- Bu konu 38 yanıt içerir, 12 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
2 Ağustos 2010: 14:34 #773973
Anonim
Sondan başlayayım
Sayın @Turab
hedehodo yu yine ben olduğum anlaşılıp banlanmasın diye aldım, bende şık bulmuyorum yönetici arkadaş müsaitse uygun bir isimle değiştirsin.
İkinsi husus, sizden daha bilgili ve donanımlı VE yönetici olan arkadaşlar konuya müdahil olmuşken şimdi aslan kesilmeyin ve artık lütfen daha kızgınlık sebebimi bile anlayamamışken konuya katılmaya çalışmazsanız sevinirim.Siz burda fikirlerinizi söyleyebiliyorsanız diğer üye kardeşlerde gayet rahatlıkla söyleyebilirler. Haddini aşmadıkça herkes konuşabilir.
@akna
acizler2 adlı isimle 0 mesaja sahipken, henüz mesaj göndermemişken önyargıyla yasaklanmamış olsa idim çok çok uzunca verdiğim cevapta bu konunun açıklanmış olduğunu görecektiniz.Banlanma sebebiniz önyargı değil direkt olarak sarfettiğiniz edepsiz sözlerdir. Aynen şu mesajınızda da olsaydı yine banlanırdınız. Ki 3. defa üye olur olmaz ılımlı bir giriş yaptığınız için şu an banlı değilsiniz.
ve sayın @HuSeYni
Siz benim o linkleri incelemediğimi nereden biliyorsunuz, hatta itiraz noktam zaten bizzat o linklerin kendisi değilmiydi.
Kişilik ve karakterle ilgili kısımlara girmiyorum, kimsenin kimseye bir şeyleri ispat etme zorunluğu yok, burada zorunlu olan tek şey saygı ise ona uymaya çalışalım.Linkleri incelemişseniz cevapları da içinde.
Ben bir iddia da bulundum (yada merak ettim), siz külliyatı okumuş biri olduğunuzu ve delil istemediğinizi belirtmişsiniz çünkü nereleri delil göstereceğimi çok iyi biliyorsunuz. Külliyatı okudum evet ve ona eleştiri yapanların çoğunlukla onu okumayan kişilerden oluştuğunu da biliyorum. Delil istemeyişimdeki sebep üslubunuzdaki dengesizliktir. Fikir alışverişi başka şey, tartışmak ve tartışırken hakaret etmek çok farklı şey. Böyle bir kişiden delil istemem beklenemez herhalde.Beni doldurulmakla itham etmek yerine keşke kendiniz elle tutulur gözle görülür deliller sunsaydınız. Oysaki doldurulmuş olsaydım
Başlığın konusu risalelerin ilham yoluyla yazıldığı hakkındadır ve gereken açıklama yeterince yapılmış. Vahiyle ilhamın farkı belirtilmiş. Bu durumda benim elle tutulur nasıl bir delil sunmamı bekliyorsunuz ki ? Damdan düşer gibi meseleye direkt olarak saldıran kişiyi nerde görsem farketmez bana göre doldurulmuştur. İlk mesajlarınız bunun isbatı, bunun üzerinde durmaya bile gerek yok.
said nursinin ölmemiş marsta yaşıyor olduğunu, külliyatı okumazsam kitapların bana küseceğini kendini anlaşılmaz yapacağını, cemaatte yanlış yaparsam şevkat tokadı yiyeceğimden emin olduğumu, sabah namazını kılmalıyım çünkü pensilvanyadan gözlendiğimi (ben kılıyorum ama Allah gözetlediği için) falan derdim, doldurulma deyince benim aklıma bunlar geliyor, burada da aynı şeyleri düşünmüyoruz görüldüğü üzere. NeyseSaid Nursi Hazretleri Urfa’da vefat etti ve vefatından bir süre sonra da cenazesi bilinmeyen bir yere nakledildi. Elimizdeki resmi kaynaklarda Marsta veya başka bir gezegende yaşadığına dair bir bilgiye ulaşamadık bugüne kadar. Ulaşan varsa da Allah muhabbetini artırsın. Şefkat tokatları bir nevi talebelerini teşvik özelliği taşımaktadır. Böyle bir hizmete, bu şekilde metodla, ona hizmette bulunanlarıteşvik etmekte hiç bi sakınca yoktur. Bunun aksi ise zecr tokatlarıdır ki Risale-i Nur’a cephe alan kişilerdir. Yoksa onu hiç tanımayıp, bilmeyen kişiler değildir. Nur talebeleri de namazı Allah rızası için kılarlar. Başka amaçla kılanlar Nur talebesi ünvanına sahip kişiler değildir.
