• Bu konu 113 yanıt içerir, 18 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 31 ile 45 arası (toplam 113)
  • Yazar
    Yazılar
  • #788127
    Anonim
      Bilinmez hangi kırık kalbin duasıdır karanlıkları aydınlatan,
      Bilinmez kim için ettiğin duadır seni ayakta tutan…
      Hasret buram buram, Gül demet demet;
      Lakin Gül benden uzakta, ben Güle Hasret…
      #788128
      Anonim

        DÖNÜLMEZ AKŞAMIN UFKUNDAYIZ VAKİT ÇOK GEÇ!!

        Burası Dünya ve biz artık çok sıkıldık.
        Sanal mücahit olacağıma cami safında sıradan cemaat olmayı yeğlerim.
        GÜZEL SÖZLERDEN BİR DEMET:

        Size ne oluyor da dünyada kazandığınız az bir şeye seviniyor,ahirette kaybettiğiniz birçok şeye üzülmüyorsunuz. (Hazreti Ali,R.A)

        Rabbine ne kadar muhtaç isen ona o kadar ibadet et.

        (Lokman Hekim)

        Bir insanın nasıl güldüğünden terbiyesini, neye güldüğünden akıl seviyesini anlarım. (Hazret-i Mevlana)

        Acaba ebedi mekanımız hangisi ?
        Bu dünyada işlediklerin var ya,
        işte cevabın ta kendisi… (Sefer Yetiş)





        [FONT=arial,sans-serif]HER ŞEY SENDE GİZLİ.[/FONT]
        [FONT=arial,sans-serif]YERİN SENİ ÇEKTİĞİ KADAR AĞIR,[/FONT]
        [FONT=arial,sans-serif]KANATLARIN ÇIRPINDIĞI KADAR HAFİF,[/FONT]
        [FONT=arial,sans-serif]KALBİN ATTIĞI KADAR DA CANLISIN…[/FONT]
        [FONT=arial,sans-serif]GÖZLERİN UZAĞI GÖRDÜĞÜ KADAR GENÇ,[/FONT]
        [FONT=arial,sans-serif]SEVDİKLERİN KADAR İYİ,[/FONT]
        [FONT=arial,sans-serif]NEFRET ETTİKLERİN KADAR DA KÖTÜSÜN…[/FONT]
        [FONT=arial,sans-serif]NE RENK OLURSA KAŞIN GÖZÜN,[/FONT]
        [FONT=arial,sans-serif]KARŞINDAKİNİN GÖRDÜĞÜDÜR RENGİN…[/FONT]
        [FONT=arial,sans-serif]YAŞADIKLARINI KAR SAYMA.[/FONT]
        [FONT=arial,sans-serif]YAŞADIĞIN KADAR YAKINSIN ÖLÜME.[/FONT]
        [FONT=arial,sans-serif]NE KADAR YAŞARSAN YAŞA,[/FONT]
        [FONT=arial,sans-serif]SEVDİĞİN KADARDIR ÖMRÜN…[/FONT]
        [FONT=arial,sans-serif]GÜLEBİLDİĞİN KADAR MUTLUSUN.[/FONT]
        [FONT=arial,sans-serif]ÜZÜLME BİL Kİ AĞLADIĞIN KADAR GÜLECEKSİN.[/FONT]
        [FONT=arial,sans-serif]SAKIN BİTTİ SANMA HERŞEYİ,[/FONT]
        [FONT=arial,sans-serif]SEVDİĞİN KADAR SEVİLECEKSİN.[/FONT]
        [FONT=arial,sans-serif]KARŞINDAKİNE VEREBİLDİĞİN KADAR İNSANSIN.[/FONT]
        [FONT=arial,sans-serif]KARŞINDAKİ SANA GÜVENDİĞİ KADAR İNANSIN.[/FONT]
        [FONT=arial,sans-serif]AY IŞIĞINDADIR SEVGİLİYE DUYDUĞUN HASRET.[/FONT]
        [FONT=arial,sans-serif]VE SEVGİLİYE HASRET DUYDUĞUN KADAR ONA YAKINSIN.[/FONT]
        [FONT=arial,sans-serif]KENDİNİ GÜZEL HİSSETTİĞİN KADAR GÜZELSİN….[/FONT]
        [FONT=arial,sans-serif]İŞTE BUDUR HAYAT![/FONT]
        [FONT=arial,sans-serif]KARŞINDAKİNİ UNUTTUĞUN [/FONT][FONT=arial,sans-serif]KADAR ÇABUK UNUTULURSUN.[/FONT]
        [FONT=arial,sans-serif]ÇİÇEK SULANDIĞI KADAR GÜZELDİR.[/FONT]
        [FONT=arial,sans-serif]KUŞLAR ÖTEBİLDİĞİ KADAR SEVİMLİ,[/FONT]
        [FONT=arial,sans-serif]VE HER ŞEYİ ÖĞRENDİĞİN KADAR BİLİRSİN [/FONT]
        [FONT=arial,sans-serif]BUNU DA UNUTMA Kİ;”O” nu [/FONT][FONT=arial,sans-serif]SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN….[/FONT]


