• Bu konu 198 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 46 ile 60 arası (toplam 200)
  • Yazar
    Yazılar
  • #823373
    Anonim

      Üçüncü Mektub

      Üçüncü Mektub 1930 yılında Barla’da Çam Dağında te’lif edilmiştir.

      ﺑِﺎﺳْﻤِﻪِ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ
      Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla.

      ﻭَﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻟﺎَّ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩِ
      Hiçbir şey yoktur ki Allah’ı hamd ile tesbih etmesin. (İsrâ Sûresi, 17:44)

      ﻓَﻠﺎَٓ ﺍُﻗْﺴِﻢُ ﺑِﺎﻟْﺨُﻨَّﺲِ ٭ ﺍَﻟْﺠَﻮَﺍﺭِ ﺍﻟْﻜُﻨَّﺲِ
      Yemin olsun gizlenen ve açığa çıkan yıldızlara. (Tekvîr Sûresi, 81:15-16)

      (Mektûbat sh: 16)

      ﻭَﺍﻟْﻘَﻤَﺮَ ﻗَﺪَّﺭْﻧَﺎﻩُ ﻣَﻨَﺎﺯِﻝَ ﺣَﺘَّﻰ ﻋَﺎﺩَ ﻛَﺎﻟْﻌُﺮْﺟُﻮﻥِ ﺍﻟْﻘَﺪِﻳﻢِ
      Ay’a gelince, onun için de menziller takdir ettik ki, kurumuş hurma dalının ince, yaya benzeyen halini alıncaya kadar incelir. (Yâsin Sûresi, 36:39)

      ﺳُﺒْﺤَﺎﻥَ ﻣَﻦْ ﺗَﺤَﻴَّﺮَ ﻓِﻰ ﺻُﻨْﻌِﻪِ ﺍﻟْﻌُﻘُﻮﻝُ
      İşlerinde, akılların hayrette kaldığı Zât, her türlü kusurdan münezzehtir.

      ﻛَﺎﻟْﻌُﺮْﺟُﻮﻥِ ﺍﻟْﻘَﺪِﻳﻢِ
      Kurumuş hurma dalının ince yaya benzeyen hali gibi. (Yâsin Sûresi, 36:39)

      ﻫُﻮَ ﺍﻟَّﺬِﻯ ﺟَﻌَﻞَ ﻟَﻜُﻢُ ﺍْﻟﺎَﺭْﺽَ ﺫَﻟُﻮﻟﺎً ﻓَﺎﻣْﺸُﻮﺍ ﻓِﻰ ﻣَﻨَﺎﻛِﺒِﻬَﺎ
      Üzerinde gezin ve Allah’ın verdiği rızıktan yiyin diye yeryüzünü sizin emrinize veren Odur. (Mülk Sûresi, 61:15)

      ﺳُﺒْﺤَﺎﻥَ ﺍﻟَّﺬِﻯ ﺳَﺨَّﺮَ ﻟَﻨَﺎ ﻫَﺬَﺍ ﻭَﻣَﺎ ﻛُﻨَّﺎ ﻟَﻪُ ﻣُﻘْﺮِﻧِﻴﻦَ
      Her türlü kusurdan münezzehtir o Allah ki, bunu bizim hizmetimize verdi. Yoksa bizim buna gücümüz yetmezdi. (Zuhruf Sûresi, 43:13)

      (Mektûbat sh: 18)

      ﺍَﻟْﺒَﺎﻗِﻰ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰ
      Bâkî olan sadece Odur. (Mektûbat sh: 19)

      #823374
      Anonim

        Dördüncü Mektub

        Dördüncü Mektub 1930-31 yılında Barla’da te’lif edilmiştir.

        ﺑِﺎﺳْﻤِﻪِ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ
        Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla.

        ﻭَﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻟﺎَّ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩِ
        Hiçbir şey yoktur ki Allah’ı hamd ile tesbih etmesin. (İsrâ Sûresi, 17:44)

        ﺳَﻠﺎَﻡُ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﻭَ ﺭَﺣْﻤَﺘُﻪُ ﻭَ ﺑَﺮَﻛَﺎﺗُﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻜُﻢْ ﻭَ ﻋَﻠَٓﻰ ﺍِﺧْﻮَﺍﻧِﻜُﻢْ ﻟﺎَﺳِﻴَّﻤَﺎ…ﺍﻟﺨٓﺮﻩ
        Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi sizin ve arkadaşlarınızın, hususan … ilâ âhir, üzerine olsun.

        ﻭَﻣَﻦْ ﻳُﺆْﺕَ ﺍﻟْﺤِﻜْﻤَﺔَ ﻓَﻘَﺪْ ﺍُ ﻭﺗِﻰَ ﺧَﻴْﺮًﺍ ﻛَﺜِﻴﺮًﺍ
        Kime hikmet verilmişse, işte ona pek çok hayır verilmiştir. (Bakara Sûresi, 2:269)

        (Mektûbat sh: 20)

        “Der tarik-i Nakşibendî lâzım âmed çâr terk.
        Terk-i dünya, terk-i ukbâ, terk-i hestî, terk-i terk”

        Tarik-i Nakşîde dört şeyi bırakmak lâzım: Hem dünyayı, hem nefis hesabına âhireti dahi maksud-u hakikî yapmamak, hem vücudunu unutmak, hem ucbe, fahre girmemek için bu terkleri düşünmemektir.

