- Bu konu 41 yanıt içerir, 12 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
30 Ekim 2008: 15:08 #720388
Anonim
Bayezid-i Bestamî hazretleri. Büyük velilerden. Bir gün tımarhanenin önünden geçiyor. Tımarhane hizmetçisinin tokmakla birşeyler dövdüğünü görüyor:
-Ne yapıyorsun?
Hizmetçi:
-Burası tımarhanedir. Delilere ilâç yapıyorum.
-Benim hastalığıma da bir ilâç tavsiye eder misin?
-Hastalığını söyle.
-Benim hastalığım günah hastalığı… Çok günah işliyorum..
-Ben günah hastalığından anlamam… Ben delilere ilâç hazırlıyorum..
Parmaklığının arasından konuşulanları duyan bir deli,(!) Bayezid-i Bestamî hazretlerine:
-Gel dede, gel! Senin hastalığının çaresini ben söyleyeyim, diye seslendi.
Bayezid-i Bestamî hazretleri, delinin yanına sokularak:
-Söyle bakalım, benim derdime çare nedir? dedi.
Deli(!) şu ilâcı tavsiye etti:
-Tevbe kökü ile istiğfar yaprağını karıştır… Kalb havanında tevhîd tokmağı ile döv, insaf eleğinden geçir, göz yaşıyla yoğur, aşk fırınında pişir… Akşam-sabah bol miktarda ye… O zaman göreceksin senin hastalığından eser kalmaz, dedi.
Bu güzel ilâcı öğrenen Bayezid hazretleri:
-Hey gidi dünya hey! Demek, seni de deli diye buraya getirmişler, deyip oradan ayrıldı.
Bu ilâç, halen günah hastası olanlara tavsiye olunmaya değer bir ilâçtır.ve formül hükmünü aynen korumaktadır.:dft012:30 Ekim 2008: 15:09 #720389Anonim
Bir rivayete göre Davud peygamber Lokman Hekim’e bir koyun kesmesini ve kendisine en iyi yerinden iki parça et getirmesini söyler.
Lokman Hekim koyunun yüreğini ve dilini getirir.
Başka bir gün Davud peygamber kendisine koyunun en kötü yerinden iki parça et getirmesini söyler.
Lokman Hekim yine yüreğini ve dilini getirir.
Davud neden böyle yaptığını sorunca Lokman şöyle cevap verir:
“İyilik için kullanıldığında yürekten ve dilden daha iyi bir şey yoktur. Kötülük için kullanıldığında da yürekten ve dilden daha kötü bir şey yoktur.”
2 Kasım 2008: 13:29 #720850Anonim
allah razı olsun.
17 Aralık 2008: 18:52 #724133Anonim
Rabiatül Adeviye çok müthiş bir kadındır. Kadınlar veli olmaz ama kadınların velisi odur. Kendi el emeğiyle rızkını temin eder. O devre göre mum ışığında ay ışığında oya yapar ve satar onları ve onunla geçimini ve bakmakla mükellef olduğu kimselerin geçimini temin eder. Bir ara sokaktan devlerin fener alayları geçer. Işığı çok. O ışıktan istifade ederek hemen evin damında biraz daha oya yapar. Ama kendisine ait olmayan bir ışıktan istifade etti Oya yaptı para kazanacak satıp ve o rızk olacak. İçine şüphe düşer. Devrin büyük imamı Ahmed İbn-i Hanbele mektup yazar. Der ki__ “Ya imam böyle yapıyorum. Bu para bana helal midir? Caiz midir?” diye fetva sorar. Bir haram işlerim zannı ile bu kadar korkar titrer. Büyük imam Ahmet ibni Hanbel der ki “Bunda bir mahsur yok. Bu Caizdir. Ama sen gibi bir kadını evine bu kadarcık dahi girmesin. Buna da dikkat et” der. Şimdi sen ayrı bir makamdasın. Sıradan insanların caiz olduğu şeyleri bile yapamazsın demektir.
