- Bu konu 2,186 yanıt içerir, 35 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
7 Mayıs 2012: 06:27 #804087
Anonim
.
islamı öyle bir yaşaki seni öldürmeye gelen-
sende dirilsin.
Hz. Ömer r.a7 Mayıs 2012: 21:42 #804096Anonim
“Her günah, dalgınlık ve şehvetin aslı, nefsini beğenmektir. Her tâat uyanıklık ve iffetin esası, nefsini beğenmemektir.”
İbn-i Atâullah “rahmetullahi teâlâ aleyh
7 Mayıs 2012: 21:42 #804097Anonim
.
Bid’at sâhibi ile oturup kalkmayınız. Çünkü o, kalbi hasta eder.
Hasan-ı Basrî (ks)7 Mayıs 2012: 21:45 #804098Anonim
.
“Alçak gönüllü olmanın alâmetleri şunlardır:
Söyleyen kim olursa olsun, hak sözü kabûl etmek.
Fakir, garib kimselere de yumuşaklıkla muâmele etmek.
Rütbe itibâriyle küçük olanlara şefkatli olmak.
Kendisine karşı yapılan hatâ ve kusurlara tahammül edip, öfkelenince sabretmek, her an Allahü teâlâyı hatırlamak. Zenginlere karşı vekarlı olmak.
Cenâb-ı Hak’tan gelen her şeye rızâ göstermektir.”
Yûsuf bin Esbât “rahmetullahi teâlâ aleyh
”8 Mayıs 2012: 09:59 #804115Anonim
@ABDULLAH 228694 wrote:
Hüzün dalgası çarptıysa bir insanın yüreğine..
Ya Mevlâsını özlemiştir yada Mevlâsı onu!
Mevlâyı özleyen gönül ya hüznü bekler yada hüzündedir…
Bela, gam ve keder Mevlânın sevdiklerine gösterdiği kamçıdır…
Vurdukça kendine çeker…”İmam Rabbani (R.a)
Mevlasını özleyen Ondan başka hiç birşey düşünmeyen, sabırsızlıkla vuslat anını bekleyen kullarından oluruz inşAllah…
Teşekkür ederim kardeşim Cenab-ı Hak razı olsun…
9 Mayıs 2012: 21:18 #804167Anonim
.
Size üç şeyden sakınmanızı tavsiye ederim:Nefsinizin arzu ve isteklerine uymaktan,
kötü arkadaştan ve bir de kendini beğenmekten.
Vehb bin Münebbih “Rahmetullahi Aleyh”
10 Mayıs 2012: 21:51 #804182Anonim
.
Sabretmeyen, zafere kavuşamaz.
İbrahim Havvâs Rahmetullahi Aleyh10 Mayıs 2012: 21:53 #804183Anonim
.
Eskiden iyilik yaparlardı söylemezlerdi.Sonra hem yapmaya hem de söylemeye başladılar.
Şimdi ise yapmıyorlar fakat söylüyorlar.
Ömer bin Hâris Rahmetullahi Aleyh10 Mayıs 2012: 21:58 #804184Anonim
.
Fıkıh öğrenmeyip tasavvufla uğraşan dinden çıkar, zındık olur.Fıkıh öğrenip tasavvuftan haberi olmayan, bid’at sâhibi yâni sapık olur.
Her ikisini edinen hakîkate varır.”
Ebû Bekr Verrâk “rahmetullahi teâlâ aleyh”
10 Mayıs 2012: 22:03 #804185Anonim
.
Yâ Rabbî! Muhakkak ki, kazâ ve kaderin bana gâliptir.
Beni, şehvet zinciri ile kuvvetlenmiş nefsin arzuları esir ettiler.
Sen bana yardım et de kurtulayım. Beni kimseye muhtâc etme!
İhsânınla, kendi isteklerimi bile arzu etmeyeyim.
Evliyânın kalblerini nûr güneşleri ile aydınlatan sensin.
Seni bununla bilirler, tanırlar. Birliğini bununla söylerler.
Senden başkasını sevmesinler, başkasına sığınmasınlar diye, sevdiklerinin kalblerinden düşmanların sevgisini çıkaran sensin!
Herkes onlara yabancı, fakat sevdikleri sensin.
Cihan karşılarına dikilse de, onlara hidâyet veren, yol gösteren sensin.
Seni kaybeden ne bulur?
Seni bulan ne kaybeder?
Senden başkasına râzı olan zarardadır. Sana baş kaldıran hüsrândadır.”
İbn-i Atâullah “rahmetullahi teâlâ aleyh
10 Mayıs 2012: 22:08 #804186Anonim
.
Bid’at ehli olanlar, başlarını ve vücûdlarını toprakta gizleyip, kuyruklarını açıkta tutan ve yaklaşanı sokan akrebler gibidirler.
İnsanlar arasında gizlenmiştirler, yanlarına yaklaşanı bid’ate düşürürler, bid’at yayarlar.”
Hasan bin Ali Berbehârî “rahmetullahi teâlâ aleyh”
10 Mayıs 2012: 22:09 #804187Anonim
.
Sırf makam sahibi olmak ve biliyor desinler için birkaç mesele öğrenip, insanlara fetva vermeye kalkışmak, ne kadar ayıptır.
Ali bin Muhammed “Rahmetullahi Aleyh”10 Mayıs 2012: 22:12 #804188Anonim
.
Müminde, ihlâs ve pişmanlık bulunursa,Allahü teâlâ onun bütün günahlarını affeder.
Ali bin Muhammed Rahmetullahi Aleyh
10 Mayıs 2012: 22:14 #804189Anonim
.
Öfke, tutuşturulmuş bir ateş gibidir. Her kim ki öfkesine hâkim olursa, onu söndürür ve her kim onu salıverirse, ilk yanan kendisi olur.”
Hazret-i Ali “radıyallahü teâlâ anh”11 Mayıs 2012: 03:38 #804193Anonim
.
Ölümden sonra neler göreceğinizi, başınıza gelecekleri bilseydiniz, isteyerek ne yemek yiyebilir, ne de su içebilirdiniz.”
Ebüdderdâ “radıyallahü teâlâ anh”
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.