        “Der tarik-i aczmendî lâzım âmed çâr çiz. Fakr-ı mutlak, acz-i mutlak, şükr-ü mutlak, şevk-i mutlak ey aziz.”

        Ey aziz kardeşim! Allah’a karşı âcizlik ve ihtiyacını hissetme esasına dayanan bu yolda şu dört şey lazımdır: Sonsuz acz, sonsuz fakr, sonsuz şevk, sonsuz şükür.

        ﺍَﻟْﺒَﺎﻗِﻰ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰ
        Bâkî olan sadece Odur.

        (Mektûbat sh: 22)

        #823375
        Anonim

          Beşinci Mektub

          Beşinci Mektub 1930-31 yıllarında Barla’da te’lif edilmiştir.

          ﺑِﺎﺳْﻤِﻪِ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ
          Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla.

          ﻭَﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻟﺎَّ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩِ
          Hiçbir şey yoktur ki Allah’ı hamd ile tesbih etmesin. (İsrâ Sûresi, 17:44)

          (Mektûbat sh: 23)

          ﺍَﻟْﺒَﺎﻗِﻰ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰ
          Bâkî olan sadece Odur.

          (Mektûbat sh: 24)

          #823376
          Anonim

            Altıncı Mektub

            Altıncı Mektub 1930-31 yıllarında Barla’da te’lif edilmiştir.

            ﺑِﺎﺳْﻤِﻪِ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ
            Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla.

            ﻭَﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻟﺎَّ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩِ
            Hiçbir şey yoktur ki Allah’ı hamd ile tesbih etmesin. (İsrâ Sûresi, 17:44)

            ﺳَﻠﺎَﻡُ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﻭَ ﺭَﺣْﻤَﺘُﻪُ ﻭَ ﺑَﺮَﻛَﺎﺗُﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻜُﻤَﺎ ﻭَ ﻋَﻠَٓﻰ ﺍِﺧْﻮَﺍﻧِﻜُﻤَﺎ ﻣَﺎﺩَﺍﻡَ ﺍﻟْﻤَﻠَﻮَﺍﻥِ ﻭَ ﺗَﻌَﺎﻗَﺐَ ﺍﻟْﻌَﺼْﺮَﺍﻥِ ﻭَ ﻣَﺎﺩَﺍﺭَ ﺍﻟْﻘَﻤَﺮَﺍﻥِ ﻭَ ﺍﺳْﺘَﻘْﺒَﻞَ ﺍﻟْﻔَﺮْﻗَﺪَﺍﻥِ
            Gece ve gündüz devam ettikçe, devirler birbirini takip ettikçe, ay ve güneş durdukça iki kutup yıldızı karşılıklı bulundukça Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi de siz ikinizin ve kardeşlerinizin üzerine olsun.

            (Mektûbat sh: 25)

            ﺣَﺴْﺒُﻨَﺎ ﺍﻟﻠَّﻪُ ﻭَﻧِﻌْﻢَ ﺍﻟْﻮَﻛِﻴﻞُ
            Allah bize yeter; O ne güzel vekildir. (Âl-i İmrân Sûresi, 3:173)

            ﻓَﺎِﻥْ ﺗَﻮَﻟَّﻮْﺍ ﻓَﻘُﻞْ ﺣَﺴْﺒِﻰَ ﺍﻟﻠَّﻪُ ﻟﺎَٓ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟﺎَّ ﻫُﻮَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺗَﻮَﻛَّﻠْﺖُ ﻭَﻫُﻮَ ﺭَﺏُّ ﺍﻟْﻌَﺮْﺵِ ﺍﻟْﻌَﻈِﻴﻢِ
            Eğer senden yüz çevirecek olurlarsa de ki: Allah bana yeter. Ondan başka hiçbir ilâh yoktur. Ben Ona tevekkül ettim. Yüce Arşın Rabbi de Odur. (Tevbe Sûresi, 9:129)

            ﺍُﻭﮔُﻔْﺖْ ﺍَﻟَﺴْﺖُ ﻭ ﺗُﻮ ﮔُﻔْﺘِﻰ ﺑَﻠَﻰ ﺷُﻜْﺮِ ﺑَﻠَﻰ ﭼِﻴﺴْﺖْ ﻛَﺸِﻴﺪَﻥْ ﺑَﻠﺎَ

            ﺳِﺮِّ ﺑَﻠﺎَ ﭼِﻴﺴْﺖْ ﻛِﻪ ﻳَﻌْﻨِﻰ ﻣَﻨَﻢْ ﺣَﻠْﻘَﻪ ﺯَﻥِ ﺩَﺭْﮔَﻪِ ﻓَﻘْﺮ ﻭ ﻓَﻨَﺎ


            O, “ben Senin Rabbin değil miyim?” dedi. Sen “Evet” dedin. “Evet” demenin şükrü nedir, bilir misin? Çok bela çekmektir. Bilir misin bela çekmenin sırrı nedir? Yani fakr u fena dergahındaki halkaya katılmaktır. (Dîvân-ı Kebîr, s. 151, Gazel 251)

            (Mektûbat sh: 26)

            ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠَّﻪِ ﻋَﻠَﻰ ﻧُﻮﺭِ ﺍْﻟﺎِﻳﻤَﺎﻥِ ﻭَ ﺍْﻟﺎِﺳْﻠﺎَﻡِ
            İmân ve İslâmiyet nuru için Allah’a hamd olsun.

