- Bu konu 19 yanıt içerir, 10 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
11 Ağustos 2008: 10:57 #640464
Anonim
Tevhit: “Birlemek” “ Allah’tan başka ilâh olmadığına inanmak.” “Lâ ilâhe illâllah sözünü tekrarlamak” manalarına gelir.Tevhit denilince akla hemen “lâ ilâhe illâllah” kelamı gelir. Bu kelama kelime-i tevhit denilir ve Allah’tan başka hak mabut olmadığını ifade eder.Şu varlık alemi için çeşitli teşbihler yapılmıştır. Bunlardan birisi de “kâinat sarayı.” İşte tevhit, bu sarayın sultanını bir bilme, birleme ve Ona hiçbir şeyi ortak koşmama itikadıdır.Kâinat sarayının tabanı başkasının, tavanı başkasının olmaz. Bu sarayın halıları, lâmbaları ve diğer eşyaları bir başka âlemden getirilip de buraya monte edilmiş değiller. Saraydaki her şey ve en önemlisi her misafir, saraydan doğuyor. Bir çiçeğe bakalım: Topraktan güneşe kadar sarayın her şeyinin onda bir hissesi vardır. İnsan bedenine nazar edelim: Bu sarayın temel taşları olan elementler onda da mevcut.Dağlar ovalara birer koltuk gibi kurulmuş. Ama başka bir yerden getirilerek değil, ovanın içinde yükselerek. Meyveler dallara tutunmuş. Başka bir beldeden ithal edilerek değil, ağacın içinden çıkarılarak.Yavru, annenin kucağına oturmuş. Bir başka ülkeden gelerek değil, onun rahminde büyüyerek. Güneş bu saraya lâmba olmuş. Bir başka yerden satın alınarak değil, sema ile birlikte yaratılarak.Bu âlemde bulunan sonsuz denecek çok varlık tevhit edilmiş, birleştirilmiş, aralarında ilgiler kurulmuş ve bu varlık âlemi bir saray şekline sokulmuştur. Bunu düşünen insanlar kelime-i tevhidi okur ve bu sarayı her şeyiyle ancak Allah’ın mülkü ve mahluku bilirler.Kelime-i tevhit Allah’tan başka hak mabut olmadığı anlamına gelmekle birlikte, bu kelamda geçen Allah ismi, bütün İlâhî isimleri de içine aldığından, “Allah’tan başka Muhyi -hayat verici- yoktur, Allah’tan başka Halik – yaratıcı- yoktur, Allah’tan başka Malik yoktur.” gibi manaları da içinde saklar. Böylece bu tevhit içinde İlâhî isimler adedince tevhitler saklıdır.Bazı âlimlerimiz, tevhidi, “ilmî ve amelî” olmak üzere ikiye ayırırlar. Bu sınıflandırmaya göre, Allah’ın bir olduğunu ve kainattaki bütün birliklerin Onun birliğini gösterdiğini bilmek, hep ilmî tevhittir. Amelî tevhit ise, bu tevhit inancının insanın amel âleminde tam bir hâkimiyetle hükmetmesidir.Fatiha-i şerife’nin “İyyake na’büdü ve iyyake nestain.” âyet-i kerimesi amelî tevhit dersi verir: “Yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz.” Yalnız senin bildirdiğin yöne döner, yalnız senin huzurunda el bağlar, ancak sana rükû ve secde ederiz. Aklımızı sadece senin razı olduğun şeylere yorar, kalbimize ancak senin razı olacağın sevgileri koyarız.Yalnız Allah’a ibadet eden bir insan batıl mabutlara tapma zilletinden kurtulduğu gibi, yalnız ondan yardım dileyen bir kul da sebeplerin ardına düşmekten, olayların kölesi olmaktan kurtulur. Ve tam bir tevekkül ile Rabbine sığınır. Bu çok ulvî bir haz olmanın yanı sıra, çok üstün bir kuvvettir de.Zaten kâmil mü’min olmanın yolu da, hem ilmî hem de amelî tevhitte kemale ermekten geçer.Tevhit sadece bunlarla sınırlı değildir. Sıfat, esma ve fiilleri için de tevhit söz konusudur. Bunları şöylece özetlemek mümkündür: Tevhid-i Ef’al: “Eşyanın yaratılmasında ve idaresinde sebeplerin hiçbir tesiri olmadığını bilmek”,“Tek yaratıcının ancak Allah olduğunu itikat etmektir.”Tevhid-i Sıfat: “Mahlûkata takılan ilim, kudret, irade gibi sıfatların da Allah’ın mahluku olduğunu bilerek onlara müstakil bir varlık isnat etmemek demektir. Tevhid-i zât: “Her varlığı Onun zâtı ve varlığı yanında yok derecesinde bilmek.Hayat vermek, öldürmek, şifa bahşetmek, hidayete erdirmek, rızk vermek her biri ayrı bir fiildir. Sonsuz denecek kadar çok olan bu fiiller aynı sıfatlara dayanıyor. Bu sıfatlar “hayat, ilim, kudret, sem’, basar, irade, kelâm, tekvin” sıfatlarıdır. İşte mahlûkat âleminde icra edilen sonsuz fiillerin hepsini bu ilâhî sıfatlardan bilmek, tevhid-i ef’aldir. Bu sıfatları bir tek zâta isnat etmek ise, tevhid-i zât.Alaaddin Başar (Prof.Dr.)
