• Bu konu 34 yanıt içerir, 10 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
6 yazı görüntüleniyor - 31 ile 36 arası (toplam 36)
  • Yazar
    Yazılar
  • #732621
    Anonim
      Risale-i Nur’larda İçtihadla Alakalı Bazı Bölümler



      Diğer kısım ise, gayet müthiş mağrur insanlardır ki, mezhebsizliklerini müçtehidîn-i izâma müsâvât dâvâsı altında neşretmek istiyorlar ve dinsizliklerini Sahabeye karşı müsâvât dâvâsı altında icrâ etmek istiyorlar.



      Çünkü, evvelen, o ehl-i dalâlet sefâhete girmiş, sefâhette tiryaki olmuş, sefâhete mâni olan tekâlif-i şer’iyeyi yapamıyor. Kendine bir bahane bulmak için der ki:



      “Şu mesâil, içtihâdiyedirler. O mesâilde mezhebler birbirine muhâlif gidiyor. Hem, onlar da bizim gibi insanlardır, hatâ edebilirler. Öyle ise, biz de onlar gibi içtihad ederiz, istediğimiz gibi ibâdetimizi yaparız. Onlara tâbi olmaya ne mecburiyetimiz var?”



      İşte bu bedbahtlar, bu desîse-i şeytâniye ile, başlarını mezâhibin zincirinden çıkarıyorlar. Bunların şu dâvâları ne kadar çürük, ne kadar esassız olduğu Yirmi Yedinci Sözde katî bir sûrette gösterildiğinden, ona havale ederiz.



      27. Söz’ün Zeyli s.457



      Kur’ân ayna ister, vekil istemez
      Ümmetteki cumhuru, hem avâmın umumu, bürhandan ziyâde, mehazdaki kudsiyet şevk-i itaat verir, sevk eder imtisâle.
      Şeriat, yüzde doksanı müsellemât-ı şer’î, zarûriyât-ı dinî birer elmas sütundur.



      İçtihadî, hilâfî, fer’î olan mesâil, yüzde ancak on olur. Doksan elmas sütunu, on altının sahibi
      Kesesine koyamaz, ona tâbi kılamaz. Elmasların mâdeni, Kur’ân ve hem hadîstir. Onun malı; oradan her zaman istemeli.



      Kitaplar, içtihadlar Kur’ân’ın aynası, yahut dürbün olmalı. Gölge, vekil istemez o Şems-i Mu’cizbeyân.


      Lemeat s.644






      Müstaid, müçtehid olabilir; müşerri’ olamaz
      İçtihadın şartını hâiz olan her müstaid, ediyor nefsi için nass olmayanda içtihad. Ona lâzım, gayra ilzam edemez.



      Ümmeti dâvetle teşri’ edemez. Fehmi, şeriattan olur, lâkin şeriat olamaz. Müçtehid olabilir, fakat müşerri’ olamaz.



      İcmâ ile cumhurdur, sikke-i şer’i görür. Bir fikre dâvet etmek, zann-ı kabul-ü cumhur şart-ı evvel oluyor.



      Yoksa dâvet bid’attır, reddedilir. Ağzına tıkılır, onda daha çıkamaz.





      Lemeat s.646





      Mezâhibin ihtilâfı ise, Sahib-i Şeriatin gösterdiği nazarî düsturların tarz-ı tefehhümünden ileri gelmiştir. “Zaruriyât-ı diniye” denilen ve kabil-i tevil olmayan ve “muhkemat” denilen düsturları ise, hiçbir cihette kabil-i tebdil değildir ve medar-ı içtihad olamaz. Onları tebdil eden, başını dinden çıkarıyor,

      b858.gif “Okun yaydan fırlaması gibi dinden çıkarlar.” Buharî, Enbiyâ: 6; Menâkıb: 25; Meğâzî: 61; Fedâilü’l-Kur’ân: 36; Edeb: 95; Tevhid: 23, 57; İstitâbe: 95; Müslim, Zekât: 142-144, 147, 148, 154, 156, 159; Ebû Dâvud, Sünnet: 28; Tirmizî, Fiten: 24; Nesâî, Zekât: 79, Tahrîm: 26; İbni Mâce, Mukaddime: 12; Muvattâ’, Messü’l-Kur’ân: 10; Müsned, 1:88, 3:5, 4:145, 5:42.” kaidesine dahil oluyor.

