                                Nisa suresinin 103. ayetinde Cenab-ı Allah şöyle buyurmaktadır.

                                “Namazı kıldıktan sonra; ayaktayken, otururken ve yan yatarken Allâh’ı anın.”

                                Buyrun efendim 🙂

                                #794276
                                Anonim

                                  @Ukbaa 256450 wrote:

                                  Nisa suresinin 103. ayetinde Cenab-ı Allah şöyle buyurmaktadır.

                                  “Namazı kıldıktan sonra; ayaktayken, otururken ve yan yatarken Allâh’ı anın.”

                                  Buyrun efendim 🙂

                                  Allah (c.c.) razı olsun.

                                  Dün cuma namazında hocamızda o kadar güzel sunum hazrılamıştıki islamda dua ve önemi diye vaazında duanın önemini anlattı. Tebliğ hocamızın dediğini dün hocamızda anlattı sunumdan dünden beri kafamda bugün soracakttım hatta siz aydınlattınız.

                                  Bende araştırırken Yunus Süresinden bulduğum

                                  İnsana bir zarar dokunduğunda, yan yatarken, otururken ya da ayaktayken Bize dua eder; zararını üstünden kaldırdığımız zaman ise, sanki kendisine dokunan zarara Bizi hiç çağırmamış gibi döner-gider[IMG]http://www.mumsema.org/images/smilies/[/IMG] İşte, ölçüyü taşıranlara yapmakta oldukları böyle süslenmiştir[IMG]http://www.mumsema.org/images/smilies/[/IMG] (Yunus Suresi, 12)

                                15 yazı görüntüleniyor - 16 ile 30 arası (toplam 50)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.