            ﻣَﺎﺫَﺍ ﻭَﺟَﺪَ ﻣَﻦْ ﻓَﻘَﺪَﻩُ ٭ ﻭَ ﻣَﺎﺫَﺍ ﻓَﻘَﺪَ ﻣَﻦْ ﻭَﺟَﺪَﻩُ
            “Cenâb-ı Hakkı bulan neyi kaybeder? Ve Onu kaybeden neyi kazanır?” yani, “Onu bulan herşeyi bulur. Onu bulmayan hiçbir şey bulmaz, bulsa da başına belâ bulur” İbn-i Atâillah el-İskenderî, Şerhü’l-Hikemi’l-Atâiye, s. 208

            ﻃُﻮﺑَﻰ ﻟِﻠْﻐُﺮَﺑَٓﺎﺀِ
            Ne mutlu gariplere! (Keşf-ül Hafa: 881, Müslim, Îman: 232; Tirmizî, Îman: 13; İbni Mâce, Fiten: 15; Dârimî, Rikâk: 42; Müsned, 1:184, 398, 2:177, 222, 389, 4:73)

            ﺩَﺍﻧِﻰ ﺳَﻤَﺎﻉِ ﭼِﻪ ﺑُﻮَﺩْ ﺑِﻰ ﺧُﻮﺩْ ﺷُﺪَﻥْ ﺯِﻫَﺴْﺘِﻰ

            ﺍَﻧْﺪَﺭْ ﻓَﻨَﺎﻯِ ﻣُﻄْﻠَﻖْ ﺫَﻭْﻕِ ﺑَﻘَﺎ ﭼَﺸِﻴﺪَﻥْ


            Semâ’ın ne olduğunu bilir misin? O, şahsî varlıktan vazgeçip; mutlak yokluk içinde bekâyı zevk etmektir.

            ﺍَﻟْﺒَﺎﻗِﻰ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰ
            Bâkî olan sadece Odur.

            (Mektûbat sh: 27)

            #823377
            Anonim

              Yedinci Mektub

              Yedinci Mektub 1930-31 yıllarında Barla’da te’lif edilmiştir.

              ﺑِﺎﺳْﻤِﻪِ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ
              Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla.

              ﻭَﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻟﺎَّ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩِ
              Hiçbir şey yoktur ki Allah’ı hamd ile tesbih etmesin. (İsrâ Sûresi, 17:44)

              ﺍَﻟﺴَّﻠﺎَﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻜُﻢْ ﻭَ ﺭَﺣْﻤَﺔُ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﻭَ ﺑَﺮَﻛَﺎﺗُﻪُ ﺍَﺑَﺪًﺍ ﺩَﺍﺋِﻤًﺎ
              Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi ebediyen, dâima üzerinize olsun.

              (Mektûbat sh: 28)

              ﻣَﺎ ﻛَﺎﻥَ ﻣُﺤَﻤَّﺪٌ ﺍَﺑَٓﺎ ﺍَﺣَﺪٍ ﻣِﻦْ ﺭِﺟَﺎﻟِﻜُﻢْ ﻭَﻟَﻜِﻦْ ﺭَﺳُﻮﻝَ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﻭَ ﺧَﺎﺗَﻢَ ﺍﻟﻨَّﺒِﻴِّﻴﻦَ
              Muhammed (asm) erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir; o Allah’ın Resulüdür ve peygamberlerin sonuncusudur. (Ahzâb Sûresi, 33:40)

              ﺯَﻭَّﺟْﻨَﺎﻛَﻬَﺎ
              Biz onu sana nikâhladık. (Ahzâb Sûresi, 33:37)

              ﻟِﻜَﻰْ ﻟﺎَ ﻳَﻜُﻮﻥَ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﻤُﺆْﻣِﻨِﻴﻦَ ﺣَﺮَﺝٌ ﻓِٓﻰ ﺍَﺯْﻭَﺍﺝِ ﺍَﺩْﻋِﻴَٓﺎﺋِﻬِﻢْ
              Tâ ki, evlâtlıklarının boşadığı hanımlarla evlenmekte mü’minler için bir günah olmadığı anlaşılsın. (Ahzâb Sûresi, 33:37)

              (Mektûbat sh: 29)

              ﺍَﻟْﺒَﺎﻗِﻰ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰ
              Bâkî olan sadece Odur.

              (Mektûbat sh: 30)

              #823378
              Anonim

                Sekizinci Mektub

                Sekizinci Mektub 1930-31 yıllarında Barla’da te’lif edilmiştir.

                ﺑِﺎﺳْﻤِﻪِ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ
                Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla.

                ﻭَﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻟﺎَّ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩِ
                Hiçbir şey yoktur ki Allah’ı hamd ile tesbih etmesin. (İsrâ Sûresi, 17:44)

                ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣِﻴﻢِ
                Rahmetinin eserleri dünya ve âhireti dolduran Rahmân Allah. İnanan kullarına pek özel ikramları olan Rahîm Allah.

                ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣِﻴﻢِ
                Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

                (Mektûbat sh: 31)

                ﻓَﺎﻟﻠَّﻪُ ﺧَﻴْﺮٌ ﺣَﺎﻓِﻈًﺎ ﻭَﻫُﻮَ ﺍَﺭْﺣَﻢُ ﺍﻟﺮَّﺍﺣِﻤِﻴﻦَ
                En iyi koruyucu Allah’tır; merhametlilerin en merhametlisi de Odur. (Yûsuf Sûresi, 12:64)

                ﺍَﻟْﺒَﺎﻗِﻰ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰ
                Bâkî olan sadece Odur.

                (Mektûbat sh: 32)

                #823379
                Anonim

                  Dokuzuncu Mektub

                  Dokuzuncu Mektub 1930 yılında Barla’da te’lif edilmiştir.

                  ﺑِﺎﺳْﻤِﻪِ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ
                  Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla.

                  ﻭَﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻟﺎَّ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩِ
                  Hiçbir şey yoktur ki Allah’ı hamd ile tesbih etmesin. (İsrâ Sûresi, 17:44)

                  (Mektûbat sh: 35)

                  ﻋَﻠَﻰ ﺫَﻟِﻚَ ﻧَﺤْﻴَﻰ ﻭَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻧَﻤُﻮﺕُ ﻭَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻧُﺒْﻌَﺚُ ﻏَﺪًﺍ
                  Bu iman üzere yaşar, bu imanla ölür, yarın bu imanla diriliriz. (Mecmûatü’l-Ahzâb, el-Gümüşhânevî; Nakşibendî, Evrâd-ı Nakşibend: 7)

                  ﻭَ ﺍَﻣَﻨَّﺎ ﺑِﻤَﺎ ﺍَﺭْﺳَﻠْﺖَ ﻣِﻦْ ﺭَﺳُﻮﻝٍ ﻭَ ﺍَﻣَﻨَّﺎ ﺑِﻤَﺎ ﺍَﻧْﺰَﻟْﺖَ ﻣِﻦْ ﻛِﺘَﺎﺏٍ ﻭَ ﺻَﺪَّﻗْﻨَﺎ
                  Peygamber olarak gönderdiğin kim varsa iman ettik; kitap olarak indirdiğin ne varsa iman ettik; ve bütün bunları tasdik ettik. (Mecmûatü’l-Ahzâb, el-Gümüşhânevî; Nakşibendî, Evrâd-ı Nakşibend: 7)

                  ﺍَﻟْﺒَﺎﻗِﻰ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰ
                  Bâkî olan sadece Odur.

                  (Mektûbat sh: 36)

                  #823380
                  Anonim

                    Onuncu Mektub

                    Onuncu Mektub, 1926-1934 yılları arasında, Bediüzzaman Hazretleri Barla’da bulunduğu yıllarda te’lif edilmiştir.

                    ﺑِﺎﺳْﻤِﻪِ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ
                    Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla.

                    ﻭَﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻟﺎَّ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩِ
                    Hiçbir şey yoktur ki Allah’ı hamd ile tesbih etmesin. (İsrâ Sûresi, 17:44)

                    (Mektûbat sh: 37)

                    ﻟﺎَ ﻳَﻌْﻠَﻢُ ﺍﻟْﻐَﻴْﺐَ ﺍِﻟﺎَّ ﺍﻟﻠَّﻪُ
                    Gaybı Allah’dan başka kimse bilmez. (Neml Sûresinin 65. âyeti ve benzeri diğer âyetlerden iktibas..)

                    ﻭَﺍﻟْﻌِﻠْﻢُ ﻋِﻨْﺪَ ﺍﻟﻠَّﻪِ
                    Gerçek ilim Allah katındadır.

                    (Mektûbat sh: 38)

                    ﻗُﻞْ ﺍِﻧَّﻤَﺎ ﺍﻟْﻌِﻠْﻢُ ﻋِﻨْﺪَ ﺍﻟﻠَّﻪِ
                    De ki: İlim ancak Allah katındadır. (Mülk Sûresi, 61:26)

                    ﺍَﻟْﺒَﺎﻗِﻰ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰ
                    Bâkî olan sadece Odur.

                    (Mektûbat sh: 39)

                    #823381
                    Anonim

                      Onbirinci Mektub

                      Onbirnci Mektub 1926-1934 yıllarında Barla’da te’lif edilmiştir.

                      ﺑِﺎﺳْﻤِﻪِ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ
                      Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla.

