- Bu konu 1,965 yanıt içerir, 155 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
14 Kasım 2009: 11:25 #760239
Anonim
Ebû Ya’lâ Şeddâd b. Evs (RA)den:
Demiştir ki, Resûl-i Ekrem (SAV) efendimiz şöyle buyurdu:
” Allahû Teâla (cc) ve Tekaddes Hazretleri her şeye güzel muâmele edilmesini (iyilikle davranılmasını) emretmiştir. Öyle ise (canlı bir mahlûku haklı olarak) öldüreceğiniz vakitte (maktûlü ta’zîb etmiyecek) güzel bir sûret-i katli ihtiyâr ediniz. Kezâlik bir hayvanı boğazladığınız vakitte (hayvana ezâ vermiyecek) güzel bir sûrette boğazlayınız. Her hanginiz böyle bir işe girişecek olursa, bıçağını (iyice) bilesin ve zebîhasını (yâni keseceği hayvanı) rahatlandırsın. ”
(Bu hadîs şerîfi, Müslim rivâyet etmiştir.) :037:15 Kasım 2009: 10:59 #760311Anonim
Kulun sevap kefesine ilk konulacak ameli, çoluk çocuğunu geçimi için yaptığı harcamalardır.
Hz. Muhammed (asm)
(Taberani’nin Evsaf’ından):037:
15 Kasım 2009: 11:02 #760312Anonim
Ebu’l-Abbâs Abdullâh b. Abbâs (RA)’dan:
Demiştir ki, birgün Resûl-i Ekrem (SAV)’in terkisinde idim. Buyurdu ki:
” Evlâd, sana bir kaç söz belleteyim: Allah’ı (yâni emir ve nehyini) gözet ki, Allah’da seni gözetsin. Allah’ı gözet ki, O’nu karşında bulasın. (Bir şey) istediğin vakit Allah’tan iste. Yardım dilediğin vakit Allah’tan dile. Şunu bil ki, cemi mahlûkat el birliğiyle sana bir fâide ve menfaat bahş etmek isteseler, Allah’ın sana yazdığından fazla bir şey bahşedemezler. Kezâlik cemi mahlûkat el birliğiyle sana bir zarar vermek isteseler, Allah’ın sana takdir ettiği zarardan ziyadesini yapamazlar. Kalemler (işleri hitâma erip) kaldırılmış, sahifeler de (üzerlerindeki yazılar tamam olup) kurumuştur. ” :037:15 Kasım 2009: 11:04 #760313Anonim
Ebû Mâlik Hâris b. Âsım Eş’ari (RHA)’den:
Demiştir ki, Resûlullah (SAV) Hazretleri şöyle buyurdu:
” (Abdest veya sâir) temizlik, imânın yarısıdır. “El-Hamdü li’llah” (sözü) mizânı doldurur. “Subhâna’llâh ve’l-hamdü li’llâh” (sözleri) de göklerle yerin arasını doldurur. Namaz nûrdur. Sadaka (imâna) bürhandır. Sabır (zulumât-ı gam ve gussayı gideren) ziyâdır. Kur’ân da (haline göre) ya lehine ya aleyhine hüccettir. Herkes sabah olunca işine gücüne gider. Ve nefsini (ya Allah’a, ya mâsiva’llâh’a) satar da (neticede) ya âzâd, ya helâk eder .”
(Bu hadisi-i Şerifi, Müslim rivâyet etmiştir.) :037:21 Kasım 2009: 19:15 #760599Anonim
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Ebu Zer El-Gıfari (r.a) dedi ki; Dostum Ebu’l-Kasım (s.a.v); ‘Ey Allah’ın Resûlü! Ben seni seviyorum’ diyen bir adama “Ne söylediğine dikkat et!” dedi … Adam: ‘Vallâhi ben seni seviyorum!’ deyip, bunu üç kere tekrar etti. Bunun üzerine adama: “Eğer beni seviyorsan, yoksulluk için bir zırh hazırla. Çünkü beni sevene yoksulluk, hedefine koşan selden daha süratli gelir.” (Abdullah İbn Muğaffel’den; Tirmizî, Zühd 36, (2351[/FONT]
24 Kasım 2009: 07:20 #760684Anonim
Ebû Mâlik Hâris b. Âsım Eş’ari (RHA)’den:
Demiştir ki, Resûlullah (SAV) Hazretleri şöyle buyurdu:
” (Abdest veya sâir) temizlik, imânın yarısıdır. “El-Hamdü li’llah” (sözü) mizânı doldurur. “Subhâna’llâh ve’l-hamdü li’llâh” (sözleri) de göklerle yerin arasını doldurur. Namaz nûrdur. Sadaka (imâna) bürhandır. Sabır (zulumât-ı gam ve gussayı gideren) ziyâdır. Kur’ân da (haline göre) ya lehine ya aleyhine hüccettir. Herkes sabah olunca işine gücüne gider. Ve nefsini (ya Allah’a, ya mâsiva’llâh’a) satar da (neticede) ya âzâd, ya helâk eder .”