17 Aralık 2008: 20:25 #724147Anonim
ARİF;88525 wrote:Rabiatül Adeviye çok müthiş bir kadındır. Kadınlar veli olmaz ama kadınların velisi odur. Kendi el emeğiyle rızkını temin eder. O devre göre mum ışığında ay ışığında oya yapar ve satar onları ve onunla geçimini ve bakmakla mükellef olduğu kimselerin geçimini temin eder. Bir ara sokaktan devlerin fener alayları geçer. Işığı çok. O ışıktan istifade ederek hemen evin damında biraz daha oya yapar. Ama kendisine ait olmayan bir ışıktan istifade etti Oya yaptı para kazanacak satıp ve o rızk olacak. İçine şüphe düşer. Devrin büyük imamı Ahmed İbn-i Hanbele mektup yazar. Der ki__ “Ya imam böyle yapıyorum. Bu para bana helal midir? Caiz midir?” diye fetva sorar. Bir haram işlerim zannı ile bu kadar korkar titrer. Büyük imam Ahmet ibni Hanbel der ki “Bunda bir mahsur yok. Bu Caizdir. Ama sen gibi bir kadını evine bu kadarcık dahi girmesin. Buna da dikkat et” der. Şimdi sen ayrı bir makamdasın. Sıradan insanların caiz olduğu şeyleri bile yapamazsın demektir.Helalin essiz lezzeti Haramdan uzak durmak ile mumkun.. Harama alisanin gorecegi en buyuk ceza bu lezzetten mahrum olmaktir suphesiz… mazaAllah…
Allah razi olsun..
24 Aralık 2008: 15:06 #724741Anonim
Harun reşit, kabedetavaf ederken yanına birisigelir.”buradaki herkes kendi hesabını verecek “der.”sen hem kendinin hemde buradaki herkesin hesabını ALLAH’A vereceksin!”halife, bayılır ve düşer.
” menfaat üzerine dönen siyaset,canavardır.”(hakikat çekirdekleri)
2 Ocak 2009: 13:17 #725185Anonim
Allah dostlarından biri otuz yılını mesleğine vermiş bir terziye tevbenin öneminden bahseder..terzi can boğaza gelinceye kadar nasıl olsa vakti var der tevbenin.ozaman eder kurtulurum.veli zat sen bu mesleği nekadar süredir yapıyorsun diye sorar.terzi 30 yılı aştı der.peki elin ençok neye alıştı diye sorar. Oda MAKASLA KUMAŞ KESMEYE DER.Allah dostubu defada canın boğaza geldiği vakit peki bu çok iyi bildiğin işi yapabilecekmisin diye sorar.terzi öylesine korkulu ve dehşet verici bir günde bunun mümkün olamayacağını söyler …Allah dostu taşı gediğine koymuş:peki otuz senedir en iyi yaptığın bir işi doğru yapamıyorsunda derömründe hiç yapmadığın tövbeyi nasıl yapacaksın o anda…..:confused:
6 Ocak 2009: 11:53 #725356Anonim
ARİF;91001 wrote:Allah dostlarından biri otuz yılını mesleğine vermiş bir terziye tevbenin öneminden bahseder..terzi can boğaza gelinceye kadar nasıl olsa vakti var der tevbenin.ozaman eder kurtulurum.veli zat sen bu mesleği nekadar süredir yapıyorsun diye sorar.terzi 30 yılı aştı der.peki elin ençok neye alıştı diye sorar. Oda MAKASLA KUMAŞ KESMEYE DER.Allah dostubu defada canın boğaza geldiği vakit peki bu çok iyi bildiğin işi yapabilecekmisin diye sorar.terzi öylesine korkulu ve dehşet verici bir günde bunun mümkün olamayacağını söyler …Allah dostu taşı gediğine koymuş:peki otuz senedir en iyi yaptığın bir işi doğru yapamıyorsunda derömründe hiç yapmadığın tövbeyi nasıl yapacaksın o anda…..:confused:yaa malasef öyle işte nasıl yaşarsan öyle ölürsün…..
