• Bu konu 22 yanıt içerir, 7 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
9 yazı görüntüleniyor - 16 ile 24 arası (toplam 24)
  • Yazar
    Yazılar
  • #774317
    Anonim

      @giryan 204636 wrote:

      risale-i nur külliyatının elle yazılması gibi bi gerekliliğin yanlış oldugunu düşünüyorum.zaten matbaa yok mu?basılan kitaplar el yazması mı,..illa ki arapça yazmak istiyorsan kur’an-ı kerimi yaz.hat ögren çeşit çeşit yaz.eskiden yani risaleleri bediüzzaman hz.leri yazarken yasaktı vesairedir ancak elle yazma imkanı vardı, günümüzde bu mantık işi deil.dinimizde böyle birşey yok.

      Dinimizde yerinin nasıl var olup olmamasından ziyade ben şahsi fikrimi söylemek isterim.Şöyle ki; evet matbaa ve benzeri birsürü teknolojiye dair imkanlar var, haklısınız lakin; burada yazmaktan kasıt bir edebi bir akıştan ziyade tamamiyle sahip çıkmak..Buna şöyle de diyebiliriz;

      Ben şahsi olarak;yazmanın büyük bir kazanç olduğu kanatindeyim.Nasıl mı?

      1-Yazan kişi yazdığı hattın sanatından daha çok içeriğini, anlamını vs. tüm ilmi bilgisini her harfi dahisini kolayca hafızasına mıh gibi yapıştırır.Bu kişide de kalmaz ki okuyan kişinin de sevabına ortak olur.Ki şöyle düşünüyorum;el emeği olan herşey herzaman daha kıymetlidir.

      Bakınız birkaç metrekarelik milas halılarına ya da denizli,antep vs. dokumalarına…Bugün hazır diye nitelenen fabrikasyon ürünlerde bile aralarında uçurum denecek kadar maddi ve emek olarak fark vardır.Demek ki emek bi yerde çok önemli ve değerli…Kaldı ki,bu basit bir örnek diyorum bana göre tabi…Arapçayı kaç kişi bugün gerçek anlamda biliyor diye sorsak çok az rakamlar çıkar karşımıza…Keşke arapçayı yazarak öğretselerdi bize okullarda ne güzel olurdu.Hem okuduğumuz anlar hem da sahip çıkmış olurduk.Şimdi ise evet o matbaaların kitaplarından alıp okur olduk ve anlamaları için de ayrıca okur oluyoruz.Bunun için yazmayı bilmek isterdim.

      2-Bazı şeyler bana göre hep zorla itelenerek aşındırılarak telef edilmeye çalışılıyor…Misalen;edebiyat da çok değerli bi yeri olan mektup artık günümüzde değerini kaybetmiş ve yerini e-mail,msn vs vs almıştır.Oysa mektup yazmakta bir incelik bir akış vardı..Bu ve buna benzeri şeyleri de hep bazı seçimlerle tercih ederek yerini daha kolaya bıraktık.Bu da bir seçim tabi…

      Kısaca; yazmanın çok güzel birşey olduğunu düşünüyorum ve bu Arapça,Osmanlıca…Hat olan bir yazımdır ki bana göre mükemmel birşey ve en kısa zamanda da bir kursa giderek ben de Osmanlıcayı öğrenmeye çalışacağım.:)

      Selam ve Dua ile..

      #774318
      Anonim

        [VIMEO]9999861[/VIMEO]

        #774338
        Anonim

          @giryan 204636 wrote:

          risale-i nur külliyatının elle yazılması gibi bi gerekliliğin yanlış oldugunu düşünüyorum.zaten matbaa yok mu?basılan kitaplar el yazması mı,..illa ki arapça yazmak istiyorsan kur’an-ı kerimi yaz.hat ögren çeşit çeşit yaz.eskiden yani risaleleri bediüzzaman hz.leri yazarken yasaktı vesairedir ancak elle yazma imkanı vardı, günümüzde bu mantık işi deil.dinimizde böyle birşey yok.

          Kardeş;

          İslam dinimizin kaynağı kuran, sünnet, icma ve kıyastır. Bu haseble Ustadımız Bediüzzaman Said Nursi, nur risalelerinde yazmanın faideli ve ibadet olduğunu matbaa olmasına rağmen neden yazmanın gerekli olduğunu bize bildirmekte. Bu ciheti Turab kardeşin eklediği videoda daha iyi öğrenebiliyoruz . Diğer bir cihet ise mesele arapça yazı yazmak yada hat sanatını icra etmek değil. Mesele Risale-i Nurlara hizmet ve ibadet etmektir. Her insanın bir tarzı üslubu meşrebi vardır, kimisi okuyarak anlar kimisi yazarak kimisi dinleyerek vs.

