• Bu konu 215 yanıt içerir, 7 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 151 ile 165 arası (toplam 217)
  • Yazar
    Yazılar
  • #787337
    Anonim

      HZ. ÖMER’İN FAZİLETİ

      Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: “Hz. Ömer radıyallahu anh, Hz. Ebu Bekr’e:

      “(Ey Ebu Bekr!) Allah’ın Rasulü Muhammed aleyhissalatu vesselam’dan sonra insanların en hayırlısı” diye hitab etmişti. Hz. Ebu Bekr:

      “Sen böyle söylersen ben (de sana) Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’dan işittiğimi söyleyeceğim. Demişti ki: “Güneş, Ömer’den daha hayırlı bir kimse üzerine doğup batmadı.”

      Tirmizi, Menakıb, (3685).

      #787338
      Anonim

        İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm şöyle dua etmişti: “Allahım, İslâm’ı şu iki şahıstan sana en sevgili olanla aziz kıl: Ebu Cehil ile veya Ömer İbnu’l-Hattab ile. Bunlardan Allah’a daha sevgili olanı Ömer’di.”

        Tirmizi, Menakıb, (3682).

        #787339
        Anonim

          Yine İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

          “Allah Teâla Hazretleri, hakkı, Hz. Ömer’in diline ve kalbine koydu.” İbnu Ömer der ki: “Halkın başına ne zaman bir iş gelmiş, (o hususta) Ömer bir şey demiş, halk da başka bir şey demiş ise mutlaka Ömer radıyallahu anh’ın dediği üzere Kur’ân’dan bir vahiy gelmiştir.”

          Tirmizi, Menakıb, (3683); Ebu Davud, Harac 18, (2962).

          #787343
          Anonim

            HUSUSİ SALAVATLARIN FAZİLETİ

            Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

            “Beş vakit namaz, bir cuma namazı diğer cuma namazına, bir ramazan diğer ramazana hep kefârettirler. Büyük günah irtikab edilmedikçe aralarındaki günahları affettirirler.”

            Müslim, Taharet 14, (223); Tirmizi, Salat 160, (214).

            #787344
            Anonim

              Yine Ebu Hureyre anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

              “Sabah namazını (cemaatle) kılan, Allah’ın garantisi altındadır. Sakın Allah, (ona verdiği garantisi sebebiyle) size bir ceza vermesin!”

              Rezin şunu ilave etti: “Kim bu garantiyi talep ederse onu elde eder ve bir daha da kaçırmaz.”

              Tirmizi, Fiten 6, (2165).

              #787428
              Anonim

                MEKKE’NİN FAZİLETİ

                Hz. Ebu Zerr radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: “Şurası muhakkak ki, (yeryüzündeki) ilk ev, mübarek olsun ve içinde namaz kılınsın diye Mekke’de inşa edilen Kâ’be’dir” buyurdular.

                Ben: Sonra hangisi?” diye sordum. “Mescid-i Aksa” buyurdular. Ben: “İkisi arasında ne kadar fark var?” dedim. “Kırk yıl!” buyurdular.”

                Buhari, Enbiya 8, 40; Müslim, Mesacid 2, (520); Nesai, Mesacid 3, (2, 32).

                #787433
                Anonim

                  İbnu Amr İbni’l-As radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

                  “Rükn ve makam iki cennet yakutu idiler. Allah onların nurlarını aldı. Eğer onların nurlarını almamış olsaydı, o ikisi mağrible maşrık arasını aydınlatırdı.”

                  Tirmizi, Hacc 49, (878).

                  #787436
                  Anonim

                    Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

                    “Vallahi Meryem oğlu (Hz. İsa aleyhisselam), Feccu’r-Ravhâ nam mevkide, hacc yapmak veya umre yapmak yahut da her ikisini de yapmak için telbiye getirecektir.”

                    Müslim, Hacc 216, (1252).

                    #787437
                    Anonim

                      Hz. Aişe radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

                      “Kâ’be’ye karşı bir ordu, saldırı tertipleyecek. Yerin bir çölüne geldikleri vakit en öndekileri de en sondakileri de (tamamiyle) yere batırılacak!” Ben söze girip: “Ey Allah’ın Resûlü, onların içerisinde çarşı-pazar (ehli) olanlar, onlardan olma(dığı halde zorla katılan)lar da var. Nasıl olur da hepsi birden yere batırılıp (cezalandırılır)? dedim. Aleyhissalatu vesselam:

                      “Öndekileri de, arkadakileri de batırılır. Ancak, herbiri niyetlerine göre diriltilir” buyurdular.”

                      Buhari, Büyü 49; Müslim, Fiten 8, (2884).

                      #787442
                      Anonim

                        Şakik’in bir rivayetine göre Şeybe İbnu Osman şöyle anlatmıştır:

                        “Hz. Ömer radıyallahu anh Kâ’be’ye girdi. Orada bulunan emvali görünce:

                        “Kâ’be’nin malını taksim etmedikçe çıkmayacağım” dedi. Ben de: “Sen bunu yapamazsın” dedim. O: “Hayır, yaparım!” dedi. Ben tekrar: “Sen onu yapamazsın!” dedim. O: “Niye?” diye sordu. Ben de: “Çünkü onun yerini Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm da, Hz. Ebu Bekir de gördü. Onlar mala senden daha fazla muhtaç idiler. Buna rağmen o malı çıkarmadılar” dedim. Bunun üzerine kalkıp çıkıp gitti.”

                        Buhari, İ’tisam 2, Hacc 48; Ebu Dâvud, Menasik 96, (2031).