        #788129
        Anonim


          [FONT=verdana,sans-serif]Yazık ki akşam oldu biz yine yalnız kaldık[/FONT]

          [FONT=tahoma,sans-serif]Bir kıyısı görünmez denize daldık[/FONT]

          [FONT=tahoma,sans-serif]Bir gemiye binmişiz bulanık bir gecede[/FONT]

          [FONT=tahoma,sans-serif]ALLAH’ın denizinde ALLAH’tan uzak kaldık…[/FONT]

          [FONT=tahoma,sans-serif]Mevlana[/FONT]

          [FONT=verdana,sans-serif]Niceleri Geldi , Neler İstediler,
          Sonunda Dünyayı Bırakıp Gittiler:
          Sen Hiç Gitmeyecek Gibisin , Değil Mi?
          O Gidenler De Hep Senin Gibiydiler

          Ömer Hayyam[/FONT]

          [FONT=verdana,sans-serif]Sultan Mahmut bir gün vezirlerinin hepsini toplayıp, bana bir yüzük yaptırın ve üzerine öyle birşey yazdırın ki ona her baktığımda, hüzünlüysem neşeleneyim, neşeliysem hüzünleneyim diye buyurmuş.
          Vezirler toplanmışlar dört bir yana haber salmışlar. Sonunda bir gün yüzükle sultanın karşısına çıkmışlar, yüzüğü vermişler. Sultan Mahmut tamam işte bu demiş. yüzüğün üzerinde
          ” BU DA GEÇER YA HU”
          yazıyormuş….
          [/FONT]

          [FONT=tahoma,sans-serif]Kapattık bazı kapıları dostlar…

          kör bir kilit vurduk üzerlerine..

          Şimdi açılırlar mı yeniden, en tılsımlı sözleri söylesek?..

          Yahut yeni kapılar açsak, kaybettiklerimizin peşine düşsek..

          Kör kilitli kapıları açmak gerek dostlar..

          Biraz cesaret gerek belki..

          Gerçeklerle yüzleşmeye cesaret, gerçekleri kabullenmeye cesaret..

          Ve gayret, ve gayret…[/FONT]

          [FONT=verdana,sans-serif]Göz nereye bakar, gönül oraya akar

          Gönül nereye akar, ayak oraya koşar ![/FONT]
          [FONT=verdana,sans-serif] [/FONT]

          [FONT=verdana,sans-serif]Hz. Lokman:
          “Ey oğul!
          Dünya derin bir denizdir, pek çok insan onda boğuldu.
          -Gemin takva
          -Yükün iman,
          -Halin tevekkül olsun.
          Umulur ki kurtulursun. ..!
          [/FONT]
          [FONT=verdana,sans-serif] [/FONT]

          [FONT=verdana,sans-serif] [/FONT]

          [FONT=verdana,sans-serif]Neye Yaklaşsam Sonu Ayrılık ve Kırgınlık..
          Anladım ki MEVLA’dan Gayrisine yokmuş yakınlık…
          [/FONT]

          [FONT=verdana,sans-serif]Herşey O’nun izniyle …O’nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez.

          (En’âm; 59)[/FONT]

          [FONT=verdana,sans-serif]

          Halife Leyla’ya dedi:

          ” O, sen misin?
          Mecnun senden dolayı mı perişan oldu
          ve kendini kaybetti? Sen diğer güzellerden üstün değilsin! “

          Leyla dedi:

          ” Çünkü sen Mecnun değilsin, onun gözleriyle bakmıyorsun da ondan.” [/FONT]

          [FONT=verdana,sans-serif](Mesnevi,Mevlana. 408-409.beyitler )
          [/FONT]

          [FONT=tahoma,sans-serif]”Tek çiçekle bahar olmaz diyenlere inat!…

          Her yürek için açan özel bir çiçek olduğunu ve fazlasının gerekmediğini ispatlamak için baharı bekliyorum.”

