- Bu konu 40 yanıt içerir, 19 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
26 Ocak 2011: 13:42 #784916
Anonim
Şahsi kemalat demek kulluk vazifelerini yapmamak demek değildir.
hele kulluk vazifelerinde taviz vermek hiç değildir.
şahsi kemalat başka…kulluk vazifelerinde taviz vermek aksini yapmak başkadır…
üstad kulluk vazifelerinden hiçbirinde taviz vermemiş…
hatta bu sarık başla çıkar diyerek,başını uzatmış…
sarığını çıkarmamış.
26 Ocak 2011: 13:43 #784917Anonim
Şahsi kemalat demek ;daha çok ibadet,daha çok ilim öğreneyim.şöyle olayım,böyle olayım diyerek daha çok kendine dönük çalışmalar yapmak demektir.
6 Ağustos 2011: 14:45 #795163Anonim
Bu söz ile ilgili internette araştırma yaparken farklı bir sitede yorumlandığını hatalı, hatta İslam dışı olduğunu söyleyenler var.
6 Ağustos 2011: 14:49 #795164Anonim
Şöyle diyorlar :
başta peygamber, sahabeler ve bütün muslumanlar Allaha dua ederlerse cenneti , firdevsi istemeleri hakkında sahih nass vardır ve cehennemden kurtulmak için her şeyleri ve her tanıdıklarını fidye vermek isterler diye ayetler var iken, Adl olan Allahı adaletten saptırmak isteyerek cehenneme girmesi gerekeni cehennemden kurtararak değiş tokuş yapmak isteyen sapık zihniyetin menşei neresidir?
Onlar birbirlerine yalnız gösterilirler. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için oğullarını, ailesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülalesini ve yeryüzünde bulunan herkesi feda etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister. (Mearic 11-14)
6 Ağustos 2011: 16:02 #795165Anonim
Bu Fakir bu konuda birşeyler söylemek ister.
Evvelen, herşeyi yerinde,zamanında mekanında değerlendirmek lazımdır. Tarih ilminde bu bedahet derecesinde ortadadır. Eskiden olmuş olayları şimdiki durumlarla yorumlarsak hata etmiş oluruz. Bu minval üzere üstadımızın bu sözünü de onun şahsi kemalat ve ali cenap,diğergam karakteriyle duruşuyla değerlendirirsek bir nebze onu anlamış oluruz.
Saniyen, nasıl ki insan diğer kardeşlerinin haliyle hallenir. Onlar sevinse, kendisi de sevinir. Onlar üzülse, kendisi de üzülür. O yüzden üstadın bu sözünü bu minval üzere değerlendirelim. Hani diyor ya, onlar imanını kurtarsa benim gönlüm gül gülistan olur.
Salisen, burda anlaşılmaması gereken şudur ki, ben diğer insanlar imanını kurtarsın diye gerekirse haram işlerim,gerekirse günahlarla cehennemi de hak edip girerim. Bu islam akaidince yanlıştır. Haramdan helale gidilmez. Necisle abdest alınmaz, ne abdest olur, ne de sevabı olur. Üstadı ise bu akaid kuralından cahil farzetmek ona en büyük hakarettir.Bütün davasına hiyanettir.
Rabian, anlaşılması gerekene gelirsek o da şudur ki, üstadın ben o kadar diğer müslümanların iman selametini istiyorum,arzuluyorum ki yeter ki onlar cennete girsin ben cennet lezaizinden mahrum kalayım. Eğer benim cennet lezaizinden mahrum kalmamla onlar cennete girecekse ben onada razıyım.Onlar orda oldukça benim gönlüm gül gülistan olur demek istemektedir.Hz. Ebubekir r.a misali .. ‘ Benim bedenimi o kadar büyüt ki..'(üstad burada Farz-ı muhal olaraktan bahsetmektedir.)Bu sözü de üstadın tabiki cenab-ı hakk’ı razı etmek içindir.
