• Bu konu 71 yanıt içerir, 15 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
13 yazı görüntüleniyor - 61 ile 73 arası (toplam 73)
  • Yazar
    Yazılar
  • #771544
    Anonim

      Bu kainatta görünen bütün güzellikler öyle bir güzelden geliyorki,
      bu mütemadiyen değişen ve tazelenen kainat,bütün mevcudatiyle..

      …………
      aynadarlık dilleriyle o güzelin cemâlini tavsif ve târif eder.

      Evet, günah kalbe işleyip, siyahlandıra siyahlandıra, tâ nur-u imanı çıkarıncaya kadar katılaştırıyor. Herbir günah içinde küfre gidecek bir yol var. O günah, istiğfarla …….

      #771546
      Anonim

        Evet, günah kalbe işleyip, siyahlandıra siyahlandıra, tâ nur-u imanı çıkarıncaya kadar katılaştırıyor. Herbir günah içinde küfre gidecek bir yol var. O günah, istiğfarla ……. çabuk imha edilmezse, kurt değil, belki küçük bir manevî yılan olarak kalbi ısırıyor.

        kur’an yıldızlarına perde çekilmez. gözünü kapayan yalnız ………

        #771547
        Anonim

          kur’an yıldızlarına perde çekilmez. gözünü kapayan yalnız ………kendi görmez; başkasına gece yapamaz

          Silsile-i Nakşînin kahramanı ve bir güneşi olan İmam-ı Rabbânî (r.a.), Mektubat’ında demiş ki: “Hakaik-i imaniyeden bir meselenin inkişafını, binler ezvak ve mevâcid ve kerâmâta tercih ederim.”
          Hem demiş ki: “Bütün tariklerin nokta-i müntehâsı, ……

          #782840
          Anonim

            Hem demiş ki: “Bütün tariklerin nokta-i müntehâsı,… hakaik-i imaniyenin vuzuh ve inkişafıdır.”

            Allah’a abd ve asker olmak öyle lezzetli bir şereftir ki, tarif edilmez.
            Vazife ise, yalnız bir asker gibi, Allah namına işlemeli, başlamalı.
            Ve Allah hesabıyla vermeli ve almalı.
            Ve…

            #793202
            Anonim

              Allah’a abd ve asker olmak öyle lezzetli bir şereftir ki, tarif edilmez.
              Vazife ise, yalnız bir asker gibi, Allah namına işlemeli, başlamalı.
              Ve Allah hesabıyla vermeli ve almalı.
              Ve…izni ve kanunu dairesinde hareket etmeli, sükûnet bulmalı. Kusur etse, istiğfar etmeli.

              “Yâ Rab, kusurumuzu affet. Bizi kendine kul kabul et. Emanetini kabzetmek zamanına kadar bizi emanette emin kıl. Âmin”

              Ubudiyet mukaddeme-i mükâfat-ı lâhika değil, belki netice-i ………..

              #805139
              Anonim

                Ey nefis! Ubûdiyet, mukaddeme-i mükâfat-ı lâhika değil, belki netice-i nimet-i sâbıkadır. Evet, biz ücretimizi almışız; ona göre hizmetle ve ubûdiyetle muvazzafız.

                nefsini itham eden, kusurunu görür. kusurunu itiraf eden, istiğfar eder. istiğfar eden, istiaze eder. istiaze eden, şeytanın şerrinden kurtulur. kusurunu görmemek, o kusurdan daha büyük bir kusurdur. ve kusurunu itiraf……
                Ben bu oyunları seviyorum yahu vecizeyi bulmak için baya okuyo insan yahu 🙂

                #805140
                Anonim

                  Nefsini itham eden, kusurunu görür. Kusurunu itiraf eden, istiğfar eder. İstiğfar eden, istiâze eder. İstiâze eden, şeytanın şerrinden kurtulur. Kusurunu görmemek, o kusurdan daha büyük bir kusurdur. Ve kusurunu itiraf etmemek, büyük bir noksanlıktır. Ve kusurunu görse, o kusur kusurluktan çıkar. İtiraf etse, affa müstehak olur.


