• Bu konu 502 yanıt içerir, 15 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 46 ile 60 arası (toplam 504)
  • Yazar
    Yazılar
  • #796599
    Anonim

      ehlibeyt.jpg

      #796515
      Anonim

        Bu üç zor fiili gerçekleştirmenin en şaşalı yolu Dervişin Mürşidine sunduğu bir zarftır….

        ….Boş bir kağıt…

        ….Bir kalem…

        ….Bir de silgi…

        Kağıt ömür demek,

        Kalem ve silgi, benim hayatımı Sen yazarsın Sen silersin demek,

        Ben hiçim, Azametin karşısında acziyetimin bilincindeyim…

        Sen ne yazarsan Güzel….

        Sen neyi silersen Güzel demek…

        İstediğin gibi yaşat…

        İstediğin gibi öldür demek!….

        #796539
        Anonim

          11749.jpg

          #796540
          Anonim

            takatyg5xo7.jpg

            Nur-u iman, insanın bütün ef’al ve asarına sıhhat ve istikameti vermek şenindendir. (İşarat-ül İ’caz)

            #796541
            Anonim

              [h=2]icon1.png[/h]

              ygs-de-basortusu-zulmu-hala-2618517_9438_b.jpg


              Post added at 01:43


              Previous post was at 01:42


              ankara-nin-gozu-onunde-basortusu-zulmu.jpg[IMG]http://adaletisavunanlar.files.wordpress.com/2010/10/basortusu-111.jpg?w=500&h=375[/IMG][h=2]icon1.png[/h]

              20091120_derin_dusunce_org_basortusu_yasagi.jpg [h=2]icon1.png[/h]

              b-297832-filistinli_%C3%A7ocuklar.jpg
              #796552
              Anonim

                Kendi nefsini ıslah edemeyen, başkasınınkini ıslah edemez. Öyleyse ben kendimden başlarım.

                #796575
                Anonim

                  muminae2.jpg

                  #796580
                  Anonim

                    Kalanlar%C4%B1n-Ard%C4%B1ndan.jpg

                    #796582
                    Anonim

                      Sızlanma-560x346.jpg Bu benim bebeklik resmim:)

                      #796584
                      Anonim

                        is-yorgunlugu.jpg
                        Paslı bir ataca sıkıştırılmış
                        Bir deste samanlı kağıdım şimdi
                        Ucuz ve basit
                        Karalandıktan sonra
                        Kırıştırılıp çöpe atılan cinsten
                        Ben ucuzum şimdi
                        Hayat pahalı
                        Sevdalar kırık dökük
                        Yaşam her yanından sökük
                        Taşıyamıyorum artık
                        Çok ağır sırtımdaki yük