          Hem kimi araçlar benzin ile kimi araçlar mazot ile kimileride farklı yakıtlar ile çalışmakta. Hiç denilebilir mi benzin ile çalışan araca, su ile çalışmak dururken benzin ile çalışma hem israf etmiş olursun hemde pahalı yakıt kullanırsın diye…

          Burada asıl değinmek istediğim mesele ise ;

          İslam iman ile başlar ve iman ile devam eder, yani iman olmaz ise o din ruhsuz bir beden den başka ne olabilir. Madem muhteviyatı iman ve madem inanç temeli üzerine kurulan bir bina ve maddesi inançtan oluşuyor, öyle ise bu sistemi çözümlemek için inanç olmazsa olmazıdır. Eğer anlamayı aklımıza bırakır isek hata edebiliriz. Dinimiz islamda akıl ile anlaşılabilecek meseleler, hususlar olduğu gibi aklın aciz kaldığı imanın açıklayabileceği kalbimizin hissedebileceği durumlar vardır. Onun içindir ki anlıyamadığımız bazı meseleleri anlayanların dürbünü ile bakmamız gerekir.

          Risale-i Nurları yazma meselesi bazı kısımlar ve çevreler tarafından çomak sokulan hususlardan biri, bizler nur talebesiyiz, nurun yolcusuyuz bu yolda bizim bir rehberimiz, rehberlerimiz var onlara danışmalı öyle hareket etmeliyiz. Ustadımızın içtihadı risale-i nurda mevcut, talebelerinin bu husustaki açıklamaları ortada onlara bakmalı onlar ne diyor ?

          #774351
          Anonim

            yazdıklarınız güzel şeyler size hak veriyor ve anlıyorum.ihlaslı niyetlerle yazıyorsunuz bu yazıları(risaleleri). ama benim anlayamadığım verilen ÖNEM. elbette bediüzzaman hz. büyük bir müçtehit,eserleri de Allah yolunda ..ama bizler Rabbimizin kelamına,o mukaddes kelimelere,cümlelere bu denli sahip çıkıp yazmıyorsak, ve ya hadis-i şerifleri yazmıyorsak sadece okuyup uyguluyorsak(ne mutlu)pek iyi anlamamış mı olacagız naklederken zorluk mu çekeceğiz.bediiüzzman hz. bu kitapları yazarken kendisine yardımcılar lazımdı,çoğaltılması için. çünkü memleketin hali pek vahimdi.imansız bir nesil ortaya çıkmıştı ve göreviydi said nursi hz.lerinin.iman hakikatlerini açıkladı birer birer,büyük bir evliyaydı,onun namaz kıl,içki içme demesi karşısındaki canavarı yola getiriyordu….
            evet nur şakirdi kardeşim;konu derinn.. irdelemek lazım bazı şeyleri.ifrat ve tefridden uzak durmak lazım.neden Allah-u tealanın ayetlerini yazmaya bu kadar önem verilmiyo haşa daha mı önemli,ki bi nevi tefsirdir.okumak anlamak anlatmak lakin yazmak…herşeyin bi zamanı ve zemini vardır,asırlar geçtikçe bazı şeyler değişikliğe ugrar yani şartlar değişir. Bediüzzaman hz.lerinin bi sözü var “zaman tarikat zamanı deil, hakikat zamanı”diye.bediüzzaamn tarikate karşı oldugundan değil,memleketin durumundan dolayı söylemiştir bunu…
            hülasa kardeşim ;o zamandan günümüze şartlar değişmiş…var sen kıyas et

            #774352
            Anonim

              @giryan 204736 wrote:

              irdelemek lazım bazı şeyleri.ifrat ve tefridden uzak durmak lazım.neden Allah-u tealanın ayetlerini yazmaya bu kadar önem verilmiyo haşa daha mı önemli,ki bi nevi tefsirdir.okumak anlamak anlatmak lakin yazmak…

              Kardeş şimdi burda Kur’an-ı Kerim’le kıyasa girmek doğru olmaz. Risale-i Nurları yazan hiç bir kimse yoktur ki Kur’an-ı Kerimi ondan üstün tutsun, haşa ve kella. Ameller niyetlere göredir. Yazı yazan kardeşlerimizin gayesi, hizmeti yine Kur’an hesabınadır. Yazının içinde tefekkür ibadeti vardır ve Risale-i Nurlar Kur’an’ı tefekkür ettiren eserlerdir. Dolayısıyla sorunuz neden “Kur’an yazmıyorsun da, Kur’an’ı tefekkür ediyorsun” gibi bir anlam taşıyor. Üstad’ın döneminde tevafuklu Kur’an-ı Kerim’in ortaya çıkarılmasında kendisi ve talebeleri azami gayret göstermişlerdir. Cevşenü’l Kebir için de öyle. Zaten Üstad “Dava değil, dava içinde bürhandır” der Risale-i Nurlar için. Bu pencereden bakınca ortaya çıkan sonuç, Risale-i Nurlar’ın yazılmasındaki asıl maksad Kur’ana hizmettir. Diğer hususları kardeşlerimiz izah etmişler. Allah razı olsun.