Siz böyle yaptıkça benim kendimi haklı görmemem mümkün değil, said nursinin alimliği hakkında hiç bir fikriniz yok demişsiniz ama yine önyargılı davranmışsınız. Kapısına “her türlü soru cevaplanır, soru sorulmaz” gibi bir yazı astığını biliyorum mesela, bunu yapması içinde neredeyse sonsuz bir ilime vakıf olduğu anlaşılıyor, benim merak (itiraz değil) ettiğim bu ilmin kaynağı, kronolojik olarak bir sıralaması varımı acaba?Onun alimliğini bilmek kapısına yazdığı bir yazıyı bilmekten ibaret olmadığını pekala biliyorsunuz. İlminin sonsuz değil Kurân daki ilimden bir lem’a olduğunu dile getirir daha çok. Yani kendi ilminin büyüklüğünü değil, Kur’an daki ilmin zenginliğinden bahseder. Kendi ilminin o deryadan bir damla olduğunu söyler. Derya damla meselesine gelmişken şunu da hatırlatayım, külliyatın tamamını insafla okuyan, bu birkaç satırlık meseleler yüzünden ona itiraz etmez. Çünkü bütünü gördüğünde onların kendi yanlış anlayışından kaynaklandığını farkeder. Şimdi Üstadın alimlik devresi için Tarihçe-i Hayat önericem ama onu da okumuşsunuzdur kesin.
2 Ağustos 2010: 14:41 #773974Anonim
Öneriniz için teşekkür ederim, bende size bir öneride bulunmak isterim müsadenizle, üstadınız her ne kadar okuma ihtiyacı hissetmemişsede sizde okumamak araştımamak zorunda değilsiniz.
Bunu lütfen saygısızlık olarak kabül etmeyin çünkü kendi ifadesidir. Kendisi ilim öğrenme zahmetinden münezzeh olabilir, eğer kendinizide o seviyede görüyorsanız, ki görmediğinizi söylediniz, gözlüklerin açısınız biraz genişletin yararınıza oalcaktır.
Kardeş bak en başta söylemiştim söylediklerin safsatadan ibaret diye hala da bu iddiamı doğruluyorsun. Böyle devam edersen tekrardan göndericem seni kusura bakma. Üstad kendi yazdığı Onuncu Sözü bile defalarca okumuştur. Sonrasında çocukluk, gençlik dönemlerinde okuduğu kitaplar ve hıfzettiği kitapların olduğu külliyatın muhtelif yerlerinde geçer. Hem ben bunları okudum deyip hem bu kadar saçmalamanız çok çelişkili ve tezat içeren şeyler.
Zamanınızı almazsam bir şey paylaşmak istiyorum. Üniversitede cemaate kendini kaptırmış şık olmayacak katılmış çocukluk arkadaşımla yine münazara ederken bana “ömrü zindanlarda geçmiş, tek gayesi İslam olan biri için” haksızlık ediyorsun dedi. İster inanın ister inanmayın o ana kadar hiç araştırmadığım halde “bu konu DA abartılıyor” diye kesin bir iddiada bulundundum. Benzer bir forumdan hayat hikayesini okuduk 20 ay ve 11 ay olmak üzere toplamda 31 ay (2,5 yıl) hapis kadlığını öğrendik.
80 küsür yıllık ömürde 2,5 yıl komik bir rakamdı ve arkadaşım benden ilkkez özür diledi (ama fikirleri değişmedi, değişmeside mümkin gibi görünmüyor). Elbetteki hapisde 1 gün 1 saat hatta 1 saniye bile zor, çileli, ama “ömrü zindanlar geçti acındırması” için kesinlikle dayanak değil. Derdimi anlatabiliyormuyum.
Ömrü sürgünlerde ve bir kısmı da zindanlarda geçmiş deseydi daha doğru olurdu. Bilmediğinden öyle demiş ve sonrasında yanlışını görüp, büyüklüğünü özür dileyerek göstermiş. Onun hatası Risale-i Nura maledilemez. Zira referansımız sizin arkadaşınız değil, elimizdeki külliyattır.
