Cennet kapıları açılıp, “Gir ya Muhammet” denildiğinde “giremem ben, ta ki ümmetim gelmezse, ümmetim yanımda olmazsa” dediğin ümmetiniz ... Bütün insanların birbirinden kaçıştığı o günde, “kızım Fatıma ,Oğlum İbrahim Sana feda olsun. İlla ümmeti, illa ümmeti dediğin o biçare ümmetiniz...
Seviyoruz Seni Sevgili! Hicret eder gibi seviyoruz biz Seni. Sümeyyeler gibi sevemesek de, Bilaller gibi göğsümüzde taşlar yeşertemesek de seviyoruz Seni Sevgili. Uhud'da Sana ok isabet etmesin diye önünde duvar olan sahaben gibi olamasak da, Seni onlar gibi sevemesek de aynı sevdayla Seni sevdik; aynı sevdayla güllere Senin kokunu verdiği için hayran olduk; aynı sevdayla güllere bakınca kendimizden
geçtik.. Hep aynı sevdayla yaşadık Sevgili, Seni göremesek de Gül Efendim, Seni görme umuduyla yaşadık... Hep içimizdeydin Sen Sevgili. Hiç çıkmadın ki...
Bu sevda hiç yüreklerimizden çıkmadı. Onun içindir ki, güle Senin kokun verildiği için aşık olduk.
Sevginin uğramadığı düşler ülkemizde seviyoruz Seni, karanlıklarda aydınlığını görerek seviyoruz ,seviyoruz Sevgili... Bizler Seni göremedik Ey
Sevgili! Senin sünnetini bildik ve Senin sünnetinde bulduk Seni Sevgili.
Güllerde bulduk... Bize bıraktıklarında bulduk Seni ve Senin o yüce sevdanı.
Seviyoruz Seni Sevgili! Senin bizi sevdiğin gibi...
'ın resulü olduğun halde, gecelerce ağlayıp secdelerden kalkmadığın , “ümmetim” diye gözyaşı akıttığın sevdayla seviyoruz Seni Sevgili.
Ey sevgili! Bizler, aşk limanında yitiğini arayan sevdalılar gibi seviyoruz Seni. Seviyoruz, düşler ülkesinin çıkmaz sokaklarında, avuçlarımızdaki yüreklerimizle ve düşlerimizi bir zümrüdü ankanın kanatlarına veriyoruz. Ötelerdeki Sevgiliye ulaştırması için
Ey sevgili! Ey güzeller güzeli! Ey Gül Efendim!
Selam olsun Sana,
Selam olsun geceye ve aya,
Selam olsun gecenin karanlığına,
Selam olsun geceyi kuşatana,