• Bu konu 140 yanıt içerir, 36 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 16 ile 30 arası (toplam 142)
  • Yazar
    Yazılar
  • #719262
    Anonim

      Madem Onun Rububiyetine razıyız,o Rububiyeti noktasında verdigi şeye rıza lazım.

      Maddi ve sufli muhabbetler için bütün mazi ve mustakbel firakla doludur

      #719268
      Anonim

        Hem ihlas ve hakperestlik ise,Müslumanların nereden ve kimden olursa olsun istifadelerine tarafdar olmaktır.Yoksa ,”Benden ders alıp sevap kazandırsınlar.” düşüncesi,nefsin ve enaniyetin bir hilesidir.

        #719269
        Anonim

          Hısset ve zillet,ehl-i israf ve tebzirin zahiri merdane keyfiyetlerinin iç yüzüdür.

          Ey İnsan!Kuran’ın desatirindendir ki,Cenab-ı Hakkın masivasından hiçbir şeyi,ona taaabbüd edecek bir derecede kendinden büyük zannetme.Hem sen,kendini hiçbir şeyden tekebbür edecek derecede büyük tutma.Çünkü mahlukat,mabudiyetten uzaklık noktasında müsavi oldukları gibi,mahlukiyet nisbetinde de birdirler.

          #719275
          Anonim

            Evet,insanı dünyaya çagıran ve sevk eden esbab çoktur.

            Halbuki baki olan ahirete ve uzun hayat-ı ebediyeye davet eden azdır.

            #719277
            Anonim

              Hususen benim gibi nefs-i emmareyi taşıyanlara şu dünya çok gaddardır,mekkardır.Bir lezzet verse,bin elem takar,çekitrir.Bir üzüm yedirse,yüz tokat vurur.

              #719292
              Anonim

                esbab-ı zahiriye ve vesait-i suriyenin..
                Hizmet-i ubudiyetten başka nasibleri yoktur.

                Bir agacı,meyveleriyle tanzim ve tezyin ettigi gibi,kolayca güneşi,seyyaratla tanzim eder bir Hakim-i Zülcelal ve Hakim-i Mutlak’tır.

                #698181
                Anonim

                  nasihat istersen ölüm yeter. evet, ölümü düşünen, hubb-u dünyadan kurtulur ve ahiretine ciddi çalışır.

                  mektubat | yirmi üçüncü mektup | 263

                  #719967
                  Anonim

                    Maahaza, o lezzetlerden hiç kimse tam mânâsıyla muradına nail olamaz. Ya o lezzetlerin ömürleri kısa olur veya insanın ömrü kısa olduğundan muradına yetişemez.

                    #719970
                    Anonim

                      nasihat istersen ölüm yeter. evet, ölümü düşünen, hubb-u dünyadan kurtulur ve ahiretine ciddi çalışır.

                      mektubat | yirmi üçüncü mektup | 263

                      #719973
                      Anonim

                        allah razı olsun.

                        #719992
                        Anonim

                          Meselâ biri demiş: “Güneş mahbubumun hüsnünü görüp utanıyor; görmemek için bulut perdesini başına çekiyor.”
                          Hey âşık efendi! Ne hakkın var, sekiz İsm-i Âzamın bir sahife-i nuranîsi olan
                          güneşi böyle utandırıyorsun?

                          #720140
                          Anonim

                            Fakat abdin hakkı yok ve haddi degil ki,Cenab-ı Hakkı tecrübe etsin ve desin:”Ben böyle işlesem,sen böyle işler misin?”diye tecrübevari bir surette Cenab-ı Hakkın Rububiyetine karşı imtihan tarzı su-i edebtir,ubudiyete münafidir.

                            #720151
                            Anonim

                              Mezkûr mesâil gibi dakik mesâil-i imaniyeyi, mizansız mücadele suretinde cemaat içinde bahsetmek caiz değildir. Mizansız mücadele olduğundan, tiryak iken zehir olur. Diyenlere, dinleyenlere zarardır. Belki böyle mesâil-i imaniyenin itidal-i demle, insafla, bir müdavele-i efkâr suretinde bahsi caizdir. (12. mektuptan.)

                              amanında kimler gelmiş:) sergerdan hoş gelmişin.

                              #720214
                              Anonim

                                Tesadüf, şirk ve tabiattan teşekkül eden fesat şebekesinin alem-i İslamdan nefiy ve ihracına Risale-i Nurca verilen karar infaz edilmiştir.

                                #720314
                                Anonim

                                  Halık-ı Zülcelâlinden havf etmek, Onun rahmetinin şefkatine yol bulup ilticâ etmek demektir. Havf, bir kamçıdır; Onun rahmetinin kucağına atar.

                                15 yazı görüntüleniyor - 16 ile 30 arası (toplam 142)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.