2 Ağustos 2010: 14:55 #773975Anonim
🙂 Sabrınız ve zaman ayırdığınız için teşekkür ederim
Soru cevap bölümleri(niz) beni tatmin etmiyor, edemiyor. İtiraf etmeliyimki bende önyargılıyım ve bunun tek sorumlusu bu ve benzer forumlar, bir kaç yıl öncesine kadar said nursiyi Allah dostu bilirdim, ama bu gurupların aşırı tavırları beni araştırmaya itti, ister istemez karşıt gurupların fikirlerinde de haberdar oldum, ama mantığımı kullanmayı hiç bir zaman kaybetmedim o guruptanda aşırılar (çarpıtma abartma vs) vardı. Nötr olduğumu söyleyemem, çünkü hala doyurucu bir cevap verilebilmiş değil.
Tavazu konusunda bana itiraz edildi ama cevap verilmedi. Ayrıntılarla bir yere varılamayacağı çok belli,
bana, yazdığı eserde kendisini ve eserini bu kadar öven, Kur’an daki muhtelif ayetllerin kendisi için indiğini (her nekadar siz işaret desenizde, vahiy-ilham monologuna dönmeylim) iddia eden başka bir kitap ve kişi varmıdır? Adı tefsir veya başka bir şey ne olursa, kim olursa, lütfen bir örnek. Ben böyle bir tefsire ve kişiye rastlamadım (işari tefsiri ve şartlarını inanın sizden daha iyi biliyorum). Benim anlamakta zorlandığım kısım işte tam bu nokta.
Değerli yorumunuzu bekliyorum2 Ağustos 2010: 15:03 #773977Anonim
inanın yazdıklarınızı hayretle okuyorum
karşı olan çok gördüm ama
en basit ve açık şeyleri bile bu kadar farklı algılayıp
saptıranını hiç görmemiştim
yanlış anlamayın maksadım hakaret etmek değil
sizin için dua etmekten başka bişey yapamam şahsen
bir önyargıyı yok etmek, bir şehri zaptetmekten daha zor derler
burada kim ne derse desin
sizin tatmin olacağınızı sanmıyorum
açıkçası Risale-i Nur okuduğunuza da inanmıyorum
okusanızda öğrenmek için değil
hata aramak için okumuşsunuz gibi anlatıyorsunuz
bence önyargılarınızdan sıyrılıp, dua edin
sadece anlamak için okuyun
Rabbim cc muhakkak yardım edecektir
Cenabı Hak cc size doğru yolu göstersin inşaAllah2 Ağustos 2010: 15:08 #773979Anonim
@HuSeYni 203685 wrote:
Öneriniz için teşekkür ederim, bende size bir öneride bulunmak isterim müsadenizle, üstadınız her ne kadar okuma ihtiyacı hissetmemişsede sizde okumamak araştımamak zorunda değilsiniz.
Bunu lütfen saygısızlık olarak kabül etmeyin çünkü kendi ifadesidir. Kendisi ilim öğrenme zahmetinden münezzeh olabilir, eğer kendinizide o seviyede görüyorsanız, ki görmediğinizi söylediniz, gözlüklerin açısınız biraz genişletin yararınıza oalcaktır.
Kardeş bak en başta söylemiştim söylediklerin safsatadan ibaret diye hala da bu iddiamı doğruluyorsun. Böyle devam edersen tekrardan göndericem seni kusura bakma. Üstad kendi yazdığı Onuncu Sözü bile defalarca okumuştur. Sonrasında çocukluk, gençlik dönemlerinde okuduğu kitaplar ve hıfzettiği kitapların olduğu külliyatın muhtelif yerlerinde geçer. Hem ben bunları okudum deyip hem bu kadar saçmalamanız çok çelişkili ve tezat içeren şeyler.
Zamanınızı almazsam bir şey paylaşmak istiyorum. Üniversitede cemaate kendini kaptırmış şık olmayacak katılmış çocukluk arkadaşımla yine münazara ederken bana “ömrü zindanlarda geçmiş, tek gayesi İslam olan biri için” haksızlık ediyorsun dedi. İster inanın ister inanmayın o ana kadar hiç araştırmadığım halde “bu konu DA abartılıyor” diye kesin bir iddiada bulundundum. Benzer bir forumdan hayat hikayesini okuduk 20 ay ve 11 ay olmak üzere toplamda 31 ay (2,5 yıl) hapis kadlığını öğrendik.
