- Bu konu 66 yanıt içerir, 19 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
6 Eylül 2008: 22:25 #699333
Anonim
Hep hikmetli konuşan Lokman Hekim’in derisi siyah, dudakları da kalınmış. Değerli sözlerini duyarak hayranı olan biri bir gün bakmış ki hayalinde büyüttüğü Lokman, siyah yüzlü, kalın dudaklı biri. Şaşkınlıkla yüzüne bakarken Lokman Hekim, adamın içinden geçenleri sezmiş olacak ki, şöyle çıkışmış:
– Birader, neden öyle şaşkın bakıyorsun? Boyayı mı beğenemedin, yoksa boyacıyı mı?
Sonra da ilave etmiş.– Bak, demiş, benim ne yüzümün siyahlığında, ne de dudaklarımın kalınlığında bir tesirim vardır. Onları Yaratan öyle yaratmış, öylesine uygun görmüş. Benim tercihim değil…
7 Eylül 2008: 09:17 #699364Anonim
İmam-ı Azam’a kendisinden daha fakir biri gelerek:
Ya imam,Namazda aklıma hep sahip olduğum servetim geliyor,develerimi hayal ediyorum.Siz daha fazlasına sahip olduğunuz halde ibadet zevkini,vecdini nasıl bulabiliyorsunuz.? diye sorar.
İmam-ı Azam şu cevabı verir:
“Ben develerimi ahıra bağlarım,kalbime değil.”
12 Eylül 2008: 10:04 #700004Anonim
Necip Fazıl vapurla Karaköy’e geçerken, yanına biri yaklaşıp:
“Üstad”, diye sormuş “Peygamberlere ne diye gerek duyuldu, biz kendimiz yolumuzu bulabilirdik.”
N. Fazıl, okuduğu kitaptan başını kaldırmadan:
“Ne diye vapura bindin ki, yüzerek geçsene karşıya” cevabını vermiş.12 Eylül 2008: 10:05 #700005Anonim
Üstad’a yapılan bir saygısızlık ve ağır karşılığı…
Üstad Necip Fazıl Kısakürek bir gün konferans verirken salonda bulunanlardan birisi kürsüye salatalık fırlatır. Salatalığı eline alan Necip Fazıl salondakilere dönerek:
“- Birisi kimliğini göndermiş, kiminse gelsin alsın” der.
(Bir Deste Nükte, Cevdet Söztutan)12 Eylül 2008: 10:26 #700006Anonim
Kadıköy Camiinde vaaz vermekte olan O. Demirci Hocaya:
– Hocam, diye sormuşlar. At nalını evimizin kapısına asarsak uğur getirir mi?
Demirci hoca:
– Zannetmiyorum, diye cevap vermiş. Onlardan her atta dört tane var ama, bütün gün kamçı yiyip duruyorlar.12 Eylül 2008: 11:08 #700010Anonim
Hepisi çok güzel …..
En çok hoşuma giden Necip Fazılın salatalık hadisesi.:)))
Allah razı olsun .12 Eylül 2008: 11:23 #700020Anonim
elinize sağlık..
22 Eylül 2008: 23:02 #701262Anonim
ÇOCUK GÜRÜLTÜSÜ
Alphonse Daudet, çocuklarının gürültü ve yaramazlıklarından yakınan bir genç hanıma şöyle demişti: — Hanımefendi, haklısınız. Çocukların bu gürültüsü sizi elbette rahatsız etmektedir. Fakat emin olunuz ki, onlar gittikten sonra evinizin içinde meydana gelecek sessizlik sizi deli edecektir.22 Eylül 2008: 23:03 #701263Anonim
SALYANGOZ
Bir gün Kanunî Sultan Süleyman, Sadrazamına:
— “Senin tabiatın salyangoz gibi yumuşak!..” dedi.
Sadrazam gülümseyerek cevap verdi: — Sultanım dişlerim çok sertti, şimdi yerlerinde yoklar.Fakat dilim çok yumuşaktır; hâlâ yerinde duruyor…22 Eylül 2008: 23:03 #701264Anonim
ASIL SAADET
M.Ö. III. asırda yaşamış Yunanlı Filozof Menedem’e birisi, “İnsanın istediğini elde etmesi büyük bir saadet,” demişti. Filozof şöyle karşılık verdi: — İnsanın, elindekilerle yetinebilmesi daha da büyük bir saadettir.23 Eylül 2008: 06:45 #701277Anonim
Tabip
Beyazıd-i Bestami Hazretleri akıl hastahanesinin önünden geçerken, bir tabibin havanda ilaç dövdüğünü görerek:
– Çok günahkarım, der. Bunun içinde ilaç var mı? Tabib daha cevap vermeden, konuşmaları dinleyen bir hasta, pencereden seslenir.
– Tövbe kökü ile istiğfar yaprağını karıştır. Kalb havanında tevhid tokmağı ile döv. İnsaf eleğinden geçir, göz yaşı ile yoğur. Aşk fırınında pişir ve sabah akşam bol bol ye. Göreceksin hastalığından eser kalmayacak.
