- Bu konu 2,318 yanıt içerir, 201 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
7 Kasım 2011: 11:03 #799513
Anonim
MESNEVİ-İ NURİYE DERSLERİ 3.1.LEM’ALAR
Türkçe Risale-i Nur’un Yirmi İkinci Sözüyle aynı mealdedir.بِسْمِاللهِالرَّحْمٰنِالرَّحِيمِاَللهُخَالِقُكُلِّشَىْءٍوَهُوَعَلٰىكُلِّشَىْءٍوَكِيلٌ
1
لَهُمَقَالِيدُالسَّمٰوَاتِوَاْلاَرْضِ
2
وَاِنْمِنْشَىْءٍاِلاَّعِنْدَناَخَزَاۤئِنُهُ
4
فَسُبْحَانَالَّذِىبِيَدِهِمَلَكُوتُكُلِّشَىْءٍ
3
مَامِنْدَاۤبَّةٍاِلاَّهُوَاٰخِذٌبِنَاصِيَتِهَا
5Ey daire-i esbabdan zuhur eden işleri, hâdiseleri esbaba isnad eden gafil, cahil! Mal sahibi zannettiğin esbab, mal sahibi değillerdir. Asıl mal sahibi, onların arkasında iş gören kudret-i ezeliyedir. Onlar, ancak o kudretten gelen hakikî tesirleri ilân ve neşretmekle muvazzaftırlar. Demek, daire-i esbab, hükûmetin kalem dairesi hükmündedir ki, yukarıdan gelen emirlerin tebliğatı o daireden yapılıyor. Çünkü, izzet ve azamet perdeyi iktizâ eder; tevhid ve celâl dahi şirketi reddeder, tesiri esbaba vermiyor.
Dipnotlar – Arapça İbareler – Haşiyeler :1 : “Allah herşeyin yaratıcısıdır. Ve O her şey üzerinde hakkıyla görüp gözeticidir.” Zümer Sûresi, 39:62.
2 : “Göklerin ve yerin tedbir ve tasarrufu Ona âittir.” Zümer Sûresi, 39:63.
3 : “Şânı ne yücedir Onun ki, herşeyin hüküm ve tasarrufu elindedir.” Yâsin Sûresi, 36:83.
4 : “Hiçbir şey yoktur ki, hazineleri Bizim yanımızda olmasın.” Hicr Sûresi, 15:21.
5 : “Hiçbir canlı yoktur ki, Allah onu alnından tutup kudretine boyun eğdirmiş olmasın.” Hûd Sûresi, 11:56.10 Kasım 2011: 08:47 #799561Anonim
her gelişinde bir dönüşü vardır…….herşeyinde bir vakti vardır………inş. kasra kara belalardan kurtuluruz kurtuluşa erenlerden olalım inş.olabilmek umuduyla ümidiyle.selametle ve dua ile.saygılarımla……
11 Kasım 2011: 07:05 #799131Anonim
[h=6]İnsâna sadâkat yakışır görse de ikrâh,
Yardımcısıdır doğruların.. Hazret-i Allâh![/h]
“Ziyâ Paşa”11 Kasım 2011: 20:00 #799639Anonim
Evet, kâinatta medâr-ı hamd ve şükür olan kastî in’âmlar ve nimetler, hususan kan ve fışkı içinden sâfî, temiz, gıdalı sütü âciz yavrulara göndermek ve ihtiyarî ihsanlar ve hediyeler ve merhametli ikramlar ve ziyafetler zemin yüzünü, belki kâinatı doldurmuş. Onların fiyatı dahi, başta Bismillâh, âhirde Elhamdü lillâh, ortada nimette in’âmı hissetmek ve Rabbini onunla tanımaktır.Sen kendi nefsine, midene, duygularına bak. Ne kadar şeylere, nimetlere muhtaçtırlar. Ve ne derece hamd ve şükür fiyatıyla rızıkları, lezzetleri isterler, gör; her zîhayatı kendine kıyas eyle. İşte bu umumî in’âmlar mukàbilinde hal ve kàl dilleriyle edilen hadsiz hamdler, pek kat’î bir surette bir Mâbud-u Mahmud, bir Mün’im-i Rahîmin mevcudiyetini ve umumî rububiyetini güneş gibi gösterir. Şualar 15.şua shf 608
11 Kasım 2011: 20:39 #799643Anonim
İmkansızlıkları yaşamak mıdır sevmek,
Yoksa severken imkansız mıdır yaşayabilmek ?
Zor mudur gözlerine bakarken sevgiyi görmek,
Yoksa sevgi midir gözlerindeki tek gerçek ?
Kolay mıdır bir anda vazgeçip gitmek,
Yoksa gitmekten vazgeçip sevmek mi gerek ?12 Kasım 2011: 17:21 #799668Anonim
Nasılki iman, ölüm vaktinde insanı i’dam-ı ebediden kurtarıyor; öyle de herkesin hususi dünyasını dahi i’damdan ve hiçlik karanlıklarından kurtarıyor. Ve küfür ise, hususan küfr-ü mutlak olsa; hem o insanı, hem hususi dünyasını ölümle i’dam edip manevi cehennem zulmetlerine atar. Hayatının lezzetlerini acı zehirlere çevirir. Hayat-ı dünyeviyeyi ahiretine tercih edenlerin kulakları çınlasın. Gelsinler, buna ya bir çare bulsunlar veya imana girsinler. Bu dehşetli hasarattan kurtulsunlar!
