diyebilirsin, “benim rabb-i rahimim, dünyayı bana bir hane yaptı; ay ve güneşi o haneme bir lamba ve baharı bir deste gül ve yazı bir sofra-i nimet ve hayvanı bana hizmetkar yaptı; ve nebatatı, o hanemin zinetli levazımatı yapmıştır.”
mahlukatın en mükerremi, belki en alası olan insan, eğer bozulsa, bozuk hayvandan daha ziyade bozuk olur.
“kadere iman eden, kederden emin olur” kudsi düsturunu kendine rehbet et. hevesli akılsız çocuklar gibi muvakkat, ehemmiyetsiz lezzetlerin peşinden koşma.
cenab-ı hak, şu ayet-i kerimede, bakınız, mücahidlere neler vaad ediyor: meal-i şerifi: “bizim uğrumuzda mücahede edenlere mutlaka yollarımızı gösteririz. ve hiç şüphe yok ki, Allah muhsinlerle-Allah’ı görür gibi ibadet eden mücahidlerle-beraberdir.“
Allah hesabiyle vermeli ve almalı. ve izni ve kanunu dairesinde hareket etmeli, sükunet bulmalı. kusur etse istiğfar etmeli: “ya rab, kusurumuzu affet. bizi kendine kul kabul et. emanetini kabzetmek zamanına kadar bizi emanette emin kıl. amin!” demeli ve ona yalvarmalı.