İYİLİKLER VE KÖTÜLÜKLER
Evet, Kur’ân’ın dediği gibi, insan, seyyiâtından tamamen mesûldür. Çünkü, seyyiâtı isteyen odur. Seyyiât, tahribât nevinden olduğu için, insan bir seyyie ile çok tahribât yapabilir. Müthiş bir cezaya kesb-i istihkak eder—bir kibrit ile bir evi yakmak gibi. Fakat, hasenâtta iftihara hakkı yoktur; onda, onun hakkı pek azdır. Çünkü, hasenâtı isteyen, iktizâ eden rahmet-i İlâhiye ve icad eden kudret-i Rabbâniyedir. Suâl ve cevap, dâî ve sebep, ikisi de Hak’tandır. İnsan, yalnız duâ ile, imân ile, şuur ile, rızâ ile, onlara sahip olur. Fakat seyyiâtı isteyen, nefs-i insaniyedir—ya istidad ile, ya ihtiyâr ile.
Bediüzzaman Said Nursî, Kader Risâlesi
AMELLERİN ÜSTÜNÜ
Amellerin en üstünü, nefsini onun için zorladığındır.
Hz. Ali
ANNE HAKKI
Annelerin hakkı onların sözü dinlenerek ödenir.
Rikkat Kunt
06.03.2010
Elif – Yeni Asya