• Bu konu 15 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 16 ile 17 arası (toplam 17)
  • Yazar
    Yazılar
  • #809305
    Anonim

      ve onlar, onlarda gezdiklerini müttefikan haber veriyorlar. Görmediğimiz Amerika kıtasının vücudunu, ondan gelenlerin ihbarıyla bedihî bildiğimiz gibi, yüz tevatür kuvvetinde bulunan melâike ihbaratıyla âlem-i bekànın ve dâr-ı âhiretin ve Cennet ve Cehennemin vücutlarına o kat’iyette iman etmek gerektir. Ve öyle de iman ederiz.

      Hem, Yirmi Altıncı Söz olan Risale-i Kaderde iman-ı bil-kader rüknünü ispat eden bütün deliller, dolayısıyla haşre ve neşr-i suhufa ve mizan-ı ekberdeki muvazene-i a’mâle delâlet ederler. Çünkü, herşeyin mukadderatını gözümüz önünde nizam ve mizan levhalarında kaydetmek ve her zîhayatın sergüzeşt-i hayatiyelerini kuvve-i hafızalarında ve çekirdeklerinde ve sair elvâh-ı misâliyede yazmak ve her zîruhun, hususan insanların defter-i a’mâllerini elvâh-ı mahfuzada tesbit etmek ve geçirmek, elbette öyle muhit bir kader ve hakîmâne bir takdir ve müdakkikane bir kayıt ve hafîzâne bir kitabet, ancak mahkeme-i kübrâda umumî bir muhakeme neticesinde daimî bir mükâfat ve mücazat için olabilir. Yoksa, o ihatalı ve inceden ince olan kayıt ve muhafaza, bütün bütün mânâsız, faidesiz kalır, hikmete ve hakikate münâfi olur.

      Hem, haşir gelmezse, kader kalemiyle yazılan bu kitab-ı kâinatın bütün muhakkak mânâları bozulur ki, hiçbir cihet-i imkânı olamaz. Ve o ihtimal, bu kâinatın vücudunu inkâr gibi bir muhal, belki bir hezeyan olur.

      Elhâsıl, imanın beş rüknü bütün delilleriyle haşir ve neşrin vukuuna ve vücuduna vedâr-ı âhiretin vücuduna ve açılmasına delâlet edip isterler ve şehadet edip talep ederler.

      [TABLE]
      [TR]
      [TD]Risale-i Kader: Kader Risalesi; Yirmi Altıncı Söz[/TD]
      [TD]bedihî: apaçık, aşikâr[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]cihet-i imkân: mümkün olma yönü[/TD]
      [TD]defter-i a’mâl: amellerin defteri[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]delâlet etmek: delil olmak, işaret etmek[/TD]
      [TD]dâr-ı âhiret: öteki dünya, âhiret yurdu[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]elhasıl: kısaca, özetle[/TD]
      [TD]elvâh-ı mahfuza: herşeyin kaydedilip korunduğu mânevî levhalar[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]elvâh-ı misâliye: eşyanın mânevî fotoğraflarının içlerinde kaydedildiği levhalar[/TD]
      [TD]hafîzâne: koruyup gözeterek, esirgeyerek ve saklayarak[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]hakîmâne: hikmetli biçimde[/TD]
      [TD]haşir ve neşir: öldükten sonra âhirette tekrar diriltilerek Allah’ın huzurunda toplanma ve tekrar dağılıp yayılma[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]haşr: insanların öldükten sonra tekrar diriltilip Allah’ın huzurunda toplanması[/TD]
      [TD]hezeyan: boş söz, saçmalama[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]hikmet: fayda, gaye; herşeyin belirli gayelere yönelik olarak, mânâlı, faydalı ve tam yerli yerinde yaratılması[/TD]
      [TD]hususan: bilhassa, özellikle[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]ihbar: haber verme[/TD]
      [TD]ihbârât: haber vermeler[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]ihâtalı: kuşatıcı, kapsamlı[/TD]
      [TD]iman-ı bilkader: kadere iman[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]kader: Allah’ın meydana gelecek hâdiseleri olmadan önce bilmesi, takdir etmesi, plânlaması[/TD]
      [TD]kat’iyet: kesinlik[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]kitab-ı kâinat: kâinat kitabı, evren[/TD]
      [TD]kitabet: yazım[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]kuvve-i hafıza: bellek, hafıza duyusu[/TD]
      [TD]kâinat: evren, bütün yaratılmışlar[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]mahkeme-i kübrâ: öldükten sonra âhirette Allah’ın huzurunda kurulacak olan büyük mahkeme[/TD]
      [TD]melâike: melekler[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]mizan: ölçü, denge[/TD]
      [TD]mizan-ı ekber: mahşer günü amellerin ölçüleceği büyük terazi[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]muhakeme: değerlendirme, yargılama[/TD]
      [TD]muhal: imkânsız, akıl dışı[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]muhit: kuşatıcı[/TD]
      [TD]mukadderat: Allah tarafından takdir olunmuş ileride meydana gelecek haller ve olaylar[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]muvazene-i a’mâl: yapılan işlerin, amellerin tartılıp hesaplanması[/TD]
      [TD]mücazat: ceza[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]müdakkikane: dikkatlice, araştırıp inceleyerek[/TD]
      [TD]mükâfat: ödül[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]münâfi: aykırı, zıt[/TD]
      [TD]müttefikan: birleşerek, fikir birliğiyle[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]neşr-i suhuf: haşir zamanı amel defterlerinin meydana çıkarılıp herkesin hesabının görülmesi[/TD]
      [TD]nizam: düzen[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]rükn: esas, şart[/TD]
      [TD]sair: diğer, başka[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]sergüzeşt-i hayatiye: hayat serüveni[/TD]
      [TD]tevatür: çeşitli kanallardan gelen ve doğruluğu kesin olarak kanıtlanan haber[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]umumî: genel, herkese ait[/TD]
      [TD]vuku: gerçekleşme, meydana gelme[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]vücut: varlık[/TD]
      [TD]zîhayat: canlı[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]zîruh: ruh sahibi[/TD]
      [TD]âlem-i bekà: devamlı ve kalıcı olan âhiret âlemi[/TD]
      [/TR]
      [TR]
      [TD]şehadet etmek: şahitlik, tanıklık etmek[/TD]
      [/TR]
      [/TABLE]

