- Bu konu 37 yanıt içerir, 10 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
1 Nisan 2010: 13:33 #768920
Anonim
ve bihi nesteinu
..O Hâkim-i Zîşan bu kasrı, şu mezkûr maksadlar için bina etmiştir. Şu maksadların husulü ise, iki şeye mütevakkıftır:
Birisi:Şu gördüğümüz ve nutkunu işittiğimiz üstadın vücududur. Çünki o bulunmazsa, bütün maksadlar beyhude olur. Çünki anlaşılmaz bir kitab, muallimsiz olsa; manasız bir kâğıttan ibaret kalır.
İkincisi: Ahali, o üstadın sözünü kabul edip dinlemesidir. Demek, vücud-u üstad vücud-u kasrın dâîsidir ve ahalinin istimaı, kasrın bekasına sebebdir. Öyle ise denilebilir ki: Şu üstad olmasaydı, o Melik-i Zîşan şu kasrı bina etmezdi. Hem yine denilebilir ki: O üstadın talimatını ahali dinlemedikleri vakit, elbette o kasr tebdil ve tahvil edilecek.
(11.Söz)
heppimiz üzümü severiz ve yeriz , fakat Bizler ÜZÜMÜ SAPI İLE TANIYORUZ NE YAPALIM..!
Allah üzüm salkımlarını, kuru üzüm çubuğuna takarak yaratıyor..!!
1 Nisan 2010: 13:37 #768921Anonim
ve bihi nesteinu
Hem madem umum esma-i İlahiye bâkîdir ve Ehad ismi ve ehadiyet dahi bâkîdir ve daimî bir surette görmek ve görünmek isterler. Ve madem su kabarcıklarında tecellî ve temessül eden güneşin, bekâsının alâmeti, kaybolup giden kabarcıklardan sonra yeni gelen kabarcıklarda dahi aynen öncekiler gibi parıldamasıdır. Aynen öyle de, sırr-ı ehadiyete mazhariyet, silsile hâlinde kıyamete kadar devam edecek ve etmek isteyecektir. Ve emr-i Hakk ile kıyametin kopmasının sebebi ise o silsilenin kesilmesidir. Çünkü cilve-i kayyûmiyet insandadır.CİLVE-İ KAYYUMİYYET İNSANDADIR DENMİŞ..!!
1 Nisan 2010: 13:46 #768922Anonim
Âhirzamanın en büyük fesadı zamanında, elbette
- en büyük bir müçtehid,
- hem en büyük bir müceddid,
- hem hâkim,
- hem mehdî,
- hem mürşid,
- hem kutb-u âzam olarak
bir zât-ı nuranîyi gönderecek ve o zat da ehl-i beyt-i Nebevîden olacaktır.
29. Mektub1 Nisan 2010: 14:02 #768923Anonim
Konular birleştirilmiştir. Aczmendi kardeş hangi mesajınız silinmiş söyler misiniz ?
1 Nisan 2010: 14:16 #768924Anonim
sual;zevi-l ukûl’un anlamı nedir?
Konular birleşince mesajlarda karıştı güncelleme
1 Nisan 2010: 14:28 #765378Anonim
@age 188114 wrote:
sual;zevi-l ukûl’un anlamı nedir?
Konular birleşince mesajlarda karıştı güncelleme
ZEVİ`L-UKUL : Akıl sahipleri.
Bilmediğiniz kelimenin üzerine çift tıklarsanız anlamını verir.
1 Nisan 2010: 14:32 #768925Anonim
@HuSeYni 188115 wrote:
ZEVİ`L-UKUL : Akıl sahipleri.
Bilmediğiniz kelimenin üzerine çift tıklarsanız anlamını verir.
Teşekkür ederim Allah razı olsun.
O zaman hulusi abinin barla lahikasındaki bu ifadesini nasıl anlamalıyız.Yada mefhumu muhalifiyle ne anlaşılır.Yorumsuz yazıyorum ki yanlış anlaşılmalar olmasın.Üstadım bana ve dinleyen> her zevi-l ukûle,< tarîkat zamanı değil, imanı kurtarmak zamanıdır, beş vakit namazını hakkıyla eda et, namazın nihayetindeki tesbihleri yap, ittiba'-ı sünnet et, yedi kebairi işleme dersini vermiştir. Ben gerek bu derse, gerek Risalet-ün Nur ile verilen derslere, Kur'an'dan istinbat buyurarak gösterdiği hakikatlara karşı Allah'ın tevfikiyle can ü dilden belî dedim, tasdik ettim ve bana böylece hakikat dersini veren bu zâta da ömrümde ilk defa olarak Üstad dedim. Hata etmedim, isabet ettim.
(Barla Lahikası – 29)1 Nisan 2010: 16:02 #768927Anonim
mesajları okumadım sadece soruya göre cevap veriyorum Bence hem mürşid hem de alimdi
1 Nisan 2010: 20:30 #768931Anonim
mürşid doğru yolu gösteren
alim ise herşeyi hakkıyla bilen değilmidir????
herşeyi hakkıyla bilmeden nasıl doğru yol gösterilebilirki???? -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.