      29. Mektup s.421







      23. Şeriatın yüzde doksanı (zaruriyat ve müsellemât-ı diniye) birer elmas sütundur. Mesâil-i içtihadiye-i hilâfiye, yüzde ondur. Doksan elmas sütun, on altının himayesine verilmez. Kitaplar ve içtihadlar Kur’ân’a dürbün olmalı, ayna olmalı; gölge ve vekil olmamalı.



      24. Her müstaid, nefsi için içtihad edebilir, teşrî edemez.





      Mektubat – Hakikat Çekirdekleri s.455







      104. İslâmiyetin müsellemâtını tamamen imtisal ettiği cihetle bihakkın daire-i dahiline girmiş zatta, meylü’t-tevsi, meylü’t-tekemmüldür. Lâkaytlıkla hariçte sayılan zatta, meylü’t-tevsi, meylü’t-tahriptir. Fırtına ve zelzele zamanında, değil, içtihad kapısını açmak, belki pencerelerini de kapatmak maslahattır. Lâübâliler ruhsatlarla okşanılmaz; azîmetlerle, şiddetle ikaz edilir.




      Mektubat – Hakikat Çekirdekleri s.462

      #732625
      Anonim

        Açıklamalı Yirmiyedinci Söz (İçtihad Risalesi) dersimiz bitmiş bulunmaktadır. Bu derste cevaplanan tüm sorular aşağıda listelenmiştir. Toplam 19 soru cevaplanmıştır.

        1. İçtihad nedir? Dinimizde yeri Nedir?

        2. Müçtehid nedir? Müçtehid’de bulunması gereken özellikler nelerdir?

        3. İslamda içtihada izin var olduğunu nasıl anlıyoruz?Bu hükümleri (günümüzde) kim neye dayanarak verir?Bu hükmün hikmeti nedir? İçtihada neden ve hangi konularda ihtiyaç duyulur? İçtihadın gerekliliği hakkında genel görüş nedir?

        4. Yabancı gelenek ver göreneklerin istilalarına, bid’a lara ve dalaletin yapmış olduğu tahribatlara günümüzden veya yakın tarihten örnek vermek gerekirse neler söyleyebiliriz? Bunun sonuçlarında görülen zararlar nelerdir?

        5. Dinin zaruriyatı ne demektir?

        6. İslamiyet’in üzerinde durduğu doksan elmas sütünu on altın direğin himayesine vermek ve onlarla mezcedip tabi kılmak caiz olur mu?[FONT=&quot]

        [/FONT]7. Geçmiş asırlarda rağbet gören metalar ve bunun yanında o zaman müçtehidlerinin yaptığı içtihadlar nelerdir?

        8. Üstad içtihad yapmış mıdır, yapmışsa hangi meselelerde yapmıştır?

        9. a. Selef-i Salihin asrında her şeyin onlara bir muallim hükmüne geçmesi nasıl oluyor?

        b. Sahabe zamanındaki sosyal çevrenin yetenekler üzerindeki etkisi ne yönden daha fazlaydi?

        c. Peygamber sohbetinin etkisi bu konuda olmuş mudur?

        10.a. Sufyan İbni Uyeyne 4 yaşında Kurani hıfz etmistir, alimlerle mubahasa etmistir. Bu zamanın insanı bu yaşlarda siyasete başlamıyor, neden bu zamanın insanı Sufyan’ın zamanına yetisemiyor?

        b. Burada bahsedilen siyaset( siyaset ortamı) nedir?

        c. Yetiştiği çevrenin insan üzerinde etkisi var mıdır?

        d. Günümüz insanı içinde bulundugu toplum tarafından cezalandırılmış denilebilir mi?

        11. Günümüzde 10 defa daha fazla zamana ihtiyaç duymanın hikmeti nedir, mükafatı aynı mıdır?

        12. “Nasıl ki bir cisimde, neşv ü nemâ için, tevessü’ meyli bulunur. O meyl-i tevessü’ ise-çünkü dahildendir-vücud ve cisim için bir tekemmüldür. Fakat, eğer hariçte tevsî için bir meyil ise, o vücudun cildini yırtmaktır, tahrip etmektir; tevsî değildir. Öyle de, İslâmiyetin dairesine selef-i sâlihîn gibi takvâ-i kâmile kapısıyla ve zarûriyât-ı diniyenin imtisâli tarîkıyla dahil olanlarda meylü’t-tevessü’ ve irâde-i içtihad bulunsa; o kemâldir ve tekemmüldür. Yoksa, zarûriyâtı terk eden ve hayat-ı dünyeviyeyi hayat-ı uhreviyeye tercih eden ve felsefe-i maddiye ile âlûde olanlardan olan o meylü’t-tevsî ve irâde-i içtihad, vücud-u İslâmiyeyi tahrip ve boynundaki şer’î zincirini çıkarmaya vesîledir.” Bu kısmı izah eder misiniz?

