- Bu konu 35 yanıt içerir, 19 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
17 Mayıs 2009: 13:16 #742724
Anonim
Nurist;127194 wrote:bence bütün iş hanımlarda bitiyorgöz nereye bakar, gönül oraya akar…
gönül nereye akar, ayak oraya koşar…İmzânız mânidarmış..
HuSeYni;127157 wrote:Evet, ayette “Mü’min erkeklere söyle” diye başlıyor.Benimde burdan anladığım önce erkeğin kendini harama nazardan sakınması yönünde. Allah razı olsun.
17 Mayıs 2009: 17:36 #742734Anonim
bence her iki tarafın hatalarıyla oluşan bir durumdur,sadece bir tarafa yüklememek gerek..
17 Mayıs 2009: 18:38 #742720Anonim
Bir erkek nefsine uymayagörsün karısı güzel de olsa,kocasını hoş da tutsa,işine becerikli ,cocuklarına ana,kocasına yar da olsa nefsine uyacaksa yine uyar …aynı şey kadın içinde gecerli tabi ki..
Ama işte evlilik müessesesinin yürütülmesindeki ağır yükü kadınlara yüklemek yanlış bence ,erkek sadece para kazanıyor evin geçimini sağlıyor diyede padişah misali her akşam tahtına kurulmamalı….
Emin olun çalışan bayan da olsa çalışmasada kadınların işi daha zor:045:17 Mayıs 2009: 20:55 #742752Anonim
Nurist kardeş yorum yok………
17 Mayıs 2009: 21:19 #742756Anonim
sadsad’a yazıda ne demek istediğimizi anlattım inşaallah..O da bizden artık…:D:D
Tabi ki nefisine uyupta yapan erkeklere bişey demiyoruz buda kadının suçu diyemeyiz…Bizim demek istediğimiz kadının herşeye vakiti fazla fazla ayırıp kocasınada çok az vakit ayırması…Mesela bazı bayanlar hiç görmediği kişi bile eve gelecek olsa misafirlğe hemen giyinir süslenir bi bakım yapar kendine..Ama akşamları kocası geleceği zamanda giden o misafirin arkasından esofmanlarını giymiş halde karşılar…Kardeşim sen ele süsleniyorsunda eşine neden böle basaklı görünüyorsun kalsın üstünde o güzelikler oda görsün..
Kadın aklını kullansa herşeyi yapar eşide ondan başkasına bakmaz emin olun…
17 Mayıs 2009: 21:20 #742757Anonim
ben yazarın kocasını memnun eden kadın, onu kendine bağlar.bu sözüyle hareket ederek yorumumu yaptım,hanımına yârmısın? diye bi soru sorulsa idi farklı şekilde hanım tarafından yorum yapılırdı
burada söz konusu hanım kişiler!
elbette bir mesele tek taraflı düşünülemezayrıca sizin gibi düşünmek zorundamıyım? hayır
bana doğru gelen görüş budur belki 😉
farklı düşüncelere saygı duymak gerekir,ben kalkıpta neden böyle dedin? diye kimseyi yargılayamam.selam ve dua ile kardeşim 🙂 hakkını helal et
17 Mayıs 2009: 21:44 #742760Anonim
bardak;127310 wrote:sadsad’a yazıda ne demek istediğimizi anlattım inşaallah..O da bizden artık…:D:DTabi ki nefisine uyupta yapan erkeklere bişey demiyoruz buda kadının suçu diyemeyiz…Bizim demek istediğimiz kadının herşeye vakiti fazla fazla ayırıp kocasınada çok az vakit ayırması…Mesela bazı bayanlar hiç görmediği kişi bile eve gelecek olsa misafirlğe hemen giyinir süslenir bi bakım yapar kendine..Ama akşamları kocası geleceği zamanda giden o misafirin arkasından esofmanlarını giymiş halde karşılar…Kardeşim sen ele süsleniyorsunda eşine neden böle basaklı görünüyorsun kalsın üstünde o güzelikler oda görsün..
Kadın aklını kullansa herşeyi yapar eşide ondan başkasına bakmaz emin olun…
Bu genel bir kavram gerçekten nurist kardeşim de burda sadece bayanlar ele alındığı için böyle konuşmuş kimse kimseyi kınamasın saygı duysun .
Ama çok doğru bardağın da üstte dediği gibi eşler birbirlerine saygı duymalılar peki neden bayanlar evde eşlerine karşı böyle bir durum içindeler bunu düşündünüz mü hiç?Evliliğin ilk ayları son derece saygılı ve hassas davranan bu çiftlere ne oluyor?
Yapılan araştırmalar aradaki saygıyı ilk bozan ve evde rahat eden tarafın erkekler olduğunu ortaya koyuyor erkekler de evde atletle:) dolaşabiliyorlar şimdi bayan ne yapsın böyle bir eşe saygı duyup ona süslenmek gelir mi acaba içinden ama biz toplum olarak ve tabi ki haklı olarak diyoruz ki
AKILLI KADIN KOCASINI ELİNDE TUTMAYI BİLMELİ VE TUTABİLMELİ.17 Mayıs 2009: 21:52 #742762Anonim
Evlilikte MUTSUZ olmak isteyen erkekler için
1.Eve gelmemek için daha sık bahaneler bulun
2.Eve geldiğinizde yorgun ve isteksiz olun
3.Eşiniz konuşmak istediğinde işiniz olduğunu söyleyin yoksada üretin.
