- Bu konu 14 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
15 Haziran 2011: 22:53 #793250
Anonim
الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ deki müşedded ر iki ر sayılsa, o vakit 990 (dokuz yüz doksan) olup, pek çok esrar-ı mühimmeye medar olup, on dokuz harfiyle on dokuz bin âlemin miftahıdır.
Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyanda Lâfza-i Celâlin tevafukat-ı lâtifesindendir ki, bütün Kur’ân’da sayfanın âhirki satırın yukarı kısmında seksen Lâfza-i Celâl birbirine tevafukla baktığı gibi, aşağıki kısımda da aynen seksen Lâfza-i Celâl birbirine tevafukla bakar. Tam o âhirki satırın ortasında yine elli beş Lâfza-i Celâl birbiri üstüne düşüp ittihad ederek, güya elli beş Lâfza-i Celâlden terekküp etmiş birtek Lâfza-i Celâldir. Âhirki satırın başında yalnız ve bazı üç harfli kısa bir kelime, fasıla ile yirmi beş tam tevafukla tam ortadaki elli beşin tam tevafukuna zammedilince, seksen tevafuk olup, o satırın nısf-ı evvelindeki seksen tevafuka ve nısf-ı âhirdeki yine seksen tevafuka tevafuk ediyor. Acaba böyle lâtif, zarif, muntazam, mevzun, i’câzlı bu tevafukat nüktesiz, hikmetsiz olur mu? Hâşâ, olamaz. Belki, o tevafukatın ucuyla mühim bir define açılabilir.
رَبَّنَا لاَ تُؤَاخِذْنَاۤ اِنْ نَسِينَاۤ اَوْ اَخْطَاْنَا1
سُبْحَانَكَ لاَعِلْمَ لَنَاۤ اِلاَّ مَاعَلَّمْتَنَاۤ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ
2
Said Nursî
[NOT]
Dipnot-1 “Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme.” Bakara Sûresi, 2:286.Dipnot-2 “Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin.” Bakara Sûresi, 2:32.
[/NOT]
Kerâmet-i Gavsiye Risalesi: Abdülkàdir-i Geylânî’nin kerametli kasidesiKur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan: açıklamalarıyla mu’cize olan Kur’ânLâfza-i Celâl: Allah lâfzıSaid Nursî: (bk. bilgiler – Bediüzzaman Said Nursî)esrar-ı mühimme: önemli sırlarfasıla: arahikmet: bir gaye ve faydaya yönelik olarak, tam yerli yerinde olmahâşâ: aslaittihad: birleşmei’câz: mu’cize oluş, bir benzerini yapmakta başkalarını aciz bırakmalâtif: güzel, hoşmecmua: belli bir konuda kaleme alınmış yazılardan oluşan esermedar: dayanak noktasımevzun: ölçülümiftah: anahtarmuntazam: düzenlimüşedded: şeddelenmiş, Arapçada bir harfi iki kez okumayı sağlayan işaretin konulduğu harfnükte: ince ve derin anlamlı söznısf-ı evvel: ilk yarınısf-ı âhir: son yarıteksir: bir yazılı metnin teksir makinesiyle çoğaltılmış şekliterekküp etme: meydana gelmetevafuk: uyumtevafukat: uygunluklartevafukat-ı lâtife: ince ve güzel uygunluklarzammetme: eklemeâhir: son -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.