                      ﻭَﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻟﺎَّ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩِ
                      Hiçbir şey yoktur ki Allah’ı hamd ile tesbih etmesin. (İsrâ Sûresi, 17:44)

                      ﺍِﻥَّ ﻛَﻴْﺪَ ﺍﻟﺸَّﻴْﻄَﺎﻥِ ﻛَﺎﻥَ ﺿَﻌِﻴﻔًﺎ
                      Muhakkak ki şeytanın hilesi pek zayıftır. (Nisâ Sûresi, 4:76)

                      (Mektûbat sh: 40)

                      ﻓَﻠِﻠﺬَّﻛَﺮِ ﻣِﺜْﻞُ ﺣَﻆِّ ﺍْﻟﺎُﻧْﺜَﻴَﻴْﻦِ
                      Erkeğe iki kız hissesi vardır. (Nisâ Sûresi, 4:176)

                      ﻭَﻣَٓﺎ ﺍَﺭْﺳَﻠْﻨَﺎﻙَ ﺍِﻟﺎَّ ﺭَﺣْﻤَﺔً ﻟِﻠْﻌَﺎﻟَﻤِﻴﻦَ
                      Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik. (Enbiyâ Sûresi, 21:107)

                      ﻓَﻠِﺎُﻣِّﻪِ ﺍﻟﺴُّﺪُﺱُ
                      Ölenin annesi için altıda bir hisse vardır. (Nisâ Sûresi, 4:11)

                      (Mektûbat sh: 41)

                      ﻓَﻠِﺎُﻣِّﻪِ ﺍﻟﺴُّﺪُﺱُ
                      Ölenin annesi için altıda bir hisse vardır. (Nisâ Sûresi, 4:11)

                      ﺍَﻟْﺒَﺎﻗِﻰ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰ
                      Bâkî olan sadece Odur.

                      (Mektûbat sh: 42)

                      #823382
                      Anonim

                        Onikinci Mektub

                        Onikinci Mektub, 1926-1934 yılları arasında, Bediüzzaman Hazretleri Barla’da bulunduğu yıllarda te’lif edilmiştir.

                        ﺑِﺎﺳْﻤِﻪِ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ
                        Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla.

                        ﻭَﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻟﺎَّ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩِ
                        Hiçbir şey yoktur ki Allah’ı hamd ile tesbih etmesin. (İsrâ Sûresi, 17:44)

                        ﺍَﻟﺴَّﻠﺎَﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻜُﻢْ ﻭَ ﻋَﻠَﻰ ﺭُﻓَﻘَﺎﺋِﻜُﻢْ
                        Selâm, sizin ve arkadaşlarınızın üzerine olsun.

                        (Mektûbat sh: 45)

                        ﺍَﻟْﺒَﺎﻗِﻰ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰ
                        Bâkî olan sadece Odur.

                        (Mektûbat sh: 46)

                        #823383
                        Anonim

                          Onüçüncü Mektub

                          Onüçüncü Mektub 1929 yılında Barla’da te’lif edilmiştir.

                          ﺑِﺎﺳْﻤِﻪِ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ
                          Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla.

                          ﻭَﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻟﺎَّ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩِ
                          Hiçbir şey yoktur ki Allah’ı hamd ile tesbih etmesin. (İsrâ Sûresi, 17:44)

                          ﺍﻟﺴَّﻠﺎَﻡُ ﻋَﻠَﻰ ﻣَﻦِ ﺍﺗَّﺒَﻊَ ﺍﻟْﻬُﺪَﻯ
                          Selâm, doğru yola tâbi olanlara olsun. (Tâhâ Sûresi, 20:47)

                          ﻭَﺍﻟْﻤَﻠﺎَﻡُ ﻋَﻠَﻰ ﻣَﻦِ ﺍﺗَّﺒَﻊَ ﺍﻟْﻬَﻮَﻯ
                          Kınama ve azarlama ise nefsin heves ve arzularına tâbi olanlara olsun.


                          (Mektûbat sh: 48)

                          ﻭَ ﻧَﺤْﻦُ ﺍُﻧَﺎﺱٌ ﻟﺎَ ﺗَﻮَﺳُّﻂَ ﺑَﻴْﻨَﻨَﺎ ٭ ﻟَﻨَﺎ ﺍﻟﺼَّﺪْﺭُ ﺩُﻭﻥَ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤِﻴﻦَ ﺍَﻭِ ﺍﻟْﻘَﺒْﺮُ
                          Öyle insanlarız ki, bir orta seviyemiz yoktur. Ya herşeyin üstünde, ya da kabirde oluruz.

                          (Mektûbat sh: 49)

                          ﺍَﻋُﻮﺫُ ﺑِﺎﻟﻠَّﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺸَّﻴْﻄَﺎﻥِ ﻭَ ﺍﻟﺴِّﻴَﺎﺳَﺔِ
                          Şeytanın ve siyasetin şerrinden Allah’a sığınırım.

                          ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠَّﻪِ ﺍﻟَّﺬِﻯ ﻫَﺪَﻳﻨَﺎ ﻟِﻬَﺬَﺍ ﻭَﻣَﺎ ﻛُﻨَّﺎ ﻟِﻨَﻬْﺘَﺪِﻯَ ﻟَﻮْﻟﺎَٓ ﺍَﻥْ ﻫَﺪَﻳﻨَﺎ ﺍﻟﻠَّﻪُ ﻟَﻘَﺪْ ﺟَٓﺎﺀَﺕْ ﺭُﺳُﻞُ ﺭَﺑِّﻨَﺎ ﺑِﺎﻟْﺤَﻖِّ
                          Dediler: Bizi buna eriştiren Allah’a hamd olsun; yoksa Allah hidayet etmeseydi, biz kendiliğimizden buna erişemezdik. Gerçekten Rabbimizin peygamberleri bize hakkı getirdiler. (A’râf Sûresi, 7:43)

                          ﺍَﻟْﺒَﺎﻗِﻰ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰ
                          Bâkî olan sadece Odur.