        13. a. İçtihadda hakim olması gereken bakış açısı dünya mı, ahiret mi?

        b. Arzi ve semavi içtihad nedir?

        c. Bu zamanın içtihadı arzi mi, semavi midir? Neden?

        14. Üstadın şu ifadelerini biraz açabilir misiniz? “Bir hükmün hikmeti ayrıdır, illeti ayrıdır. Hikmet ve maslahat ise, tercihe sebeptir; icaba, icada medar değildir. İllet ise, vücuduna medardır. Meselâ seferde namaz kasredilir, iki rekât kılınır….

        15. İşte, şu zamanda zarûret derecesine geçen ve insanları mübtelâ eden bir beliyye-i âmme sûretine giren çok umûrlar vardır ki, sû-i ihtiyârdan, gayr-i meşrû meyillerden ve haram muâmelelerden tevellüd ettiklerinden, ruhsatlı ahkâmlara medâr olup, haramı helâl etmeye medâr olamazlar. Bu kısmı izah edebilir misiniz?

        16. “İşte, en çirkin şey, en güzel şeylerle beraber bir dükkânda, bir fiyatla satılsa, elbette pek âlî olan ve hakikat cevherine giden sıdk ve hak pırlantası, o dükkâncının mârifetine ve sözüne itimad edip, körü körüne alınmaz.” Bu cümledeki güzel ve çirkin şeylerin bir dükkanda satılması meselesine açıklık getirir misiniz?

        17. İşte, hissiyât-ı ulviyeyi taşıyan ve mehâsin-i ahlâkiyeye perestiş eden ve şems-i Nübüvvetin ziyâ-i sohbetiyle nurlanan Sahabeler, o derece çirkin ve sukûta sebep ve Müseylime’nin maskaraâlûd müzahrafât dükkânındaki kizbe, ihtiyârıyla ellerini uzatmamak ve küfürden çekindikleri gibi, küfrün arkadaşı olan kizbden çekinmeleri ve o derece güzel ve medâr-ı fahr ve mübâhât ve mi’rac-ı suud ve terakkî ve fahr-i risâletin, hazîne-i âliyesinden en revaçlı bulunan ve şâşaa-i cemâliyle, içtimâât-ı insaniyeyi nurlandıran sıdka ve doğruluğa ve hakka-ve bilhassa ahkâm-ı şer’iye rivâyetinde ve tebliğinde-elbette ellerinden geldiği kadar tâlip ve muvâfık ve âşık olmaları katîdir, zarûrîdir, şüphesizdir. Bu kısmı izah eder misiniz?

        18. “Asırlara göre şeriatlar değişir; belki, bir asırda kavimlere göre ayrı ayrı şeriatlar, peygamberler gelebilir ve gelmiştir. Hâtemü’l-Enbiyâdan sonra, Şeriat-ı Kübrâsı her asırda, her kavme kâfi geldiğinden, muhtelif şeriatlara ihtiyaç kalmamıştır.” Bu kısmı izah eder misiniz?

        19.
        “Eğer beşerin ekseriyet-i mutlakası bir mekteb-i âlînin talebesi gibi, bir tarz-ı hayat-ı içtimâiyeyi giyse, bir seviyeye girse, o vakit mezhebler tevhid edilebilir.” Günümüzde aynı tarz hayatı yaşayıp, farklı mezheplerden olan insanlar var. Bu cümleye göre aynı hayat tarzında olan insanların mezhep tercihleri nasıl olmalıdır?

        Diğer açıklamalı dersler için: http://www.risaleforum.net/blog/risale-i-nur-okuyoruz-aciklamali/22051-arastirmali-ve-aciklamali-risale-i-nur-dersleri-1-soz-ve-14-lemaquot-nin-2-makami/

        http://www.risaleforum.net/blog/risale-i-nur-okuyoruz-aciklamali/24404-aciklamali-risale-i-nur-dersleri-ondokuzuncu-soz-nubuvvet-i-ahmediye/
        Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri -Onuncu Söz’den 9. Suret ve 9. Hakikat-