          Ahmed Günbay Yıldız[/FONT]

          [FONT=verdana,sans-serif]….Ve sen yine denendiğinde
          ve yine kalbin daraldığında
          ve yine bütün kapılar yüzüne kapandığında
          ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde. ..
          Uzun uzun düşün ve hatırla Yaradanını!

          ALLAH kuluna kâfi değil mi? [FONT=verdana,sans-serif](Zümer/36)[/FONT][/FONT]

          [FONT=verdana,sans-serif]İnşaALLAH derse yakaran,
          İnşa eder Yaradan!
          [/FONT]

          #788130
          Anonim
            [FONT=arial,helvetica,sans-serif]Uykuları yatağıma bağladım,[/FONT]
            [FONT=arial,helvetica,sans-serif]Geceleri delip çıktım dağlara.[/FONT]
            [FONT=arial,helvetica,sans-serif]Ormanların kakülünü taradım,[/FONT]
            [FONT=arial,helvetica,sans-serif]Bulutlardan gömlek diktim dağlara.
            [/FONT]
            [FONT=arial,helvetica,sans-serif]Abdurrahim KARAKOÇ
            [/FONT]

            [FONT=arial,helvetica,sans-serif][/FONT]

            [FONT=arial,helvetica,sans-serif]Ağaran şafakta gördüm yarını,[/FONT]
            [FONT=arial,helvetica,sans-serif]Tuttum nakış nakış ördüm yarını.[/FONT]
            [FONT=arial,helvetica,sans-serif]Yağmur damlasına sardım yarını,[/FONT]
            [FONT=arial,helvetica,sans-serif]Dalga dalga deniz ektim dağlara.[/FONT]

            [FONT=arial,helvetica,sans-serif][/FONT]

            [FONT=arial,helvetica,sans-serif]Kartal kanadıyla biçtim gökleri,[/FONT]
            [FONT=arial,helvetica,sans-serif]Duru pınarlardan içtim gökleri,[/FONT]
            [FONT=arial,helvetica,sans-serif]Ya Allah diyerek açtım gökleri,[/FONT]
            [FONT=arial,helvetica,sans-serif]Demet demet ışık döktüm dağlara.[/FONT]

            [FONT=arial,helvetica,sans-serif][/FONT]

            [FONT=arial,helvetica,sans-serif]Hayâl var ki hakikatten evladır,[/FONT]
            [FONT=arial,helvetica,sans-serif]Çile var ki çok nimetten evladır,[/FONT]
            [FONT=arial,helvetica,sans-serif]Sabır, şükür her ziynetten evladır.[/FONT]

            [FONT=arial,helvetica,sans-serif]Üçüncü gözümle baktım dağlara.
            [/FONT]

            #788131
            Anonim

              7526_155257779100_587329100_2566448_1917466_n.jpg

              #788133
              Anonim
                Aç kapılarını ey hüzün, ben geldim….
                Kalmış ellerimde can kırıkları birazda buruk….
                affedilmeme korkusu mu?
                yar hasreti mi? bilemedim…
                bilemedik işte hüzün! sevin, arkadaşlık ettiğim için sana….

                Koca bir dengere ömrüm….
                ne tarafa dönersem döneyim yine başlangıç noktasındayım….
                Anlasana ey HÜZÜN, her an sendeyim…

                Bilmem ki gecelerime mi dert yanayım…..
                özlemle yar yolu gözlediğime mi?…
                Rabbime hakkıyla kul olamadığıma mı?….
                yoksa senle beraber yol arkadaşlığı yaptığımıza mı?…
                Halbuki her zaman atıldım kollarına…
                Hiç memnun olmasamda senden…
                Ey Hüzün ne kadarda misafirpervermişsin….
                Acı çektirdiğinin farkında olmasanda….

                İçimi kurutun..deli ettin beni…sefil savruk ve buruk….
                senle varlığım yasta olmaktan farksız….
                Söyle bakalım ne zaman kapı dışarı ediyorsun beni?…
                ne kovmuyor musun?…
                Halbuki ümitle beklemekteyim…

                #788234
                Anonim

                  Ey dosttan da öte dost bildiğim!
                  Hira dağından az olmasın özlemim…
                  Taa Hayber’den,Uhuttan,Bedir’den esintiler getir içime öyle sor.
                  Neden içimde demlenmeyi bekler sevdalar,neden içimde bestelenmeyi bekler sözler?
                  Bir içimlik taze çay tadında değil sevdalar!
                  En uzak ve en bilinmedik diyarlardan gelen,Yusuf’un kokusuna olan özlemin sevdasıdır bu sevda…
                  İşte bu sevdadır içimi yakıp yıkan sevda,işte bu sevdadır içimde demlenmeyi bekleyen sevda…

                  #788235
                  Anonim

                    Canlar canını buldum,bu canım yağma olsun
                    Kardan,ziyandan geçtim,dükkanım yağma olsun
                    Yunus ne hoş demişsin,bal şeker yemişsin.
                    Ballar balını buldum,kovanım yağma olsun.

