• Bu konu 14 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
16 yazı görüntüleniyor (toplam 16)
  • Yazar
    Yazılar
  • #793250
    Anonim

      الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ deki müşedded ر iki ر sayılsa, o vakit 990 (dokuz yüz doksan) olup, pek çok esrar-ı mühimmeye medar olup, on dokuz harfiyle on dokuz bin âlemin miftahıdır.

      Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyanda Lâfza-i Celâlin tevafukat-ı lâtifesindendir ki, bütün Kur’ân’da sayfanın âhirki satırın yukarı kısmında seksen Lâfza-i Celâl birbirine tevafukla baktığı gibi, aşağıki kısımda da aynen seksen Lâfza-i Celâl birbirine tevafukla bakar. Tam o âhirki satırın ortasında yine elli beş Lâfza-i Celâl birbiri üstüne düşüp ittihad ederek, güya elli beş Lâfza-i Celâlden terekküp etmiş birtek Lâfza-i Celâldir. Âhirki satırın başında yalnız ve bazı üç harfli kısa bir kelime, fasıla ile yirmi beş tam tevafukla tam ortadaki elli beşin tam tevafukuna zammedilince, seksen tevafuk olup, o satırın nısf-ı evvelindeki seksen tevafuka ve nısf-ı âhirdeki yine seksen tevafuka tevafuk ediyor. Acaba böyle lâtif, zarif, muntazam, mevzun, i’câzlı bu tevafukat nüktesiz, hikmetsiz olur mu? Hâşâ, olamaz. Belki, o tevafukatın ucuyla mühim bir define açılabilir.

      blank.gifرَبَّنَا لاَ تُؤَاخِذْنَاۤ اِنْ نَسِينَاۤ اَوْ اَخْطَاْنَا1
      سُبْحَانَكَ لاَعِلْمَ لَنَاۤ اِلاَّ مَاعَلَّمْتَنَاۤ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ blank.gif2



      Said Nursî

      endOfSection.gifendOfSection.gif

      [NOT]
      Dipnot-1 “Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme.” Bakara Sûresi, 2:286.

      Dipnot-2 “Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin.” Bakara Sûresi, 2:32.
      [/NOT]



      Kerâmet-i Gavsiye Risalesi: Abdülkàdir-i Geylânî’nin kerametli kasidesi
      Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan: açıklamalarıyla mu’cize olan Kur’ân
      Lâfza-i Celâl: Allah lâfzı
      Said Nursî: (bk. bilgiler – Bediüzzaman Said Nursî)
      esrar-ı mühimme: önemli sırlar
      fasıla: ara
      hikmet: bir gaye ve faydaya yönelik olarak, tam yerli yerinde olma
      hâşâ: asla
      ittihad: birleşme
      i’câz: mu’cize oluş, bir benzerini yapmakta başkalarını aciz bırakma
      lâtif: güzel, hoş
      mecmua: belli bir konuda kaleme alınmış yazılardan oluşan eser
      medar: dayanak noktası
      mevzun: ölçülü
      miftah: anahtar
      muntazam: düzenli
      müşedded: şeddelenmiş, Arapçada bir harfi iki kez okumayı sağlayan işaretin konulduğu harf
      nükte: ince ve derin anlamlı söz
      nısf-ı evvel: ilk yarı
      nısf-ı âhir: son yarı
      teksir: bir yazılı metnin teksir makinesiyle çoğaltılmış şekli
      terekküp etme: meydana gelme
      tevafuk: uyum
      tevafukat: uygunluklar
      tevafukat-ı lâtife: ince ve güzel uygunluklar
      zammetme: ekleme
      âhir: son
    16 yazı görüntüleniyor (toplam 16)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.