80 küsür yıllık ömürde 2,5 yıl komik bir rakamdı ve arkadaşım benden ilkkez özür diledi (ama fikirleri değişmedi, değişmeside mümkin gibi görünmüyor). Elbetteki hapisde 1 gün 1 saat hatta 1 saniye bile zor, çileli, ama “ömrü zindanlar geçti acındırması” için kesinlikle dayanak değil. Derdimi anlatabiliyormuyum.
Ömrü sürgünlerde ve bir kısmı da zindanlarda geçmiş deseydi daha doğru olurdu. Bilmediğinden öyle demiş ve sonrasında yanlışını görüp, büyüklüğünü özür dileyerek göstermiş. Onun hatası Risale-i Nura maledilemez. Zira referansımız sizin arkadaşınız değil, elimizdeki külliyattır.
Bu mesajı görmemişim,
beni tekrar gönderebilirsiniz sorun değil ama içiniz rahat olsun 4. bir üyelik alma niyetinde değilim.
Esas çelişki ve tezatlık sizde. Bana said nursinin kitap okuyup araştırdığını söylediğine dair kaynak gösterin bende, üşenmeyip kendini övdükten sonra 15 yılda okunacak kitapları 3 ayda okuduğunu söylediği sözünü bulup gösteyim. Burada, insan(doğa)üstü bir yetenekten bahsediliyorsa buna okumak araştırmak demek söz konusu değil, Allahın izni ve ikramı olan bir durumu nasıl kişiye mal edebileceğiz, bir kere kendi insiyatifi ile gelişen bir durum değil ki, eğer muhatabım @Turab da böyle bir olaya mazharsa okumasın araştırmasın sözümü geri alıyorum.Yok eğer bu bir maharetse o zaman siz haklı oluyorsunuz okumuş araştırmış, ama o zaman tevazu nerede?
2 Ağustos 2010: 15:08 #773980Anonim
@hedehodo 203686 wrote:
🙂 Sabrınız ve zaman ayırdığınız için teşekkür ederim
Soru cevap bölümleri(niz) beni tatmin etmiyor, edemiyor. İtiraf etmeliyimki bende önyargılıyım ve bunun tek sorumlusu bu ve benzer forumlar, bir kaç yıl öncesine kadar said nursiyi Allah dostu bilirdim, ama bu gurupların aşırı tavırları beni araştırmaya itti, ister istemez karşıt gurupların fikirlerinde de haberdar oldum, ama mantığımı kullanmayı hiç bir zaman kaybetmedim o guruptanda aşırılar (çarpıtma abartma vs) vardı. Nötr olduğumu söyleyemem, çünkü hala doyurucu bir cevap verilebilmiş değil.
Tavazu konusunda bana itiraz edildi ama cevap verilmedi. Ayrıntılarla bir yere varılamayacağı çok belli,
bana, yazdığı eserde kendisini ve eserini bu kadar öven, Kur’an daki muhtelif ayetllerin kendisi için indiğini (her nekadar siz işaret desenizde, vahiy-ilham monologuna dönmeylim) iddia eden başka bir kitap ve kişi varmıdır? Adı tefsir veya başka bir şey ne olursa, kim olursa, lütfen bir örnek. Ben böyle bir tefsire ve kişiye rastlamadım (işari tefsiri ve şartlarını inanın sizden daha iyi biliyorum). Benim anlamakta zorlandığım kısım işte tam bu nokta.
Değerli yorumunuzu bekliyorumZan üzerine konuşmayalım, bu iddianızı doğrulayın önce. Nerde ayetler bana inmiş diyor onu öğrenelim önce. Benim risalelerde gördüğüm Peygamber efendimizden sav. sonra vahiy kapısının kapandığıdır. Ondan sonra ayet indi diye bi iddia veya benim için indi diye bir ifade ben göremedim. Var demekle olmaz, gösterin görelim.
