- Bu konu 32 yanıt içerir, 9 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
29 Ağustos 2011: 20:04 #795816
Anonim
Allah razı olsun…
30 Ağustos 2011: 15:25 #795828Anonim
Bende çok ağladım bunları okuyunca….çocukluk da çok başkaydı birşeydi bizim için……
30 Ağustos 2011: 19:41 #795831Anonim
@uğur 260109 wrote:
Allah razı olsun inş. Abim.selametle ve dua ile.saygılarımla………
Amin, ecmain…
@uğur 260218 wrote:
Bende çok ağladım bunları okuyunca….çocukluk da çok başkaydı birşeydi bizim için……
Anlat dinleyelim uğur kardeşim, nasıldı çocukluğunuzun ramazanları ?
@kızıl lale 260188 wrote:
Allah razı olsun…
Amin, ecmain.
SON YAZIYI DA KOYUP BU YAZI DİZİSİNİ TAMAMLAMIŞ OLALIM İNŞALLAH.
ÇOCUKLUĞUMUN RAMAZANLARI
EKREM KILIÇ
29.08.2011Hatıralara dair
Bu hâtıraları naklederken, tahmîn edileceği gibi yazılı bir belgeye değil, çocukluğumun 5-10 yıllık aklımda kalan sahnelerine dayanmakta olduğumdan, hâdiseleri gerçek şekli ile tasvîr edememiş olabilirim. Belki, anlattıklarıma hayâl ve yorumlarım karışmıştır. Ancak, yaşıtlarımın da tasdîk edecekleri üzere, Anadolu’nun hemen bütün mahallerinde hayat bu ve buna yakın bir şekilde ve geçmekte idi.Maddî bakımdan halkın ekserîsi fakîrdi. Kurtuluş Savaşını tâkip eden yıllarda sosyal çalkantılar devam etmişti. Birinci Dünya Savaşının yakıp yıktığı memlekette hem yokluk, hem cehâlet hâkimdi. Üstelik korku ve istikbâl endîşesi de sürmekteydi.
Baskıcı bir idârenin çeşitli dayatmaları, İkinci Dünya Savaşının tehdîdleri altındaki memleketimizi ve milletimizi iyice sıkmaktaydı. Çok partili hayata geçilmesine rağmen halkın irâdesinin sandığa yansıtılmasının engellenmesi ümitleri kırıyordu. Herkes nefsini ve âilesini geçindirmek ve muhafaza etmek derdinde idi.
Tam bu sıralarda vatanımızın bir çok bölgesinde vukû bulan yer sarsıntıları yüzünden binlerce insan ölmüş ve evler yıkılmıştı. Maddî sıkıntı ve yıkıntılar mânevî tahrîbâtı daha derinleştirmekte idi. Çok uzaklarda parlayan yıldızlar gibi, Anadolu’nun ücrâ köşelerinde başlayan pasif mukavemetle îmân ve Kur’ân hizmeti yapan insanlar, ümitleri canlandırıyor ve istikbâl hakkında müjdeler veriyordu.
En son 1950 yılında yapılan seçimde Demokrat Partinin iktidâr olması ile başlayan ferâh ve refâh devri, maalesef, ancak on yıl sürebildi. Yine de bu süre zarfında çilekeş Anadolu insanı hürriyeti, medeniyeti, iktisâdî inkişâfı tadıp tanıyabildi ve geçmiş yirmi beş yıla göre çok râhat bir ömür sürdü.
İşte, çocukluğumun bu mes’ut devreye rastlaması dolayısıyla, Ramazan ayında olduğu gibi, diğer zaman dilimlerinde de unutulmayan hâtıralar ömrüm boyunca hazla andığım zamanlar oldu.31 Ağustos 2011: 09:16 #795842Anonim
Valla çok hüzünlüydü okula giderdik o zaman birde öğlenci olurduk hoca akşam iftar saati gelince giderdi iftara bende aç dururdum son dersten sonra ancak eve gelince yiyebilirdik iftar yemeğini………..bu yüzden hüzünleniyorum……çocukluk ramazan anılarını duyunca…….
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.