11 Ağustos 2008: 11:06 #696723Anonim
Tevhit mi Tevhid mi ?
11 Ağustos 2008: 11:13 #696724Anonim
TaLHa;23058 wrote:Tevhit mi Tevhid mi ?Guzel bir soru bunda dikkat etmemistim dogrusu `t’mi `d`mi bir bilene sormak lazim
ama Alaaddin Başar (Prof.Dr.) alinti yaptigim bir yazi sanirim oda hata yapmaz bu konuda,hatasizda kul yoktur ya 🙂11 Ağustos 2008: 11:36 #696725Anonim
Ahsen;23059 wrote:Guzel bir soru bunda dikkat etmemistim dogrusu `t’mi `d`mi bir bilene sormak lazimama Alaaddin Başar (Prof.Dr.) alinti yaptigim bir yazi sanirim oda hata yapmaz bu konuda,hatasizda kul yoktur ya 🙂
Ben görürsem sorucam kendisine .. Sizde isterseniz bir araştırınız..
11 Ağustos 2008: 11:50 #696726Anonim
Aklima ilk gelen Abdullah Yeğin abinin Osmanlıca-Türkçe Lügat ina bakmak oldu oldu tevhid olarak geciyor,abilere ablalara soracagim bunu insaAllah takildi aklima dogrusu:)
11 Ağustos 2008: 11:57 #696729Anonim
bence d çünkü eski türkçe kökenli bir kelime eski türkçede terimler t ile bitmez D ile biter muhammed ahmed mehmet murad gibi… dikkat ederseniz osmanlı padişahlarinin ismi bile t ile bitmesi gerekirken D ile yazılırki doğrusuda budur harf inkilabindan sonra latin kökenli harflere geçilmesi ile beraber bazı yerlerde bu cümleler t diye geçmektedir
11 Ağustos 2008: 12:48 #696734Anonim
aslı “d” ama türkçe kullanımında bcdg ler pçtk olması dolayısıyla türkçe kullanımında t oluyor ama şahsen aslını kullanmayı yeğlerim bundan dolayı da kızıma zeyneb ismini verdik orijinal olsun diye
11 Ağustos 2008: 12:52 #696735Anonim
ARİF;23090 wrote:aslı “d” ama türkçe kullanımında bcdg ler pçtk olması dolayısıyla türkçe kullanımında t oluyor ama şahsen aslını kullanmayı yeğlerim bundan dolayı da kızıma zeyneb ismini verdik orijinal olsun diyeçok hoş bende alışmışım ismime zeyneb diye sınavdada böyle yazıyorum kızım senin p li değil mi diyorlar:rolleyes:
11 Ağustos 2008: 12:55 #696732Anonim
zeyhak_;23091 wrote:çok hoş bende alışmışım ismime zeyneb diye sınavdada böyle yazıyorum kızım senin p li değil mi diyorlar:rolleyes:bizim kızımızda zeyneb b ile demek zorunda kalıyor ama bencede böylesi hoş emitasyonu değil:)
11 Ağustos 2008: 12:56 #696736Anonim
ARİF;23093 wrote:bizim kızımızda zeyneb b ile demek zorunda kalıyor ama bencede böylesi hoş emitasyonu değil:)bende seviyorum böylesi daha hoşuma gidiyor hem arapça ilede b oluyor zaten
13 Ağustos 2008: 14:02 #697066Anonim
orjinali d dir..
vahid – ehad – tevhid – vahdet – vahdaniyet
13 Ağustos 2008: 14:05 #697067Anonim
Tarihci;23639 wrote:orjinali d dir..vahid – ehad – tevhid – vahdet – vahdaniyet
Allah razi olsun ,evet baktigim sordugum herkes herkes ‘d’ dedi
13 Ağustos 2008: 14:09 #697071Anonim
ecmain olsun..
13 Ağustos 2008: 15:42 #697105Anonim
ARİF;23090 wrote:aslı “d” ama türkçe kullanımında bcdg ler pçtk olması dolayısıyla türkçe kullanımında t oluyor ama şahsen aslını kullanmayı yeğlerim bundan dolayı da kızıma zeyneb ismini verdik orijinal olsun diyeAllah razı olsun güzel izah etmişsiniz.:)
17 Ağustos 2008: 18:09 #697665Anonim
Kelime-i Tevhid alalım mı kardeşlerim.. Boş zamanlarımızda çekelim.. Başlığında tevhid olarak değişmesi gerekiyor kardeşlerim..
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.