2 Ağustos 2010: 15:12 #773981Anonim
yapma mübarek
Taifte taşlandığı zaman “Allah’ın izni ile onları yerle bir edeyim mi?” diye soran Cebrail as’a
“Ya Cebrail onlar bilmiyorlar” buyuran bir Peygamberin (asm) ümmetiyiz
o kardeş kurduğu cümlelerin yanlışlığının farkında değil tahminim
farkındaysa da Rabbim cc adaletlilerin en adaletlisidir amenna ve saddakna2 Ağustos 2010: 15:28 #773983Anonim
ben hüsn-ü zanla yaklaştığım için fikir söyleme ihtiyacı hissetmiştim
su-i zanla yaklaşsaydım kesinlikle muhatap olmazdım
şu andan sonra olacağı gibi..son olarak aşağıdaki cümlelerin hepsi
sizin saptırdığınız ve yanlış izlenimde bulunmanız sonucu kurduğunuz cümleler*yazdığı eserde kendisini ve eserini bu kadar öven
*Kur’an daki muhtelif ayetllerin kendisi için indiğini
*Hangi mütevazilikten bahsediyorsunuz, dünyada kim (dili dini ırkı cinsyeti fark etmez) kendini said nursi kadar övmüş
*sizler neden böylesiniz, niçin tanıdığım karşılaştığım konuştuğum duyduğum tek bir nurcu yok ki hoşuna gitmeyen bir soru karşısında cevap vermek yerine hakaret etmesin yada lafı uzatıpta uzatıp alakası olmayan şeylerle konunun dışına çıkmasın…2 Ağustos 2010: 15:39 #773984Anonim
@HuSeYni
Nur suresi 35. ayetin Tefsiri !
Said-i Nursi demek ister ki: “Allah Nur’undan söz ederken elektriği Risale-i Nur’u ve beni anlatmak istemiştir. Bu âyette benden ve eserimden özellikle söz edilmek istenmiştir. Benim özelliğimde bir başka kimse, kitabımın özelliğinde de bir başka kitap bulunmadığı için Allah’ın Nuruyla ancak ben ve kitabım anlatılmış olabilir. Kitabım da bir nurdur ben de bir nurum. Çünkü ben herkesin ancak 15 yılda okuyabildiği kitapları, sadece 3 ayda okuyup öğrendim…”
Hud Suresi Tefsiri!
“.. ‘İçlerinde bedbaht olanlar da, Said olanlar da vardır’, anlamındaki âyetin cifır yönünden sayı değeri 1303 eder. Hûd sûresinde ‘Emrolunduğun gibi hareket et’, anlamında bir âyet olduğu gibi şûra sûresinin 2. âyetinde de aynı anlamda bir âyet vardır. ‘Vav’la başlayan Şûra süresindeki âyetin cifır yönünden sayı değeri de 1309 eder. Bu tarihte bütün muhataplar içinde özellikle birine Kur’an adına iltifat ediliyor, doğru olmak yolunda buyruk veriliyor. Birinci tarih (1303) de ise, Risale-i Nurlar müellifi (Said-i Nursi) nin ilim tahsiline başladığı tarihtir. İkinci âyetin tarihi ise O müellif (Said-i Nursi) nin Hârika bir şekilde pek az bir zamanda ilimce en son noktaya ulaştığı, tahsili bitirdikten sonra ders vermeye başladığı ve 3 ayda, bir kış içinde, 15 senede ancak okunabilen 100’den çok kitap okuduğu ve o zamanın o muhitte en ünlü âlimlerinin yanında o 3 ayın mahsulü fakat 15 yılın mahsulü kadar olan ilimleri kazandığı, ne kadar büyük bir âlim olduğunu; hangi ilimden olursa olsun sorulan her soruya en doğru cevap vermekle ispat ettiği tarihe rastlar
En’âm Suresi’nin 161 Tefsir!
Bu âyetin sayı değeri 1316 eder ki; Risale-i Nur yazarı (Said-i Nursi) nin Nurları hazırladığı tarihi gösterir
Tevbe 33-38 Tefsiri!
‘Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa Allah nurunun tamamlayışıdır.’ anlamındaki cümlenin sayı değeri 1316 ya da 1317’dir. Bu sayıda Avrupa Müstemlekeler Bakanının, Kur-an’ın ışığını söndürmeye çalışmasına karşılık Risale-i Nur yazarının O nuru parlatmaya çalıştığı tarihe denk geliyor. Bu kadar âyetlerin sayı değeri de aynı tarihin denk gelmesi, işaretten de ötede bir anlam taşır ve Risale-i Nur’un yazan (Said-i Nursi) nin Kur’an âyetlerinde sözü edildiğini açıkça gösterir.
vs vs siz bunları zaten biliyorsunuz bana neden soruyorsunuzki, amacınız demogoji yapmak mı?