                        #796585
                        Anonim
                          ayakkabi.jpg

                          Ayakkabıcı, yeni getirdiği malları vitrine yerleştirirken, sokaktaki bir çocuk onu izlemekteydi. Okullar kapanmak üzere olduğundan, spor ayakkabılara rağbet fazlaydı. Gerçi mallar lüks sayılmazdı ama, küçük bir dükkan için yeterliydi. Onların en güzelini ön tarafa koyunca, çocuk vitrine doğru biraz daha yaklaştı.
                          Fakat bir koltuk değneği kullanmaktaydı. Hem de güçlükle…
                          Adam ona bir kez daha göz attı. Üstündeki pantolonun sol kısmı, dizinin alt kısmından sonra boştu. Bu yüzden de sağa sola uçuşuyordu.
                          Çocuğun baktığı ayakkabılar, sanki onu kendinden geçirmişti.
                          Bir müddet öyle durdu. Daldığı hülyadan çıkıp yola koyulduğunda, adam dükkandan dışarı fırlayıp:
                          Küçükk!. diye seslendi. Ayakkabı almayı düşündün mü? Bu seneki modeller bir harika
                          Çocuk, ona dönerek:
                          Gerçekten çok güzeller!. diye tebessüm etti. Ama benim bir bacağım doğuştan eksik.
                          Bence önemli değil!. diye atıldı adam. Bu dünyada her şeyiyle tam insan yok ki!. Kiminin eli eksik, kiminin de bacağı.
                          Kiminin de aklı ya da imânı.
                          Küçük çocuk, bir şey söylemiyordu. Adam ise konuşmayı sürdürdü:
                          Keşke imanımız eksik olacağına, ayaklarımız eksik olsa idi.
                          Çocuğun kafası iyice karışmıştı. Bu sefer adama doğru yaklaşıp:
                          Anlayamadım!. dedi. Neden öyle olsun ki?
                          Çok basit!. dedi, adam. Eğer imanımız yoksa, cennete giremeyiz. Ama ayaklar yoksa, problem değil. Zaten orda tüm eksikler tamamlanacak. Hatta sakat insanlar, sağlamlara oranla, daha fazla mükafat görecekler…
                          Küçük çocuk, bir kez daha tebessüm etti. O güne kadar çektiği acılar, hafiflemiş gibiydi. Adam, vitrine işaret ederek:
                          Baktığın ayakkabı, sana yakışır!.. dedi. Denemek ister misin?
                          Çocuk, başını yanlara sallayıp:
                          Üzerinde 30 lira yazıyor, dedi. Almam mümkün değil ki!.
                          İndirim sezonunu, senin için biraz öne alırım!. dedi adam. Bu durumda 20 liraya düşer. Zaten sen bir tekini alacaksın, o da 10 lira eder.
                          Çocuk biraz düşünüp:
                          Ayakkabının diğer teki işe yaramaz!. dedi. Onu kim alacak ki?
                          Amma yaptın ha!. diye güldü adam. Onu da, sağ ayağı eksik olan bir çocuğa satarım.
                          Küçük çocuğun aklı, bu sözlere yatmıştı. Adam, devam ederek:
                          Üstelik de öğrencisin değil mi? diye sordu.
                          İkiye gidiyorum!. diye atıldı çocuk. Üçe geçtim sayılır.
                          Tamam işte!. dedi adam. 5 Lira da öğrenci indirimi yapsak, geri kalır 5 lira. O da zaten pazarlık payı olur.
                          Bu durumda ayakkabı senindir, sattım gitti!.
                          Ayakkabıcı, çocuğun şaşkın bakışları arasında dükkana girdi.
                          İçerdeki raflar, onun beğendiği modelin aynısıyla doluydu. Ama adam, vitrinde olanı çıkarttı. Bir tabure alıp döndükten sonra, çocuğu oturtup yeni ayakkabısını giydirdi. Ve çıkarttığı eskiyi göstererek Benim satış işlemim bitti!. dedi. Sen de bana, bunu satsan memnun olurum.
                          Şaka mı yapıyorsunuz? diye kekeledi çocuk. Onun tabanı delinmek üzere. Eski bir ayakkabı, para eder mi?
                          Sen çok câhil kalmışsın be arkadaş.. dedi, adam. Antika eşyalardan haberin yok her halde. Bir antika ne kadar eski ise, o kadar para tutar. Bu yüzden ayakkabın, bence en az 30- 40 lira eder.
                          Küçük çocuk, art arda yaşadığı şokları, üzerinden atabilmiş değildi. Mutlaka bir rüyada olmalıydı. Hem de hayatındaki en güzel rüya. Adamın, heyecandan terleyen avuçlarına sıkıştırdığı kağıt paralara göz gezdirdikten sonra, 10 liralık banknotu geri vererek:
                          Bana göre 20 lira yeterli.. dedi. İndirim mevsimini başlattınız ya!..
                          Adam onu kıramayıp parayı aldı. Ve bu arada yanağına bir öpücük kondurdu. Her nedense içi içine sığmıyordu. Eğer bütün mallarını bir günde satsa, böyle bir mutluluğu bulamazdı.
                          Çocuk, yavaşça yerinden doğruldu. Sanki koltuk değneğine ihtiyaç duymuyordu. Sımsıcak bir tebessümle teşekkür edip:
                          Babam haklıymış! dedi. Sakat olduğum için, üzülmeme hiç gerek yok!…demişti.

                          #796586
                          Anonim

                            durdurulamayan-yoksulluk.jpgDurmak bilmeyen yoksulluk ve fakirlik:(

                            #796597
                            Anonim

                              durdurulamayan-yoksulluk.jpgDurmak bilmeyen yoksulluk ve fakirlik:(

                              #796340
                              Anonim

                                insanlar sadece dua ederken dürüsttür:(

                                #796343
                                Anonim
                                  en fazla insan olmak istedim ben
                                  tüm yaşamım boyunca insan olabilmek istedim
                                  ve insan olsun istedim yanımda
                                15 yazı görüntüleniyor - 46 ile 60 arası (toplam 504)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.