7 Şubat 2009: 10:40 #729903Anonim
DİPLOMASİ
Adamın biri Afrika’da safariye çıkarken yanına minik
köpeğini de almış. Minik köpek bir gün ormanda dolaşıp, kelebekleri kovalar, çiçekleri koklarken kaybolduğunu fark etmiş. !
Ne yapacağını düşünürken bir de bakmış ki karşıdan bir leopar geliyor ve belli ki günlük yiyeceğini arıyor. ‘Şim di başım dertte’ diye düşünmüş minik köpek.
Etrafına bakmış yerde kemik parçalarını görmüş. Hemen arkasını leoparın geldiği yöne çevirerek kemikleri kemirmeye başlamış, bu arada da arkadaki
hareketi kestirmeye çalışıyormuş. Leopar tam saldıracakken minik köpek kendi kendine konuşmuş; ‘Ne kadar lezzetli bir leoparmış. Acaba etrafta bundan bir tane daha var mi?’
Bunu duyan leopar bir anda donmuş kalmış ve en yakındaki ağaca tırmanarak dalların arasına saklanmış. ‘Tam zamanında kurtardım yoksa bu köpeğe yem olacaktım’ diye düşünmüş leopar.
Bütün bunlar olup biterken bir başka ağacın üstündeki bir maymun olanları izliyormuş. Bildiklerini kullanarak bundan sonra leopardan kurtulabileceğini düşünmüş. Leoparın yanına giderek neler olduğunu anlatmış.
Leopar köpeğin yaptıklarına çok sinirlenmiş ve maymuna: ‘Atla sırtıma, gidip sun u yakalayalım’ demiş. Ancak minik köpek neler olduğunu ve leoparın sırtında maymunla birlikte süratle kendisine yaklaştığını fark etmiş.‘Şimdi ne yapacağım’ diye düşünürken kaçmaya teşebbüs etmemiş.
Bunun yerine arkasını leoparın geldiği yöne dönerek, kemikleri kemirmeye devam etmiş. Tam leopar saldıracakken yine kendi kendine konuşmuş;
‘Bu aptal maymun da nerede kaldı? Yarim saat önce bir leopar daha getirsin diye gönderdim, hala haber yok!’
Diploması böyle bir şey iste:
*Hızlı düşün,
*Sakin ol,
*Güçlü görün,7 Şubat 2009: 14:07 #729949Anonim
Bizimkiler abdestlidirler. Yellenmezler. Onun için günlük yakmıyoruz. mukemmel cevap yaa
başka ne denirki hak razı olsundua ile
7 Şubat 2009: 15:12 #729953Anonim
Çok güzeldi Allah razı olsun…
22 Haziran 2009: 14:58 #747921Anonim
Şeyh Sadi Şirazi k.s anlatıyor:“Daha çocukken ibadeti sever, gece kalkar namaz kılardım.Aynı şekilde
günahtan da sakınırdım.Bir gece babamın hizmetinde bulunuyordum.Bütün
gece uyumadım ve Kur’an-ı Kerim elimden bırakmadım.Yanımızdaki
insanlar horul horul uyuyordu.Babama; “Ne olur, şunlardan bir tanesi olsun başını kaldırıp da ikirekat
namaz kılsa… Ölüler gibi yatıyorlar!” dedim.Babamda dedi ki:”Evladım keşke sen de uyusaydın da onların gıybetini
yapmasaydın!”Gururlu kimse kendinden başkasını görmez, onun gözünün önünde ayırıcı
perde vardır.Hakikati gören bir göze sahip olsaydı, kendisinden düşkün
kimseyi görmezdi23 Haziran 2009: 10:24 #747944Anonim
ALLAH razı olsun mükemmel………
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.