Ha bu arada inmiş – işaret edilmiş tartışmasından da bir kazanım söz konusu olamayacağına emin olduğumdan peşinen siz kazandınız diyor, 500 kere rica ettiğim şeyi yineliyorum.
Bana kendisinden böyle bahseden, ayetlere bu şekilde mana veren bir İslam alimi ismi ver(E)meden cevap yazan üyenin IQ’sundan şüphe edeceğim, ve daha soruyu anlayamayan adam “BANA BU TAVRI TAKINMIŞ BİR TANE İSLAM ALİMİ ADI SöYLE” diyeceğim. Tabiki böyle bir isim veremeyceğiniz için en iyisi beni banlayın siz yolunuza ben yoluma
Bir daha yazayımda, ciddi endişelerim var çünkü
Bana kendisinden böyle bahseden, ayetlere bu şekilde mana veren bir İslam alimi ismi ver(E)meden cevap yazan üyenin IQ’sundan şüphe edeceğim, ve daha soruyu anlayamayan adam “BANA BU TAVRI TAKINMIŞ BİR TANE İSLAM ALİMİ ADI SÖYLE”
Aslında çok basit bir soru değil mi yahu2 Ağustos 2010: 15:41 #773985Anonim
Musadenizi isteyerek, buradaki bazi iddialara cevap yazmak istiyorum.
Kapısına “her türlü soru cevaplanır, soru sorulmaz” gibi bir yazı astığını biliyorum mesela, bunu yapması içinde neredeyse sonsuz bir ilime vakıf olduğu anlaşılıyor, benim merak (itiraz değil) ettiğim bu ilmin kaynağı,
Bediuzzamanin Istanbula geldiginde handa kapisina yazdigi cümle sudur:
‘Burada her müşkül hallolunur, her meseleye cevap verilir. Fakat suâl sorulmaz’
Oncelikle bu cumleyi neden, neye binaen yazdigini aktaralim:
Bediuzzaman hazretleri, kucuk yaslarda Resulu Zisan sav efendimizi ruyasinda gorur.
Sirat koprusunun onunde O’nu (sav) bekler, diger peygamberlerlede karsilasir, ellerini oper, Efendimizle karsilasinca , Ondan ilim taleb eder.
Bunun uzerine Peygamber Efendimiz sav :“Ummetimden sual sorulmamak sartiyla sana Kuran ilmi verilecektir” der.
Buna binaen Ustad hz, hayati boyunca Hazreti peygamberin sav bu ikazina uyar ve herkesin sorusunu cevaplayip, kimseye soru sormaz.Bu nedenle Istanbulda, kaldigi hanin kapisinada bu tabelayi asmistir.Neden boyle bir ikaz diye sorabilirsiniz kendinize:
Zamanin ünlü alimlerinden Huseyin Kami Dehri ile yapilan bir munazaradan sonra, “Ya şimdi Bediüzzaman da bana bir suâl sorarsa, ben ne yaparım?” diye telaşa kapılmış, onun suâl sormasına fırsat vermeden müsâade isteyerek oradan uzaklaşmak istemis.
Yani bu talebin sebebi insanlari zor durumda birakmama amaclidir.2 Ağustos 2010: 15:50 #773988Anonim
Sadece şu yukarıdaki alıntınızla başlıyım diğerlerinin cevabı dediğim yerlerde var, hem de ikna edici cevaplar. Ben okudum anladım. Sadi Nursi demek ister ki; diye başlayan sözün senin ne kadar cahil olduğunu bi defa daha gözünnüne seriyor. Demek ister ki senin kuruntun, safsatan. fakat Üstad ne demek istediğini senin gibi kocakafalar günün birinde çıkar itiraz eder diye taa o zamandan herşeyi izah etmiş. Ve ordaki alıntın risalei nurun hiç bi yerinde geçmez. Bu sebeple senin gibi zan üzerine konuşan biriyle vakit kaybetmek bu hizmete zarardır.. Dediğin gibi kendi herkes kendi yolunda.
2 Ağustos 2010: 15:51 #773989Anonim
@hedehodo 203700 wrote:
@HuSeYni
Nur suresi 35. ayetin Tefsiri !
