- Bu konu 1,965 yanıt içerir, 155 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
4 Mart 2010: 15:18 #767638
Anonim
Fatiha sûresi ve tefsiri
2953- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Kim bir namaz kılar da o namazda Fatiha sûresini okumazsa o namaz eksiklir o namaz noksandır. O namaz tam değildir.” Abdurrahman diyor ki: Ey Ebû Hüreyre dedim bazen imamın arkasında oluyorum (ne yapmalıyım?) Ebû Hüreyre şöyle cevap verdi: Ey Farisi oğlu Fatihayı içinden oku Rasûlullah (s.a.v.)’den şöyle buyurduğunu işittim Allah şöyle buyurdu: Namazı kulumla kendi aramda iki eşit kısma ayırdım yarısı benim yarısı da kulum içindir. Kulum istediğine erişecektir. Kul: “Elhamdü lillahi Rabbil alemîn” der. Allah’ta kulum bana hamdetti buyurur. Kul: “Errrahmanirrahîm” der. Allah’ta: Kulum beni övdü, der. Kul: “Maliki yevmiddin” der. Allah’ta kulum yüceltti der. İşte bu okunanlar bana aittir. “İyyake na’büdü ve iyyake nesteîn” benimle kulum arasındaki müşterek ayettir. Sürenin sonu sadece kuluma aittir. Kulum istediğine erişecektir. Sürenin bu son ayetlerinde kul Allah’a duâ ediyor ve ondan dosdoğru yoluna eriştirmesini istiyor.
(Müslim, Salat: 27; Ebû Dâvûd, Salat: 17)4 Mart 2010: 15:46 #767640Anonim
3051- Ebû İshâk (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Berâ şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.)’in ashabından bazı kişiler şarap içtikleri dönemde vefat etmişlerdi. Şarabın yasaklanmasına dair ayet inince Peygamber (s.a.v)’in ashabından bazı kimseler şarap içtikleri dönemde ölen kardeşlerimizin durumu ne olacak? demişlerdi de Maide sûresi 93. ayeti nazil oldu: “İman edip, doğru ve yararlı işler yapanlar, yollarını Allah’ın kitabı ve elçisi ile buldukları ve gerçekten inanıp, doğru ve yararlı işler yaptıkları sürece, haram olunmazdan önce yedikleri şeylerde bir günah yoktur. Yeter ki, hayatlarını Allah’ın kitabıyla düzenlemeye çalışsınlar, iman etmeye devam etsinler ve hayatlarını Allah’ın kitabı vasıtasıyla tanzim etmeye daha da özen göstersinler ve iyilik yapmakta arzulu ve kararlı davransınlar. Çünkü Allah, iyilik yapanları sever.” (Tirmizî rivâyet etmiştir.)
4 Mart 2010: 20:39 #767651Anonim
Kim kalbini Allah’a bağlarsa, Allah mü’minlerin kalbinde ona sevgi ve merhamet yaratır.
Hadis-i Şerif (Taberani).4 Mart 2010: 20:41 #767652Anonim
Yağmurların çoğalıp bitkilerin (ürünlerin) az, Kur’an okuyanların çok olup dini bilenlerin az, İdarecilerin sayıının artıp, güven duyulanların ise kıt olması kıyametin yaklaştığının delillerindendir.
Hadis-i Şerif (Taberani).4 Mart 2010: 20:42 #767653Anonim
Dünyaya gönül verme (zahid ol) ki Allah seni sevsin. İnsanların elindekine göz dikme ki, insanlar seni sevsin.
Hadis-i Şerif (İbn-i Mace).5 Mart 2010: 07:28 #767657Anonim
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; ” Allahu Teala Hazretleri her yüzyılın başında bu dini ikame edecek birini baas eder.”
AÇIKLAMASI: “Her yüz sen başında bir müceddid gelir. Esasta değil teferuatta önemsiz değil, önemli değişikliker yapar. Asrın icabına göre bazı ahkâm çıkarır. Muannidlere (inatçılara) cevap verir. Açıklaması kendi zamanına kalan bazı meseleleri açıklar. Bu vazifeyi yapan aynı zamanda Kutup’tur (Kubt’a Gavs da denir). Allahulâlem.”
5 Mart 2010: 07:53 #767659Anonim
İnsanoğlu sabaha çıkıp güne başladığında bütün organları diline yalvararak şöyle derler: Hakkımızda Allah’tan kork. Çünkü bizim doğru yönde ilerlememiz ancak seninle mümkündür. Sen doğru çizgide olursan, biz de doğru çizgide oluruz. Sen doğru yönden saparsan, biz de saparız.
Hadis (Tirmizi5 Mart 2010: 07:54 #767660Anonim
Benim ümmetim, merhamete uğramış bir ümmettir. Ağirette azap görmeyecektir. Onun cezası, ancak dünyada başına gelen ağır imtihanlar, depremler, masum yere öldürülmeler ve çeşitli felaketler şeklinde verilir.
