- Bu konu 1,965 yanıt içerir, 155 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
24 Mart 2009: 07:22 #735900
Anonim
Ebu Ümâme radıyallahu anh anlatıyor:
“Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:“Kim bir kimse için şefaatçi olur, o da bu şefaatine karşı bir hediyede bulunursa hediyeyi kabul ettiği taktirde, riba(faiz) kapılarından büyük bir kapıya girmiş olur.”
Ebu Dâvud, Büyü’ 84, (3541).
24 Mart 2009: 10:44 #735922Anonim
24 Mart 2009: 11:16 #735924Anonim
” Bir genç, yaşlı olması sebebiyle bir ihtiyara ikram (ve hürmet) ederse,Allâhü TeÂlâ da o gence yaşlılığı sırasında hürmet ve ikramda bulunacak bir kimseyi müvekkil kılar.”:)
24 Mart 2009: 11:17 #735925Anonim
24 Mart 2009: 11:18 #735926Anonim
24 Mart 2009: 12:40 #735941Anonim
Abdullah ibn-i Mesud’dan: Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
” Yalnız şu iki kimseye gıpta edilir ; Allah’ın kendisine ihsan ettiği malı hak yolunda harcayıp tüketen kimse , Allah’ın kendisine verdiği ilimle yerli yerince hükmeden ve onu başkalarına da öğreten kimse.”
(Buhari, Müslim, Tirmizi, İbn-i Mace)24 Mart 2009: 16:34 #735989Anonim
25 Mart 2009: 13:09 #736098Anonim
بِِسْمِ اللهِ الرَّحمن الرَّحِيمEbu Mâlik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
‘Temizlik imanın yarısıdır. “Elhamdülillah” mizanı doldurur. “Subhanallahi Velhamdülillahi” göklerle yer arasını doldurur. Namaz nurdur, sadaka delildir, sabır ışıktır. Kur’an ise, ya lehine, ya da aleyhine bir kanıttır. Tüm insanlar sabah erkenden çıkarlar, kimisi nefsini satar, kimisi de onu ya azat edip kurtarır, ya da tehlikeye atar’ buyurdu.”26 Mart 2009: 05:44 #736206Anonim
26 Mart 2009: 08:06 #736217Anonim
Iman, yetmis küsur derecedir. En üstünü “Lâ ilâhe illallah (Allah’tan baska ilah yoktur)” sözüdür, en düsük derecesi de rahatsiz edici bir seyi yoldan kaldirmaktir. Haya da imandandir.Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58.26 Mart 2009: 09:07 #736231Anonim
29 Mart 2009: 13:38 #735884Anonim
“Allah Teâlâ sizin bedenlerinize ve yüzlerinize değil, kalblerinize bakar.”
29 Mart 2009: 13:40 #736808Anonim
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Bir kimsenin câmide cemaatle kıldığı namaz, işyerinde ve evinde kıldığı namazdan yirmi küsur derece daha sevaptır. Şöyleki bir kişi güzelce abdest alır, sonra başka hiçbir maksatla değil, sadece namaz kılmak üzere câmiye gelirse, câmiye girinceye kadar attığı her adım sebebiyle bir derece yükseltilir ve bir günahı bağışlanır. Câmiye girince de, namaz kılmak için orada durduğu sürece, tıpkı namaz kılıyormuş gibi sevap kazanır. Biriniz namaz kıldığı yerden ayrılmadığı, kimseye eziyet etmediği ve abdestini bozmadığı müddetçe melekler:
Allahım! Ona merhamet et!
Allahım! Onu bağışla!
Allahım! Onun tövbesini kabul et! diye ona dua ederler.”29 Mart 2009: 13:41 #736809Anonim
Ebü’l–Abbâs Abdullah İbni Abbâs İbni Abdülmuttalib radıyal–lahu anhümâ’dan nakledildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Allah Teâlâ’dan rivayet ettiği bir hadiste şöyle buyurdu:
“Allah Teâlâ iyilik ve kötülükleri takdir edip yazdıktan sonra bunların iyi ve kötü oluşunu şöyle açıkladı:
Kim bir iyilik yapmak ister de yapamazsa, Cenâb–ı Hak bunu yapılmış mükemmel bir iyilik olarak kaydeder.
Şayet bir kimse iyilik yapmak ister sonra da onu yaparsa, Cenâb–ı Hak o iyiliği on mislinden başlayıp yedi yüz misliyle, hatta kat kat fazlasıyla yazar.
Kim bir kötülük yapmak ister de vazgeçerse, Cenâb–ı Hak bunu mükemmel bir iyilik olarak kaydeder.
Şayet insan bir kötülük yapmak ister sonra da onu yaparsa, Cenâb–ı Hak o fenalığı sadece bir günah olarak yazar. ”29 Mart 2009: 13:43 #736811Anonim
Egarr İbni Yesâr el–Müzenî radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Ey insanlar! Allah’a tövbe edip ondan af dileyiniz. Zira ben ona günde yüz defa tövbe ederim.” -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.