Bu uluvvü himmete hayran kalmamak subhanallah dememek imkan dahilinde değildir.!Umum âlem-i İslâmı alâkadar eden bir hakikatın hatırı için değil yalnız dünya hayatını, belki lüzum olsa uhrevî hayatımı ve saadetimi dahi ehl-i imanın Risale-i Nur ile saadetleri için feda etmeyi nefsim de kabul ediyor.” (Şualar)
Lüzüm olsa denmesinin sebebi,farz-ı muhal olarak teklif edilse demektir.
Rabbim bizi ona talebe olmayı nasip eylesin.. Amin..Doğrular hak’tandır. Hatalar fakirdendir.
Selametle..
6 Ağustos 2011: 20:23 #795183Anonim
Ahiretini feda etmek sözünden benim anladığım ahiretteki makamını parlatmak uğruna sadece şahsi kemalatıyla uğraşmak yerine insanların imanlarını kurtarmaya mesaisini harcadığını belirtiyor.
6 Ağustos 2011: 23:05 #795175Anonim
Herşeyin en iyisini Allah bilir. Selam ve dua ile kalınız.
27 Mayıs 2012: 14:38 #804673Anonim
@ademyakup 233798 wrote:
fedakarlıkla ilgisi yok…
hele üstadın ahiretini feda etmesiyle de hiç alakalı değildir.
başını açmak günahtır.günaha girmektir.
kendi günahımı çekerim demektir.yani başımı açtığımdan ,kazandığım günahları çekerim.demektir.fedakarlıkla ilgisi yoktur.
Böyle olsa ben başımı açmam,başını açıp günaha giren bacılarım yerine cehenneme gireyim. demek fedakarlıktır.
@ademyakup 233799 wrote:
sakal sünnetini yapmamak fedakarlık değildir.
bir sünnetin sevabından mahrum olmaktır..cezası da yoktur..yaparsan sevap görürsün ,yapmazsan ceza yoktur.
@ademyakup 233803 wrote:
bu anlatımlarınızın konu ile ilgisi yoktur…
fedakarlıkta değildir.
üstad bir defa bile ne namazı ne gece ibadetlerini nede mücadelesini terk etmiş…
fedakarlıktan kasedilen sizin anladıklarınız değildir…
tüm dini yaşıyorsun..dini yaşamayan kardeşinin yerine cehenneme girmeyi göze almak fedakarlıktır…
kardeşim…
Bu düşüncelerin dini açıdan çok sakıncalıdır.
Günahlarda kulaç atmakla dine hizmet edilmez..
üstad azami takva,azami ihlas,azami ubudiyetle hizmete devam etmiş…
O kadar sıkıntı çektiği halde gece kulluğunu terketmemiş.evradlarını terketmemiş..vesaire..
Yorumlarınız çok isabetli Allah ebeden razı olsun kardeşim.Amin amin amin
Bu kardeşin imzası dikkatimi çekti.. bu kardeşimiz vefat mı etti ?
27 Mayıs 2012: 16:02 #804674Anonim
@Kırık Testi 341964 wrote:
Yorumlarınız çok isabetli Allah ebeden razı olsun kardeşim.Amin amin amin
Bu kardeşin imzası dikkatimi çekti.. bu kardeşimiz vefat mı etti ?
Evet geçen yaz vefat etti Adem abimiz. http://www.risaleforum.net/risale-analiz-ve-calismalar-488/hatim-programlari-428/59436-ademyakup-abi-mekanin-cennet-olsun-2.html
27 Mayıs 2012: 18:38 #804677Anonim
Allah c.c rahmet eylesin abimize.. Makamı cennet olsun inşaAllah..
27 Mayıs 2012: 21:08 #804685Anonim
mesela üniversitelerde baörtüsü yasağı ile kardeşlerimizin üniversite hayatları engellenmeye çalışılıyor.başını açarak oku diye kimse fetva veremez belki ama sen ben okumazsak okuyup başımıza gelen kişiler sadece bizi sevmeyenler olur.bu niyetle başını açmak belki birr fedakarlıktır ve ahretini tehlkeye atmaktır.ama netice itibariyle milletimizin imanının selameti adına buna katlanmaktır.