(Bu hadisi-i Şerifi, Müslim rivâyet etmiştir.) :037:24 Kasım 2009: 07:21 #760685Anonim
Ebû Nech Irbâd b. Sâriye (RA)’dan:
Demiştir ki, Resûlullah (SAV) (bir gün) bize öyle bir va’zda bulundu ki, (dinleyenlerin) gönülleri titredi. Gözleri yaşardı. Dedik ki:
– “Ya Resûla’llâh, bu, vedâ’ edip gidecek kimsenin va’zına benziyor. (Bâri) bize bâzı vesâyâda bulun.”
Cevâben buyurdu ki:
” Size Allâh’a karşı ittikâyı ve üzerinize emir olan bir kimse abd(-i Habeşi) de olsa, sözünü dinleyip ona itâat etmeyi vasiyet ederim. Bir de içinizden yaşayan olursa, bir çok ihtilâflar görecektir. İşte böyle zamanlarda benim sünnetime ve hidâyet üzere olan Hulefâ-yı Râşidin’in sünnetine yapışınız. Sünnete dört el ile sarılınız. Ve muhaddesât-ı umûrdan sakınınız. Zirâ her bid’at dalâletdir. ”
(Bu hadis -i şerifi, Ebû Davut ile Tirmizi rivâyet etmişlerdir. Tirmizi hadisi “hasen, sahih” kaydı ile tasnif eylemiştir.) :037:24 Kasım 2009: 07:23 #760686Anonim
Enes İbnu Malik radıyallahu anhüma anlatıyor:
“Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Himmet yönüyle insanların en yücesi hem dünya hem de ahiret işine himmet gösteren mü’mindir.” :037:24 Kasım 2009: 08:44 #760688Anonim
Biri sana dil uzatır ve sende olmayan bir kusurla seni ayıplarsa, sen sakın onu onda olan kusurla dahi ayıplama. Onu, günahı kendisine, sevabı sana ait olduğu halde terket. Kimseye de asla sövme
Hadis (Müslim). Allah, niyeti “önce ahiret” olana dünyayı da verir. Ama niyeti “sadece dünya” olana, ahireti vermez.
Hadis (İbn-i Mübarek).25 Kasım 2009: 10:23 #760723Anonim
Kim ki Arefe Günü dilini, kulağını ve gözünü haramdan korursa, iki arefe arasındaki küçük günahları bağışlanır.
Hz. Muhammed (asm)
(Camiü’s-Sağir):037:8 Aralık 2009: 17:57 #718357Anonim
Kişinin Allah’ın kendisine verdiği nimeti dile getirmesi şükürdür. Bunu yapmaması ise nankörlüktür.
Aza şükretmeyen çoğa da şükretmez. İnsanlara teşekkür etmeyen Allah’a da şükretmez.
Cemaat bereket, ayrılık ise azaptır.
Hz. Muhammed (asm)
(Beyhaki Şi’bü’l-İman:037:8 Aralık 2009: 17:58 #718353Anonim
Kim bir hastayı ziyaret ederse, dönünceye kadar Cennet bahçesi içerisindedir.
Hz. Muhammed (asm)(Müslim, Birr:40, 42; Cenaiz: 2; Müsned, 5:277):037:
8 Aralık 2009: 17:59 #718351Anonim
“Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
“Kim bir mü’minin dünyevi kederlerinden birini giderirse, allah da onun Kıyamet günü kederlerinden birini giderir. Kim bir fakire kolaylık gösterirse, Allah da ona dünyada ve ahirette kolaylık gösterir. Kim bir müslümanı örterse, allah da onu dünya ve ahirette örter. Kişi kardeşinin yardımında olduğu müddetçe, Allah da onun yardımındadır. Kim ilim aramak düşüncesiyle bir yola düşerse, Allah onun cennete olan yolunu kolaylaştırır. Bir grup, Allah’ın kitabını okumak ve aralarında tedris etmek (öğretmek) üzere Allah’ın evlerinden birinde toplanırsa, üzerlerine mutlaka sekine iner ve onları rahmet kaplar, melekler onları sarar. Allah da onları yanında bulunan mukarreb meleklere anar. Bir kimseyi ameli yavaşlatırsa, nesebi hızlandıramaz.”
Müslim, Zikr 38, (2699); Ebu Davud, Edeb 68, (4946); :037:13 Aralık 2009: 19:11 #756239Anonim
Duyduğu sıkıntı verici sözlere karşı Allah’tan daha sabırlı hiç kimse yoktur.
İnsanlar O’na evlat isnad ediyorlar, O’na ortak koşuyorlar da O buna rağmen onlara afiyet veriyor ve onları rızıklandırıyor.
Hz. Muhammed (asm)
(Buhari, Tevhid:3):037:
13 Aralık 2009: 19:12 #756240Anonim
Ebu Sa’îd (radıyallahu anh) hazretleri aktarıyor:
“Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurdular: “Kim: ‘Rab olarak Allah’ı (c.c), din olarak İslâm’ı, Resûl olarak Hz. Muhammed’i (sav) seçtim (ve onlardan memnun kaldım)’ derse cennet ona vâcip olur”.
Ebu Dâvud, Salât 361, (1529).:037:
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.