              Sürç-ü lisan etmişsek affola. Selam ve dua ile.

              #774355
              Anonim

                evet doğrusu bende risaleleri yazan insanların kötü ya da sapık bir inanışla yazacaklarını hoş görmüyor ,yakıştıramıyor ve inanamıyorum.Kur’anı tefekkür etmek…. evet yazarken daha güzel tefekkür edilir,bu kesin bi gerçek.yalnız şu bi da gerçek ki;türkiye genelinde insanlar bu duruma hoş bakmıyorlar çünki bu durum dışarıya şöyle aksedilmiş oluyor;nurcu kardeşlerimiz risalelerden başka kitap bilmiyor ve bütün kitaplardan üstün tutuyorlar,kitaplara islam düşmanlarından başka kimse dil uzatamaz, risalei nur külliyatı yazıldıgından bu yana hizmeti etkisi devam ediyor.ben insanları anlamıyorum,müslümanlar hep birbirlerini taşlıyorlar,o böyle yapıyo yanlış şu söyle yapıyor yanlış,ahir zaman her taraf fitne..kimin söylediğine inanacagını insan bazen şaşırıyor. Rabbim tüm samimi kularını yolundan ayırmasın.amin..rabbim yolunuzu açık etsin

                #774356
                Anonim

                  yazının içinde tefekkür ibadeti vardır ve risalei nurlar kuranı tefekkür ettiren eserelerdir..bu beni tatmin etti cidden Allah razı olsun meczub kardes.

                  #774370
                  Anonim

                    Kardes birde şu var…ben elhamdülillah dışarda insanların soyledikleri lisanla yazıcı grubundanım….Ama yazıyı sadece yazmak için yazmıyoruz….İlk başta şunu kabullenelim ki Risale-i Nur Talebe olmak istiyorsan risaleleri neşr edecek…ve o neşr esnasındada bazen bir saati bir sene ibadet hükmüne geçen tefekkür-ü imaniyeyi de elhamdülillah alınıyor…Ve bu hizmetimizin bir düsturudur……..Hüsrev Üstadımızın da beyan ettiği gibi (duyduklarımla,anladığım kadar) gibi 70 şehit sevabı ve bu dışardaki insanı mahv edici günahlara kefaret olaraktan O kalemlerden akan siyahnur imdatımımıza Allah’ın izniyle meded oluyor…
                    Bunun yanında Kur’an derslerimizde oluyor,adab derslerimizde oluyor sadece risale anlayışını bende pek beyenmem…….

                    #774881
                    Anonim

                      Şu hususu önemle vurgulamak gerek nafile yapılan ibadetler eleştiriye ve görüşe açık değildir. Herkesin bir meşrebi var sadece Türkçe öğretmenliği yapan bir öğretmeni sevmemezlik yapabilme hakkımız var mı ne diye sevmiyeceğiz? sadece türkçe dersi verdiği için mi?

                      Her bir meslek kendi içinde belli başlı branşlara ayrılmıştır. Meslek ve branşların ortak özelliği ise bir çatı altında toplanmak ve aynı gaye içinde bulunmak olduğundan,

                      Bu gibi meseleleri konuşmak ancak bizim evimize zarar verir.. Bugün nur camiası için tartışılan bir meseleyi yarın ehli sünnet bir tarikat için tartışır duruma geliriz. Netice itibariyle yapacağımız iş bir fabrikanın çarklarına çomak sokma olmaz mı? Evet zaman ahir zaman ve bu zamanda fitne hiç olmadığı kadar fazladır. Bu yapılanlarda belli kesimlerin fitneleridir, bizler ise onların bu oyunlarına piyon olabilmekteyiz…

                      Kuran da ve sünnette ve islam kaynaklarında aksi açık bulunmayan hicbir husus olmamasına rağmen bize hoş gelmiyor, toplum anlıyamıyor diye kulaktan dolma kimin sölediği belirsiz suallerin sözlerin peşinemi takılacağız, islama hizmet eden bu müesseselerin hizmetlerine set mi çekeceğiz? Yoksa onlara bu yolda yardımcı mı olacağız? Yani hizmetlerine hizmet mi edeceğiz…

                    9 yazı görüntüleniyor - 16 ile 24 arası (toplam 24)
                    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.