Açıkçası bugün bu konu altındaki bütün yazıları dikkatle okurken yukarıda belirtilen cümleler beni ziyadesiyle üzdü. Hatta üniversite yıllarımdaki başörtüsü problemimi hatırlattı:(. Aslında o zamanda bazı kişilerce yayılan yukarıdaki anlatılana benzeyen düşünce tarzıyla maalesef ki tek tek zincirin halkaları kopmaya başladı:(. Aslında birlikte bir güç olabilecek iken halkadan kopanların tavizleri ile taviz tavizi getirdi yıllarca süren tahribat oluştu.
İman hizmetinde bulunmak elbetteki fedakarlık gerektirir, belki nafile olarak şahsi yapılacak ibadetlerden alı konulabilir. Ancak benim zannımca, bunların yapılması esnasında İslamın şiarlarına tersdüşecek davranışlara girilmeden, farzları terk etmeden yapılmasıdır.
Bu vesile ile bu noktada gereken hassasiyeti göstererek cevap veren Adem abidende Allah ebeden razı olsun… Allah rahmet eylesin inş…
3 Haziran 2012: 01:45 #804833Anonim
Bu sorunun cevabı yine Tarihçe-i Hayatı kitabında geçmektedir. Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi “İslam, bugün öyle mücahitler ister ki, dünyasını değil,ahiretini dahi feda etmeye hazır olacak.” Burada ahiretini feda edecek demiyor, ahiretini dahi feda etmeye hazır olacak diyor. Yani burada meseleyi anlayabilmemiz için fedakarlığın en zirve noktasını beyan etmiştir ki Hazret-i Ebubekir (RA)’in de meşhur bu meyanda meşhur sözü vardır.
Peki üstad ahiretini feda etmiş mi? Ahiretini feda etmek demek, cemiyetin imanının kurtulması için her türlü fedakarlığı göze alıp, ne cenneti, ne de cehennemi düşünecek vakit bulamamak demektir ki Bediüzzamanın kastettiği mana bence budur. Yani öyle bir fedakarlık hissi taşımış ki değil cehennemden kendini kurtarmayı düşünmeyi, belki cennetin nice nimetlerini dahi gayesi uğrunda unutarak sırf cemiyetin, İslam cemiyetinin imanının kurtulmasına cehennemden kurtulup cennete girmeleri için bütün füyuzat hislerini, bütün rahatlarını, bütün vakitlerini feda etmiştir. Buna dair Eşref Edip’in mektubunda şu ibareler vardır.
“…bencemiyetin iman selameti yolunda ahiretimi de feda ettim. Gözümde ne cennet sevdası, ne cehennem korkusu. Cemiyetin, yirmibeş milyon Türk cemiyetinin değil, yüzlerce milyon bütün İslam cemiyetinin imanı namına bir Said değil, bin Said feda olsun. Kur’anımız yeryüzünde cemaatsiz kalırsa Cenneti de istemem; orası da bana zindan olur. Milletimizin imanını selamette görürsem, Cehennemin alevleri içinde yanmağa razıyım. Çünkü vücudum yanarken, gönlüm gül gülistan olur.”
İşte bu cümleler fedakarlığın nihayet zirvesindeki ifadeler ve kesinlikle mübalağa değildir.
Yani öyle bir gaye için çalışmış ki cemiyetin imanını kurtarabilmek için ne cehennemi ne de cenneti düşünmeye fırsat bulamayacak kadar fedakarlık hissi taşımıştır. Hatta bu fedakarlıklar için şu ifadeleri kullanmaktadır. “Ben maddi ve manevi her şeyimi feda ettim, her musibete katlandım. Her işkenceye sabrettim.”
“Yirmisekiz sene çektiğim eza ve cefalar ve maruz kaldığım işkenceler ve katlandığım musibetler hep helal olsun. Bana zulmedenlere, beni kasaba kasaba dolaştıranlara, hakaret edenlere, türlü türlü ittihamlarla mahkum etmek isteyenlere, zindanlarda bana yer hazırlayanlara, hepsine hakkımı helal ettim… Bizim vazifemiz onlar için yalnız hidayet temennisinden ibarettir.” -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.