      #809306
      Anonim

        İşte, hakikat-i haşriyenin azametine tam muvafık böyle azametli ve sarsılmaz direkleri ve burhanları bulunduğu içindir ki, Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın hemen hemen üçten birisi haşir ve âhireti teşkil ediyor. Ve onu, bütün hakaikine temel taşı ve üssü’l-esas yapıyor. Ve herşeyi onun üstüne bina ediyor.

        (Mukaddime nihayet buldu)


        Baştaki âyetin mu’cizâne işaret ettikleri dokuz tabaka berahin-i haşriyeye dair ‘Dokuz Makam’dan ‘Birinci Makam’:

        besmele.jpg

        فَسُبْحَانَ اللهِ حِينَ تُمْسُونَ وَحِينَ تُصْبِحُونَ وَلَهُ الْحَمْدُ فِى السَّمٰوَاتِ وَاْلأَرْضِ وَعَشِيّاً وَحِينَ تُظْهِرُونَ يُخْرِجُ الْحَىَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّ وَيُحْيِى اْلأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَكَذٰلِكَ تُخْرَجُونَ blank.gif1


        olan fıkradaki ferman-ı haşre dair buradaki gösterdiği bürhan-ı bâhiri ve hüccet‑i katıası beyan ve izah edilecek. İnşaallahü’r-Rahmân…

        endOfSection.gifendOfSection.gif


        [NOT]Dipnot-1 “Akşama erdiğinizde ve sabaha kavuştuğunuzda Allah’ı tesbih edin. Göklerde ve yerde olanların hamd ve senâsı Ona mahsustur. Gündüzün sonuna doğru ve öğle vaktine erişince de Allah’ı tesbih edip namaz kılın. Ölüden diriyi, diriden ölüyü O çıkarır. Ölümünden sonra yeryüzünü O diriltir. Siz de kabirlerinizden böyle çıkarılacaksınız.” Rum Sûresi, 30:17-19. [/NOT]

        [TABLE]
        [TR]
        [TD]Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan: açıklamalarıyla benzerini yapmakta akılları âciz bırakan Kur’ân[/TD]
        [TD]azamet: büyüklük[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]berahin-i haşriye: haşre ait deliller[/TD]
        [TD]beyan edilme: açıklanma, izah edilme[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]burhan: güçlü delil, kanıt[/TD]
        [TD]burhan-ı bâhir: açık delil[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]ferman-ı haşr: haşirle ilgili ferman, buyruk[/TD]
        [TD]fıkra: bölüm, kısım[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]hakaik: gerçek mahiyetler, asıl ve esaslar[/TD]
        [TD]hakikat-i haşriye: haşir gerçeği[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]haşir: insanın öldükten sonra âhirette diriltilerek muhakeme için Allah’ın huzurunda toplanması[/TD]
        [TD]hüccet-i kàtıa: kesin delil[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]inşaallahü’r-Rahmân: kullarına karşı çok merhametli olan ve rahmet eserleri bütün varlık âlemini kuşatan Allah dilerse[/TD]
        [TD]izah edilme: açıklanma[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]mukaddime: başlangıç, giriş[/TD]
        [TD]muvafık: lâyık, uygun[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]mu’cizâne: mu’cize göstererek[/TD]
        [TD]nihayet: son[/TD]
        [/TR]
        [TR]
        [TD]teşkil eylemek: oluşturmak, meydana getirmek[/TD]
        [/TR]
        [/TABLE]

      2 yazı görüntüleniyor - 16 ile 17 arası (toplam 17)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.