                        #787596
                        Anonim

                          HZ. İBRAHİM ALEYHİSSELÂM VE OĞLU


                          Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a bir adam gelip:

                          “Ey Hayru’l-Beriyye (yaratılmışların en hayırlısı)” diye hitabetmişti. Aleyhissalatu vesselam hemen müdahale etti:

                          “Bu söylediğin İbrahim aleyhisselâm(ın vasfı)dır.”

                          Müslim, Fedail 150, (2369); Tirmizi, Tefsir, Lem Yekun suresi, (2349); Ebu Davud, Sünnet 14, (4672).

                          #787597
                          Anonim

                            HZ. MUSA ALEYHİSSELÂM

                            Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: “Müslümanlardan biri ile yahudilerden biri aralarında münakaşa edip küfürleştiler. Müslüman öbürüne:

                            “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ı alemler üzerine seçkin kılan Zât-ı Zülcelâl’e kasem olsun!” diye yemin etti. Yahudi de: “Musa aleyhisselam’ı alemler üzerine seçkin kılan Zât-ı Zülcelâl’e kasem olsun!” diye yemin etti. Derken, o böyle der demez, müslüman elini kaldırıp yahudi’ye bir tokat vurdu. Yahudi de doğruca Aleyhissalatu vesselam’a gidip hadiseyi haber verdi. Aleyhissalatu vesselam:

                            “Beni Hz. Musa’ya üstün kılmayın! Çünkü insanlar hep bayılacaklar. İlk kalkan ben olacağım. Ben ayılınca Hz. Musa’yı Arş’ın bir ucundan tutmuş göreceğim. Bilemiyorum. O, bayıp hemen ayılanlardan mıdır, yoksa Allah’ın istisna ettiklerinden midir?” buyurdu.”

                            Buhari, Husumat 1, Enbiya 34, 35, Rikak 43, Tevhid 31; Müslim, Fezail 160, (2373); Ebu Davud, sünnet 14, (4671); Tirmizi, Tefsir, Zümer, (3240).

                            #787598
                            Anonim

                              YUNUS ALEYHİSSELÂM

                              Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

                              “Bir kulun: “Benim, Yûnus İbnu Mettâ’dan hayırlı olduğumu” söylemesi uygun olmaz. Onun nesebi de babasınadır.”

                              Buhari, Enbiya 35, Tefsir, Nisa 26, Tefsir, En’am 4, Tefsir, Saffat 1; Müslim, Fezail 166, (2376); Ebu Davud, Sünnet 14, (4669, 4670).

                              Bazı alimler demiştir ki: “Rivayette geçen “Onun nesebi babasınadır” cümlesi, Ebu Hüreyre’nin kelamıdır, bir derctir. Zira bu hadisteki Yunus İbnu Mettâ babasına değil, annesine nisbettir. Biylece râvi “Onun nesebi…” sözüyle, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın Hz. Yunus’u annesine değil, babasına nisbet ettiğini beyan etmiştir.”

                              #787599
                              Anonim

                                HZ. DAVUD ALEYHİSSELÂM

                                Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

                                “Davud aleyhissalâm’a okumak (Kur’an) kolaylaştırılmıştı. Böylece, hayvanının eğerlenmesini emreder, eğerlenmezden önce (baştan sona Kur’ân-ı) okurdu. O, kendi el emeğiyle kazandığından başka bir şey de yemezdi.”

                                Buhari, Enbiya 37; Büyü’ 15, Tefsir, Beni İsrail 5.

                                #787600
                                Anonim

                                  HZ. SÜLEYMAN ALEYHİSSELÂM

                                  Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “İki kadın vardı. Bunların beraberlerinde iki de çocukları vardı. Bir kurt gelerek bu çocuklardan birini kapıp kaçırdı. Kadın, arkadaşına:

                                  “Kurt senin çocuğunu kaçırdı!” dedi. Diğeri ise:

                                  “Hayır, senin çocuğunu alıp gitti!” dedi.

                                  Bunlar (ihtilafa düştüler) Hz. Davud aleyhisselam’a dava açtılar. Hz. Davud, büyük kadın lehine hükmetti. Küçük, hükme razı olmayınca, davayı Hz. Süleyman’a götürdüler. Hz. Süleyman aleyhisselam:

                                  “Bir bıçak getirin, çocuğu ikiye böleyim, size birer parça vereyim!” diye hükmetti. Küçük kadın:

                                  “Böyle yapma! Allah’ın rahmetine mazhar ol! Çocuk onundur!” dedi. Hz. Süleyman bu cevap üzerine çocuğun küçük kadına ait olduğuna hükmetti.”

                                  Buhari, Feraiz 30, Enbiya 40 (muallak olarak): Müslim, Akdiye 20, (1720); Nesai, Kudat 14, (8, 235).

                                  Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

                                  “Hz. Süleyman Beytu’l-makdis’i bina ettiği zaman, Allah’tan kendisine üç imtiyaz vermesini istedi:

                                  – İlahi hükme müsadif olacak (uygun düşecek) hüküm (verme kapasitesi) taleb etti; bu ona verildi.

                                  – Kendisinden sonra kimseye verilmeyecek bir saltanat taleb etti; bu da ona verildi.

                                  – Mescidin inşaatını bitirdikten sonra, bu mescide sırf namaz kılmak için gelenlerin, oradan çıkarken, annelerinden doğdukları gündeki gibi bütün günahları affedilmiş olarak çıkmalarını yalvardı; bu duası da kabul edildi.”

                                  Nesai, Mesacid 6, (2, 34); İbnu Mace, İkâmetu’s-Salat 196, (1408).

                                15 yazı görüntüleniyor - 151 ile 165 arası (toplam 217)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.