Said-i Nursi demek ister ki: “Allah Nur’undan söz ederken elektriği Risale-i Nur’u ve beni anlatmak istemiştir. Bu âyette benden ve eserimden özellikle söz edilmek istenmiştir. Benim özelliğimde bir başka kimse, kitabımın özelliğinde de bir başka kitap bulunmadığı için Allah’ın Nuruyla ancak ben ve kitabım anlatılmış olabilir. Kitabım da bir nurdur ben de bir nurum. Çünkü ben herkesin ancak 15 yılda okuyabildiği kitapları, sadece 3 ayda okuyup öğrendim…”
Hud Suresi Tefsiri!
“.. ‘İçlerinde bedbaht olanlar da, Said olanlar da vardır’, anlamındaki âyetin cifır yönünden sayı değeri 1303 eder. Hûd sûresinde ‘Emrolunduğun gibi hareket et’, anlamında bir âyet olduğu gibi şûra sûresinin 2. âyetinde de aynı anlamda bir âyet vardır. ‘Vav’la başlayan Şûra süresindeki âyetin cifır yönünden sayı değeri de 1309 eder. Bu tarihte bütün muhataplar içinde özellikle birine Kur’an adına iltifat ediliyor, doğru olmak yolunda buyruk veriliyor. Birinci tarih (1303) de ise, Risale-i Nurlar müellifi (Said-i Nursi) nin ilim tahsiline başladığı tarihtir. İkinci âyetin tarihi ise O müellif (Said-i Nursi) nin Hârika bir şekilde pek az bir zamanda ilimce en son noktaya ulaştığı, tahsili bitirdikten sonra ders vermeye başladığı ve 3 ayda, bir kış içinde, 15 senede ancak okunabilen 100’den çok kitap okuduğu ve o zamanın o muhitte en ünlü âlimlerinin yanında o 3 ayın mahsulü fakat 15 yılın mahsulü kadar olan ilimleri kazandığı, ne kadar büyük bir âlim olduğunu; hangi ilimden olursa olsun sorulan her soruya en doğru cevap vermekle ispat ettiği tarihe rastlar
En’âm Suresi’nin 161 Tefsir!
Bu âyetin sayı değeri 1316 eder ki; Risale-i Nur yazarı (Said-i Nursi) nin Nurları hazırladığı tarihi gösterir
Tevbe 33-38 Tefsiri!
‘Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa Allah nurunun tamamlayışıdır.’ anlamındaki cümlenin sayı değeri 1316 ya da 1317’dir. Bu sayıda Avrupa Müstemlekeler Bakanının, Kur-an’ın ışığını söndürmeye çalışmasına karşılık Risale-i Nur yazarının O nuru parlatmaya çalıştığı tarihe denk geliyor. Bu kadar âyetlerin sayı değeri de aynı tarihin denk gelmesi, işaretten de ötede bir anlam taşır ve Risale-i Nur’un yazan (Said-i Nursi) nin Kur’an âyetlerinde sözü edildiğini açıkça gösterir.
vs vs siz bunları zaten biliyorsunuz bana neden soruyorsunuzki, amacınız demogoji yapmak mı?
Ha bu arada inmiş – işaret edilmiş tartışmasından da bir kazanım söz konusu olamayacağına emin olduğumdan peşinen siz kazandınız diyor, 500 kere rica ettiğim şeyi yineliyorum.
Bana kendisinden böyle bahseden, ayetlere bu şekilde mana veren bir İslam alimi ismi ver(E)meden cevap yazan üyenin IQ’sundan şüphe edeceğim, ve daha soruyu anlayamayan adam “BANA BU TAVRI TAKINMIŞ BİR TANE İSLAM ALİMİ ADI SöYLE” diyeceğim. Tabiki böyle bir isim veremeyceğiniz için en iyisi beni banlayın siz yolunuza ben yoluma
Bir daha yazayımda, ciddi endişelerim var çünkü
Bana kendisinden böyle bahseden, ayetlere bu şekilde mana veren bir İslam alimi ismi ver(E)meden cevap yazan üyenin IQ’sundan şüphe edeceğim, ve daha soruyu anlayamayan adam “BANA BU TAVRI TAKINMIŞ BİR TANE İSLAM ALİMİ ADI SÖYLE”
Aslında çok basit bir soru değil mi yahuKardes bu ifadelerin gectigi yerleri kulliyattan gosterebilirmisiniz:
buyrun size Risale i Nur kulliyatinin komple bulundugu bir site : Sorularla Risale | Ana Sayfa
bu yazdiklarinizin hepsini bu siteden bulup surda geciyor deyin,sonra konusalim insallah.
