• Bu konu 58 yanıt içerir, 11 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 16 ile 30 arası (toplam 60)
  • Yazar
    Yazılar
  • #797688
    Anonim


      Allah’a tevekkül edene Allah kâfidir.
      M.N – 130

      #797689
      Anonim

        mezar.jpg

        Nasihat istersen, ölüm yeter. Mektubat – 282

        #797809
        Anonim

          Hakiki terakki ise; insana verilen kalb, sır, ruh, akıl hatta hayal ve sair kuvvelerin hayat-ı ebediyeye yüzlerini çevirerek, her biri kendine layık hususi bir vazife-i ubudiyet ile meşgul olmaktadır. Yoksa ehl-i dalaletin terakki zannettikleri, hayat-ı dünyeviyenin bütün inceliklerine girmek ve zevklerinin her çeşitlerini, hatta en süflisini tatmak için bütün letaifini ve kalb ve aklını nefs-i emmareye müsahhar edip yardımcı verse; o terakki değil, sukuttur.

          (Bediüzzaman Said Nursi – 23. Söz’den)

          Lügatler
          Ehl-i dalâlet : doğru ve hak yoldan sapan inançsız kimseler
          Hakiki :gerçek
          Hayat-ı dünyeviye :dünya hayatı
          Hayat-ı ebediye :sonsuz hayat
          Hususi :özel, bir şeye ait olan
          Kuvve :güç, duygu, meleke, his, kabiliyet
          Letaif :güzel latif duygular
          Musahhar :hizmet eden, istenilen hale konmuş, idare edilen
          Nefs-i emmare :daima kötülüğü yapmayı emreden nefis
          Sair :diğeri, başkası, gerisi, kalanı
          Sır :herkesin bilmediği gizli hakikat
          Sukût :düşmek, yukarıdan aşağı doğru birden inivermek, alçalmak, değerini kaybetmek, bozulmak
          Süfli :aşağıda bulunan, alçak
          Terakki :ilerlemek, yükselmek,artmak
          Vazife-i ubudiyet :kulluk vazifesi

          #764865
          Anonim

            Hastalık, sabun gibi, günahların kirlerini yıkar, temizler.
            Lem’alar – 209

            #799052
            Anonim

              Sen başıboş olmadığın gibi, bu hâdiseler de başıboş olamazlar. Şualar -109

              #799117
              Anonim

                Acaba sırf dünya için mi yaratılmışsın ki, bütün vaktini ona sarfediyorsun! S – 271

                #799177
                Anonim

                  Dünya seyyar bir ticaretgâhtır. Öyle ise alış-verişini yap, gel… Sözler – 204

                  #799183
                  Anonim

                    “dalı öncesizliktedir aşkın, kökü sonrasızlıkta.
                    bu ululuk, şu akla, ahlaka yakışır değil.
                    yok ol, varlığından geç. varlığın cinayettir.
                    ilahi aşk, doğru yolu buluştan başka birşey değil”

                    RUMİ

                    #799221
                    Anonim

                      incir.jpg

                      Evet bir incir çekirdeğinden koca bir incir ağacını ve ince bir sap ile koca bir kavunu bağlayıp çıkaran kudrete hiç bir şey ağır gelmez. M.N – 94

                      #799247
                      Anonim

                        Hakikî ömrünü, bulunduğun gün bil. Sözler – 273

                        #799233
                        Anonim

                          Allah razı olsun….

                          #799308
                          Anonim

                            Ecmain olsun inşaAllah..

                            Zamanın geçti kabirden başka mekânın var mı? Mesnevi – 96

                            #799403
                            Anonim

                              Ömür sermayesi pek azdır. Lüzumlu işler pek çoktur. Lem. – 202

                              #799431
                              Anonim

                                Bu hadise-i arziye, bu memleketin ahali-i İslamiyesine bakması ve onları hedef etmesi, ne ile anlaşılıyor ve neden Erzincan ve İzmir taraflarına daha ziyade ilişiyor?
                                Elcevab: Bu hadise, hem şiddetli kışta, hem karanlıklı gecede, hem dehşetli soğukta, hem Ramazanın hürmetini tutmayan bu memlekete mahsus olması; hem tahribatından intibaha gelmediklerinden, hafifçe gafilleri uyandırmak için, o zelzelenin devam etmesi gibi çok emarelerin delaletiyle bu hadise ehl-i imanı hedef edip, onlara bakıp namaza ve niyaza uyandırmak için sarsıyor ve kendisi de titriyor. Biçare Erzincan gibi yerlerde daha ziyade sarsmasının iki vechi var:
                                Biri: Hataları az olmak cihetiyle temizlemek için ta’cil edildi.
                                İkincisi: O gibi yerlerde kuvvetli ve hakikatlı iman muhafızları ve İslamiyet hamileri az veya tam mağlub olmak fırsatıyla, ehl-i zındıkanın orada tesirli bir merkez-i faaliyet tesisleri cihetiyle en evvel oraları tokatladı, ihtimali var.

                                (Bediüzzaman Said Nursi – 14. Sözden)

                                Lügatler
                                [TABLE]
                                [TR]
                                [TD=”width: 307, bgcolor: transparent”] Ahali-i islamiye :Müslüman halk
                                Bîçare: çaresiz, zavallı
                                Cihet :yön, taraf
                                Dehşet :ürkmek, korkmak
                                Delâlet : delil olmak, işaret etmek
                                Ehl-i iman :Allah’a ve Allah’tan gelen her şeye inanan kimseler, mü’minler
                                Ehl-i zındıka :dinsizler
                                Elcevap :cevap şudur ki
                                Emare :alamet,işaret, belirti, iz, ipucu
                                Evvel :ilk önce
                                Gâfil : dikkatsiz, uyanık olmayan, iyi düşünmeyen
                                Hadise:olay, vaka
                                Hadise-i arziye :yerle ilgili olay
                                Hakikat: gerçek, doğru, bir şeyin gerçek mahiyeti
                                Hâmi :himaye eden, koruyan
                                Hedef :nişan noktası, varılmak istenen gaye Hürmet :saygı, değer verme, haysiyet, şeref
                                İhtimal :olması mümkün olan, olası, kabul edilen
                                [/TD]
                                [TD=”width: 307, bgcolor: transparent”] İman :inanmak, kabul etmek
                                İntibah: uyanış
                                Kuvvet :güç, kabiliyet, kudret
                                Mağlup : yenilme, yenilen
                                Mahsus :hususi, ayrılmış, tayin edilmiş, özel
                                Memleket :mülk edinilen vatan, ülke
                                Merkez-i faaliyet :faaliyet merkezi
                                Muhafız :muhafaza eden, değiştirmeyen, saklayan, koruyan
                                Niyaz : dua, yalvarma
                                Şiddet :sertlik, katılık, sıkılık
                                Ta’cil :çabuklaştırma
                                Tahribat :harap etmeler, yıkmalar, bozmalar
                                Tesir: etki
                                Tesis :kurmak, oluşturmak, temelleştirmek
                                Vecih :yön, tarz, metod, üslub
                                Zelzele :deprem
                                Ziyade : fazla, daha çok, fazlasıyla

                                [/TD]
                                [/TR]
                                [/TABLE]

                                #799487
                                Anonim

                                  Nur mesleğinde, mü’minlerin uhuvveti esastır. Emirdağ 1 – 180

                                15 yazı görüntüleniyor - 16 ile 30 arası (toplam 60)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.