(Bediüzzaman Said Nursi – 11. Şua’dan)
Lügatler
Âhiret : öteki dünya, öldükten sonraki hayat
Dehşetli: ürpertici, korkunç
Hasarat :ziyan ve zararlar
Hayat-ı dünyeviye :dünya hayatı
Hususan :bilhassa, özellikle
Hususi :özel, bir şeye ait olan
İ’dam :yok etmek, öldürmek
İ’dam-ı ebedi : bir daha geri dönmeyecek şekilde sonsuza dek yok etme
Küfr : Allah’ı veya Allah’ın kesin olarak bildirdiği herhangi bir şeyi inkâr etme, inançsızlık, dinsizlik
Küfr-ü mutlak : tam bir küfür, hiçbir kutsal değere inanmama şeklinde dinsizlik
Manevi :manaya ait, ruhani
Şua :ışık, parıltı
Tercih :üstün tutmak, seçmek
Zulmet : karanlık, sıkıntı
15 Kasım 2011: 07:32 #799746Anonim
[h=6]Gözü yaşlıların hâlin ne bilsin merdüm-i gâfil,
Kevâkib seyrini şeb-tâ-seher bîdâr olandan sor.[/h]
“Fuzulî”Türkçe Eşleniği
Gaflet içinde uyuyan kişi, gözü yaşlıların halini ne bilsin.
Yıldızların seyrini, gece sabaha kadar uyanık olandan sor.
15 Kasım 2011: 10:12 #799748Anonim
eşşekler ne zaman kişnerse o zaman şeytan ordaki görmüşde ondan ai diye kişner eşşekler…yahu yani…..
17 Kasım 2011: 10:00 #799815Anonim
sahibini ısıran itin köpeğin kafasınıda koparırlarmış………anonim……..atasözü…….
18 Kasım 2011: 11:38 #799870Anonim
Hüzün Dalgası çarptıysa bir insanın kalbine.. Ya Mevlasını Özlemiştir.. Ya da Mevlası Onu..
18 Kasım 2011: 18:50 #799919Anonim
Ey insan! Aklını başına al, dikkat et! Nasıl bir Zat seni bilir ve bakar; bil ve ayıl!…
Risale-i Nur Külliyatından
19 Kasım 2011: 21:29 #800004Anonim
Her anda ”Allah” kelimesine ihtiyaç vardır. Her vakit ”Besmele” ye, her saatte ”La ilahe illallah” a ihtiyaç vardır. Ve hakeza….
Risale-i Nur Külliyatından
20 Kasım 2011: 10:09 #800009Anonim
Yükümüz ne kadar ağır ve zahmetli olursa, ruhumuzu o oranda eğitir ve yüceltir.
20 Kasım 2011: 10:34 #800012Anonim
İslam’da Uğursuzluk Yoktur! [TABLE=”align: center”]
[TR]
[TD] Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Ey îmân edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın!..” (Hucurât, 12)
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”align: center”][/TD]
[/TR]
[TR]
[TD] Rasûlullah (sav) buyurdular:
“En güzeli, hayra yormadır. Uğursuzluk, hiçbir müslümanı teşebbüsünden vazgeçirmesin. Herhangi biriniz hoşlanmadığı bir şey gördüğü zaman şöyle desin: Allah’ım! İyilikleri sadece sen verirsin; kötülükleri yalnız sen giderirsin. Günahtan kaçacak güç, ibadet edecek kuvvet ancak senin yardımınla kazanılabilir.” (Ebû Dâvûd, Tıb, 24/3919)
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”align: center”][/TD]
[/TR]
[TR]
[TD] Rasûlullah (sav), insanların bazı şeylere uğursuzluk atfetmesini yasaklamış, bütün her şeye iyi ve müsbet bir nazarla bakmayı esas kılmıştır. Hz. Enes’ten rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sav) bir gün:
“−Uğursuzluk yoktur. Ben, hayra yormayı tercih ederim” buyurmuştu. Sahâbîler:
“–Hayra yorma (tefe’ül) nedir?” dediler. Efendimiz (sav):
“–Güzel ve olumlu sözdür” buyurdu. (Buhârî, Tıb, 19; Müslim, Selâm, 102)
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”align: center”][/TD]
[/TR]
[TR]
[TD] Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
el-Bedî’: Bütün varlıkları, eşi ve örneği olmaksızın, sanatkârane bir şekilde yaratan, misilsiz, hayret verici âlemler icat eden, hiçbir benzeri olmayan şeyler ortaya koyan demektir.
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”align: center”][/TD]
[/TR]
[TR]
[TD] Kısa Günün Kârı
Dikkatli olmakla birlikte insanlara ve hâdiselere iyi gözle bakmak, kişiye büyük bir rahatlık sağlar.
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD=”align: center”][/TD]
[/TR]
[TR]
[TD] Lügatçe
zan: Sanı; sanma durumu.
teşebbüs: Girişim, girişme.
[/TD]
[/TR]
[/TABLE]20 Kasım 2011: 13:58 #800025Anonim
kardeşler “günün sözü” yani kısa bir cümle veya kısa rubailer, beyitlerdir kasıt 🙂
uzun içerikli ve açıklayıcı mahiyette konularınızı uygun bölümlere ekleyebilirsiniz inşaAllah.. -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.