                          (Mektûbat sh: 50)

                          #823384
                          Anonim

                            Ondördüncü Mektub

                            Te’lif edilmemiştir.

                            #823385
                            Anonim

                              Onbeşinci Mektub

                              Onbeşinci Mektup, 1926-1934 yılları arasında Barla’da bulunduğu yıllardate’lif edilmiştir.

                              ﺑِﺎﺳْﻤِﻪِ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ
                              Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla.

                              ﻭَﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻟﺎَّ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩِ
                              Hiçbir şey yoktur ki Allah’ı hamd ile tesbih etmesin. (İsrâ Sûresi, 17:44)

                              (Mektûbat sh: 52)

                              ﻳَﺎ ﺳَﺎﺭِﻳَﺔُ ﺍَﻟْﺠَﺒَﻞَ ﺍَﻟْﺠَﺒَﻞَ
                              Ey Sâriye, dağa dikkat et, dağa! (Taberî, Tarihü’l-Ümem ve’l-Mülûk, 2:380; Ebû Nuaym, ed-Delâil, 3:210,211; Beyhakî, Delâilü’n-Nübüvve: 6:310; Süyûtî, Târihü’l-Hulefâ, s.128; İbni Kesîr, el-Bidâye ve’n-Nihâye, 1:131)

                              ﻭَﻣَﺎ ﺗَﺸَٓﺎﺅُﻥَ ﺍِﻟﺎَّٓ ﺍَﻥْ ﻳَﺸَٓﺎﺀَ ﺍﻟﻠَّﻪُ
                              Allah dilemedikçe siz hiçbir şeyi dileyemezsiniz. (İnsan Sûresi, 76:30)

                              ١ ﺯِ ﻣِﺼْﺮَﺵْ ﺑُﻮﻯِ ﭘِﻴﺮَﺍﻫَﻦْ ﺷِﻨِﻴﺪِﻯ ﭼِﺮَﺍ ﺩَﺭْ ﭼَﺎﻩِ ﻛَﻨْﻌَﺎﻧَﺶْ ﻧَﺪِﻳﺪِﻯ
                              ٢ ﺑَﮕُﻔْﺖْ ﺍَﺣْﻮَﺍﻝِ ﻣَﺎ ﺑَﺮْﻕِ ﺟِﻬَﺎﻧَﺴْﺖْ ﺩَﻣِﻰ ﭘَﻴْﺪَﺍ ﻭ ﺩِﻳﮕَﺮْ ﺩَﻡْ ﻧِﻬَﺎﻧَﺴْﺖْ
                              ٣ﮔَﻬِﻰ ﺑَﺮْ ﻃَﺎﺭُﻡِ ﺍَﻋْﻠَﻰ ﻧِﺸِﻴﻨَﻢْ ﮔَﻬِﻰ ﺑَﺮْ ﭘُﺸْﺖِ ﭘَﺎﻯِ ﺧُﻮﺩْ ﻧَﺒِﻴﻨَﻢْ
                              1- “Ne için Mısır’dan gelen gömleğinin kokusunu işittin de, yakınında bulunan Ken’an Kuyusundaki Yusuf’u görmedin?” 2- Cevaben demiş ki: “Bizim halimiz şimşekler gibidir; bazan görünür, bazan saklanır. 3- Bazı vakit olur ki, en yüksek mevkide oturup her tarafı görüyoruz gibi oluruz. Bazı vakitte de ayağımızın üstünü göremiyoruz.”

                              (Mektûbat sh: 53)

                              ﺍِﺫَﺍ ﺟَٓﺎﺀَ ﺍﻟْﻘَﺪَﺭُ ﻋُﻤِﻰَ ﺍﻟْﺒَﺼَﺮُ

                              Kader gelince göz kör olur. (Beyhakî, Şuabü’l-Îman, 1:233; Ayrıca bk. Müsned, 5:234; el-Heysemî, Mecmu’z-Zevâîd, 10:146; İbni Hacer, el-Metâlibü’l-Âliye, 3:234; el-Hâkim, Müstedrek, 2:405, 406)

                              ﮊِﻯ ﺷَﺮِّ ﺻَﺤَﺎﺑَﺎﻥْ ﻣَﻜَﻪ ﻗَﺎﻝُ ﻭ ﻗِﻴﻞْ ﻟَﻮْ ﺭَﺍ ﺟَﻨَّﺘِﻴﻨَﻪ ﻗَﺎﺗِﻞُ ﻭ ﻫَﻢْ ﻗَﺘِﻴﻞْ

                              “Yani: Sahabelerin muharebesinde kıyl ü kâl etme. Çünki hem katil ve hem maktul ikisi de ehl-i Cennet’tirler.”