4.Sık sık arkadaşlarınızla olun ve bu birlikteliği geç saatlere kadar uzatın
5.Eşiniz yardım istediğinde sağlam bir bahane uydurun yapamazsanız erkek olduğunuzu hatırlatın
6.Eşinizi hatırlamak için onun hatırlamasını bekleyin
7.Olmadık konulara büyük tepkiler verin, öfkeniz geçince pişman olup özür dileyin
8.Her şeye bir kusur bulun hiçbir şey bulamazsanız beğenmediğinizi söyleyin
9.Eşinizin özenerek yaptığı yemekleri tepkisiz yiğin ”eline sağlık” bile demeyin
10.Eksikleri abartın güzel konuları görmezden gelin
11.Karı-koca hayatınızda bencil olun
12.Annesini tenkit edin size gelmesini istemediğinizi söyleyin
Evlilikte MUTSUZ olmak isteyen kadınlar için1.Eşinizi her fırsatta tenkit edin
2.Annesinden ve kız kardeşinden şikayet edin
3.Yorgun olduğu zaman gezmeler ayarlayın
4.Sizi anlamadığından yakının
5.Sık sık ilgisinin azaldığından şikayet edin
6.Sizin dışınızdaki kişilerle görüşmesine izin vermeyin
7.Karı koca hayatınızda keyfi davranın
8.Sizi dinlemediğinden şikayet edin
9.Dinlemeğe kalkarsa artık geç olduğunu söyleyin
10.Evde saç baş dağınık dolaşın başkalarının yanında kendinize özen gösterin
11.Yaşlanıp göbeklendiğini söyleyin,itiraz ederse konuşmanızı ispatlarla destekleyin18 Mayıs 2009: 05:37 #742779Anonim
allah razı olsun buraya yazmaya bizede okumaya vesile edenlerin hepsden aslında butür konuları çoçukluğumuzdan itibaren önemle anlatmış olsalar anlatmış olsak düşünsenize bir çok şey ne kadar değişirdi ama arkadaşlar herkes tanıdığına bir satırda olsa anlatsa ve anlatılan kişide hayat bulsa ne güzel olur gayret arkadaşlar daha çok gayret bugün bizim akraba günümüz var ve dualar okuyp sohbet ediyoruz iyiki bugün bu satırları okudum ve bugünkü sohbetimizin bir kısmını bu konuya ayıracağım inşallah sağolun arkadaşlar iyiki aranıza katılmışım ayrılamıyorum siteden inşallah sizlerlede tanışma fırsatım olur allaha emanet olun
18 Mayıs 2009: 09:34 #742793Anonim
ne kadar çabuk kocaman kocaman insanları o bilgisiyle yaşantısıyla üstadın talebeliğini yapmış bir büyük insanı hemen farklı bir zaviyeden ele alarak…hadsizlikle itham edebiliyoruz????????????? biz üstadı çook iyi anlıyoruz onlar nedense anlamadıkları için defalarca tevkif edilmiş bu uğurda üstadın matığını mantalitesini kavrayamamış mı ki bu uğurda bir ömür vermişler böyle internet baqşında değil rahat rehavet içinde değil nerden tanıyorsunuz naswıl tanıdınız demezlermi ozaman size haddi bilemeyecek insan mı onlar velev ki dediğiniz gibi olmuş olsa sizin pozisyonunuz ne ki bir büyük üstada siz hatırlatma gereği duyuyor bu görev sizemi düşüyor…daha neler yazmak istiyorum ama ….
acaba bir haddini bilen bizmi varız herkes haddini aşıyor yopksa biz böyle derkenmi haddimizi aştık???sormak sorgulamak lazım ben kimim kime ne diyorum demek lazım….biraz da yazmadan düşünmek lazım en azından muhatabımızın düşündüğü irdelediği kadar…18 Mayıs 2009: 21:28 #742901Anonim
ARİF;127393 wrote:ne kadar çabuk kocaman kocaman insanları o bilgisiyle yaşantısıyla üstadın talebeliğini yapmış bir büyük insanı hemen farklı bir zaviyeden ele alarak…hadsizlikle itham edebiliyoruz????????????? sormak sorgulamak lazım ben kimim kime ne diyorum demek lazım….biraz da yazmadan düşünmek lazım en azından muhatabımızın düşündüğü irdelediği kadar…aynen katılıyorum… ben hekimoğlunu tanımıyorum… ama gerçekten tanımak anlamak isterim…
üstadın yolunda ilerlemekten dolayı defalarca tutuklanmış ve yolundan dönmemiş bu güzel insan, bırakalımda nasihat edebilecek variyette olsun…18 Mayıs 2009: 22:06 #742915Anonim
bırakalımda nasihat edebilecek variyette olsun…
kesinlikle
19 Mayıs 2009: 06:35 #692805Anonim
Ben yorum yazıp yazmamakta kararsız kaldım ama yazıyorum…Kadın kocasına yarmı olacak yoksa yarısımı olacak.Hocam anlatırdı, eşi eve geleceği vakit evi toparlar yemek hazır olur üzerini değişirmiş.hoş kokular sürermiş. tabi her zaman mutlu olmazlarmış kırgınlıklarda olur derdi .İşte ozaman kocasına çokça dua edermiş hemde sesli bi şekilde duyması için .Daha sonra ona mektup yazar ceketinin cebine koyarmış o anki kırgınlıkla ilgili özür beyan eden ve onu ahirettede eş olarak istediğini belirtirmiş. Eğerki hata beyinde ise sen bunu bilerek yapmadın herhalde sana nazar değdi diye özür dilemesini kolaylaştırırmış . Bizlere hep şunu derdi kadın kocasının yarısıdır ,yuvada huzur kadının elinde o yüzden çokça hanım sahabilerin hayatını okumak gerek derdi (Allah ondan razı olsun) Haddimi aştıysam özür dilerim.