                  Bir çocuk, küçüklüğünde kuvvetli bir ders-i imani alamazsa, ………….
                  #805141
                  Anonim

                    Bir çocuk, küçüklüğünde kuvvetli bir ders-i imani alamazsa, sonra pek zor ve müşkül bir tarzda islamiyet ve imanın erkanlarını ruhuna alabilir.

                    [TABLE=”width: 95%, align: center”]
                    [TR]
                    [TD][/TD]
                    [/TR]
                    [TR]
                    [TD]Biliyor musun vesvesen neye benzer? musibete ………….

                    Çok sevdiğim bir abimden duymuştum ilk bu vecizeyi.
                    [/TD]
                    [/TR]
                    [/TABLE]

                    #807652
                    Anonim

                      Biliyor musun, vesvesen neye benzer? Musibete benzer. Ehemmiyet verdikçe şişer; ehemmiyet vermezsen söner. Ona büyük nazarıyla baksan büyür; küçük görsen küçülür. Korksan ağırlaşır, hasta eder; havf etmezsen hafif olur, mahfî kalır. Mahiyetini bilmezsen devam eder, yerleşir; mahiyetini bilsen, onu tanısan, gider.

                      Aklı başında olan insan, ne dünya umurundan…….

                      #811908
                      Anonim

                        Aklı başında olan insan ne dünya umurundan kazandığına mesrur ve ne de kaybettiği şeye mahzun olmaz.

                        İşte, ey hayat-ı dünyeviyenin zevkine müptelâ ve endişe-i istikbal ile istikbalini ve hayatını temin için çabalayan biçareler!
                        Dünyanın lezzetini, zevkini, saadetini…………..

                        #811912
                        Anonim

                          @Livza 392292 wrote:

                          Dünyanın lezzetini, zevkini, saadetini…………..

                          Dünyanın lezzetini, zevkini, saadetini, rahatını isterseniz meşru dairedeki keyfe iktifa ediniz.

                          Evet, bu kelime öyle mübarek bir definedir ki: Senin nihayetsiz aczin ve fakrın, seni nihayetsiz kudrete, rahmete rabtedip Kadîr-i Rahîm’in dergâhında aczi, …..

                          #811913
                          Anonim

                            @fahris 392296 wrote:

                            Dünyanın lezzetini, zevkini, saadetini, rahatını isterseniz meşru dairedeki keyfe iktifa ediniz.

                            Evet, bu kelime öyle mübarek bir definedir ki: Senin nihayetsiz aczin ve fakrın, seni nihayetsiz kudrete, rahmete rabtedip Kadîr-i Rahîm’in dergâhında aczi, …..

                            Evet, bu kelime öyle mübarek bir definedir ki: Senin nihayetsiz aczin ve fakrın, seni nihayetsiz kudrete, rahmete rabtedip Kadîr-i Rahîm’in dergâhında aczi, fakrı en makbul bir şefaatçı yapar.

                            Bir kitapta yazılı bir harf, yalnız bir cihetle kendisini gösterir ve kendisine delalet eder. fakat, o harf……

                            #811997
                            Anonim

                              Bir kitapta yazılı bir harf, yalnız bir cihetle kendisini gösterir ve kendisine delâlet eder. Fakat o harf, kâtibine çok cihetlerle delâlet eder ve nakkaşını târif eder. Kezalik, kitab-ı kâinatta mücessem olarak yazılan herbir kelime, kendi miktarınca kendini gösterirse de, pek çok cihetlerden münferiden ve müçtemian Sâniini gösterir, esmâsını izhar eder. Ve kendi evsafıyla, eşkâliyle, nakışlarıyla, âdeta Sâniini medih için yazılmış bir kasidedir. Buna binaen, meşhur Hebenneka gibi ahmaklaşan bir adam dahi Sâni-i Zülcelâlin inkârına gitmemek gerektir.

                              Cenâb-ı Hakk’ı bulan, neyi kaybeder? Ve Onu kaybeden, neyi kazanır? Yani:………

                            13 yazı görüntüleniyor - 61 ile 73 arası (toplam 73)
                            • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.