                              ﻣَﻦْ ﻗَﺘَﻞَ ﻧَﻔْﺴًﺎ ﺑِﻐَﻴْﺮِ ﻧَﻔْﺲٍ ﺍَﻭْ ﻓَﺴَﺎﺩٍ ﻓِﻰ ﺍْﻟﺎَﺭْﺽِ ﻓَﻜَﺎَﻧَّﻤَﺎ ﻗَﺘَﻞَ ﺍﻟﻨَّﺎﺱَ ﺟَﻤِﻴﻌًﺎ
                              Kim, bir cana kıymamış veya yeryüzünde fesat çıkarmamış birisini öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir. (Mâide Sûresi, 5:32)

                              (Mektûbat sh: 55)

                              ﺍَﻟْﺎِﺳْﻠﺎَﻣِﻴَّﺔُ ﺟَﺒَّﺖِ ﺍﻟْﻌَﺼَﺒِﻴَّﺔَ ﺍﻟْﺠَﺎﻫِﻠِﻴَّﺔَ ﻟﺎَ ﻓَﺮْﻕَ ﺑَﻴْﻦَ ﻋَﺒْﺪٍ ﺣَﺒَﺸِﻰٍّ ﻭَﺳَﻴِّﺪٍ ﻗُﺮَﻳْﺸِﻰٍّ ﺍِﺫَﺍ ﺍَﺳْﻠَﻤَﺎ
                              İslâm, Câhiliyetten kalma ırkçılık ve kabileciliği ortadan kaldırmıştır. Müslüman olduktan sonra, Habeşli bi köle ile Kureyşli bir efendi arasında hiçbir fark yoktur. (Bu ibare, İslâmiyet öncesi câhiliye âdetlerine dönmekten men eden hadislerden iktibas edilmiştir. Bu mevzuda bir çok hadis-i şerif rivayet edilmiştir. Bunlardan birisi şöyledir: “İslâm dini, kendinden önceki bâtıl olan fiil, hareket, âdet ve inanışları keser, kaldırır.” Buharî, Ahkâm: 4, İmâra: 36, 31; Ebû Dâvud, Sünnet: 5; Tirmizî, Cihâd: 28, İlim: 16, Nesâî, Bey’a: 26; İbni Mâce, Cihad: 39; Müsned, 4:69, 70, 199, 204, 205, 5:381, 6:402, 403

                              (Mektûbat sh: 59)

                              ﻛُﻞُّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻫَﺎﻟِﻚٌ ﺍِﻟﺎَّ ﻭَﺟْﻬَﻪُ
                              Herşey helâk olup gidicidir -Ona bakan yüzü müstesnâ. (Kasas Sûresi, 28:88)

                              (Mektûbat sh: 60)

                              ﻛُﻞُّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻫَﺎﻟِﻚٌ ﺍِﻟﺎَّ ﻭَﺟْﻬَﻪُ
                              Herşey helâk olup gidicidir -Ona bakan yüzü müstesnâ. (Kasas Sûresi, 28:88)

                              ﺍَﻟْﺒَﺎﻗِﻰ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰ
                              Bâkî olan sadece Odur.

                              (Mektûbat sh: 61)

                              #823386
                              Anonim

                                Onaltıncı Mektub

                                Onaltıncı Mektup, 1930-31 yılları arasında Barla’da te’lif edilmiştir.

                                ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣِﻴﻢِ
                                Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

                                ﺍَﻟَّﺬِﻳﻦَ ﻗَﺎﻝَ ﻟَﻬُﻢُ ﺍﻟﻨَّﺎﺱُ ﺍِﻥَّ ﺍﻟﻨَّﺎﺱَ ﻗَﺪْ ﺟَﻤَﻌُﻮﺍ ﻟَﻜُﻢْ ﻓَﺎﺧْﺸَﻮْﻫُﻢْ ﻓَﺰَﺍﺩَﻫُﻢْ ﺍِﻳﻤَﺎﻧًﺎ ﻭَ ﻗَﺎﻟُﻮﺍ ﺣَﺴْﺒُﻨَﺎ ﺍﻟﻠَّﻪُ ﻭَﻧِﻌْﻢَ ﺍﻟْﻮَﻛِﻴﻞُ
                                Onlar öyle kimselerdir ki, insanlar onlara ‘Düşman size karşı büyük bir kuvvet topladı; onlardan korkun’ dedikleri zaman onların imanı ziyadeleşti ve ‘Allah bize yeter; O ne güzel vekildir’ dediler. (Âl-i İmrân Sûresi, 3:173)

                                ﻓَﻘُﻮﻟﺎَ ﻟَﻪُ ﻗَﻮْﻟﺎً ﻟَﻴِّﻨًﺎ
                                Ona (Firavuna) yumuşak bir dille söz söyleyin. (Tâhâ Sûresi, 20:44)

                                (Mektûbat sh: 62)

                                ﺍِﻧَّﻤَﺎ ﺍﻟْﺤِﻴﻠَﺔُ ﻓِﻰ ﺗَﺮْﻙِ ﺍﻟْﺤِﻴَﻞِ
                                Gerçek hile, hilesizliktir.