Bistami hazretlerinin gözleri dolar ve :
– Ya Rabbi, der. Şu dünya hastanesinde ne tabipler var.30 Ekim 2008: 13:17 #720379Anonim
Bir gün büyük şair Necip Fazıl Kısakürek’e sahilde rastlayan bir hayranı;
”Üstad, senin bütün mücadelelerin güzel, hizmetlerin eşsiz ama şu ……. tarafın olmasa diye tenkit eder.. Bunun üzerine Necip Fazıl tebessüm ederek:”şu boğaz’dan geçen lüks ve güzel gemiyi görüyor musun? Bak ne kadar lüks ve konforlu değil mi? İşte böylesine lüks geminin tuvaleti de vardır.” der…
4 Kasım 2008: 22:17 #721151Anonim
Sokrat Ölüme mahkum edildiğinde, eşi:
– Haksız yere öldürülüyorsun, diye ağlamaya başlayınca, Sokrat:
– Ne yani, demiş. Birde haklı yere mi öldürülseydim!Dünya nimetlerine ehemmiyet vermeyen yaşayış ve felsefesiyle ünlü
filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka
hiçbirşeyi olmayan kibirli bir adamla karşılaşır. İkisinden biri kenara çekilmedikçe
geçmek mümkün değildir… Mağrur zengin, hor gördüğü filozofa: “Ben
bir serserinin önünden kenara çekilmem” der. Diyojen, kenara çekilerek
gayet sakin şukarşılığı verir: – Ben çekilirim!!Bir şemsiye tamircisi, yazmış olduğu şiirleri incelemesi için
Sheaksper’ a gönderdiğinde, ünlü yazarın cevabı şu olur:
– Dostum siz şemsiye yapın, hep şemsiye yapın, sadece şemsiye
yapın..Meşhur bir filozofa:
– Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar
fakirsiniz?
diye sorulduğunda:
– Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan, demiş.Dostlarında biri, Fransız kralı 15. Lui’ ye:
– Majesteleri, demiş. Akıl vergisi almayı hiç düşündünüz mü? Hiç kimse
budalalağı kabul etmeyeceğine göre, herkes böyle bir vergiyi seve
seve öder.Kral, alaylı alaylı gülerek:
– Hakikatten enteresan bir fikir, cevabını vermiş. Bu buluşunuza
karşılık, sizi akıl vergisinden muaf tutuyorum.Kulaklarının büyüklüğü ile ünlü Galile’ ye hasımlarınından biri:
– Efendim, demiş. Kulaklarınız, bir insan için biraz büyük değil mi?
Galile:
– Doğru, demiş. Benim kulaklarım bir insan için biraz büyük ama,
seninkiler bir eşek için fazla küçük sayılmaz mı?Fransa hükümet ricalinden biri Napolyon’ un bir muharebede tenkide
kalkışıp parmağını harita üzerinde gezdirerek:
– Önce şurasını almalıydınız, sonra buradan geçerek ötesini
zapdetmeliydiniz, gibi fikirler belirtmeye başlayınca, Napolyon:
– Evet, demiş. Onlar parmakla alınabilseydi dediğin gibi yapardım.Bir toplantıda bir genç M. Akif küçük düşürmek için:
– Afedersiniz, siz veterinermisiniz? demiş. M. Akif hiç istifini
bozmadan şu cevabı vermiş:
– Evet, biryeriniz mi ağrıyordu?İdam edilmek üzere olan bir mahkuma:
– Diyeceğin bir şey var mı? diye sorduklarında:
– Bu bana iyi bir ders oldu!!Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi sefere çıkacağı
yerleri gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri
ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona:
– Sen sır saklamayı bilir misin? diye sormuş. Vezir:
– Evet hünkarım, bilirim dediğinde, Yavuz cevabı yapıştırmış:
– Bende bilirim.Sultan Alparslan 27 bin askeriyle bizans topraklarında ilerlerken,
keşfe gönderdiği askerlerden biri huzuruna gelip telaşla:
– 300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor, der.
Alparslan hiç önemsemeyerek şöyle der:
– Bizde onlara yaklaşıyoruz.Bir filozofa sormuşlar: Şansa inanırmısınız?
Filozof: Evet, yoksa sevmediğim insanların başarısını neyle
açıklardım…7 Kasım 2008: 18:35 #721439Anonim
İdam edilmek üzere olan bir mahkuma:
– Diyeceğin bir şey var mı? diye sorduklarında:
– Bu bana iyi bir ders oldu!!Üzücü…
7 Kasım 2008: 20:52 #721493Anonim
keşmakeş;82350 wrote:İdam edilmek üzere olan bir mahkuma:
– Diyeceğin bir şey var mı? diye sorduklarında:
– Bu bana iyi bir ders oldu!!Biraz erken bir ders olmuş:)
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.