                    (Yunus Emre)

                    #788690
                    Anonim

                      Nicedir bir kuyunun dibinde sustum..
                      Bir ses düşsün diye bekledim içime…

                      Belki kuyuya atılmış Yusuf’tum…
                      Tutundum sessizliğin ince ipine…
                      Belki Yusuf değil ben bir kuyuydum…
                      Yusuf kendi düştü benim içime…
                      Ben Yusuf’un düşünde gördüğü suydum..
                      Aktım Yusuf’un gözlerinden; düştüm kendi içime…

                      #788691
                      Anonim

                        Her aşk O’na çıkar sonunda, O’ndan başkasını sevmek imkânsız gibidir.
                        Seven neyi sevdiğini bilse de bu böyledir, bilmese de bu böyledir.
                        İşte bütün hikâye:

                        Kim düştü kuyuya, Yûsuf mu, Yakub mu, Züleyha mı?
                        Zindan kimin kader, Yûsuf’un mu, Yakub’un mu, yoksa Züleyha’nın mı?
                        Yûsuf, Yakub ve Züleyha yok aslında.
                        Hepsi bir, hepsi O bir, hepsi tek bir..

                        #788692
                        Anonim

                          Bırak ey biçare feryadı, beladan kıl tevekkül
                          Zira feryad bela ender hata ender beladır bil

                          Eğer bela vereni buldunsa safa ender ata ender beladır bil

                          Cihan dolu bela başında varken ne bağırırsın küçük bir beladan, gel tevekkül kıl
                          Tevekkül ile bela yüzünde gül ta o da gülsün
                          O güldükçe küçülür eder tebeddül..

                          #788693
                          Anonim

                            [IMG]http://img.blogcu.com/uploads/guLaLe_esma.JPG[/IMG]

                            Bir gönülde iki sevdavirguli.gif iki Leyla olmaz!

                            Kimi Mecnun kimi Leyla olmaz

                            Bir gönülde bir
                            sevdavirguli.gif bir Leyla olur…

                            O’da Mevla…

                            #789039
                            Anonim

                              Eller açıp yürü bugün, kana kana Risâle-i Nur’dan ışık al!
                              Aşka uyan, nûra kanan her zerrede rehâ var.
                              Hüner değil dostu düşman, yârı ağyâr eylemek;
                              Yâdı biliş yapasın ki, ancak dostta vefâ var.

                              Denizli Kahramanı Merhum Hasan Feyzi

                              #789040
                              Anonim

                                Aşk mıdır ki can-ı dil mülkünü yağma eyleyen
                                Aşk mıdır sinem içinde gelip de can eyleyen
                                Aşk mıdır ki boynuma takıp bela zincirini
                                Gezdirip mecnun gibi alemde rüsva eyleyen…

                                Aşk mıdır ki bivefa güller elinden geceler
                                İnletip bülbülleri ta subh-u güya eyleyen
                                Aşk mıdır ki bir keman ebru nigarın yadına
                                Ok gibi kaddimi büküp benim de ya eyleyen…
                                (beni iradesiz bırakarak savrulmama sebep olan) aşk mıdır..?)

                                Aşk mıdır ki fenni derdi okutup aşıklara
                                Fasl-ı babı sinemin levhinde inşa eyleyen
                                Aşk mıdır ki bu Muhibbi sinesine dağ vurup
                                Ahir anın gözleri yaşını derya eyleyen…
                                (Muhibbi’nin sinesine, göğsüne dağ vurup sonrasında gözlerinden akan yaşı deniz kılan aşk mıdır…?)

                                Kanuni Sultan Süleyman.

                                #789041
                                Anonim

                                  günlerime , eğik
                                  yüreğime , soğuk
                                  ve vakitsiz kopartılmış leylak rengi …
                                  dökülen ,
                                  yağan ,
                                  ıslatan ,
                                  dilsiz damlalar yıllığıydı ,
                                  biten
                                  evvel zaman içiydi
                                  yarını sokağa terk edilen dünlerin birinde
                                  bu gündüm ben …
                                  ve duruyordum ….