                                (Mektûbat sh: 63)

                                ﺍَﻟْﺎِﺳْﻠﺎَﻣِﻴَّﺔُ ﺟَﺒَّﺖِ ﺍﻟْﻌَﺼَﺒِﻴَّﺔَ ﺍﻟْﺠَﺎﻫِﻠِﻴَّﺔَ
                                “İslâm dini, kendinden önceki bâtıl olan fiil, hareket, âdet ve inanışları keser, kaldırır.” Buharî, Ahkâm: 4, İmâra: 36, 31; Ebû Dâvud, Sünnet: 5; Tirmizî, Cihâd: 28, İlim: 16, Nesâî, Bey’a: 26; İbni Mâce, Cihad: 39; Müsned, 4:69, 70, 199, 204, 205, 5:381, 6:402, 403)

                                (Mektûbat sh: 65)

                                ﻭَﺍُﻓَﻮِّﺽُ ﺍَﻣْﺮِٓﻯ ﺍِﻟَﻰ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﺍِﻥَّ ﺍﻟﻠَّﻪَ ﺑَﺼِﻴﺮٌ ﺑِﺎﻟْﻌِﺒَﺎﺩِ
                                Ben işimi Allah’a havale ediyorum. Muhakkak ki Allah kullarını hakkıyla görür. (Mü’min Sûresi, 40:44)

                                (Mektûbat sh: 66)

                                ﻭَ ﺍَﻣَّﺎ ﺑِﻨِﻌْﻤَﺔِ ﺭَﺑِّﻚَ ﻓَﺤَﺪِّﺙْ
                                Rabbinin nimetini yâd et. (Duhâ Sûresi, 93:11)

                                (Mektûbat sh: 67)

                                ﺗَﻮَﻛَّﻠْﻨَﺎ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟﻠَّﻪِ
                                Allah’a tevekkül ettik.

                                (Mektûbat sh: 68)

                                ﺗَﻮَﻛَّﻠْﺖُ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟﻠَّﻪِ
                                Allah’a tevekkül ettim (Hûd Sûresi, 11:56)

                                ﻭَﻣَٓﺎ ﺍُﺑَﺮِّﺉُ ﻧَﻔْﺴِٓﻰ ﺍِﻥَّ ﺍﻟﻨَّﻔْﺲَ َﻟﺎَﻣَّﺎﺭَﺓٌ ﺑِﺎﻟﺴُّٓﻮﺀِ
                                Ben nefsimi temize çıkarmam. Çünkü nefis daima kötülüğe sevk eder. (Yûsuf Sûresi, 12:53)

                                (Mektûbat sh: 71)

                                ﻟﺎَ ﻳُﻜَﻠِّﻒُ ﺍﻟﻠَّﻪُ ﻧَﻔْﺴًﺎ ﺍِﻟﺎَّ ﻭُﺳْﻌَﻬَﺎ
                                Allah kimseye gücünden fazlasını yüklemez. (Bakara Sûresi, 2:286)

                                (Mektûbat sh: 72)

                                #823387
                                Anonim

                                  Onaltıncı Mektub’un Zeyli

                                  Onaltıncı Mektub’un Zeyli, 1930-1931 yılları arasında Barla’da te’lif edilmiştir.

                                  ﺑِﺎﺳْﻤِﻪِ
                                  Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla.

                                  ﻭَﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻟﺎَّ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩِ
                                  Hiçbir şey yoktur ki Allah’ı hamd ile tesbih etmesin. (İsrâ Sûresi, 17:44)

                                  (Mektûbat sh: 74)

                                  ﻟﺎَ ﺍِﻟَﻪَ ﺍِﻟﺎَّ ﺍﻟﻠَّﻪُ
                                  Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur.

                                  (Mektûbat sh: 75)

                                  ﻣَﺎﺀُ ﺍﻟْﺤَﻴَﺎﺓِ ﺑِﺬِﻟَّﺔٍ ﻛَﺠَﻬَﻨَّﻢَ ٭ ﻭَ ﺟَﻬَﻨَّﻢُ ﺑِﺎﻟْﻌِﺰِّ ﻓَﺨْﺮُ ﻣَﻨْﺰِﻟِﻰ
                                  Zilletle ele geçen âb-ı hayat, tıpkı Cehennem gibidir. İzzetle Cehennem ise, medar-ı iftihar bir menzilim olur. Dîvân-ü Antera, (Takdim ve şerh: Mecîd Tarrâd), 135

                                  (Mektûbat sh: 76)

                                  ﺣَﺴْﺒُﻨَﺎ ﺍﻟﻠَّﻪُ ﻭَﻧِﻌْﻢَ ﺍﻟْﻮَﻛِﻴﻞُ
                                  Allah bize yeter; O ne güzel vekildir. (Âl-i İmrân Sûresi, 3:173)

                                  ﻧِﻌْﻢَ ﺍﻟْﻤَﻮْﻟَﻰ ﻭَﻧِﻌْﻢَ ﺍﻟﻨَّﺼِﻴﺮُ
                                  O ne güzel dost ve ne güzel yardımcıdır! (Enfâl Sûresi, 8:40; Hac Sûresi, 22:78)

                                  ﺍَﻟْﺒَﺎﻗِﻰ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰ
                                  Bâkî olan sadece Odur. (Mektûbat sh: 77)

                                15 yazı görüntüleniyor - 46 ile 60 arası (toplam 200)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.