- Bu konu 502 yanıt içerir, 15 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
18 Eylül 2011: 16:49 #796623
Anonim
[HR][/HR]
Perdelerin arkasından bakardı.
Kimse görmezdi gözlerini,
Ve ağlardı en çokta yürüyen insanları gördüğünde,
Ayakları yoktu onun,kimse bilmezdi.
Ayakları olanların ;
Nasıl bir nimete sahip olduklarını bilmedikleri gibi..18 Eylül 2011: 16:51 #796624Anonim
18 Eylül 2011: 16:53 #796625Anonim
[HR][/HR]
Rabbim!
Senin rahmetinle yıkamak istiyorum ,
kirli tövbelerimi..18 Eylül 2011: 16:54 #796626Anonim
[HR][/HR]
Gülü görüp dikenleri hor görme..
Sevap azdır, günahlar çok..
Dikendir mühim olan,
Gül zaten aşikar…18 Eylül 2011: 16:56 #796627Anonim
[HR][/HR]
dilim tövbe tutmazken,elim düşe yazıyor..
Düşe Düşe ,
düşlerime yazık oluyor..
18 Eylül 2011: 17:01 #796628Anonim
[HR][/HR]
Kökü sağlam olan meşe ağacı,fırtınayla boyun büker mi ey can?18 Eylül 2011: 17:02 #796629Anonim
[HR][/HR]
.Ama geç kalma sakın!!
varacağın yer yakın..18 Eylül 2011: 17:04 #796630Anonim
[HR][/HR]
Bir daha sevdim… **
-“Oof!..” dedi.
-“Ne oldu?” dedim .
-“Hiiç…” dedi.
-“Herseyi bırak, gel benimle” dedim.
-“Olur mu?!..” dedi.
-“Topu topu bir tabak fazla koyarız soframıza” dedim.
-“Olmaz!” dedi.
-“Neden?” dedim.
-“Aynı tabaktan yeriz…” dedi.
Bir daha Sevdim…18 Eylül 2011: 17:05 #796631Anonim
[HR][/HR]
Ağlamak..
Hassas ruhların işidir..demiştin..
Peki ruh nasıl hassaslaşır?..
onu demedin..18 Eylül 2011: 17:07 #796632Anonim
19 Eylül 2011: 09:33 #796689Anonim
GöNüL GöNüL GöNüL GöNüL GöNüL

Ta$ degilsin ki istedigim yere firlatayim
Kurudun diye yagmurda islatayim
Zamanın geldi artik diye satayim
Hem yarali, hem de asabisin be gönül!Ne aklin var ne fikrin
Deli dedikce, delinin birisin
$u ba$ima olmadik coraplar örersin
Hem durgun, hem de delisin be gönül!

Akil sir erdiremedi kurnazligina $eytan
Biri cikiyor biri iniyor tahtindan
Bu kadar beceri ile yenik kalkilıir mi masadan
Sen hem bahtsiz, hem de $anssizsin be gönül!

Kac kere vuruldun sayamadim
Sana her zaman kol kanat geremedim
Kusura kalma bazen yarani saramadim
Hem yarali, hem de asabisin be gönül!

Senin gözün yok ki aglasin
Sacin yok ki agarsin
Neler cektigimi bir kez sormazsin
Vurdum duymazsin be gönül, vurdum duymazsin19 Eylül 2011: 09:34 #796690Anonim
[HR][/HR]
Lisan-ı kal ile anlatılan sözde kalır. Lisan-ı hal ile anlatılan gözde kalır.
Hiçbir dil ondan daha etkileyici ve dünya çapında ondan yaygın olası değil.
O öyle bir dil ki; yerdeki karıncaya, gökteki kuşa, evdeki çiçeğe, beşikteki bebekten her yaştaki insana tesir eder.
Bu dilin bilgisi kalpten gelir; kalbi güzelleşenin hal dili de güzelleşir; muhâtabını da güzelleştirir. “19 Eylül 2011: 09:36 #796691Anonim
Büyük zatlardan biri, evinde otururken birden kapı çalınır. İnip bakar. Bir de ne görsün eski tanıdıklarından biri. Allah rızası için sadaka istemeye gelen bu eski dostu mahcup etmemek için kendisine görünmez. Hemen içeri koşup eline sandıktan ne geçerse hepsini getirip, kapı aralığından uzatır. Adam dua ederek gittikten sonra o zat hüngür hüngür ağlamaya başlar…
Hanımı, verdiklerin gözüne çok göründü, yaptığın cömertliğe pişman oldun da ondan dolayı mı ağlıyorsun? diye sorar. Adam şöyle cevap verir:
Hayır! Aklına gelen yanlış. Ben verdiğim para için değil, uzun zamandan beri görmediğim bir dostumun halini sorup araştırmadığım için, onu dilenmeye zorlanacak duruma getirişime ağlıyorum!
Gelin büyük zata eşlik edip biz de ağlayalım! Teselli bekleyen komşumuza çare olamayışımıza, cevabını unuttuğumuz mektuplara, aramadığımız dostlarımıza, ziyaret etmediğimiz hastalara ağlayalım. Belki en kötüsü de, bu hissimizi yitirişimize ve sevmeyi unutuşumuza ağlayalım. Çoğu şeyin farkına varmadan yaşıyoruz. Sokakta telaşla ilerlerken hayattan ümidini yitirmiş birisi geçiverir yanımızdan. Alaca karanlıkta pazar artıklarını toplayan yoksulları görürüz. Çöp bidonunu karıştıran adamın parmakları yırtık pabucunun içinde donarken, basit bir boya kutusu ile yaşam savaşı veren minik bir çocuk görürüz.
İyilik yapmayı uzaklarda aramayalım. Aslında o yanıbaşımızda bizi beklemektedir. Öyle insanlar vardır ki, parasızlıktan veya maddi yetersizliklerden dolayı değil, sadece sevgi sözcüğüne hasret olarak ilgisizlikten ölür giderler. Bazen, kedinin ayak tıkırtısı veya rüzgarın sürüklediği kağıdın hışırtısı, ümit uyandırmak için insanın yerini alabiliyor.
Bir aile “acaba hangi lokantaya gitsek?” diye düşünürken, yan komşusunun elektrik borcunu ödeyemediği için kullandığı mum devriliyor ve yangın çıkıyor. Yetimler akşama ne yiyecek?
İyilik, hayata anlam kazandırır.
İyilik öyle bir dildir ki hem dilsizler konuşabilir onunla, hem de sağırlar işitir onu.
Hayat bir iyilik yarışıdır ve sevmektir.
Sevmek ise boş sözle olmaz.
Sevmek ilgilenmektir.
Zaman ayırmaktır.
Paylaşmaktır…
La Edri19 Eylül 2011: 09:38 #796692Anonim
[HR][/HR]
[TABLE=”class: ncode_imageresizer_warning”]
[TR]
[TD=”class: td1, width: 20″]
[/TD]
[TD=”class: td2″]Orjinal Boyutunda Açmak İçin ( 718×720 ve 82KB ) Buraya Tıklayın[/TD]
[/TR]
[/TABLE]
Nasıl ki fizik ve kimyadaki formüllerle, denklemlerle, teoremlerle binlerce problem çözülürse, her âyet ve hadis de bir formül, bir denklemdir. Bunlarla da hayatın binlerce problemi çözülür.
Hekimoğlu İsmail19 Eylül 2011: 09:39 #796694Anonim
[HR][/HR]
“Kaybedeceğini bile bile neden mücadele ediyorsun?” dedi.
Öleceğini bile bile yaşadığını unutmuştu o an… Bozmadım. -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.