19 Mayıs 2009: 08:20 #742937Anonim
ARİF;127393 wrote:ne kadar çabuk kocaman kocaman insanları o bilgisiyle yaşantısıyla üstadın talebeliğini yapmış bir büyük insanı hemen farklı bir zaviyeden ele alarak…hadsizlikle itham edebiliyoruz????????????? biz üstadı çook iyi anlıyoruz onlar nedense anlamadıkları için defalarca tevkif edilmiş bu uğurda üstadın matığını mantalitesini kavrayamamış mı ki bu uğurda bir ömür vermişler böyle internet baqşında değil rahat rehavet içinde değil nerden tanıyorsunuz naswıl tanıdınız demezlermi ozaman size haddi bilemeyecek insan mı onlar velev ki dediğiniz gibi olmuş olsa sizin pozisyonunuz ne ki bir büyük üstada siz hatırlatma gereği duyuyor bu görev sizemi düşüyor…daha neler yazmak istiyorum ama ….
acaba bir haddini bilen bizmi varız herkes haddini aşıyor yopksa biz böyle derkenmi haddimizi aştık???sormak sorgulamak lazım ben kimim kime ne diyorum demek lazım….biraz da yazmadan düşünmek lazım en azından muhatabımızın düşündüğü irdelediği kadar…Bu ne hiddet bu celal?
Evet tanıyorum Ömer Abimizi, monitörden değil hem de kapı numarası ve hanımı da dahil tanıyorum
“hiddetten ayran olmuş” kardaşım..
Ömer Abimiz bile o yazısına düzeltme yapmışken, sizdeki köpük niye..?
Biz şahsına ne dedik (?); birilerine ders vermeye kalkarken, başka birilerini cepheye koymasın dedik..
Bu hatadır, ne var bunu demekte..?
Kaç yıllık hanımını boşayıp, göz koyduğu talebesini onun yerine layık görecek kadar,
gözünü haramdan sakınamamış bir herife ders vermek için,
“dinini ve namusunu korumakla” üstüne düşeni yapan hanımların zanlarla lekelenmemesini işaret ettik..?
Bediüzzaman’ın tarzı bu mudur..?
Verilecek dersleri hep “reis” olan erkekler zaviyesinden vermedi mi..?
Bana satırdan yerini deyin, “monitör başı” öfkelerin dizgilerini değil..
( Yanlış olan yazının taa en başında “dini sual” soran bir hanımla misallendirilmesi..
O suali soracak kadar ilmi olan bir hanım, kocasını ihmal eder mi..?
Burdan şu neticeyi çıkarmaz mı hanımlar;
“Amaan boşverin ilmi, tak takıştır, ye iç, otur akşama kocanı bekle,
baksana ilmi olan kadınlar “Yâr” olamıyormuş kocalarına..(!) )
Burda tezyif edilen kadın da değil, ilim talebidir..! )
19 Mayıs 2009: 08:28 #742938Anonim
Üçüncü İşaret: Refîka-i hayatına meşrû dairesinde,
yani, latîf şefkatine, güzel hasletine, hüsn-ü sîretine binâen samimi muhabbet ile
refîka-i hayatını da nâşizelikten, sâir günahlardan muhâfaza etmenin netice-i uhreviyesi ise,
Rahîm-i Mutlak, o refîka-i hayatı hûrilerden daha güzel bir sûrette
ve daha zînetli bir tarzda, daha câzibedar bir şekilde,
ona dâr-ı saadette ebedî bir refîka-i hayatı
ve dünyadaki eski mâceraları birbirine mütelezzizâne nakletmek
ve eski hâtırâtı birbirine tahattur ettirecek
enîs, latîf, ebedî bir arkadaş, bir muhib ve mahbub olarak verileceğini vaad etmiştir.
Elbette vaad ettiği şeyi, katî verecektir.
32. Söz | 591
Burada hanımlara hitâb ediyor da, ben mi yanlış anlıyorum yoksa (???)
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.