Buarada “Said Nursi Demiski” diye cumleye baslamissiniz, Said Nursi çince veya japonya konusmuyor, neden onun soylediklerini yorumlama geregi duyuyorsunuzki.
bekliyorum kardesim, dua ile
2 Ağustos 2010: 15:51 #773990Anonim
Sayın @Fezapilotu öncelikle siz nezdinizde kaliteli üyelerden mesajlarımdaki seviyesiz kelimeler için özür dilerim. Dilerim takma adınızı seçerken Necip Fazıl’dan esinlenmişsinizdir. Açıklamanız için teşekkür ederim
2 Ağustos 2010: 16:26 #773993Anonim
@feraklit12 203714 wrote:
Elbetteki risalalerde aynı kelimeler yok, çünkü sadeleştirilmiş,
ABİ’lik silsilesi bozulmasın, derin sırlar varmış hissiyatı bozulmasın diye diye Türkçeleştirilmeyen külliyattan böylesine duru Türkçe kelimeleri bulamayacağınızı bilmiyormusunuz.
gaybın tasdiki kitabına bakarsanız mana yönünden bunlarla dolu olduğunu anlayamazsınız belki ama orjinallerini orada görürsünüz der, seviyesiyle yeterince midemi
n bulandığı bu ortamda sizi birbirinize emanet ederim…
Edit: @Fezapilotu tekrar özür dilerim, mesajlar ard arda yığılınca karışıklık oldu, sakın üzerinize alınmayın ve hakkınızı helal edin, mail adresi verirseniz sohbet etmek isterim. 4 saatte 4 kere banladım, tekrar üye olmayacaktım ama ban hakaret edildi cevap verme ihtiyacı hissettim, olay bundan ibarettir.
Sadelestirilen nedir anlamadim ?
Risalelerden bahsediyorsaniz, yaniliyorsunuz kardes Risale-i nurlar sadelestirilmedi.
Sizin bana risalelerde geciyor bunlar diye kopyalayip yapistirdiginiz cumleler, risalé nura dusman butun sitelerde mevcut.
Eger samimiyseniz, sizde bilirsinizki , birseyler hakkinda arastirmak yapmak istiyorsaniz , gidip onun özünde arastirmak lazim, hakkinda iftiralar atan sitelerde degil.internet ortaminda guvendigimiz sitelerden birinin adresini verdim size,
dedigim gibi risaleler sadelestirilmedi,
orijinallerini bu sitede bulmaniz mumkun,bana iddilarinizin gectigi kisimlari bulup buraya kopyalaminizi rica ediyorum kardesim, dua ile
2 Ağustos 2010: 16:35 #773995Anonim
@feraklit12 203723 wrote:
Ben neden derdimi anlatamıyorum arkadaşlar, sadeleştirilmiş derken “sözlerin Türkçe manası”nı kastettiğimi bildiğiniz halde neden hala üzerime “kaynak göster”le hücum ediyorsunuz?
Said-i Nursi, Sikke-i Tasdik-i Gaybî (Arap harfleriyle teksir), s.60, sat. 14-17. (Ek: 1) kaynak bu görünüyor, lütfen orjinalini ve mealini yazarmısınız?
evimde internet yok, banlanmazsam yarın devam edebiliriz…Estagfurullah mubarek, uzerine hucum ettigimiz falan yok.
Sadece buldugunuz bazi cumlelere takilmissiniz, ben size diyorum ki, bu cumeler risalé nurda mevcut degil,
alintiladiginiz sitelerde Risalélere dusman siteler. Alinti yaptiginiz cumleler risalelelrin orijinalinde gecmiyor yani.Israrla var diyorsaniz, buyrun size kulliyat diyorum, arayin bulun bakin burda soyle diyor deyin , sonra konusalim kardes,
yoksa burasi cocuk bahcesine doner, siz dedi, ben hayir demedi derim, boylece uzar gider, bir yerede varamayiz,
ama samimiyetinize inandigimdan, zaman ayirmak istiyorum, orijinal nushalari sizinle beraber incelemek istiyorum.
Musait degilseniz, yarin devam ederiz kardesim, sorun degil.
Selam ve dua ile.
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.