                                  gözlerimde “bu son olsun” bakışı
                                  duruşumdaysa bekleşip duran gitmeler……
                                  susuyordum
                                  dudaklarımdaki soğuktan
                                  açamayan çiçekler gibiydi kelimeler
                                  oysa ki susmak
                                  bir şeyin anlatımı olsaydı
                                  taş …
                                  her şeyin …
                                  tartışmasız en iyi anlatanı olurdu
                                  değildi lakin
                                  biliyordum …
                                  ama
                                  unutmuşum …
                                  hatırlayacaktım …
                                  bir
                                  gün …değişen ruhları tanıma senesiydi
                                  üçe kadar sayılıp açılan gözlerin, dört mevsim incinmişliğinde …

                                  şarkılar söylenerek büyütülmemiş sardunyalar mevsimiydi
                                  özlemli bakışların uğramadığı bir pencere dibinde
                                  ve ilk kuruyanların birinde
                                  duruyordum ben
                                  ve sararıp, soluyordum
                                  gözlerimde “bu son olsun” bakışı
                                  duruşumdaysa bir başınalık
                                  ve yağmur damlaları dökülüyordu gölgemin saçlarına yine
                                  yüreğimeyse
                                  kimsesizlik ülkesinden küller serpiliyordu
                                  ve içimize her serpilen, ne yazık ki
                                  yeşil bir umutla boy verip, büyümüyordu
                                  ki sis, ağır aksak çökerken kirpiklerime
                                  soğuk çoktan yerleşmişti bile iliklerime
                                  ve ben için için
                                  değiştirmek istiyordum artık

                                  oysa başımı kaldırıp her bakışım ayrı bir güzellikti buluta
                                  oysa gülüşüm belki de bir bardak suydu, yüreği susuz olana
                                  ve oysa
                                  ne sevmeye
                                  ne de sevilmeye
                                  başka bir kalbim yoktu
                                  yalnızca bu …
                                  bir
                                  tek
                                  buydu …
                                  anlamıyordum …
                                  ama …
                                  anlıycaktım …
                                  bir
                                  gün …

                                  eksilen şeyleri biriktirme senesiydi iç kırıklığı dökümlerinde
                                  ve gün gün çoğalan hiçliğin, hasat zamanı …

                                  düşmenin sonrası …

                                  yağmurun damlalarca yalnızlık senesiydi buluttan
                                  ve hüznün avlusunda kırılmış akasya dalları, esip dinmiş yorgun bir lodostan …

                                  gökyüzünün
                                  mavisinden birazını yeryüzüne düşürüp
                                  deniz oluşuna şahitliğimin, sonrasıydı
                                  ki denizin birazını uçurup bulut olduğu bir günde
                                  ve bulutun içini döktüğü bir yağmurun altında
                                  ellerimi kalbime siper etmiş ,,,
                                  ıslanıyordum ben
                                  bir de içimden cümleler kuruyordum yağmura
                                  yağmur diliyle ama yine kendi damlalarımla
                                  “lütfen artık din”
                                  “lütfen artık dur”
                                  “lütfen
                                  artık
                                  yağma … ”
                                  oysa yağmur
                                  sadece yere düşene kadar yağmurdu …
                                  düştükten sonraysa
                                  hiç …
                                  ve oysa ben
                                  hani gözlerinde “bu son olsun” bakışıyla bekleyen
                                  ve soran hala; “bir sonu var mı ? ”
                                  fark etmiyordum
                                  o son
                                  bendim aslında
                                  ve duruyordum adım gibi, ışıkla,karanlığın tam ortasında
                                  nefesim, rıhtımdan gürültüsüz ayrılan gemi
                                  ve her bir kirpiğim
                                  bir mezar taşıymış
                                  gözlerimde ölen güzel günlerin, anısına …
                                  bilmiyordum …
                                  ama
                                  bilecektim …
                                  bir
                                  gün …

                                  donmuş göllerde, ölmüş kuğular senesiydi
                                  ve vakitsiz kopartılmış leylak rengi,
                                  dökülen … yağan … ıslatan …

                                  yüreğime eğik, günlerime soğuk yağan ey yağmur ! sen bil ki,
                                  dindi bu şiir…dindi …
                                  ve tekrar yağmayacak bir daha asla, bu yıla …

                                  bulutum, bitti …

                                15 yazı görüntüleniyor - 31 ile 45 arası (toplam 113)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.