        Allah’ım, güzel isimlerinin tecelliyâtı için câmi’ bir ayna olmasıyla sıfat ve isimlerinin güzelliklerine olan muhabbetinin nurları kendisinde temessül eden;

        masnuâtının en mükemmel ve en bedîi olması, kemalât-ı sanatının enmûzeci ve mehâsin-i nukuşunun fihristesi bulunmasıyla sanatına olan muhabbetinin şuâları kendisinde temerküz eden;

        mehâsin-i sanatının en yüksek dellâlı, hüsn-ü nukuşunun ilânı konusunda istihsan edicilerin en yücesi, sanatının kemâlâtını tavsifte en hârika zât olmasıyla kendisinde, sanatının istihsan edilmesine olan rağbet ve muhabbetinin letâifi tezâhür eden;

        Senin ihsanınla bütün mehâsin-i ahlâkı ve Senin lûtfunla bilcümle latîf vasıfları câmi’ olmasıyla kendisinde mahlûkatının mehâsin-i ahlâkına ve masnuâtının latîf evsâfına olan muhabbet ve istihsanının aksâmı toplanmış bulunan;

        Kur’ân’ında zikrettiğin ve sevdiğin bütün ihsan sahibi, sabırlı, mü’min, müttakî, tevbekâr ve Sana yönelmiş kimselere;

        Kur’ân’ında sevdiğin ve Seni sevmekle şereflendirdiğin bütün nev’lere üstün bir misdak ve mikyas olan, öyle ki,

        Seni sevenlerin imamı, Sence mahbub olanların efendisi ve dostlarının reisi olan zâta ve onun bütün âl ve Ashâb ve ihvânına salât ve selâm eyle. âmin.

        Bunu rahmetinle yap, ey merhamet edenlerin en merhametlisi!

        El Fatiha…

        #782536
        Anonim

          Allah razi olsun emeginize saglik…

          #782537
          Anonim

            Yirmibesinci lemayi ihtar itezat birinci devadan altinci devaya kadar bana vecizeler kadar acik bir sekilde yazabilirmisiniz cünkü bn risaleye yeni basladim ve coookkk sevdim selam ve dua ile…

            #782539
            Anonim

              @rabiya 226397 wrote:

              Yirmibesinci lemayi ihtar itezat birinci devadan altinci devaya kadar bana vecizeler kadar acik bir sekilde yazabilirmisiniz cünkü bn risaleye yeni basladim ve coookkk sevdim selam ve dua ile…

              açıklamalara aşağıdaki linkten erişebilirsiniz

              http://www.risaleforum.net/risale-i-nur-okuma-ve-anlama/risale-i-nur-okuyoruz/32852-yirmi-besinci-lema-hastalar-risalesi.html

              #783487
              Anonim

                ve bihi nesteinu

                Üstad (r.a) evvela içtihada mani olan 6 esbabı gösterip,içtihadın ,kimler tarafından hangi koşullarda yapılacağını tarif etmiş..
                Eklemiş,
                “Bu dürûs-u Kur’aniyenin dairesi içinde olanlar, allâme ve müçtehidler de olsalar; vazifeleri -ulûm-u imaniye cihetinde- yalnız yazılan şu Sözler’in şerhleri ve izahlarıdır veya tanzimleridir.


                Üstad r.a demiş:
                ”Hiçbir müfsid ben müfsidim demez. Daima suret-i haktan görünür. Yahut bâtılı hak görür. Evet kimse demez ayranım ekşidir. Fakat siz mehenge vurmadan almayınız. Zira çok silik söz ticarette geziyor. Hattâ benim sözümü de, ben söylediğim için hüsn-ü zan edip tamamını kabul etmeyiniz. Belki ben de müfsidim veya bilmediğim halde ifsad ediyorum. Öyle ise her söylenen sözün kalbe girmesine yol vermeyiniz. İşte size söylediğim sözler hayalin elinde kalsın, mehenge vurunuz. Eğer altun çıktı ise kalbde saklayınız. Bakır çıktı ise çok gıybeti üstüne ve bedduayı arkasına takınız, bana reddediniz gönderiniz.(münazarat)

                Şimdilerde ise içtihad diye neler yapılıyor ne fetvalar veriliyor anlamak isteyen, merak ettiği meseleyi kur’ana ve sünnete baksın,asrı saadette nasıl yaşanmışa baksın,risale-i nurda ne yazıyor ona baksın ve verilen fetva dediklerinin mahiyetini anlasın..!

                hemde içtihada 6 mani var..! denmiş..!

              6 yazı görüntüleniyor - 31 ile 36 arası (toplam 36)
              • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.