hadis-i şerif (Ebu Davud)5 Mart 2010: 07:58 #767662Anonim
4 kimse vardır ki, öldükten sonra da sevapları devam eder: Allah rızası için kamuya hizmet ederken ölen kimse; Öğrettiği ilmin gereği yapılan bilgin; Verdiği para ile yapılan faydalı eser ayakta duran hayır sahibi; Ardında kendisine dua eden hayırlı bir evlat bırakan kimse…
Hadis (Müsned)5 Mart 2010: 21:51 #767567Anonim
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
“Müflis kimdir, biliyor musunuz?” diye sordu. Ashâb:
– Bizim aramızda müflis, parası va malı olmayan kimsedir, dediler. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
“Şüphesiz ki ümmetimin müflisi, kıyamet günü namaz, oruç ve zekât sevabıyla gelip, fakat şuna sövüp, buna zina isnâd ve iftirası yapıp, şunun malını yiyip, bunun kanını döküp, şunu dövüp, bu se-beple iyiliklerinin sevabı şuna buna verilen ve üzerindeki kul hakları bitmeden sevapları biterse, hak sahiplerinin günahları kendisine yükletilip sonra da cehenneme atılan kimsedir” buyurdular.* Müslim, Birr 59. Ayrıca bk. Tirmizî, Kıyâmet 2
6 Mart 2010: 07:44 #767674Anonim
Hadis:Resulullah (sav) “Allah`tan hakkıyla haya edin!” buyurdular. Biz: “Ey Allah`ın Resulü, elhamdülillah, biz Allah`tan haya ediyoruz” dedik. Ancak O, şu açıklamayı yaptı: “Söylemek istediğim bu (sizin anladığınız haya) değil. Allah`tan hakkıyla haya etmek, başı ve onun taşıdıklarını, batni ve onun ihtiva ettiklerini muhafaza etmen, ölümü ve toprakta çürümeyi hatırlamandır. Kim ahireti dilerse dünya hayatının zinetini terketmeli, ahireti bu hayata tercih etmelidir. Kim bu söylenenleri yerine getirirse, Allah`tan hakkıyla haya etmiş olur.”HadisNo:1669
6 Mart 2010: 07:47 #767675Anonim
Hz.Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “İnsanoğlunun herbiri hatakârdır. Ancak hatakârların en hayırlısı tevbekâr olanlarıdır.” [Tirmizî Kıyâmet 50 (2501); İbnu Mâce Zühd 30 (4251).
AÇIKLAMA:
Burada hatakârlık bütün insanlara teşmil edilmiştir. Şu halde beşerî fıtratta asıl olan hatakârlıktır. Masumiyet asıl değildir. Alimler peygamberleri de bu hükme dâhil ederek kaziyeyi onlar hakkında: “küçük günah” diye kayıtlamışlardır. Onlardan sâdır olduğu rivayet edilen bazı “zellât” ise Allah’a isyân kasdı olmaksızın husule gelen hata ve nisyan (unutma) olarak değerlendirilmiştir. Hatakârlık beşerin umumi vasfı olunca hadis “insanların en hayırlısı tevbe ile masiyetten kaçarak ibadet ile Allah’a iltica edenlerdir” demiş olmaktadır.
Peygamberler dışında hiç kimsenin ma’sumiyet yani hatalara ve günahlara karşı korunmuş olma iddiasının kabul edilemiyeceğine bu hadis delil olmaktadır.
Bu hadiste ifade edilen hatakârlıkla Hıristiyanların aslî günah inancını karıştırmamak gerekir. Bu hadisin gayesi kişiyi kibirden ücubdan koruyup kulluğa tevbeye sevketmektir tevbenin ehemmiyetini ifade etmektir ve de insanın fıtraten hata yapmaya olan meyil ve zaafına dikkat çekmektir. Hıristiyanlar ise Hz. Adem’den tevarüs edilen mevrus bir günaha inanırlar. Kişi Hıristiyan olmadıkça vaftiz olmadıkça bu günahtan kurtulamaz.7 Mart 2010: 06:43 #767733Anonim
57 – Yine aynı sahâbe (Ebu Musa) (radıyallahu anh) anlatıyor: “Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki: “Benim misalimle Cenab-ı Hakk’ın benimle göndermiş bulunduğu şeyin misâli şu adamın misali gibidir: “Bir adam kendi kavmine gelip: “Ben gözlerimle düşman ordusunu gördüm, tehlikeyi haber veriyorum, tedbir alın!” der. Kavminden bir kısmı tavsiyesine uyup, geceleyin, telaşa düşmeden oradan uzaklaşır. Bir kısmı da bu haberciyi yalanlar ve yerinden ayrılmaz. Ancak sabahleyin ordu onları yakalar ve imha eder. İşte bu temsil bana itaat edip getirdiklerime uyanlarla, bana isyan edip Cenab-ı Hakk’tan getirdiklerimi tekzip edip yalanlayanları göstermektedir.”
Buhârî, Rikak 26; Müslim, Fezâil 15, (2283).
7 Mart 2010: 06:45 #767734Anonim
63 – Enes (radıyallahu anh) şöyle der: “Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) devrinde mevcut olan şeylerden (kelime-i şehadet dışında) hiçbirini artık göremiyorum.” Kendisine “namazı da mı?” diye itiraz edilince: “Namaza da ne yaptığınızı bilmiyor musunuz, (öğleyi akşama yakın kılmadınız mı)?” cevabını verir.
Buhârî, Mevâkît 7; Tirmizî, Kıyâmet 17, (2449).
7 Mart 2010: 06:47 #767735Anonim
70 – Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm), ruhsat ifade eden bir amelde bulunmuştu. Bazılarının bundan kaçındıklarını işitti. Bunun üzerine Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir hutbe okudu: Âdeti vechile Cenâb-ı Hakk’a hamd ve senâda bulunduktan sonra şöyle buyurdu: “Allah için söyleyin, bazıları benim yaptığım şeyi beğenmeyip, kaçınıyorlarmış, doğru mudur bu? Allah’a yeminle söylüyorum, ben Allah’ı onlardan çok daha iyi biliyorum. Allah’tan duyduğum korku da onların duyduklarından çok daha fazladır.”
Buhârî, İ’tisam 5, Edeb 72; Müslim, Fedâil 127, (2356).
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.